bekir Nickli Üyeden Alıntı
Hiç kırılgan değilim, aksine oldukça sakin ve musamahakarım. Zira, zamirinde türlü sarkıntılıklar olan bir çok cümlelerini yuttum şimdiye dek.
Açık ve nazik ifadelerle sordum, sen ise "laf cambazlığı" ile cevap verip, meseleleri alakasız yerlere çekiyorsun.
Açıkca bunun böyle olmadığının delilleri, her gün, her şekilde, herkesin gözüne batacak kadar açık... Ne görmek istiyorsun ki daha...
Ve senin keyfin olacak diye, Risale yalakalığı yapacak halimiz de yok. Gerçek ne ise o... İddiaya, risalelerden alınmış, karmakarışık yazılarla cevap vermek yerine, açık ve net ifadelerinle cevap yaz, nefsi ve hayali tevillerle değil.
Risale bu memlekette hangi yaraya merhem olmuş, belli gurupları zengin etmekten ma'da...
Memlekette kan gövdeyi götürmüş, otuz yıldır Bediüzzaman Hazretlerinin doğup, büyüdüğü memlekette fitne, fesat bozgunculuk ayyukta, nerede bunun tesiri, hani?
Burada dil, ırk, renk ayrımı yok. Ama laf cambazlığı ile, laf kalabalığı ile karambole getirmek de yok.
Senin o meşreblere ayrılma diye ifade ettğinin, meşreb değil, şirketlere ayrılmak olduğunu herkes çok net görmekte artık.
O nasıl bir risaledir ki, okuyanları kibre sokuyor.
O nasıl bir risaledir ki, okuyanları şirketleştiriyor.
O nasıl bir risaledir ki, okuyanlar dinde yeni ahkamlar koyuyor.
O nasıl bir risaledir ki, okuyanlar banka kurup, faiz dağıtıyor.
O nasıl bir risaledir ki, okuyanlar Türk kelimesinden tiskiniyor.
O nasıl bir risaledir ki, okuyanlar vekaletle kestirilen kurban etini, paralı okulda, yemek yapıp satıyor.
Ve daha niceleri...
Haa, demek ki, risaleyi bir tefsir kitabı görmek yerine, hikmet saçan bir ilahi kitap görmekten vaz geçmek, körü körüne, katı tarafgirlikten vaz geçmek lazım. Yani uçmamak lazım...
Paylaş