Daha durun arkadaşlar, daha ne özürler dilenecek. Bu milleti samanlıkta Kur'an okutturmaktan tutun da, ezanı yıllarca türkçe okutmaya, başörtülü kızlarımızın, üstelik okulun kapısı önünde; yaz-kış demeden süründürmeye varıncaya kadar. Elif ba kitaplarının terör kapsamındaymış gibi örgütsel döküman niteliğinde değerlendirilip, masum polis, asker ve memur ailelerinin, sırf Dini yaşantısı var diye fişlenip bu sebepten açığa alınan yüzbinlerce kişinin mağduriyetlerine varıncaya kadar...
Bu kadar özür iyi değil. Devlet; bu kadar özür dileyecek işler yapmamalı. Eğer yapıyorsa, aradan zaman geçtikten sonra da özür dileme gereği duyuyorsa; kanunlarını ve sistemini refüze etmek zorundadır.
Halen Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Sinan Cemgil adına da özür bekliyoruz. İlla aynı ideolojiden olmam gerekmiyor bu beklentimde. İnsanlık adına, haysiyet adına, gerçek bir onur adına bekliyorum. Onlar, bu ülkenin çocuklarıydılar, emperyalizme ve kapitalist sermayeye karşıydılar. Aynı şuan İslam gençliğinin de yeni yeni dillendirmeye başladığı gerçeklere yani. Öteden beri de karşıydı İslam gençliği, ama dile getirmek hainlik ile eşdeğer gibiydi.
O nedenle sol gençlik, bu gerçekleri daha önceden kabullendi ve başörtüsü gibi İslami bir emr'i, sırf insani hak ve özgürlüğü adına dahi olsa savundu, yanında yer aldı. İade-i itibar insanı küçültmez, hakk adına muhatabı ile beraber yüceltir.
Derdi; Allah'ın (cc) rızası olanlara selam olsun!
Paylaş