hala aynı radikal
vahabılermı gıdıp fuhuş yaptıda sapık oldular gokten tas yagsa vahhabılerden bıleceksınız hadi çağırsın şimdi o sahte ilahlarıda kurtarsın cuppesını
hala aynı radikal
vahabılermı gıdıp fuhuş yaptıda sapık oldular gokten tas yagsa vahhabılerden bıleceksınız hadi çağırsın şimdi o sahte ilahlarıda kurtarsın cuppesını
Hala aynı radikal mi ? Pardon ama ne bekliyordun ? İtikad değişir mi ? Senin ki değişken mi ? Su gibi, bulunduğu kabın şeklini alır ya hani su, senin iman da bulunduğun yerin ahkamına göre şekil mi değiştiriyor.
Sana; vahhabiler gidip de fuhuş yaptı, diyen mi var ayrıca. Vahhabiler sapık fırkadır dedik. Sizin gibi bizlere kullandığınız "kafir" kelimesini de kullanmadık. La İlahe İllallah Muhammeden Resulullah diyen şer'an İslam'dır. Ben de vahhabilerden bunu duymuşmuyum, duymuşum ! Gerisi, bana ne ?
Bana kafir demişsin, diğerine kafir demişsin, orası beni ırgalamaz. Hesabını sen verecek olduktan sonra, hiç dert değil be elkaria.
Bizim sahte ilahımız yok elhamdülillah. Bir tek biricik Rabbimiz var. Biz O'na münacaat ettik zaten. Eğer sahte ilahlarınız sözü ile Şeyh Abdülkadir Geylani (k.s.) hazeratını veya Şah'ı Nakşibend (k.s.) hazeratını kasd ediyorsan, Onlar'a da zaten himmet için talepte bulunduk. "Ya Şeyh Abdülkadir ! Ya Bahauddin Şah'ı Nakşibend ! Ya Gavs ! Müğmin kardeşimiz Ahmet Mahmut Hoca dara düştü. Dua edin de Rabbimiz Allah'u Zülcelal sizlerin dualarınızı red etmez. İnşaallah sizlerin duası bereketi ile Rabbimiz Ahmet Hoca'yı bu dar ve sıkıntılı durumdan halas eder." (Amin.) dedim yani. Gör bak, Allah'ın izni ile nasıl kurtulacak. Hem de en yakın zamanda kurtulacak. Kurtulduğu gün bu siteye gel, eğer mert bir adamsan; özür dile. Biz bu kadar eminiz. Kimden ? Tabiki Alemlerin Rabbi olan biricik Allah'ımız'dan.
Sonuçta kurtaracak olan Rabbimizdir. Mübareklerin himmeti bereketi ile inşaallah göreceğiz.
Sen Necd'li şıh'ın ile karşılaştırma bu mübarekleri.
Derdi; Allah'ın (cc) rızası olanlara selam olsun!
diri Allah dururken siz ölmüşlerden memdet umuyorsunuz ha tabı edebılırsınız bekleyebılırsınız. Diri herşeye gucu yeten Allah varken
neden ya x i çagırıp durursunuz
öldürende diriltende hayat vernde rabbımızdır bizler ancak ondan dileniriz siz islam fakirleri herkesten dilenirsiniz gucu yetmeyende dilenirsiniz musluman sadece tek zengın olandan dilenir buda sizin le bızım aramızdaki farktır sen merak etme zaten senın mubareklerını necdiyle karıştırmayız ak koyun karakoyunun rengı yakında belli olacaktır
Elkaria ! karia ne demek bilir misin ? Kıyamet demektir. Kıyamet ! Biz iman ediyoruz ki; kıyamet kopacak. Hem de "karia" derken, aynı zamanda korkunç bir çarpmayı da işaret eden bir çarpış ile kopacak. Çok şiddetli ve dehşetli bir gündür o gün. İşte bildiğimiz ve inandığımız o gün, bizlere Allah'tan başka İlah olmadığını unutturmamaya yetiyor. O neden ile benim açımdan endişelenme, sen kendi nefsin için endişelen. Zira, ben kendi nefsim için endişeleneceğim o gün geldiğinde.
Kimin diri olduğuna, kimin hayatta olduğuna sen karar veriyorsun ya, ben verince neden hopluyorsun ? "Allah yolunda ölenlere, ölüler demeyiniz, onlar diridir, lakin; siz bilmezsiniz" ( Bakara : 154 ) ayetini hatırlatayım sana yeniden. Kimin de Allah (celle celaluhu) yolunda öldüğünü de sen bilemezsin. Biz yakından tanıdığımız için, nasıl bir yaşam sahibi olduğuna da iman ettiğimiz için, en büyük cihadda yani, nefsi terbiye yolunda suluk edenin cihadda olduğuna iman ettiğimiz için (Nefs ile yapılan cihad büyük cihaddır "hz.Muhammed" [s.a.v.] ) bu suluk esnasında dar'ı beka'ya gidenleri de aynen Allah yolunda kabul ediyoruz. Sen buna inanıp inanmamakta zerre kadar mecbur değilsin. Şimdi, beni bu itikadımdan geri çevirmeye mi çalışıyorsun. Nefesine yazık, sana yazık.
Ben ya x demedim, o söz Oğuz Bakar isimli bir müslümana ait, biliyorsun. Ben; Ya Gavs ! derim. Gavs da yine benim itikadıma göre, zamanımın kutbul irşadı'dır. Sen, bu inandığım itikada da zerre kadar uymak zorunda değilsin.
Senin şıh'ın önce bir koyun olsun da, o zaman rengine de bakmayyız. İster ak, ister kara olsun. Hiç dert değil. Saddak diyemeyen bir necd'li için; koyun benzetmesi bile bana göre lüks bir ifade çünkü.
Dilenmek ifadesi ile bazı cemaatleri kasd ettiysen, uzağım. Çok uzağım hemde. Bizi karıştırma dilencilerle. İstenme makamı sadece Rabbül Alemin'dir. Bunu hatırlatmak için yazdıysan; o zaman sözüm olmaz bu cümlene.
Elkaria; inanki havamda değilim. Moralim başka nedenlerden dolayı çok bozuk, istemeyerek seni kırmayayım. Daha sonra, kendimi toparlayınca tartışalım. Değişen ne olur, sadece seni o zaman isteyerek kırarım. Ve zevkle yaparım bilirsin. Ama şimdi değil. En azından bu gün değil.
Derdi; Allah'ın (cc) rızası olanlara selam olsun!
işte size göre en buyuk cihadtan sınıfta kalmıştır cuppelınız. ayrıca nefısle ılgılı olan en buyuk cıhad hadısı uydurmadır aslı astarı yoktur
benım içinde ya x veya ya gavs demen arasında fark yoktur . yetiş ya x ya gavslarınız yetişseydi ya dunyada muslumanların oluk oluk kanı dokulurken neden yetişmediler bu sahte ilahlar. yetiş ya bilmem neyle olmuyor bu işler radikal
senin itikadından beriyim aman itikadından ayrılma sakın ha nefsine zulmedersin bak nefisne zulmedenler ne halde
aslında cuppelınız benı şaşırtmadı tam tasavvufun pirlerine yakışacak davranışlar sergılemıştir yollarından gıtmıştır
şimdi bi kaç örnek verelimde cübbeli neden böyle yaptığını anlamaya çalışalım
İbn el-Farıd'ın cariyelerle şarkı söyleyip dans ettiğini mensuplarından biri şöyle anlatmaktadır: "Bana bir kaç dirhem verdi ve yemek için bir şeyler al, dedi. Aldım. Sahile yürüdük. Bir sandala bindik ve Behnesa'ya vardık. Şeyh kapıyı çaldı. Bir adam çıktı. Bismillah dedi. Şeyh çıktı, ben de beraber çıktım. Bir de ne göreyim, bir sürü kadın. Tef ve kavallar çalıyor, şarkı söylüyorlardı. Konser bitene kadar şeyh dans etti. Sonra çıkıp ayrıldık. Mısır'a geldik. Bu durum tuhafıma gitti. O arada şeyh efendiye kapıyı açan adam geldi ve kendisine şöyle dedi: Tellal çağırın ve yerine şarkı söyleyecek bir kadın satın alın dedi. Sonra kulağıma yaklaşıp şöyle dedi: Fakirlere (sofulara) bunu yadırgama.
Hadisi şerife uydurmadır diyorsun, ondan sonra "ibn el farıd bilmem kim anlatmaktadır" deyip anlatılanlara inanmamızı bekliyorsun. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?
Belki anlattığın olay doğru olabilir fakat adamın gerçek şeyh olduğunun ispatı nedir? İslam'a Şeriat'a muhalif bir iş yapsa o kişi havada da uçsa şeyh değildir hatta şeyhim diye ortalarda dolaşıyorsa müslümanlığıda tartışılır.
Bizim insanlarımız müslüm gündüz denilen ajanlarla, Cübbeli Hocalar arasında ki farkı anlayacak ama iş işten geçmiş olacak. Aradaki farkı anlayanlar kurtuldu anlamayanlar Cehennemin dibine yuvarlandı...
Bak sana yepyeni taptaze bir keramet anlatayım gerçek mürşidlerin farkını anla.. Cuma günü açtığım başlıkta hocamız sorguya alınmadan evvel, Mahmud Efendi Hz.lerimiz 126 defa Ya Latif çekilmesini emir buyurmuştu, bunu buraya yazdım ispatı hala forumdadır.. Pazartesi gazeteledeki haberde savcılığın Hocamıza tam 126 soru sorduğu yazıyor, buradaki ince çizgiyi maneviyatı göremeyenler sorunu kendisinde arasın.
Ebu lehep Efendimiz sav. yanına geliyor Ya Muhammed dünyada senin kadar çirkin kimseyi görmedim diyor, ardından Hz.Ali r.a. geliyor Ya Rasulallah dünyada senden güzeli görmedim diyor. İşte bu farkı ancak gözü olanlar görür ama bu kafa gözü değil, kalp gözü...
Bir bardakta su getireyim istersen? İtikadlarımız farklı ravi getirsem ne olur?
Bugün düne göre biraz daha iyiyim. Uyarmama rağmen halen beyinsizce kaşınıyorsun. Amacını biliyorum, elinize mal geçmiş magribi gibi ovuşturuyorsunuz ama, gene elinize bir şey geçmeyecek.
Sözümona vahhabisin ve Kur'an merkezli hareket ediyorsun. Öyle ya, sana hadis gerek değil, (haşa) hepsi uydurma değil mi. Zavallı. Bu seni kaçıncı defadır hüsana uğrattığımızdır ki, halen akıllanmadın.
Her zaman ne deriz; bir hadis'i şerif'i alın elinize ve Kur'an mihengine vurun. Eğer bu hadis anlam yönü ile Kur'an da varsa kabul edin, yoksa o zaman kabul etmeyin deriz. Neden ? Çünkü O (s.a.v.) nefsinden konuşmaz da ondan. Demek yazdığımız hadis uydurma öyle mi ? Demek bu hadisin ravisini istiyorsun öyle mi ? Peki ! Ravi olarak veya kaynak olarak Kur'an sana yeter mi ? Al, oku o zaman kitabını;
"Mü'minlerden özür sahibi olmaksızın oturanlar ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler müsavi olamazlar. Allah, mallarıyla ve canlarıyla mücahid olanları, oturanların derece itibariyle üzerine geçirdi; gerçi Allah ikisine de hüsna'yı (cenneti) va'd buyurmuştur. Bununla beraber Allah mücahidlere oturanların fevkinde (üstünde) azim bir ecir (büyük bir mükafat) ihsan etmiştir; tarafından derece derece rütbeler ve bir mağfiret ve rahmet...Öyle ya, Allah bir gafur rahim bulunuyor" ( Nisa : 95-96 )
Yukarıda ayette ne geçiyor ? malları ve canları. İnsanın canı nedir ? Kendi nefsimidir ? turanlar ve cihad edenlere Rabbimiz cenneti gerçi va'd etmiş, lakin mücahidlere bunun da da üzerinde bir mükafat ihsan etmiş, değil mi. Kimdir mücahid ? Kime denir. Göya arap aslından geliyorsun ve arapçan vardı değil mi ? Seni gidi şarlatan seni. Git atalarına sor bir koşu da gel bakalım mücahid cehd kökünden mi geliyor diye. Cehd kelimesi de geldiği köken itibari ile nefse mi işaret ediyormuş. Hadi koş, çabuk gel bekliyorum burada.
Cüppeli Ahmet inşaallah bu iftiralardan Allah'ın izni ve inayeti ile kurtulacak, lakin sizlerin Peygamber (s.a.v.) efendimize ve ehli sünnete attığınız bu iftıralarınızdan sizi kim kurtaracak ? Necd'li şıh mı ?
Allah (Celle celaluhu) önce hidayet versin, sonra da Peygamber (s.a.v.), Ashab (r.anhüm ecmain), evliyaullah (k.s.ecmain) ve Ümmedi Muhammed'e saygılı olmayı öğretsin inşaallah.
Şimdi; olmayan ilmin ile hadi bu ayetin de ravisini iste. Nasılolsa çarşamba pazarındasın. Suratın buradan öyle görünüyor çünkü.
Derdi; Allah'ın (cc) rızası olanlara selam olsun!
Paylaş