Fetullah Gülen'i savunmak için yazmıyorum. O'nu savunacak insanlar muhakkak vardır, bize düşmez.
Ama müslümanların bu ülkelere kaçtığı yönündeki düşüncen çok göreceli ve yoruma açık. Bir ara ben de kanada'ya gidecektim hatta her şeyimi de hazırlamıştım, sonradan ailevi nedenler ile erteledim. Ama bu kaçma gibi yada senin tabirin ile kapak atma gibi bir düşünce değildi. Sosyal hayat anlayışı benim mantığıma çok yatkın bir ülke olmasandan kaynaklanan bir istekti benimkisi.
Türkiye çok güzel ve tabiri caizse cennet bir ülke. Ama laiklik denen bir sistemin içinde insanları sindirme politikası uyguluyorlardı. Gerçi şimdi azaldı hatta yok denecek kadar azaldı. Geriye dönüp baktığımda iyi ki gitmemişim dediğim oluyor.
Arap ülkeleri hiç bir zaman ilgimi çekmedi. Suudların ülkesi ise, her şeyin olduğu ama hiç bir şeyin yaşanamadığı bir ülke. Oradaki vahhabi yönetimi insanları müslüman doğduğuna pişman eden bir ülke sanki. Geriye ne kaldı, uzak doğu. Dil sorunu olacağı muhakkak, çünkü sadece ingilizcem var.
Şimdi, bu düşüncede olan bir insanın, sizce bir başka ülkeye gitmek istemesi, kapak atmak olarak mı değerlendirilecek. Çok saçma! Her şey madde zihniyeti ile değerlendirilmemeli. Yaşamsal alanlardaki sosyalite, yaşamsal kalite öncelikli olmalı. Müslümanlara bu kadar önyargılı olmanızdan önünüzü göremez hale gelmişsiniz. Kapalı gözlük gidiyorsunuz.
Aydın ve aktüel müslümanların yoğun olduğu bir çağdasınız. Siz 1400 yıl öncesinden geliyorsunuz.
Müslümanlar öcü yada gulyabani değil ya. Hahahaha...kalıplarınızı kırın groll bey, kırın.
Paylaş