halukgta Nickli Üyeden Alıntı
Değerli din kardeşim. Hangimizin ayetten yanlış anladığını huzuru mahşerde göreceğiz. Bunu yargılamak ve sonuç çıkarmak, Rabbin uyarısını hatırlattı bana. Allah kendinizi temize çıkartıp, karşınızdaki kişileri yargılamayın düşüncesini, önce kendimize yol yöntem edinmeliyiz.
Elbette huzuru mahşerde her şeyi göreceğiz. Yargılanmanın ne demek olduğunu birebir aynel yakin ve hatta hakkel yakin göreceğiz. Rabbmizin uyarısını bana hatırlatırken, sizin de aynı uyarıya kulak vermenizi diliyorum. Bütün bedevileri had sınır tanımaz pozisyonuna siz indiriyorsunuz.
halukgta Nickli Üyeden Alıntı
Allah Kur'anda ayetlerin nuzül nedenini açıklamaz, çünkü ayetler yalnız o devre hitap etmeyip tüm aleme, tüm zamana hitap eder de ondan. İşte sizin yönteminizle ne yazık ki yüzlerce ayet, anlamından saptırılmış ve Allah ın anlatmak istedikleri, bu yolla anlaşılmaz olmuştur. daha açıkçası Kur'an devre dışı kalmıştır.
Yanılıyorsunuz, Kur'an devre dışı değildir. Kur'an bizim için yaşam sebebidir. kur'an'ı sadece 5 vakit namazımızda değil, 24 saatimizin bütün anlarında hayatımıza sindirmeliyiz. Yani yaşamaya çalışmalıyız. Ticari hayatta, sosyal hayatta, ailevi hayatta ve hatta uyku alemi de dahil bütün anlarımıza sirayet ettirmeliyiz. Öğrenmişsiniz bir laf dilinizde aynı klişe "Kur'an devre dışı bırakıldı" Kim bıraktı ? En başta sen ! Namazın rekatlarını kendi kafanızdan uyduran yine sizler değilmisiniz ? Neymiş kur'an da namazları belirliymiş ve 3 vakit belirtliyormuş ! Siz değilmisiniz bunu iddia eden ? Ne oldu şimdi ? kendi söylediğinizi inkar mı ediyorsunuz ? Size Peygamber (s.a.v.) gerçeğini sunan insanlara ne demiştiniz, O sadece teblğ ile görevli. başka ? Bu kadar ! Beyim ! kendinize gelin, kendinize ! Öyle nazik edebiyat ile kibarlık olmaz. Müslüman naiftir, amme velakin Dinine dahl edene değil ! Bunu iyi anlayın. Peygamber efendimiz (s.a.v.) bize günlük hayatında neyi örnek göstermişse, biz onları yapmak ile emrolunduk. Çünkü ayet öyle diyor "Peygambere uyun !" Bizde uymaya canu gönülden amedeyiz. Kur'an'ı Peygamber efendimizi (s.a.v.) devre dışı bırakmakla en başta siz uygulamış oluyorsunuz. Ondan sonra da kalkmış bze aynı şeyleri terennüm etme cesaretine giriyorsunuz. Geçin, lütfen geçin kafa karışıklığı yapmayın artık. Ağzınız ile nuru söndürmeye çalışırken bir gün helak olup gideceksiniz. Biz, buraya fikirlerimizi yazarken bir milim dahi olsun Peygamber Efendimizin ne sünnetinden nede hadisinden taviz vermeden, önüğmüze kur'an gerçeğini de alarak yazıyoruz. Bana bu sitede Kur'an ve Peygamber efendimize muhalif olacak 1 tane harf değil, 1 tane noktalı harfin noktasını gösterin, anında üyeliğimi iptal ettiririm. Ama, sizin Kur'an ve Peygamber'e muhalif sayfalarca yazınızı sizin önüne koyarım. Amma, derseniz ki, daha önce yazdıklarımı red ediyorum, yanlış yapmışım, Kur'an önümde Peygamber efendimiz (s.a.v.) de rehberim olarak O ne öğrettiyse kabul ediyorum neyi de yasakladıysa kendimi de o yasakladığından men ediyorum derseniz; o zaman o iş başka. düsturunuz Kur2an ve sünnetse, buyrun. Değilse, bu sözlere her zaman her yerde muhatap olacaksınız ! Ahirette de muhatabınız farklı bir varlık olacak; ama orada son pişmanlık fayda vermeyecek ! uyanın beyim, uyanın !
Ayrıca Allah (Celle celauhu) Kur'an da ayetleri neden gönderdiğini her zaman açıklar ! nasıl Kur'an okuyorsunuz siz ?
halukgta Nickli Üyeden Alıntı
Ayetin iniş nedeni konusunda anlatttıklarınız, sizce nekadar doğru olabilir? Bundan emin olabilir misiniz? Eğer bu bilgiler bahsettiğim ayeti anlamak için gerekli olsaydı, Allah bizlere bu bilgiyi de vermezmiydi? Hani ayetler açık ve anlaşılır diyordu Rabbim? Yoksa bu ayetlere iman etmiyormuyuz? Lütfen bu soruları kendinize sorun ve daha sonra üzerinde düşününüz.
Ashab'ı suffa'yı bilirmisiniz siz? Ashab'ı suffa ! Hani cihad için dahi rahatsız edilmeyen, kadınlar, çocuklar ve yaşlılar haricinde savaşa dahi götürülmeyen, ayet ile geride bırakılan cemaat ! Ha, işte onlar bize bunları yazdıkları ile bildirdiler. O mübareklerin (r.anhüm ecmain) cihaddan dahi geri durmalarının nedenleri vardı, o günkü yazdıkları ile bizlerin yetişmesine zemin hazırladılar.
Allah (Celle celeluhu) bize roman göndermedi. Kalkıp da bize detaylı tafsilatlarına girecek, 32 kısım tekmili birden Peygamberimiz'in (s.a.v.) hayatını anlatan kitab da göndermedi. Bize ahkamlarını gönderdi, ahkamlarını ! tafsilatını da; yaşayan, yürüyen, kuru ekmek yiyen, gerektiğinde ağlayan, gerektiğinde açlıktan karnına taş bağlayan tefsir makamı Muhammed Mustafa'yı (s.a.v.) gönderdi. Uyanın yahu ! bu ne aymazlıktır !
halukgta Nickli Üyeden Alıntı
İslam tolumunda nuzül sebebini biliyormusun sorusu, bir silah olarak kullanılmıştır. Böylece Kur'anın hiç bahsetmedikleri ön plana çıkartılıp, Kur'andan uzaklaştırılmıştır toplum.
Nuzul sebepleri, ayeti anlamakta geliş yolunu görmekte muhakemeyi öğretir. Ve Kur'an'ın o günkü şartlara göre inmiş gibi görünen yönü, bu günlere de aynı zamanda ışık tutması nedeni ile en büyük mucize hükmüne girmiştir ! Nuzul sebebi muhakeme yeteneğini, kıyas mantığını anlamak için önemlidir. önemsiz görenlerin, şuan yazdıklarına bu sebeple sayfalarca cevap vermeye çalışıyoruz. Bıkar mıyız; ASLA VE KAT'A ! Usanacağız sanmayın, yazın, yine sayfalarca cevap alırsınız inşaallah.
halukgta Nickli Üyeden Alıntı
Ben ayetten anladıklarımı yazdm, sizde inandıklarınızı yazdınız. Madem hepimiz bir imtihandayız, bırakalımda imtihan sonuçları, huzuru mahşerde açıklandığında tüm gerçekler ortaya çıksın. Ama lütfen sonuçlar açıklanmadan kendinizi temize çıkarmayınız. Ben bunu asla yapmam, allah tan korkarım.
Gerçek doğruyu yalnız Rabbim bilir, bizlere düşen Allah ın rehberine sarılıp, onun ışığında yol olmak olmalıdır.
O halde bu mübarek Kur'an ile beraber sarılın Rasulullah'ın (s.a.v.) eteğine ! Çünkü; kurtuluş O'nun (s.a.v.) gibi bir mübareğin öğretileri doğrultusunda Kur'an ile nurlanma vaktidir. Eğer ki; samimiyseniz..!
Yoksa, bütün söylediklerinizin ve yazdıklarınızın ve bu yazılar neticesinde saptırdıklarınızın da vebali boynunuzdadır. Tüm gerçekler ortaya çıktığında, ne pişmanlık fayda verir, ne de tevbe etmek fayda verir. Kimse de kend nefsini henüz bu dünyadayken temize çıkaramaz. Çıkaran, çıkarırım diyen zaten sapmış gitmiş ve dalalete sürüklenmiştir.
Siz, Allah'tan (Celle celaluhu) korkmuyorsunuz ! Korkuyor gibi yapıyorsunuz. Aksi takdirde bu vahşet fikirleri buraya aktarmaya çalışmazdınız.
Haluk, bey ! şahsınızla işim olmaz. Yolda görsem tanımam,bilmem. Kahvede ayakta görsem, buyur abi şöyle otur diye yer gösteririm. Ama bu zihniyetiniz var ya; karanlık gecede karalar giymiş olsa da bir bakışta görür ve tanırım. Burası ehli sünnet vel cemaat caddesi. Hanif arkadaşları arıyorsanız, onlar bu caddeden çıkın (ki inşaallah çıkmazsınız), sola dönün, doğru giderseniz görürsünüz, bir site ileride.
Derdi; Allah'ın (cc) rızası olanlara selam olsun!
Paylaş