Sayın old_preacher,
Biz müslümanlar indirilen dört kitaba da şek ve şüphesiz iman eden bir ümmetiz. Biz; İslam ümmetiyiz. Her ne kadar tahrif edilmiş olsa da, inancımız bu kitaplara saygıyı gerektiriyor. Diyeceksiniz ki, sadece incil 4 kitaptan oluşuyor hangisine saygı göstereceğiz ? Cevaben derimki; dördüne de! Neden ? Çünkü, her ne kadar dördünde yer yer tahrifat olsa da, hepsinin içinde Yüce Rabbimizin kelamları da mevcuttur. Hangi bölümün neresinde hangi kelime kul elinden çıkmış, hangi kelime Allah (Celle celaluhu) kelamıdır tam olarak bilinmesi mümkün değildir. Konu sadece "baba, oğul, kutsal ruh" argümanlarından ibaret değildir. Evet, sizin gibi dikkat sahibi insanlar, incil içinde yer alan mana ve anlam bozukluklarını bularak bunları ayırt edebilirler. Fakat, herkes sizin gibi dikkat sahibi olmadığı gibi, olmasını da bekleyemezsiniz. Bu sadece İncil için değil, özellikle Tevrat içinde geçerlidir. En azından, bu tarz eleştirel bir inceleme ile Tevrat ve İncil gibi kutsal kitapları ayet ayet irdelemek, bilmeyen insanlar nazarında itibarını zedelemeye girer ki, sonuç olarak Rabbimizin katından indirilme bu kitaplara iman etmek; iman dusturlarımızı oluşturmaktadır. Bu da itikadımızın zayıflamasına yol açar.
Yahudiler ve hrıstiyanlar, son günlerde sizin de yakinen şahit olduğunuz gibi sayısız defalarda Kur'an'a saldırmışlar, her seferinde en ufak bir açık bile olsa (ki elhamdülillah yok) eleştiri ve alayvari sözler ile bizleri rencide etmeye, mukaddes kitabımızı insanlarımız nazarında şüphe ve basit bir konuma düşürmeye çalışmışlardır. Bunu ataları ibn'i sebe'den beri yapmaktadırlar. Bu onlar'ın itikadıdır, bizleri bağlamaz. Sonuçta cennet ve cehennem boşuna yaratılmadı. Kaldı ki, onların bu hucumları ümmeti Muhammed (sav.)'in daha da çok Kur'an'a sarılmasına ve bu sebeple itikadını gözden geçirmesine sebep olması nedeni ile ayrıca yine bize hizmet etmiştir. Bırakın, onlar her defasında saldırsın, bizler de her defasında; uğuna kurban olduğumuz ve her an kurban olacağımız Mukaddes kitabımızı bildiklerimiz ile savunalım. Hak, sonunda inşaallah tecelli edecektir. Bizim bundan hiç bir zaman şüphemiz olmadı.
papa'lığın elinde sadece dört incil değil, barnabas incilinden daha ziyade ve kıymetli el yazması tek nüsha gerçek incil de bulunmaktadır. Bu İncil, hristiyanların bütün ezberlerini ve itikadlarını yerle bir edeceği için, papa'lık tarafından özenle ve itina ile saklanmakta ve varlığı red edilmektedir. Bu sonuç dahi gerçeği değiştirmeyecektir ve insanlık hızla İslam'a doğru yol almaktadır. Çünkü, Rabbimiz nurunu kıyamate kadar koruyacağına ve yayacağına iman etmemizi buyurmaktadır. Biz iman ediyoruz ve tecelliyatı görmek için dua ediyoruz.
Biliyoruz ki, hristiyanlar ve yahudiler, her seferinde iman gücümüzü görerek ve her görmelerinde öfkeden tabiri caizse kudurarak saldıracaklar ve her seferinde tokat gibi cevaplarla arkalarına bile bakmadan geri döneceklerdir. Sonra, bir daha, sonra bir daha, bir daha...Ama biz müslümanlar, her seferinde Hz. İsa (as.)'a, Hz. Musa (as.)'a, Hz. İbrahim (as.)'a, Hz. Davut (as.)'a imanımızdan zerre dahi ödün vermeden, bu mübarek Peygamberler (aleyhissalatüvesselam)'e inen kitaplara da aynı ölçüde saygı ve tazimlerimize devam ederek hakk olana ve Tek Olan Allah'u Zülcelal'e ulaşacağız. Ayrılığa düştüğümüz konular hakkında hüküm verecek yegane ve mutlak O'dur (Celle celaluhu).
O halde, "ya eyyühellezine amenu, amenu billahi ve resulihi vel kitabillezi nezzele ala resulihi ve kitabillezi enzele min kabl. Ve men yekfur billahi ve melaiketihi ve kütübihi ve resulihi vel yevmil ahiri fe kad dalle dalalen baida" Nisa 136 ayetini bir kere daha okuyalım.
(Ey o bütün iman edenler ! Allah'a ve Resulüne de, Resulüne tenzil buyurduğu kitaba da, daha evvel inzal buyurduğu kitaba da iman getirin, her kim Allah'a ve meleklerine ve kitablarına ve Resullerine ve ahiret gününe kafirlik ederse, uzak pek uzak bir dalal ile sapmış, sapmış gtimiştir.)
İnşaallah kalblerimize yerleşen iman ile Rabbimizin hoşnutluğu, rızası bizim üzerimizde tecelli edecektir.
Rabbim sapmaktan ve saptırmaktan muhafaza buyursun cümle inanan müslümanları.
Şirk gizlidir, açık olanına "kafirlik" denir.
Paylaş