+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 3 Sayfa var 123 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 24

Konu: Cübbe, Sarık, Şalvar ve Sakal

  1. #1
    Selim isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    12.04.2010
    Mesajlar
    382
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Cübbe, Sarık, Şalvar ve Sakal

    Önemli bir konu, alıntıdır, umarım faydalı olur.



    Öncelikle şunu belirtmekte yarar var;



    Bir tüccarın yaptığı ticarete verdiği ehemmiyeti, önemi ve değeri müslüman bireyler olarak bizler dinimize ve ahiretimize vermeliyiz.Dünyanın bir köprü olduğunu, varılacak olan asıl istikametin ahiret yurdu olduğunu unutmamalıyız.

    Dünya, Efendimiz’in haber verdiği fitne zamana o kadar hızlı bir şekilde ilerliyor ki; içerisinde bulunduğumuz durumu tahlil ve analiz dahi edemiyoruz.Kimisi muharref dinleri hak gösterme çabasına girerken diğeri sünnetleri inkar ediyor.Birisi haramları helal sayarken bir diğeri kalpçilik oyunu ile kendini kendırıyor.İslam reformize edilmeye çalışılıyor, sisteme uygun hale getirilmek isteniyor.

    Bu arada olan; islamın özünü ve aslını yaşamak, içi ile dışı ile peygamberine benzemek isteyen saf müslümana oluyor.Ya hakları gasp ediliyor, ya hakarete uğruyor veya en azı itici bakışlardan kurtulamıyor…

    Bu tesbitlerden sonra ”ben içimi ve dışımı Resulullah Efendimiz’e benzetmek istiyorum, cübbe giymek sarık sarmak ve sakal bırakmak istiyorum ama ağır geliyor veya ağır gelmesinden korkuyorum, nasıl yapabilirim?” diyen kardeşlerimize bazı tavsiyelerimiz olacak.

    Şu bilinmelidir bu kıyafete bazı insanların düşmanlık yaptığı gibi içimizde bulunan ve 70 şeytandan daha şerli olan nefsimizde bu sünnetlere şiddetle karşı çıkmaktadır.
    Mesela; şapka takarsın nefsin hoşuna gider ama aynı kafaya takke takarsın nefsin hoşuna gitmez.Kışın uzun ve kalın palto giyersin ama arkası ortadan yırtıktır ve bu nefsinin hoşuna gider.Ama aynı paltoyu erkasını diktirip cübbe niyetine giyseniz nefisinizin hoşuna gitmez.Sakalını yarım yamalak kesip acaip bir şekilde olmak hoşuna giderken, aynı sakalın sünnet üzere olması çok ağız gelir zalim nefsimize….

    Bu sebeple nefsimizin de bu gibi sünnetleri benimsemesi gerekir.Bununda bir yolu vardır şöyleki;
    İçimize gelen bir istekle heme sakal bırakırsanız veya cübbe giyerseniz bu size ağır gelebilir ve nefsinizin ağır muhalefeti ile karşılaşabilirsiniz.Bu muhalefetin sonucunda pes edebilir ve sünnetten çekinebilirsiniz.Efendimiz’in sünnetini yapmaktan çekindiğiniz veya haya ettiğiniz içinde bir azara müstehak olabilirsiniz.Onun için ilk kaide acele etmemektir.

    SAKAL BIRAKMAK İÇİN
    Biliyorsunuz sakalın bir karış olması sünnettir.Sakalı tıraş etmek ise haramdır.Öncelikle haramdan kurtulmak için sakalınızı asla jilet veya usturaya vurmayın.Makine ile kısaltın.Sonra sonra yavaş yavaş numara yükseltin.Makina ile bire vuruyorsanız bir müddet sonra rakamı arttırın.Sakalınızın etrafının düzenli olmasına dikkat edin.Allah’ın izniyle hem siz sakalı benimsemiş olursunuz, hem etrafınızdakiler benimsemiş olur.Böylece etrafınızdan gelecek ani ve yıpratıcı tepkilerden de kurtulursunuz.

    CÜBBE VE SARIK
    İmam-ı Gazali hazretleri cübbesiz kılanan namazı edepsizlik olarak sayıyorlar.Biz de bu edebe riayet etmek istiyoruz o halde;
    Cübbe ve sarığa geçmeden önce kardeşlerimiz renkli ve güzel bir takke alsınlar.İş yeri müsait olmuyorsa (bir yerde çalışıyorsa) işten çıktıktan sonra takkelerini taksınlar, dışarıda ve evde takkeli olmaya dikkat etsinler.Peygamber Efendimiz başı açık gezmemiş, bizde böylece ittiba etmiş oluyoruz.
    Daha sonra bir cübbe alsınlar ve sadece namazlarda giysinler.Cübbe tek renk ve koyu olsun.(Mesela lacivert veya kahverengi) Alınan cübbe omuzlara ve vücuda tam oturmalı.
    Cübbe çok uzun olmamalı.Dizleri biraz veya bir karış geçmesi kafidir.
    Cübbe ile camide ve cemaat ile kılınan namazlara bir müddet devam etsinler.Ancak camiden çıkarken cübbeyi çıkartsınlar.Sonra yatsı namazlarından sonra eve giderken cübbeyi çıkarmasınlar.Sabah namaza gelirken ve giderken de cübbeli olsunlar.Böylece yavaş yavaş Allah’ın izni ile alışır ve benimserler.

    Bu arada mümkünse pantolonlarını biraz daha bol giyinsinler.

    Sarığı zaten dışarıda takmamız yasak, camilerde ve evde serbest.
    Cübbeyi nefsimize sindirdikten sonra 1.5 – 2 metre kadar bir sarık alalım.Sarığımızı da evimizde ve camide saralım.
    Sarık sararken arkadan bırakmıyoruz ve düzgün sarılmasınada dikkat ediyoruz.Aynanın karşısında denemeleri yapalım.Cemaate sarığı çirkin göstermekten sakınalım.Üzerimizin temiz ve düzenli olmasına dikkat edelim.

    Bunları yaparken eski halimizi hatırlayıp şimdiki halimize şükredelim.Yapmayan veya yapamayanları asla ve asla küçük görmeyelim.
    Cami imamı ile eğer tanış değilsek tanışalım, bizden büyük ise elini öpelim.Cemaat ile musahafalaşalım.

    Şimdi cübbeyi giydiniz ve sarığıda sardınız.Sizi bekleyen süprizlerede hazır olmalısınız.
    Mesela camiyi kendi özel mülkü gören sünnet düşmanı bir imama rastlarsanız imamın hakaretine uğrayabilirsiniz.Gazete haberlerinden okuyoruz; kaymakam sarıkla namaz kılınmasını yasaklamış…Al sana bir örnek işte.O camide bulunan bir sarıklının halini düşünün ya çıkaracak yada girmeyecek! (ne rezillik!)
    Diğer bir süprizde hürmet görmenizdir.Şöyle ki; artık sizle işi olan ”buyur hacı abi” veya ”hoca” diyecektir.İmam belki namaz kıldırmaya davet edecektir.Bunlarda nefsimize hoş gelir ama güzel şeylerdir ve kıyafetimizin verdiği heybetin bir eseridir.

    Her halukarda biz bunu Allah rızası için yapıyoruz, hem içimizi hemde dışımızı temiz tutuyoruz.
    Dış görünüşle iş bitmez diyenler bu kıyafetleri giyemez, böyle gezemezler.Bu onlara çok ağır gelir.Herkes gibi görünmek onların prensiplerindendir.Ama giyenede karışırlar ve ”kalp temiz olmadıktan sonra” diyerek cübbe giymek ile kalbin kirli olmasını eşleştirirler.Daha önce dedğimiz gibi bunlar görünüş ile Resulullah’a benzemekten bahsedince işi hemen kalbe getirirler.Konudan sıyrılmanın kısa yoludur bu!

    Kimse kimsenin kalbini bilemez.
    Her yönü ile kafirlere benzeyip hemde kalbinin tertemiz olduğunu da kimse iddia edemez.
    Dışı ile, hal ve hareketleri ile kafirlere benzemek, onlara muhabbet beslemek ve onlara muhalefet etmemek zaten kalbin çürümüş olmasının, hak ile batılı ayıramamanın bir alametidir.Allah cümlemizi muhafaza eylesin!

    Allah (celle celaluhu) sünneti yaşamak isteyen ve bu önemli adımları atan kardeşlerimize yardım eylesin. Amin!
    Konu bekir tarafından (20.09.2011 Saat 12:41 ) değiştirilmiştir. Sebep: Link adresi vermek kural dışıdır, silinmiştir.


  2. #2
    kompLeks Misafir

    Standart

    allah için 14oo yıl önce smokin vardı da hz. muhammed mi giymedi? hz. muhammed takım elbise giymeyin mi dedi? çöl de yaşayanla kutuplarda yaşayanlar aynı kıyafeti mi giyerler? kıyafet iklime göre giyilir. hz. muhammed zorunlu mu kılmış, illa benim giyindiğim gibi giyineceksiniz, giyinmezseniz günaha girersiniz mi demiş? hakkınızda düşündüğüm bir kaç iyi şey vardı onlar da giderek yıkılıyor. bu nedir ya? beyni mühürleme seanslarından biri mi?

  3. #3
    Selim isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    12.04.2010
    Mesajlar
    382
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    Senin üstünde yahudi ve hristiyanın giydiği bir elbise var ise Allah ve Resulü bundan razı olurmu?
    Tırnaklarını bile yahudi gibi kesmemeye dikkat eden Efendimiz sav. bu devirde olsaydı smokinmi giyecekti?
    Müşriklere benzemeyin sakalı uzatın bıyıkları kısaltın diyen, sakal bırakmak fıtrattandır (yaratılıştandır.. yani kol, bacak gibi uzuvdur) diyen bir Peygamberin ümmetiyiz.
    Vefat edeceği zaman son kez sahabenin karşısına çıkarken cübbesini giyen, sarığını kendi gücü yetmeyip başka bir sahabiye sardırıp, sahabenin karşısına cübbe sarık ile çıkan bir Peygamber ümmetiyiz.
    Sarıkla kılınan namaz 70 namaza bedeldir. Ehli sünnet alimlerinin çoğu cübbesiz kılınan namaz edepsizlik, dar pantalonla kılınan namaz mekruh demiştir.

    Sen eğer farz değil kardeşim yapmak zorunlu değiliz, dersen ki alt tarafı sünnet, bakalım Peygamber sav. dermi sana ümmet?

    Sünneti yaşamak isteyen kardeşlerimiz var, sünnetime sımsıkı sarılın hadisi şerifini benimseyen, sünneti canı gibi gören kardeşlerimiz var. Sünnet hakkında olumsuz yorum yapmayın İmansız ölme sebebidir.


  4. #4
    bekir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    bekir isimli Üye şuanda  online konumundadır sadece bir kul
    Üyelik tarihi
    10.09.2007
    Bulunduğu yer
    Dağlardan, yaylalardan
    Mesajlar
    7.792
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    Alıntı kompLeks Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    allah için 14oo yıl önce smokin vardı da hz. muhammed mi giymedi? hz. muhammed takım elbise giymeyin mi dedi? çöl de yaşayanla kutuplarda yaşayanlar aynı kıyafeti mi giyerler? kıyafet iklime göre giyilir. hz. muhammed zorunlu mu kılmış, illa benim giyindiğim gibi giyineceksiniz, giyinmezseniz günaha girersiniz mi demiş? hakkınızda düşündüğüm bir kaç iyi şey vardı onlar da giderek yıkılıyor. bu nedir ya? beyni mühürleme seanslarından biri mi?

    Giyinmek, muhakkak ki önce ihtiyaçtır. Bedeni gerek iklim şartlarından, gerekse gözlerden korumaktır. İşte bu nedenle Hz.Adem (as) dan itibaren imkanlar ve şartlar çerçevesinde gelişmiş ve değişmiştir.

    Peygamberimiz (sav) zamanında da o bölgede var olan bir giyim, kuşam şekli vardı. Tarihin bir çok evresinde olduğu gibi o dönemde de giyim kuşam şeklini sadece iklim ve örtünmek değil, insanların kişisel durumları da etkiliyordu. Arab Toplumunun giyimleri birbirine çok benzemekle beraber farklılıklar da görülürdü.

    İslam'ın emredilmesi, Kur'an ın 23 yıl boyunca nüzülü esnasında İslam Şeriatının insanın dünya hayatı yönünde ki emir ve yasaklarını tamamlandı. Bunun içinde insan bedeninin gözlerden nasıl korunması gerektiği de vardır. Zira göz, ses, koku, dokunma gibi, insanda ki şehevi arzuları tahrik etmektedir. Bu nedenle mümin ve mümine insanlar için belli emir ve adablar konmuştur. Bu emirlerin özü, insanların giyimleri ile gerek hem cinslerini, gerekse karşı cinsleri şehevi tahrikten muhafazadır. Bunun da bir hususiyeti, bedeni saran elbiselerin; bedene yapışarak, bedebi sıkıca sararak bedenin uzuvlarını, şeklini belli etmesinden sakınmaktır, yani dar, sıkı elbise giyinmemektir. Bunun haricinde de, Allah'ın Rasulü (sav) mümin ve mümine kulların giyim, kuşam, saç, sakal, bıyık, hal ve hareketleri ile mümkün olduğunca müşrik ve kafirlere benzememesini emretmiştir. Bu İslam'a inananlar için şarttır.

    Bu günün smokini, tayyörü, jeani o zaman yoktu. Yoktu ama öyle veya böyle çıplaklık ve bedeni sergilemek bu gün olduğu gibi o günde yine vardı. Demek ki, mümin önce bedenini gerek yaşadığı iklim ve gerekse namahrem gözlerden sakındıracak. Peki, nasıl sakındıracak, dar, sıkı, bedeninin hatlarını belli etmeyecek şekilde, ala... Ya ne giyecek, kafirlere benzemeyecek biçimde... Yani o insana ilk baktığınız an size bir gayri müslimi anımsatmayacak. Bunlar sınırlardır. İlerisine geçelim, şimdi insan giyisilerinin biçimini, modelini ne yönlendiriyor? moda, mankenler, sanatçılar ve sair. Yani ben Ayhan Işığı çok beğeniyorum, saçımı O'nun gibi tarıyor, gömleğimin yakasını O'nunkine benzetiyorum. Diğeri Che Guevara'yı beğenip, O'nun giyim tarzını seçiyor. Ee, mümin bir kulda Hz.Muhammed'i (sav) seviyor ve O'nun (sav) giyimine benzemeye çalışıyor, ne gariplik var bunda?

    Acaba hangi beyinler mühürlü?





    Ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila


    Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol.
    Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye,
    Bir sebep, bir yol, bir nefes ol.

    Bütün Tağutları Red...


  5. #5
    Selim isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    12.04.2010
    Mesajlar
    382
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    Etrafınıza baktığınız zaman erkeklerin çoğu kot pantolon, joleli saçlar, dar gömekler pantalonlar, popçu topçu saç ve sakal modelleri vs.. kısacası ünlü saydıkları modayı takip eden kişilerin yaptıkları gibi yapıyorlar. Bunun nedeni bayanların o sanatçılara ulaşmak isteğini ama gerçekleştiremiyecekleri için onlar giyinip onlara benzeyen kişilere ilgi duyuyorlar, erkeklerde bayanların o tarzlardan hoşlandıkları için ünlülerin modasını takip ediyorlar. Bu çok iyi yapılmış tespittir. vay modaya uyan zavallı.


  6. #6
    kompLeks Misafir

    Standart

    sayın bekir;

    şimdi gayri müslimler sarıkla cübbeyle dolaşırsa, biz sarık ve cübbe giymeyi de mi bırakacağız. çoğu gayri müslim sakal bırakıyor. biz onlara benzememek için sakal bırakmayalım ozaman. ne yaparsanız yapın mutlaka bir gayri müslime benzersiniz. böyle saçmalık mı olur? bana sakalla ilgili sarıkla ilgili bir ayet gösterin.

    garip olan sünneti şart kılmak, farzmış gibi insanlara aksettirmek, sünneti yapmadığında insanları imansızlıkla suçlamak, insanların gözünü korkutmak. neredeyse sünneti yapmayanları kafir ilan edecekler. yeri geliyor insanlar farzı bile yapamıyorlar. kendilerini elçi veya alim gibi görüp insanlara ne yapması gerektiğini söyleyen ve insanları korkutarak bunu zorunluymuş gibi aksettiren insanlardan hiç hazetmem.

    kişi müslümansa zaten kur'anı okuyordur. ne yapması gerektiğini kendisi okuyarakta bulur. kendi yorumunu kendi yapabilir. her koyun kendi bacağından asılır. bu yorumlar size ait. kur'an hangi ayetinde sarığı cübbeyi sakalı farz kılmış? farzı yapmak zorunludur, sünneti yapmak zorunlu değildir. sünneti yapmadığı için de kimse imansızlıkla suçlanamaz hatta farzı yapmadığı için de suçlanamaz ve korkutulamaz. hesap sorma, yargılama ve hüküm verme işi insana ait değildir yaratıcıya aittir. inanmayan insan namaz kılabilir, oruç tutabilir, sarık ve cübbeyle dolaşabilir yani şeklen dışarıdan bakanlar için müslüman gözükür ama kalpten inanmıyordur. tam tersi olabilir. şeklen inanmıyor gözüküyordur ama kalpten inanıyordur. kimin ne yaptığını nasıl inandığını sadece yaratıcı bilebilir. hesap sormak, yargılamak ve hüküm vermek yaratıcıya aittir. kimse kendini onun yerine koyup imansızlıkla suçlayıp hüküm verme hakkına sahip değildir. ne yaparsa yapsın insanın içindekini bir tek yaratıcı bilir ve kul bir tek yaratıcıya hesap verir, kula hesap vermez.

  7. #7
    bekir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    bekir isimli Üye şuanda  online konumundadır sadece bir kul
    Üyelik tarihi
    10.09.2007
    Bulunduğu yer
    Dağlardan, yaylalardan
    Mesajlar
    7.792
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    Alıntı kompLeks Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    sayın bekir;

    şimdi gayri müslimler sarıkla cübbeyle dolaşırsa, biz sarık ve cübbe giymeyi de mi bırakacağız. çoğu gayri müslim sakal bırakıyor. biz onlara benzememek için sakal bırakmayalım ozaman. ne yaparsanız yapın mutlaka bir gayri müslime benzersiniz. böyle saçmalık mı olur? bana sakalla ilgili sarıkla ilgili bir ayet gösterin.

    Gayrimüslim, Müslüman gibi olursa problem yok. Gayrimüslimler sakal ve bıyıklarını Müslümanlar gibi bırakmaz, bırakırsa da özel bir sebebi vardır, bu da Müslümanı bağlamaz. Sakal ile alakalı hadisler vardır.


    Alıntı kompLeks Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    garip olan sünneti şart kılmak, farzmış gibi insanlara aksettirmek, sünneti yapmadığında insanları imansızlıkla suçlamak, insanların gözünü korkutmak. neredeyse sünneti yapmayanları kafir ilan edecekler. yeri geliyor insanlar farzı bile yapamıyorlar. kendilerini elçi veya alim gibi görüp insanlara ne yapması gerektiğini söyleyen ve insanları korkutarak bunu zorunluymuş gibi aksettiren insanlardan hiç hazetmem.
    Farz farzdır, sünnet sünnettir. Mesele, önemli olan, farza ve sünnete inanmaktır. Yapan hayra kavuşur, inkar etmeden yapamayan ya sevaptan men ya da günahkar olur. Yoksa kafir olmak, kafir demek, zor şeyler çok zor...


    Alıntı kompLeks Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    kişi müslümansa zaten kur'anı okuyordur. ne yapması gerektiğini kendisi okuyarakta bulur. kendi yorumunu kendi yapabilir. her koyun kendi bacağından asılır. bu yorumlar size ait. kur'an hangi ayetinde sarığı cübbeyi sakalı farz kılmış? farzı yapmak zorunludur, sünneti yapmak zorunlu değildir. sünneti yapmadığı için de kimse imansızlıkla suçlanamaz hatta farzı yapmadığı için de suçlanamaz ve korkutulamaz. hesap sorma, yargılama ve hüküm verme işi insana ait değildir yaratıcıya aittir. inanmayan insan namaz kılabilir, oruç tutabilir, sarık ve cübbeyle dolaşabilir yani şeklen dışarıdan bakanlar için müslüman gözükür ama kalpten inanmıyordur. tam tersi olabilir. şeklen inanmıyor gözüküyordur ama kalpten inanıyordur. kimin ne yaptığını nasıl inandığını sadece yaratıcı bilebilir. hesap sormak, yargılamak ve hüküm vermek yaratıcıya aittir. kimse kendini onun yerine koyup imansızlıkla suçlayıp hüküm verme hakkına sahip değildir. ne yaparsa yapsın insanın içindekini bir tek yaratıcı bilir ve kul bir tek yaratıcıya hesap verir, kula hesap vermez.
    Aynen dediğiniz gibi KompLeks, aynen öyle...





    Ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila


    Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol.
    Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye,
    Bir sebep, bir yol, bir nefes ol.

    Bütün Tağutları Red...


  8. #8
    adam Misafir

    Standart

    Sayın kompleks, siz neye göre giyinirsiniz ? örfi adetlere göre mi ? Toplumsal alandaki statünüze göre mi ? Anne babanızdan telkin edilme haline göre mi ? Hangi şekilde giyinirseniz giyinin, mutlaka benimsediğiniz hale göre giyinmiş olursunuz. Bunda bir sorun yok, olamaz da.
    Müslüman da benimsediği, kabul ettiği şekile göre giyinir. Bunda da sorun yok, olamaz da.
    Allah'ın Peygamberi'nin (a.s.) giyim şeklini benimsemiş ise, sarık sarar namazını öyle kılar. Eğer benimsememişse, takım elbise giyinmeyi arzu ediyorsa, o şekilde giyinir ve namazını da o şekilde kılar. Ben, takım elbise giyip bir de camide namazda (ama sadece namaz sırasında) sarık bağlayanları da biliyorum. Mesela benim hocam takım elbiseyi sever, camideyken üstüne sarık bağlamaya da bayılır. Bana göre de çok yakışıyor. Ama ben yapamıyorum. Ama çok benimsiyorum. Demem o ki, bazen benimsediğimiz şeyleri bile yapmakta zorlanıyoruz. Hiç olmazsa, yapabilenlere mazeret bulmayalım. Sonuçta, tercih meselesi. Bu tercihi de sevdiğinin hatırasına saygı ve O'na (a.s.) benzeme arzusunun da aleni bir göstergesi olduğuna göre, sorun yok bence.
    Bizim Dini yaşantımızda var olan hadisi şerifin birinde "kişi sevdiği ile beraberdir" dusturu zaten bu şekil yaşamak isteyen insanlara gerekli olan muhabbeti sunuyor. Ve o azmi de veriyor. Ama siz illa yapacaksınız diye bir zorunluluk koşmuyor bu durum.
    Çıplaklık, yahut örtünme kişinin kendi hür iradesine aittir. Ama, müslümanlığını yaşayan ve yaşanmasını isteyen insanlara da saygı duyduğu ve yaşamaya çalıştığı İslam bir takım sınırlar koymuştur. Seven kişide bu sınırları benimsemiş ve o şekil giyinmeyi kendine dustur edinmiştir. Siz müslüman değilseniz, bu şekilde giyinmezsiniz olur biter.

    Kur'an illa sarık sarın, sakal bırakın demiyor. Peygamber'e (a.s.) uyun diyor. Bizde bakıyoruz ki Peygamber (a.s.) sarık bağlamış sakal bırakmı, O'na uyma niyeti ile sakal bırakıp eğer yapabiliyorsak birde sarık bağlamaya çalışıyoruz. Şeklen benzemeye çalıştığımız O Peygamber'e (a.s.), ümid ediyoruz ki, manen de benzeriz. Gaye bu.

  9. #9
    Selim isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    12.04.2010
    Mesajlar
    382
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    Alıntı kompLeks Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    sayın bekir;

    şimdi gayri müslimler sarıkla cübbeyle dolaşırsa, biz sarık ve cübbe giymeyi de mi bırakacağız. çoğu gayri müslim sakal bırakıyor. biz onlara benzememek için sakal bırakmayalım ozaman. ne yaparsanız yapın mutlaka bir gayri müslime benzersiniz. böyle saçmalık mı olur? bana sakalla ilgili sarıkla ilgili bir ayet gösterin.

    garip olan sünneti şart kılmak, farzmış gibi insanlara aksettirmek, sünneti yapmadığında insanları imansızlıkla suçlamak, insanların gözünü korkutmak. neredeyse sünneti yapmayanları kafir ilan edecekler. yeri geliyor insanlar farzı bile yapamıyorlar. kendilerini elçi veya alim gibi görüp insanlara ne yapması gerektiğini söyleyen ve insanları korkutarak bunu zorunluymuş gibi aksettiren insanlardan hiç hazetmem.

    kişi müslümansa zaten kur'anı okuyordur. ne yapması gerektiğini kendisi okuyarakta bulur. kendi yorumunu kendi yapabilir. her koyun kendi bacağından asılır. bu yorumlar size ait. kur'an hangi ayetinde sarığı cübbeyi sakalı farz kılmış? farzı yapmak zorunludur, sünneti yapmak zorunlu değildir. sünneti yapmadığı için de kimse imansızlıkla suçlanamaz hatta farzı yapmadığı için de suçlanamaz ve korkutulamaz. hesap sorma, yargılama ve hüküm verme işi insana ait değildir yaratıcıya aittir. inanmayan insan namaz kılabilir, oruç tutabilir, sarık ve cübbeyle dolaşabilir yani şeklen dışarıdan bakanlar için müslüman gözükür ama kalpten inanmıyordur. tam tersi olabilir. şeklen inanmıyor gözüküyordur ama kalpten inanıyordur. kimin ne yaptığını nasıl inandığını sadece yaratıcı bilebilir. hesap sormak, yargılamak ve hüküm vermek yaratıcıya aittir. kimse kendini onun yerine koyup imansızlıkla suçlayıp hüküm verme hakkına sahip değildir. ne yaparsa yapsın insanın içindekini bir tek yaratıcı bilir ve kul bir tek yaratıcıya hesap verir, kula hesap vermez.
    Arkadaşım çok cahilce konuşuyorsun, bu söylediklerin kendi kafana göre ve hissettiklerini yazmışsın. Allah c.c. düşünme kabiliyeti vermiş azıcık İslam'iyetin inceliklerini düşünerek karar var ve ona göre konuş.

    Allah c.c. bize bir rehber gönderdi, hemde insan gönderdi. Neden insan gönderdi peki? Onu örnek alabilmemiz için. Sakalla sarıkla ilgili Ayet yaz demişsin. Yazayım hemen, "Peygamber size ne verdiyse onu alın, neyi de size yasak ettiyse ondan vazgeçin" (Haşr7)

    Efendimiz sav. bize ne verdi? Sünneti seniyyesini verdi, o zaman bu Allah c.c. emride olduğu için alacağız. Peygamber sav. zaten Din ile konuştuklarının hepsi vahiydir yani Allah c.c.'den gelen bir emirdir.

    Bakın ahkaf (12) suresinde ne diyor "Bu (Kur'an) zalimleri (kafir, münafık,Allah'ın hükümlerine uymayan) korkutmak ve iyilik yapanları müjdelemek için gönderildi.
    Allah c.c. ben zaten Kur'an-ı korkutmak için gönderdim derken, siz kimse kimseyi korkutamaz diyorsunuz..

    Efendimiz sav. en büyük ahlak üzere gönderildi (Ayet ile sabit) Peki en güzel ahlakı olan birisinin giyim kuşamını Efendimiz sav. benzeterek kendisini ahlaklı yapmazmı? Ya da Allah c.c.'ın Habibim dediği Peygambere benzeyerek, Allah c.c. Efendimiz sav. benzediğimiz için bizide sevmezmi?

    Zaten şu sünneti seniyenin yaşanmadığı zamanlarda, kim sadece bir tane sünneti yaşarsa Hadisi Şerifte buyurulduğu üzere 100 şehit sevabı vardır.
    Şehit olmadan 100 şehit sevabı ne büyük bir mükafat ama düşünenler için.

    Son olarak, ihtilal ya da devrim yapanlar neden ilk önce kılık kıyafeti değiştirirler hiç düşündünüzmü? (ne kadar az düşünüyorsunuz...-Hakka 42 ayet) Çünkü kisve insanın davranış biçiminide değiştirir. Asker olana asker kıyafeti giydirirler, doktara doktor kıyafeti vs.vs. neden peki? Mesleğiyle bütünleşmesi için.. Peki Müslüman birinin Muhammed Mustafa (sav.) ve Allah c.c. bütünleşmesi ve kendisini daha iyi Müslüman hissedebilmesi için, Sünneti Seniyeyi yaşaması gerekmezmi? Gerekir.. He yapmazsın Müslümansın eyvallah ama Dinini ne kadar yaşayabilirsin? Dinde aşırılık yoktur, o sözü çıkartanın Allah bin bir belasını versin, Müslüman iki türlüdür, biri İmanı tamdır diğeri ise İmanı zayıf Müslümandır...


  10. #10
    kompLeks Misafir

    Standart

    Alıntı bekir Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    Gayrimüslim, Müslüman gibi olursa problem yok. Gayrimüslimler sakal ve bıyıklarını Müslümanlar gibi bırakmaz, bırakırsa da özel bir sebebi vardır, bu da Müslümanı bağlamaz. Sakal ile alakalı hadisler vardır.




    Farz farzdır, sünnet sünnettir. Mesele, önemli olan, farza ve sünnete inanmaktır. Yapan hayra kavuşur, inkar etmeden yapamayan ya sevaptan men ya da günahkar olur. Yoksa kafir olmak, kafir demek, zor şeyler çok zor...




    Aynen dediğiniz gibi KompLeks, aynen öyle...
    sayın bekir;

    müslüman gibi olmak ne demek? kot pantolan giyinene gayri müslim, giyinmeyene müslüman mı denir? saçını jöleleyene gayri müslim, jölelemeyene müslüman mı denir? konuyu nereye getirdiniz.


    müslüman kişi, kot pantolan da giyer, saçını da jöleler, sakalını da keser. kimse de karışamaz, kimse de birşey diyemez, kimse de herhangi bir suçlamada, yargıda veya hükümde bulunamaz.

    bir gün şöyle bir rüya görmekten korkuyorum: ''müslümanlığın 5 şartı; cübbe, sarık, takke, şalvar, sakal...'' kabus gibi.

+ Konu Cevaplama Paneli

Benzer Konular

  1. Sakal [Farzdır de korkma]
    By Selim in forum Fıkıh Köşesi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 09.06.2011, 17:52
  2. Sarık sarmanın önemi
    By fahren55 in forum Genel Islam Konular
    Cevaplar: 137
    Son Mesaj: 26.12.2008, 00:05
  3. Sakal Kesmek
    By kemi in forum Fıkıh Köşesi
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 06.09.2008, 11:09
  4. İmamlar neden cübbe giyer?
    By hidayet(3) in forum Genel Islam Konular
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 15.01.2007, 22:08
  5. şalvar hikayesi - Aşık NASUHİ
    By serhannasuh in forum Şiirler
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 09.01.2007, 19:54

Paylaş

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

Content Relevant URLs by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.