+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 3 Sayfa var 123 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 25

Konu: Noel belası

  1. #1
    Selim isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    12.04.2010
    Mesajlar
    382
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Noel belası

    Hakiki bir Müslüman'ın sıkıntı içerisinde karşıladığı, her sene yaşanan yürekler acısı bir konu... %99 Müslüman bir ülkenin %90'nın dan fazlasının noel adı altında isyanla karşıladığı bir gece.. Kisvemiz, giyimimiz, kuşamımız, davranışlarımızın onlara benzediği yetmezmiş gibi, analarımıza bacılarımıza tecavüz eden haysiyetsiz şereften nasip almamış kafirlerin kutlamalarını, Elhamdülillah bende Müslümanım diyen şahısların isyan içerisinde eğlenceyle kutladığı büyük bir neşeyle karşıladığı gece.. Hicri yılbaşı geçti, kutladın mı !!! 2 Rekat namaz kılıp Ya Rab! Yeni yılda hakkımızda hayırlısını eyle dedin mi? Aşura günü geçti gereken ibadetleri yaptınmı?. Resulullah s.a.v. Hicret etmiş kimin umrunda??! Kendi yılbaşını unuttun, kafirin izinden gidiyorsun.. Kafir nereye gidiyor? Bak Allah celle celaluhu söylüyor nereye gittiğini.. Zulmedenlere meyletmeyin, yoksa size de ateş dokunur. Sizin Allah’tan başka yardımcılarınız yoktur. Sonra yardım da göremezsiniz.(Hud 113) Kainatın sultanı Muhammed Mustafa sallallahü aleyhi ve sellem Efendimiz "Kim bir kavme benzerse,o da onlardandır" demedi mi? Peki sen neden Müslüman kavme benzemiyorsun? Tırnaklarını bile yahudiye benzememek için farklı kesen ve kestiren bir Peygamberin ümmetiyiz. Peki şimdi Resulullah s.a.v. çıkıp gelse yılbaşını kutladığını görse sana Müslüman dermiydi? İmam Rabbani Hazretleri buyuruyor ki; Hinduların bayram günlerine [ateşe tapınanların Nevruz günlerine ve Hristiyanların Noel gecelerine ve diğer paskalyalarına] hürmet etmek ve o zamanlarda, onların âdetlerini, onlar gibi yapmak, şirk olur. Küfre sebep olur. Kâfirlerin bayramlarında, Müslümanların cahilleri, kâfirlerin yaptıklarını yapıyor ve bu günleri, müslüman bayramı zannediyor ve kâfirler gibi, birbirlerine hediye gönderiyorlar. Eşyalarını, sofralarını kâfirlerin yaptığı gibi, süslüyorlar. O geceleri, başka gecelerden ayırt ediyorlar. Bunlar hep şirktir, kâfirliktir. (Mektubat 3/41, S. Ebediyye) Müslümanım diye gezenlerin çoğu kafir olmuş haberi yok.. Halimiz Malumdur Hazreti lem yezele,Hz Mehdi gelede bu işler bir düzele... Allah-u Teala Müslümanları kendine getirecek bir el nasip eylesin...


  2. #2
    gozcelik isimli Üye şimdilik offline konumundadır Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    10.09.2011
    Mesajlar
    28
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Selamün Aleyküm,
    Yeni yılı kutlayan birisi olarak yazınızı sert ve gereksiz itham edici bulduğumu söylemeliyim. İnsanları bu kadar kolay "şirk" ile suçlayabilen birisinin dönüp kendini ikinci bir kez sorgulaması gerek bence. Zira başka insanların davranışlarından onları inancını bilemeyeceğiniz gibi Yüce Allah'ın yeni gelen yılı kutlayan insanları "şirk koşmuş" olarak görüp görmeyeceğini de bilemezsiniz.
    Her şey bir yana bütünleşen bir dünyada yaşıyoruz. İnterneti hiristiyanlar buldu diye bu foruma girmemezlik yapıyor musunuz? Hayır, çünkü bu forumda çok yararlı bilgiler paylaşılıyor. Dolayısıyla hiristiyanların icat edip geliştirdiği bir platformu "faydalı ve güzel" özellikleri için kullanıyorsunuz. Dolayısıyla diğer toplumların "faydalı ve güzel" adetlerini alıp kendimize uyarlamamızın -benim fikrimce- hiç bir zararı yoktur.
    Müslümanım diyen hiç kimse noeli kutlamaz ama yeni yılı kutlar. Şimdiye kadar kimseden "noel akşamı ne yapıyorsun?" gibi bir soru duymadım. Ya da "noelde çalışıyoruz" gibi bir hayıflanma işitmedim. Bu gibi cümlelerde hep "yılbaşı" sözcüğü geçer ve kullanılır. Çünkü insanlar "yılın başı"nı kutlarlar, noeli değil.
    Şimdi sorduğunuz soruya hak veriyorum, hicri yılbaşını niye kutlamadınız diyorsunuz. Mantıklı bir soru ve keşke onu da kutluyor olsaydık. Ama şu an ki tüm yaşamımız miladi takvime göre düzenlenmiş durumda. Dolayısıylada yeniyıl dendiğinde 1 Ocak aklımıza geliyor.
    Ben dünyanın güneş etrafındaki bir başka turunu tamamlamasını kutladım diye niçin Yüce Allah'a bir ortak koşmuş olayım? Şirk dediğiniz bu değil midir? Dünyayı güneş etrafında kusursuzca döndürenin Allah olduğunu tümüyle biliyorken, yeni bir yıla girerken kalbimden Allah'a şükrediyor olmadığımı O'nun büyüklüğünü hissetmediğimi nereden biliyorsunuz? Burada "keşke hicri yılbaşını da kutlasaydık" ya da "insanlar batı adetlerine özeniyorlar, özenmeseler iyiydi" diyebilirsiniz ama yeniyılı kutlayan insanları şirk koşmakla suçlamak insanların günahını alma ihtimalinizin çok yüksek olduğu bir durum. Lütfen buna göre tekrar düşünün.
    Teşekkürler, selametle kalın.

  3. #3
    Selim isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    12.04.2010
    Mesajlar
    382
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    Bu benim görüşüm değil ehli sünnetin görüşüdür, Efendimiz sav. görüşüdür. Müşriklerin yaptığını yapamazsınız onların özel saydığı günde sizde müslüman olarak özel hiç birşey yapamazsınız. Kafir düzeninde olduğumuz için islamiyet şimdi ağır geliyor, "Cihad üzere yaşamayan nifak üzere ölür" hadisi şerif...gerekli açıkalamaların yapıldığı kanaatindeyim.


  4. #4
    radikal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    radikal isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    10.02.2007
    Bulunduğu yer
    Gönül aleminden
    Yaş
    38
    Mesajlar
    2.637
    Tecrübe Puanı
    147

    Standart

    Aleykümselam gozcelik kardeş.

    Selim kardeşimiz çok doğru yazmış. Anlatmak istediğini siz maalesef farklı anlamışsınız. Önce müslümanmısınız diye sormam gerekir, ki daha önce yazdıklarınızdan ve bazı sorularınızdan müslüman olduğunuzu biliyorum, o neden ile sormuyorum. Sorar gibi yapmamın nedeni şu: siz müslümansınız ve Allah'ın ahkamı ile mesulsünüz. Allah (Celle celaluhu) da ahkamında yıl 12 ay diyerek belirtiyor ve her ay bir önceki seneye göre 10 gün önce giriyor. Halk dilinde arabi ay denilse de, aslı kameri aydır ve Kur'an da ayet ile sabittir. Yılbaşı veya noel tabiri ile kullanılan takvim başlangıcı hristiyanların adetlerindendir ve onların da dinsel yönününden aslında hiç bir anlamı yoktur.

    İsa (a.s.) da kameri aya göre doğmuştur, Peygamberimiz (s.a.v.) de kameri aya göre doğmuştur. Miladi takvim kul icadıdır, hicri takvim de yer alan aylar ve günler Kur'an merkezlidir. Fark varmı derseniz, evet var. Haram ayları blirsiniz. Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep aylarıdır. Şimdi sizin dediğiniz takvime bakarsak her yıl aynı günlere denk gelir. Ama, hicri takvime bakarsak bu aylar hep hep 10 gün önce girer. Haram aylar deyip geçmeyin Kur'an'a konu olmuştur, basit bir şey değildir. Örneğin Muharrem bu sene Kasım ayının sonu ve Aralık ortasına denk geldi. Şuan haram aydasınız. Önümüzdeki bir kaç yıl sonra kameri aya göre aralık ayı haram ay olmaktan çıkacak. Ama miladi takvimi esas alırsanız siz halen Aralık ayının ortasına kadar haram ayda olduğunuzu 10 veya 15 sene sonra dahi öyle kabul edeceksiniz. Oysa 15 sene sonra Muharrem ayı Ağustos başlarına denk gelecek. Siz 15 yıl sonra ağustos ayında haram ayda yapılması yasak olan bir fiilde bulunacaksınız. Mesela savaş yapacaksınız. Oysa haram aylarda savaş yasaktır. Müslümansanız, bu yasak sizi de bağlar. Bu konunun bir yönü.

    Diğer bir yönü de, noel adı altında veya yeni yıl adı altında hristiyanlar kutlama yapıyor. Siz, Peygamberimiz (s.a.v.) efendimiz tarafından yahudi ve hristiyanların yaptıklarının tersini yapmak ile yani onlara muhalefet etmek ile emr'olundunuz. Mesela, Peygamber efendimiz yahudiler bıyığını uzatıyor ve sakalını kısa tutuyor diye; bıyığını kısaltıp, sakalını uzatarak onların bu adetlerine muhalefet etti ve ümmetine de öyle emr etti. Düşünün, her şeyde muhalif olmayı emrederken, alış-veriş yasağı getirmedi, ticaret yapmayın demedi. Bu ınterneti hristiyan bulmuşsa bulmuş, bulduğunu bana parayla sattı. Babasının hayrına vermedi. Bende de her sene örneği kiraz alıyor, ben de onun kara kaşına kara gözüne bedava vermiyorum. Parası ile satıyorum. Bu alışveriştir. İstersem satarım istersem satmam. onlar da isterse bu teknolojiyi bana satar isterse satmaz. Keyfine karışamam. Eğer satmışsa alır çatır çatır kullanırım. Niteküm bana satmadığı, düşmanlık nedenleri ile hiç bir şekilde bilgisini dahi vermediği savaş uçaklarının yazılımları var. Boynuna ip mi atıyorum illa bana da satacasın diye. Hayır ! O halde, alış-veriş farklı, sizin bahsettiğiniz çok farklı. Eğer sizin dediğiniz gibi düşünürsek, o zaman yobaz oluruz. Yobazlık da İslam'dan fersah fersah uzaktır. Çünkü yobazlık cahilliktir, İslam da cahiliyyeyi kaldırmak ve insanları medenileştirmek için gönderilmiştir. Bu açıdan bakarsanız, Selim kardeşimizin ne dediğini sanırım biraz daha net anlamış olursunuz, diye düşünüyorum bende.
    Derdi; Allah'ın (cc) rızası olanlara selam olsun!

  5. #5
    old_preacher - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    old_preacher isimli Üye şuanda  online konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    06.09.2011
    Mesajlar
    204
    Tecrübe Puanı
    1

    Standart

    öncelikle, yılbaşını bugüne kadar kutlamış ya da sıradan bir günden farklı tutmuş biri değilim.

    elbette onların dini bayramlarını kutlayabiliriz demiyorum fakat, ''onların yaptığı bir şeyi yapamazsınız, onların özel saydığı günde siz özel bir şey yapamazsınız'' gibi bir cümleyi müslüman olarak kabul etmiyorum. bu, müslümanları diğerlerinden aşağı seviyede göstermektir. ne demek yani onların yaptığı şeyi yapamazsınız? biz yaşantımızı müşriklerinkine göre mi sınırlamak durumundayız? yarın farklı dinler uydurulup da kendilerine bizim bayramlarımızın olduğu günleri mübarek gün olarak seçseler ne olacak? hristiyanlık bildiğiniz gibi çorbaya döndürüldü, birsürü mezhepleri var, birsürü değişik inançları var. yarın bir mezhep çıkıp da kadir gecesini kendi mübarek günü olarak gösterirse ne yapacağız? neticede onlar da müşrik ?

    şu an miladi takvim kullanıyoruz ülkece, fakat bildiğiniz gibi bu takvim müşrik icadıdır. müşrikler hayatlarını bu takvime göre düzenlemişlerdir. biz onların yaptıklarının tersini yapmakla emrolunduysak, hayatlarımızı onların programına göre düzenlemememiz gerekir, miladi takvime uymamamız gerekir, böyle bir şey yapabilir misiniz? çoğumuz çalışan insanlarız, bu ülkede çalışanların tümü de miladi takvime uymak zorundadır, ben uymuyorum diyebilir misiniz?

    daha önceki sohbetlerimizden, benim hadis konusundaki düşüncelerimi biliyorsunuz, hadislere güvenmiyorum çünkü birbiriyle ve Kuran ile çelişen, uydurma olan çok fazla miktarda hadis var ve hangisi doğru hangisi uydurma bilmemiz mümkün değil. bu ve bunun gibi şeyler diğer insanların gözünde İslamiyet'i anlaşılmaz, basit ve kabul edilemez bir Arap dini haline getiriyor, müşriklerin de asıl istediği bu zaten.

  6. #6
    radikal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    radikal isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    10.02.2007
    Bulunduğu yer
    Gönül aleminden
    Yaş
    38
    Mesajlar
    2.637
    Tecrübe Puanı
    147

    Standart

    Yanılıyorsunuz, kafirler bunu da istemiyor. Kafirler istiyor ki, müslümanlar toptan Allah'ın Dininden çıkıp kendi dinlerine ilhak olsun diye bekliyorlar. Bu Dini, ister arabi Din kabul etsinler, ister Farisi Dini, isterlerse acem Dini kabul etsinler. Bu sanrıları kendilerine hiç bir şey kazandırmaz, bize de bir şey kaybettirmez. Gerçek tektir. Bu gerçeği sizden çok daha iyi süzebiliyorlar. Görüyorlar ama öfke ve kinlerinden kabul edemiyorlar. Bakın lütfen burayı iyi anlayın, kabul etmiyorlar değil; edemiyorlar. Dünya alemi, bazen bazı milletleri kavmiyeçilik (ırkçılık) yapmak ile suçlarlar, oysa; bütün dünya insanları görmeli ve bilmelidir ki, kavmiyetçilik bu yahudi ve nasranilerden çıkmadır. En başta, nasıl olur bir arap Peygamber ? Nasıl olur bu güne kadar hep bizim kavmimizden gelen bir silsile ve üstelik ahir zaman peygamberi, üstelik İncil ve Tevrat'ta vasıfları bildirilmiş alemlere rahmet olduğu haberi verilmiş bir Peygamber arapların içinden çıksın ? Kabul edilir bir şey değil, zihniyetindeydiler. İlk karşı geldikleri nokta buradan başlar. Daha sonra, kendi kitaplarından ve amellerinden ve yükümlü oldukları konulardan bahsedilmeye başlayınca, yani hem kendinden öncekini hem de ondan öncekini tasdikler ve açıklar mahiyette olduğu görüldükçe, bu Din; daha çok bizlerden çalıntı hakaretlerine maruz kaldı. Bozmak için ellerinden geleni yaptılar, halen yapıyorlar. Nasıl halen yapıyorlar ? kendi kutsallarını, kendi ahkamlarını, kendi tabularını ve kendi sapıklıklarını size modernize edilmiş hali ile çağdaşlığın gereği gibi sunarak yapıyorlar.

    Biz aşağımıyız onlardan türünde siteminize de katılmıyorum. Aşağı değiliz, üstün de değiliz. Üstünlük ancak takvaa konusunda ilerde olanındır. Bunu da ölçecek olan ne biziz ne de onlar. Bu; Rabbül Alemin tarafından ölçülecek bir şeydir. Onlar zaten sizin kutsallarınızı bozmak için yüzyıllardır uğraş veriyorlar, bir de kalkıp sizin kadir gecenizi mi sahiplenecekler. Nasıl olacak bu ? İşte sizin yukarıda bahsettiğiniz nifak tohumlarını ekerek. Nedir bu nifak tohumu ? Acaba hadislerin hangisi doğru hangisi uydurma ! Tamam, iş bitti işte. En başta senin pilini bitirdi bile ötelere gitmeye gerek kalmadı ki. Sen daha kafadan bu tohumsuzların oyununa geldin ve içine kurdu kabul ettin. Oysa; demeliydin ki, eğer ortada uydurma olduğu söylenen bir hadis varsa alın getirin ! Bizim sağlama yapacak bir miheng taşımız var: Kur'an. Sizde olmayan tek miheng bizde var. Getirin o uydurma dediğiniz hadisi bu mihenge vuralım. Eğer Kur'an da varsa sahihtir, eğer Kur'an da yoksa, sünnette de yoksa, kaldır at..! Hatta sadece benim peygamberimin hadislerini değil, kendi peygamberinize ait olduğunu iddia ettiğiniz sözleri de alın gelin Kur'an mihengine vuralım. Hak bir söz ise muhakkak Kur'an da yer almıştır, değilse zaten Kur'an o sözün yalan ve uydurma olduğunu size dahi açıklar, diyemiyorsunuz. Bunu demediğiniz sürece kaybedeceksiniz. Defalarca yazdık, siz o zamanlar burada değildiniz okumamış olabilirsiniz diye tekrar yazalım. Bu insanlar sizin Dininizi bozmak için adam yetiştirdiler. Hemde bunu Hz. Ebubekir zamanında başlayıp Hz.Osman zamanına kadar yetiştirip üstelik bizzat Hz. Osman'ın burnunun dibine gelecek kadar, alim seviyesinde yetiştirdiler. Kim yaptı bunu? elbette yahudi bir haham yaptı. Kimi yetiştirdi:ibni sebe denen bir yılanı. Çölde yıllarca bu ibni sebe'ye Kur'an'ı Kerim'i ezberlettiler. Ezber bittikten sonra ayetlerden hüküm çıkarmayı öğrettiler. Hükümleri nasıl eğip büküp içine kendi fikirlerini ne şekilde sokacak yönler var onu tesbit ettiler. Ve bu çalışmalara yıllarını verdiler. Yetiştirdikleri İbni sebe 17 yaşında girdiği çölden yıllar sonra çıktığında Kur'an konusunda allame kabul edilecek bir düzeye getirildi ve o hali ile Medine'ye gönderildi. Takvası ile, namazı ile, Kur'an okuyuşu ile, ayetlerden çıkardığı isabetli ahkamlar ile etrafta bulunan yeni yetmelere örnek olup, önlerinde imam olup namaz kıldırdı. Kendine o kadar inandırdı ki etrafındaki insanları, ondan sonra tek tek ele alıp hilafetin aslında Hz. Osman'ın değil de Hz. Ali'nin hakkı olduğuna, bunu zorla Osman ve arkadaşlarının hazırladığı düzmece bir oyun olduğu konusuna şek ve şüphe getirmeden inandırmayı da başardı. Hatta o kadar başardı ki; Hz. Osman'a ilk kılıcını çeken Hz Ebu Bekir'in oğlu Muhammed'dir. Hz. Osman ile gözgöze geldiğinde "yavrum, sevgili baban seni şu halde görseydi şayet, ızdırabından kendini cehennem çukuruna atmakta bir an geri kalmazdı" sözü ile kendine gelip utancından elindeki kılıcı fırlatıp pencereden kaçacak hale gelmiştir.

    Günümüzde farklı mı sanki, elbette değil. İstanbul da yıllarca camilerde görev yapan bazı insanların sonradan hristiyan papaz olduğu gerçeğini sanırım duymayannız kalmamıştır. Peki, bunun karşılığında siz veya biz; hristiyanlık inancınını bozmak için ne yaptık ? Kıl kadar bir işe kalkıştık mı ? Hayır ! Gerek yok çünkü. Doğru tektir ve biz o doğruyu bulduğumuzu görüyoruz.

    Eğer kendinizi aşağılık kompleksi duymak istemiyorum diyerek onların kutsal saydıklarını yapmaktan çekineyeceğim diyorsanız, yapın ama en azından Dininize uymayanı yapmayın. Mesela, haç takan hristiyanları gördüğünüz zaman siz de eğer içinizden haç takmak geçiyorsa, önce haçın ne anlama geldiğini düşünün. Haç neyi temsil ediyor ona bakın. Haç teslisi temsil ediyor, teslis de tek İlah inancını red edip baba oğul ve kutsal ruh üçlemesini temsil ediyorsa, buda sizin Dinizin itikadını bozuyorsa, o zaman o haçı bırakın takmayı, elinize bile almaktan kaçının. Kimseye de tavsiye etmeyin. Yahudiler takke takıyorlar, çarşı pazarda bütün dini bütün yahudiler takarlar. Takke sizin Dininiz de de var, o halde alın takın. Neden taktınız diyen var mı size ? Ama bakın önce, bu dinin figürü olan bu şey benim Dinimdeki yeri nedir diye önce kendiniz sorgulayın.

    Noel; İsa (a.s.)'ın doğum günü. Sahiden de öyle mi ? Oysa değil. Bunu önce bilin, öğrenin ondan sonra isabet ettirdiyseniz İsa (a.s.) 'ın doğum gününü kutlayın. Hatta Musa (a.s.)'ın doğum günü hakkında bir sağlşam bilgiye ulaşmışsanız o günü de kutlayın. Ama buna gücünüz yetmez. Em başta miladi takvim önünüzde engel olarak kendi durur. Her yılın 1. günü yılbaşı değil sadece. Miladi takvimin de başlangıç günüdür. Miladi takvimde İsa(a.s.)'ın doğumu ile başlar. İsa (a.s.) da bu din müntesipleri tarafından (haşa) Allah'ın oğlu olarak kabul edilir. Siz, şimdi Allah'ın peygamberi Hz. İsa (a.s.)'ın doğum gününü mü kutluyorsunuz, yoksa (Haşa) Allah'ın diğer ortağı kabul edilen isa'nın mı ? Hangisi ? Bilginiz var mı bu konuda ? Varsa; beni de bilgilendirirmisiniz ? Lütfen, bildiklerinizi aktarın, bizde bilelim.

    Allah (Celle celaluhu) kameri ayların 12 olduğunu ve her birinin gökteki ay ile beraber aheng içinde bir felek üzere olduğunu bildiriyor. Oysa bu miladi takvim hiç de öyle demiyor. Bizim Dinimizde haram aylar bu miladi takvime uyduğumuz takdirde helal aylar zamanına denk geldiği anlar oluyor. Haram ayda yaptığınız bir günah, diğer haram olmayan aylarda yaptığınızdan daha fazla ağır. Siz, bu Dinin getirdiklerine mi, yoksa bozulmuş ve tahrif edilmiş dinin ahkamlarına mı inanıyorsunuz. Sırf kompleks yapmayalım biz de o günü kutsal kabul edelim derseniz, bende size 19 günü daha bekleyin derim. Zaten onlar gibi düşünmeye başladığınız için, sizinle de irtibatımı keserim, zamanla kendi inandığınız kutsallarınız yerine; "canım ne var, nolacak, ha o din, ha bu din" eşitlemesine de gelirsiniz, ondan sonra istikamet bellidir. Bu; Din'dir sevgili kardeşim. Doktor marcos'un el kitabından daha başka, çok başka bir şeydir. Faran dağlarında gezen ve kuru et yiyen bir kadının oğlu Hazreti Muhammed Mustafa'ya ve O'nun (s.a.v.) şahsında bize lütf edilip gönderilen İslam Dini'dir.

    Bu işler basit yoldan başlar, itikaddan çıkar. Bu Dini basite alan, basitleşir. Bu Dini önemseyen; önemsenecek merhalelere ulaşır. Kur'an bunu söyler.

    "İqra !"...
    Derdi; Allah'ın (cc) rızası olanlara selam olsun!

  7. #7
    gozcelik isimli Üye şimdilik offline konumundadır Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    10.09.2011
    Mesajlar
    28
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Cevaplarınız için teşekkür ederim. Allah'a bin şükür müsümanım.
    Ancak ilk yazımda da belirttiğim gibi miladi takvim mi kullanılmalı yoksa hicri takvim mi olayı değil benim bahsettiğim. O yüzden hicri takvim kullanılmalı kullanılmamalı diye herhai bir ifade belritmiyorum. Şu an bahsettiğim yeni yılın kutlanması. Doğru ve faydalı gördüğüm bir aktiviteyi yapıyorum ben. O günü kimin ne için kutladığı beni ilgilendirmez. İster bir hiristiyanın kutsal günü olsun isterse çindeki köpeklere tapanların en kutsal günü olsun bana ne? Ben yeni bir yıla girmeyi sevinçle karşılıyorum.
    "Siz, şimdi Allah'ın peygamberi Hz. İsa (a.s.)'ın doğum gününü mü kutluyorsunuz, yoksa (Haşa) Allah'ın diğer ortağı kabul edilen isa'nın mı ? "
    İkisini de değil. Hoş Allah'ın peygamberi Hz İsa(a.s.)'ın doğum gününü de kutlayabilirim (ki bu 1 Ocak'a denk gelmiyor sanıyorum) ama ben önümdeki takvimin değişmesini artık 2011 değil 2012 yazacak olmayı kutluyorum.

    -İnternet örneğini vermiştim. İnternet parayla aldığınız bir şey değildir. Evet şu an servis sağlayıcılara size verdikleri aracılık hizmeti için para ödüyorsunuz. İnternet denilen teknoloji ise amerikalılar tarafından bulunmuş kullanılmış ve yer yüzündeki diğer herkese ücretsiz olarak bu teknolojiyi kullanma imkanı sunulmuştur. Yasalar gereği her ülke kendi içerisinde internete çıkış noktaları belirler ve siz de bu çıkışları kullanmak için para ödersiniz, TCI/IP protokolü için değil (İnternet aslında = TCP/IP'dir).
    Peygamber Efendimiz (s.a.v)'in her şey için gayri müslimlerin yaptığının tersini yapın dediğine inanmıyorum. Yani onlar düz yürüyor diye ben geri geri mi yürümeliyim. Belki bir kişiyi baktığında müslüman olup olmadığı anlaşılsın diye sakal ile ilgili örneği vermiştir, ya da küçük kötülükler de büyüklerine götürür diye onları taklit etmeyin demek istemiştir, bunu bilecek veya idda edecek eğitimim yok. Ama bizde bir söz vardır: "Ak dediğime kara diyor". Böyle olmamız gerektiğini emrettiğini sanmıyorum. Şimdi Cern deneyleri yapılıyor bu günlerde. Onlar atom altı parçacıkları inceliyor diye biz incelemeyelim mi? Onlar uzaya gidiyor diye biz gitmeyelim mi? Peygamber Efendimizin (s.a.v) gerçekten her konuda onların yaptıklarının aksini yapın dediğine inanıyor musunuz?

    Yada daha güzel bir soru Yahudiler sünnet oluyor oluyor diye biz olmayalım mı? Onların o operasyonu geçirme amacı ile bizim o operasyonu geçirme amacımız nasıl birbirinden tümüyle farklıysa, bir hiristiyanın Crismas dediği günleri kutlamasıyla benim 31 Aralık gece yarısını kutlamam farklı şeylerdir.

    Bahsettiğiniz gibi elbetteki kafirler kendi dinimizi bırakıp onlara uymamızı istiyorlar. Biz de onların kafirliği bırakıp doğru yola gelmelerini istemiyor muyuz? Onlar bunu başarmak için Hoolywood gibi bir çok silah kullanıyorlar elbette. Mesela haç örneği vermişsiniz, doğrudur müslüman olduğu halde "güzel görünüyor" diye haç takan, orasına burasına dövme dahi yaptıran insanlar var. Benim hoşuma gitmiyor olsa da ve çok büyük yanlış yaptıklarını bilsem de onlara şirk koşuyorsunuz deme hakkım yoktur, bunu ancak Allah bilir. Benzer şekilde eğer "Noel Baba Belası" diye bir başlık açsaydınız size katıldığımı dile getiren bir yazı yazardım, çünkü insanları (çocukları) kuzey kutbunda bir gecede tüm dünyayı gezmeye gücü yeten, cinleri olan büyülü bir insan olduğuna inandırmaya çalışıyorlar. Bu zaten "kutsal aziz"lere inanan bir toplum için normal karşılanabilir ama bizim toplumumuza girmemesi gereken bir şey bence de. Ama tekrar ediyorum, yılbaşında çocuklarını sevindirmek için noel baba kılığındaki adamdan balon satın alan kişiye "şirk koşuyorsun" demek kimsenin yetkisinde olan bir şey değil. "Doğru yapmıyorsun" diye öğüt verilebilir ama "şirk koşuyorsun" diye suçlanamaz. Haşa o zaman kendini o insanın kalbindekini bilecek kadar ulu kabul etmiş olmaz mısın?

    Sizi anlıyorum içinizdeki şirke düşme korkusu nedeniyle kültürünüzün temelinde olmayan şeyleri yapmak istemiyor olabilirsiniz. Bu kesinlikle saygı duyduğum birşey. Ancak farklı kültürlerle etkileşime girmekten korkmayacak kadar imanına güvenen insanlara "şirk koşuyorsunuz" demek kabul edemeyeceğim bir şey. Kusura bakmayın lütfen ama bu tek taraflı ve çok dar bir açıyla bakmaktan başka bir şey değildir bana göre.

    Radikal kardeşim, "Ama miladi takvimi esas alırsanız siz halen Aralık ayının ortasına kadar haram ayda olduğunuzu 10 veya 15 sene sonra dahi öyle kabul edeceksiniz." demişsiniz. Hicri takvimle miladi takvimin 10 gün kaydığını 10 yaşındaki çocuk bile biliyor. "Aralığın 15'ine kadar haram aydır" diye bir şey yok ki, niye her sene böyle zannedeyim. Dinim ile ilgili bir takvim bilgisi gerektiğinde elbetteki hicri takvime bakarım. O kadar da saf, bilgisiz değilim çok şükür

    Neyse çok uzun yazmak konunun dağılmasına ve anlaşılmamaya sebep olur, kısa keseyim.

    Buradaki olay şu kadar basittir: Onların dini onlara benim dinim banadır. Onlar kendi kutsal günleri kutlayadursunlar ben kendi güzel günümü kutluyorum.

  8. #8
    old_preacher - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    old_preacher isimli Üye şuanda  online konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    06.09.2011
    Mesajlar
    204
    Tecrübe Puanı
    1

    Standart

    öncelikle bilgiler için teşekkürler.

    kafirlerin nihai olarak istediği şey elbette insanları İslam'dan çevirmektir, peki bunun en iyi yolu nedir? elbette İslamiyet'i kötülemek, yalanlamak, çarpıtmak ve insanların dinden çıkmasını sağlamak, müslüman olacakların da aklını çelerek engellemektir. bunun zaten büyük oranda yapıldığını görüyoruz, bugün İslam dendiğinde akla ilk olarak arap dini, arap gelenekleri, geri kalmışlık, peçe, sarık, sakal vs... gelmekte ki bu da yeterli antipatiyi oluşturmakta insanların gözünde...

    peki bu niçin böyle hiç düşündük mü? sebeplerini önem sıralamasına hiç koyduk mu? öncelikle müslümanların kendisinden kaynaklanıyor olabilir mi? siz bilmediğiniz bir konuda bilgi edinmek için ne yaparsınız, elbette o konuda bilgi sahibi olan birine danışırsınız. insanlar da aynı şekilde ''İslamiyet nedir, nasıldır'' diye merak ettikleri zaman, İslamiyet'i ve müslümanları inceliyorlar. peki incelediklerinde ne gördüklerine bir bakalım; kan, vahşet, mezhepler arası kanlı çatışmalar, her cuma namazı çıkışı 50-60 ölü, insanların kafasını kesip internette yayınlamak, bilim şeytan işidir diyerek gelişmeyi reddetmek, 4-5 kadınla evli olmak, kadınların 50 derece sıcakta kara çarşafa sarınmak zorunda olmaları vsvs saymakla bitmez.

    peki niçin böyle? niçin kafirler, hristiyanlar, yahudiler, ateistler vs gelişip refah içinde yaşarken, sahip oldukları çocuk başına dahi devletten para alırken, elleri sıcak sudan soğuk suya girmezken İslam coğrafyasındaki insanlar niçin açlıktan ölüp sefalet içinde yaşıyor, birbirini öldürüyor? bunun tek sebebi müslümanların aklını kullanmamalarıdır. yahudiler, hristiyanlar ve diğerleri, aralarında tarihi düşmanlıklar dahi olsa İslam'ı yoketmek, İslam coğrafyasının petrolünü ve zenginliğini sömürmek için birleşirken müslümanlar da mezheplere ayrılıp birbirini katletmeye çalışıyor. bir yandan da uydurma, sapıtma bilgilerle akılları çelinip dinden çıkarılıyor malum, bizim müslümanlar asla işi gerçek kaynağından öğrenmek istemezler üşenirler, o yüzden bilmezler.

    işte bu hadis olayı da insanları dinden çıkarmak için çok müsaittir. çünkü çoğu zaman hem birbirleriyle, hem Kuran ile çelişirler. tıpkı bir kaleyi içeriden yıkmanın çok daha kolay olması gibi hadisler de İslam dinini yaralamak için kullanıldı ve kullanılmaktadır çünkü piyasada dolaşan hadisleri okuyan bir insan ya bu hadislere inanmayacaktır, ya da dinden çıkacaktır ki bu hadislerden siz de mutlaka okumuşsunuzdur.

    şimdi siz diyorsunuz ki ''hadisleri alalım ve Kuran ile teyid edelim.'' ben de şahsen farklı bir fikirde değilim, fakat bazı insanlar, Kuran ve İslam ile taban tabana çelişen hadisleri dahi ''biz Kuran'ı anlayamayız, peygamberimiz söylediyse vardır bir bildiği'' yaklaşımıyla doğru olarak kabul ediyor, acaba doğru mu yanlış mı diye düşünmüyor bile, ve bu insanlar müslümanlar arasında çoğunluktalar. peki böyle olunca ne oluyor? insanlar her hadisi peşinen doğru kabul ediyor ve İslamiyet'in özünü bir kenara bırakıp arap geleneklerini uygulamaya başlıyor. işte müşrikler için bir taşla iki kuş; hem müslümanlar dinlerinden uzaklaştı, hem müslüman olması olası müşrikler bunu görüp, gerçek İslam'ı bu zannedip İslam'dan vazgeçti.

    şimdi, müşriklerin hadisleri nasıl kullandığına örnek olarak size,bir ateizm sitesinden bir alıntı yapacağım;

    ''En geniş hadis derleyicisi olan İmam-ı Buhari bir rivayete göre 300.000, bir rivayete göre 1 milyon hadis derlemiş. Bunu Hz. Muhammed'den yaklaşık 200 yıl sonra yapmış.
    Necip Fazıl Kısakürek bir konuyu doğrulamak için, şeyhinin kendisine aktardığı ve 33 kuşaktır kulaktan kulağa aktarılan bir hadisi örnek gösterir: 1.350 yıl kulaktan kulağa. Yanyana 5 kişi kulaktan kulağa oynadığında ne olduğunu biliriz: Al mor olur.

    Kuran önünde sonunda 10.000 civarında tümceden oluşur ve bu da kuşkusuz tüm sorunları çözmek ve tüm soruları yanıtlamak için yeterli değildir.

    Sonra hadisler geldi. Sonra şerh geldi. Sonra içtihat geldi. 10 milyon tümce etti.

    Bu kez de, araya insan değişkeni girdiği için, birinin ak dediğine diğeri kara demeye başladı.

    Dolayısıyla tek tanrılı dinlerin önermeleri bile mutlak olamıyor ve o nedenle hükümlerini yitiriyorlar.''

    bu ufak bir örnekti, bunun gibi daha niceleri var. işte bu ve bunun gibi yollarla insanlar dinden çıkarılıyor. ve ben bir müslüman olarak kahroluyorum, niçin aklımızı kullanmak istemiyoruz? niçin müşriklerin insanları İslamiyet'den çıkarmasına zemin hazırlıyoruz?

    bir de söylediğim şey yanlış anlaşıldı. ben, kompleks yapmayalım diye onların yaptıklarını yapalım diye bir şey söylemedim. yaşantımızı, yaptıklarımızı müşriklerin hayatına göre mi sınırlayacağız dedim çünkü arkadaş üst mesajda katı bir dille ''onların yaptıklarını yapamazsınız'' demiş, yapanları da direk kafir diye damgalamış. ben yılbaşı falan kutlamam gereksiz bulurum, haç falan da takmam, ama yeni yılı kutlayan birine de böyle itham edilmesini doğru bulmam. yeni yıl kutlayan bir müslüman zaten noel olarak ya da hristiyan bayramı olarak kutlamaz ki bunu, kısa süreli bir eğlencedir sadece, fazlası değil. noel olarak kutluyorsa da yanlış yapar.

    takvim konusuna gelirsek, elbette haram aylarda kendimize daha çok dikkat etmemiz gerekir ama benim sorduğum, miladi takvim düzenini reddedebilir misiniz? siz değil elbette Türkiye'de yaşayan tüm müslümanları ilgilendiriyor bu soru. arkadaşın mantığına göre eğer miladi takvim düzenine uyarsak müşriğiz. ama çalışmak zorundayız ve tüm ülkede bu düzen geçerli. şimdi hepimiz müşrik miyiz? bu kadar kolay mı bu??

  9. #9
    Selim isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    12.04.2010
    Mesajlar
    382
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    İmam-ı Rabbani Hazretlerinin bir komşusu vardı. Ölüm döşegine geldigi zaman İmam-ı Rabbani yanına geldi 70.000 evliyanın reisi anladıki adamın imanı söndü sönecek imansız gidecek.Hemen kalbine tevecüh etti. Bir defa etti hiç karanlık kalkmadı kalbinde bir kere daha etti gene degişen bir şey olmadı,bir kere daha denedi ama hiç karanlık kaldıramadı kalbinden. Mevla (c.c.) Hazretlerine müracat etti Ya Rabbi dedim acaba bendemi bir şey ver 3 kere tevecüh ettim bir zerre karanlık kaldıramadım. O anda kalbime nida oldu diyor "Ey İmam sen bu teveccühleri daglara yapsaydı dagları yerinden oynatırdım.Ama bu adamın kalbindeki karanlık, kafirlerin merasimlerine katılması sebebiyledir, onların özel günlerinde onların yaptıklarını yapardı, bizde onun son nefesini tehlikeye attık." Bunun üzerine İmam-ı Rabbani Hazretleri evine cekiliyor istihare yapıyor cenazesine gideyim mi gitmeyeyim mi diye.İstaharede cıkıyorki İmanını zor kurtardı cenazesine gidebilirsin.

    Biz nerden bulacağız İmam-ı Rabban-i Hazretlerini'de Teveccüh Edecek Bize Son Nefeste Gelecek Yanımıza ? Gelip etse bile demek ki, kafirlerin merasimlerine özenmek, son nefeste İmam Rabbani Hz.lerinin tevaccühü bile kurtarmıyabilir.

    Hee dersen ki ben İmam rabbani falan tanımam, bende seni tanımam. Ehli sünnet sitelerinde dolaşma git alıntı yaptığın ateist sitelere vehhabi veyahut şia sitelerine, oralarda yorum yap.!


  10. #10
    gozcelik isimli Üye şimdilik offline konumundadır Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    10.09.2011
    Mesajlar
    28
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    İmam-ı Rabbani Hazretlerinin kim olduğunu bilmiyorum ama anlattığınız olay (ya da hikaye)de Allah ile konuştuğunu anlatıyorsunuz. Ben sadece peygamberlerin Allah ile konuşup haber alabildiklerini sanırdım (bana böyle öğrettiler). Şimdi bu "Ey İmam sen bu ....." cümlesini Hak kelamı olarak mı almamız gerekiyor yani? Günümüzde Allah ile konuştuğunu iddaa eden bir sürü kişi/sahte peygamber var. Demek ki aslında onların da doğruyu söylüyor olma ihtimali olmuyor mu o zaman? Bunu sizi kötülemek "masallara inanıyorsunuz" demek için sormuyorum. Bana mantıklı gelmediği için soruyorum. Belki beni bu konuda aydınlatırsınız.

    Diyelim ki yukarıda anlattığınız olay gerçekten de Allah'tan geldi, "onların özel günlerinde onların yaptıklarını yapardı" sözü yeterince açık değil mi? Ben gidip hiristiyan çocukları gibi miletin kapısını çalıp ilahi söylemiyorum yılbaşı diye. Ya da klisiye gidip dua etmiyorum. Yani "Onların yaptıklarını" yapmıyorum. Türkiyede yılbaşını kutlayan hiçbir müslüman bir hiristiyanın yaptığı şeyi yapmıyor yılbaşında.
    Bunu niye anlatamıyorum bilmiyorum: Tarih geçişini kutlamak bir hiristiyan adeti değildir. Onlar Hz. İsa'nın doğumunu kutlarlar. Onların merasiminde tanrının oğlu olduğuna inandıkları bir yarı tanrıya dualar vardır. Benim gibi çerez yiyip 10'dan geriye sayıp gece yarısı göbek atmak onların merasiminin bir parçası değil.

+ Konu Cevaplama Paneli

Benzer Konular

  1. Noel baba ve Nasreddın Hoca arasındakı farklar
    By istanbluerdem in forum Oku, Düşün, Anla
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 06.12.2011, 13:01
  2. Biz Noel KUTLAMIYORUZ.....
    By samanyolu in forum Konu Dışı
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 27.12.2009, 20:59
  3. Noel Çılğınlığı
    By mamur in forum Şiirler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 30.12.2007, 13:18
  4. NOEL hakkında ufak bir bilgi;
    By Mutedil in forum Arşiv
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01.01.2006, 13:21

Paylaş

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

Content Relevant URLs by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.