46. Sayfa - Toplam 46 Sayfa var BirinciBirinci ... 36444546
Gösterilen sonuçlar: 451 ile 458 ve 458

Konu: Takvim de Bugün

  1. #451
    seniseven isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    09.11.2005
    Yaş
    41
    Mesajlar
    425
    Tecrübe Puanı
    15

    Standart 21 Ekim 2007

    [IMG]http://groups.msn.com/_Secure/0TQDGACwY58CeZtPScgEKAjz9sCMPjx1Ru8DbkXr0fa8IKafCr dVPCfBMp00f2ARLoUx2dN9UPLRXPL8R9o4l1vFLqvMhhN0Z8ct WvKyo3BJs!OyKRP*QTw/Image11.gif?dc=4675440060508103444[/IMG]
    Bugün 21 Ekim 2007 Hicri: 10 Şevval 1428 – Rûmî: 8 Teşrîn-i Evvel 1423 - Hızır 169 İlk hususi gazete Tercüman-ı Ahval’in çıkması (1860) –Bağ bozumu zamanı ve fırtınası
    GÜNÜN HADİSİ
    [FONT='Verdana','sans-serif']Hiç biriniz ölümün gelmesini istemesin. Eğer iyi biri ise, yaşamak belki iyiliğini arttırır. Eğer kötü ise, belki tövbe eder.[/FONT][FONT='Verdana','sans-serif']
    Hadis-i Şerif (Buhari).[/FONT]



    ÜMİTSİZLİK VE İNTİHAR
    Bir Müslüman Allâh-ü Teâlâ'dan ümidini kesmemeli. Çünkü Kur'ân-ı Kerîm'de (meâlen), "Ve Allah'ın rahmetinden ümitsizliğe düşmeyiniz. Çünkü Allah'ın rah­metinden kâfirler topluluğundan başkası ümidini kesmez." (Yusuf Sûresi, âyet 87) ve Hicr Sûresi'nin 56. âyetinde (meâlen) "İbranim (a.s.) dedi ki: Sapıtmışlar-dan başka kim Rabbinin rahmetinden ümidini keser." (Duyurulmaktadır.
    Allâh-ü Teâlâ, intihar etmeyi Nisa Sûresi'nin 29, âyetinde (meâlen) "Kendi kendinizi öldürmeyiniz." buyura­rak haram kılmıştır.
    Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Kendisini dağdan aşağı atıp da canına kıyan kimse, cehen­nem ateşi içinde ebedî ve daimî olarak yuvarlanıp dura­caktır. Zehir yutup da canına kıyan kimse, o zehiri cehen­nem ateşinde ebedî ve daimî olarak yutmaya çalışacaktır. Kendisini bir demir parçasıyla öldüren kimse ise elinde o demir parçası olduğu halde, onu karnına saplar bir vazi­yette cehennem ateşinde ebedî ve daimî olarak kalacak­tır." Hadîs-i şerîfte bildirilen cezanın ebedi olmasının se­bebi intihar edenin intiharı helâl kabul etmesi halindedir. Fukahâ ve ehl-i sünnet âlimleri ittifak etmişlerdir ki, haya­tına kasteden, intihar eden kimse, İslâm camiasının hârici­ne çıkmış olmaz. Cenazesi yıkanır ve namazı kılınır.
    İnsanın arzusuna uygun olmayan birtakım hâdiselere karşı sabretmesi bir fazilettir. Bilhassa musîbetlere, meselâ; muhterem zâtların vefatlarına, malların helakine, sıhhatin veya uzuvlarının hastalık ile bozulmasına, gö­zün âmâ olmasına vesair belâlara karşı sabretmek sab­rın en yükseğidir. Sabredenler için İse pek çok mükâfat vardır. Nitekim bir Ayat-i kerimede (mealen) "Sabredenleremükafatları hesapsız olarak ihsan buyurulacak-dır," (Zümer Süresi, Âyet 10) buyurulmaktadır.
    İntihar eden, istemadiği şeyden kurtulmuş olmaz. Bila­kis ondan binlerce kat daha elemli felaket ve azaba ma­ruz kalacak, fakat bu pişmanlık fayda vermeyecektir.



    MANİ
    Pencerede sarmaşık
    Sormadan oldum aşık
    Yar kapıdan girince
    Elimden düştü kaşık


    BİLMECE
    [FONT='Times New Roman','serif']Minareden attım, yayıldı[/FONT][FONT='Times New Roman','serif']Suya düştü bayıldı.[/FONT]
    Cevabı yarın.
    Dünkü cevap:[FONT='Times New Roman','serif']Isırgan[/FONT]

  2. #452
    seniseven isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    09.11.2005
    Yaş
    41
    Mesajlar
    425
    Tecrübe Puanı
    15

    Standart 22 Ekim 2007

    [IMG]http://groups.msn.com/isapi/fetch.dll?action=MyPhotos_GetPubPhoto&PhotoID=nHgA AAOAJSnmR*E2xwKILFZFnJ49CzOFSR45QVCzBwNk7qlPspb72L EzCOazg*mbz[/IMG]

    [IMG]http://groups.msn.com/isapi/fetch.dll?action=MyPhotos_GetPubPhoto&PhotoID=nHgA AAJsJRHMCcnAQGHK!hKvle0502H*R7Vo4*Mcle2Wd7mFf3qeKh E45oTVKNeRT[/IMG] [IMG]http://groups.msn.com/isapi/fetch.dll?action=MyPhotos_GetPubPhoto&PhotoID=nHgA AALAJHnW*NlGVIZ5jXjB34uaxPHVvjVccedI*aDbCr0yooy0n5 x28H53WUWnz[/IMG]
    Bugün 22 Ekim 2007 Hicri: 11 Şevval 1428 – Rûmî: 9 Teşrîn-i Evvel 1423 - Hızır 170 Kanije Müdafaası (1601) – Padişah fermanı ile başlık parasının yasaklanması (1831)
    GÜNÜN HADİSİ
    [FONT='Verdana','sans-serif']İslam temizdir. Öyle ise temizleniniz.Çünkü cennete temiz olandan başkası giremez. [/FONT][FONT='Verdana','sans-serif']
    Hadis-i Şerif (Taberani).[/FONT]




    TİRYAKİ HASAN PAŞA'NIN BİR NUTKU
    Tiryakî Hasan Paşa'nın Kanije'de askere îrât ettiği nutuk: "Gaziler! Düşmanın hareketlerinde hücum emareleri görülüyor. Matiyos'un ordusuyla buraya gelişine bakılırsa serdârımız ya onların dediği gibi mağlûp olmuş veyahut benim zannım gibi sefer mevsimi geçtiğinden bu kaleyi sizin gayretinize emânet bırakarak Muşta'ya avdet eyle­miş. Hakikat-i hâl hangisi olursa olsun biz burada serdâr için harp etmiyoruz.
    Elhamdülillah Müslümanız. Pâdişâh kuluyuz. Velinimetimiz olan halîfe-i İslâm'ın bir kalesi değil, bir avuç top­rağı için canımızı feda ederek yediğimiz ekmeği kendimi­ze helâl etmek cümlemize vaciptir.
    Milletimiz serhadlerin emniyetini bizim himmetimizden bekliyor. Üç aydır aç kaldık, yastık yerine kılıca yaslandık. Bu kadar ihvanımız gözümüz önünde şehît oldu. İçi­mizde yaralanmayan insan kalmadı. Gülleler içinde yu­varlandık. Bu kadar himmetin, bu kadar gayretin netice­sini bugün göreceğiz, elhamdülillah.
    Hepiniz biliyorsunuz ki düşman karşısında vefat edenlerimiz şehîd olur. Sağ kalanlarımız gerek dünyâda ve gerek ânirette necat ve selâmet bulur. Ben düşmanın hücumunu bilirim. Bir kere yüzü dönerse, mağlûp olduğu gündür. Yerlerinizde sebat edin. İlk hücumdan yılmayın! Ondan sonra bi-avnillâh nusret bizimdir."

    MÜNEBBİHATTAN:
    Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular ki: Altı şey altı yerde garibdir;
    1- Namaz kılmayanlar arasında mescid garibdir.
    2- Okumayanların evinde Mushaf garibdir.
    3- Fâsık kimsenin içinde Kur'an garibdir.
    4- Müslüman saliha kadın, kötü huylu zâlim adamın
    elinde garibdir.

    5- Salih Müslüman erkek kötü huylu alçak kadının elin­
    de garibdir.

    6-Kendisini dinlemeyenler arasında âlim garibdir.
    Sonra Resûlullah (s.a.v.) buyurdular: Allâh-ü Teâlâ bu

    altı şeyi garib bırakanlara kıyamet günü rahmet nazarı ile bakmaz.

    MANİ
    Ladik halısı mısın
    Elmas yarası mısın
    Her gelen seni sorar
    Bağdat valisi misin


    BİLMECE
    [FONT='Times New Roman','serif']Yeşil atlas suya batmaz. [/FONT]
    Cevabı yarın.
    Dünkü cevap:[FONT='Times New Roman','serif']Pamuk[/FONT]




    bottom

  3. #453
    seniseven isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    09.11.2005
    Yaş
    41
    Mesajlar
    425
    Tecrübe Puanı
    15

    Standart 23 Ekim 2007

    Bugün 23 Ekim 2007 Hicri: 12 Şevval 1428 – Rûmî: 10 Teşrîn-i Evvel 1423 - Hızır 171 PTT’nin Kurulması (1840) – Kırım Harbi’nin başlaması (1853)
    GÜNÜN HADİSİ
    [FONT='Verdana','sans-serif']Allah kadınlarınz hakkında hayırlı olmanızı tavsiye eder. Çünkü onlar, anneleriniz, kızlarınız teyzelerinizdir. [/FONT][FONT='Verdana','sans-serif']
    Hadis-i Şerif (Taberani).[/FONT]



    MÜFESSİRLER ARASINDAKİ İHTİLÂFLAR
    Tefsir ilmine göre ihtilâf; gerek ba'zı âyetlerin mânâları arasında ve gerek bu âyetlerle alâkalı müfessirlerin beyânları arasında görülen farklılıklardan ibarettir.
    Kur'ân-ı Kerîm, kelâm-ı ilâhî olduğundan, âyetleri arasında bir ihtilâfa imkân yoktur. Bâzı âyetler arasında bir ihtilâf varmış gibi görülse de, az bir inceleme netîcesinde böyle bir ihtilâfın olmadığı anlaşılır. Âyetler ile hadîsler ara­sında veya hadîs-i şerifler arasında bile bir ihtilâf olamaz. Çünkü Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz "Ve o (Resûlullâh) hevâdan söz söylemez." (Necm Sûresi, âyet 3) mealin­deki âyet-i kerîmesince, birbirine zıt sözler söylemez.
    Hulefâyı Râşidîn ile, diğer Sahâbe-i Güzînin ifâdeleri ile kitap ve sünnet arasında da ihtilâf asla bulunamaz. Zîrâ bu yüce zâtlar, dînî işlerde son derece ihtiyatlı olup, kitap ve sünnete muhalefetten şiddetle kaçınmışlardır.
    Ashâb-ı Kiram ile Tâbiîn'in beyanâtı arasında görülen ihtilâflar da zahirde olup, gerçekte değildir. Çünkü Tabiîn (r.a.), Ashâb-ı Kiram vasıtasıyla dînî ilimlere nail olduklarından, birer hikmet kaynağı olan sahâbe-i güzîne mu­halefet edemezler. Bununla beraber muhalefet ettikleri takdîrde Ashâb-ı Kirâm'ın beyânı tercîh olunur.
    Gerek Tâbiîn'in ve gerek diğer müfessirlerin ifâdeleri arasındaki ihtilâflara gelince, bunların büyük kısmı görü­nüşte olup gerçekte değildir. Bâzân bir âyet-i kerîmedeki bir lafız, iki türlü okunur veya iki, üç mânâya gelir. Her müfessir, bir okunuşa, bir manâya göre âyeti tefsir eder. Bu halde aralarında bir muhalefet bulunmuş olmaz.
    Müfessirlerin arasındaki ihtilâflar; zayıf sözlere göre hüküm vermeleri, ilim kaidelerine aykırı hareket etmeleri, âyet-i celîlenin sebeb-i nüzulünü, öncesini ve sonra­sını, mensûh olup olmadığını dikkate almamaları, âyet-i kerîmedeki kelimelerin lügavî ve ıstılâhî mânâsını na­zara almamaları, âyetler arasındaki irtibata ehemmiyet vermemeleri ve müfessirin bid'at ehlinden olması gibi sebeplerden kaynaklanmaktadır.


    MANİ
    Minarede ezan var
    Has bahçede gezen var
    Düzce'nin içinde
    Yüreğimi ezen var

    BİLMECE
    [FONT='Times New Roman','serif']Yer altında civcivli tavuk. [/FONT]
    Cevabı yarın.
    Dünkü cevap:[FONT='Times New Roman','serif']Zeytinyağ[/FONT]




  4. #454
    seniseven isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    09.11.2005
    Yaş
    41
    Mesajlar
    425
    Tecrübe Puanı
    15

    Standart 24 Ekim 2007

    [IMG]http://groups.msn.com/_Secure/0VgD*AgobkqmVk3fqY6A7a3cJCPrg1a2ywUEsQEp2m!kcclu7b mji0gRXAcA7wEnJ6gyIhNvwe3qA!XjtpQPgMiKAWhzeyTM7mOM y1dJPWZp*aJa0lasdXdEaR9DFZwvd/tea%20for%20two6.gif?dc=4675439930361013417[/IMG]
    Bugün 24 Ekim 2007 Hicri: 13 Şevval 1428 – Rûmî: 11 Teşrîn-i Evvel 1423 - Hızır 172 Birleşmiş Milletler (BM) Kuruldu (1945) – Birleşmiş Milletler Günü
    GÜNÜN HADİSİ
    [FONT='Verdana','sans-serif']Allah’tan korkması, kişiye ilim olarak; kendini beğenmesi de cahillik olarak yeter. [/FONT][FONT='Verdana','sans-serif']
    Hadis (Beyhaki).[/FONT]



    DÜNYÂDA SEVDİRİLENLER
    Rasûlullâh Efendimiz (s.a.v.) buyurdu ki: "Dünyânızdan bana üç şey sevdirildi: Güzel koku, (saliha) kadın, gözümün nuru namaz.
    Bunun üzerine Ebû Bekr-i Sıddîk (r.a.), doğru söyledin yâ Resûlullâh! Bana da, dünyâdan üç şey sevdirildi, dedi:
    Resûlullah'ın (mübarek) yüzüne bakmak, malımı Resûlallâh'a harcamak, kızımın Resûlullâh'ın nikâhında olması.
    Bunun üzerine Hz. Ömer (r.a.) buyurdu ki, yâ Ebâ Bekr, doğru söyledin! Bana da, dünyâdan üç şey sevdirildi:
    Emr-i bilma'rûf. Nehy-i anilmünker. Eski elbise.
    Bunun üzerine Hz. Osman (r.a.) dedi ki, doğru söyledin yâ Ömer! Bana da, dünyadan üç şey sevdirildi:
    Açları doyurmak, çıplakları giydirmek, Kur'ân okumak.
    Bunun üzerine Hz. Ali (r.a.) buyurdu ki, yâ Osman doğru söyledin! Bana da, dünyâdan üç şey sevdirildi:
    Müsâfire hizmet etmek, yaz (mevsiminde uzun günlerde) oruç tutmak, kılıçla harbetmek.
    Bu arada Cebrâîl (a.s.) geldi ve "Yâ Resûlallâh! Allâhu Tebâreke ve Teâîâ, sizin konuşmanızı işitip beni gönderdi ve şayet dünya ehlinden olsaydım, neyi seveceğimi, bana sormanı emretti" dedi.
    Rasûlullâh Efendimiz (s.a.v.) buyurdu ki, "Dünya ehlinden olsaydın, neyi severdin?"
    Cebrâîl aleyhisselâm: Dalâlete düşmüşleri irşâd etmek (yoldan çıkanları yola getirmek), duâ ve iltica ehl i gariblerin arkadaşı olmak, geçim sıkıntısı çeken Ailelere yardımcı olmak, dedi ve sözlerine şöyle devam etti:
    Allâhu Teâlâ da kullarının üç hasletini (huyunu sever: (Bir işi yaparken) Bütün gücünü sarfetmesini piş­manlıkta ağlamasını, fakirlikte sabretmesini sever.


    MANİ
    İki dalda bir kiraz
    Biri al biri beyaz
    Katip kölen olayım
    Bir güzel de bana yaz

    BİLMECE
    [FONT='Times New Roman','serif']Alçacık boylu kırmızı donlu.[/FONT]
    Cevabı yarın.
    Dünkü cevap:[FONT='Times New Roman','serif']Patetes[/FONT]



  5. #455
    seniseven isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    09.11.2005
    Yaş
    41
    Mesajlar
    425
    Tecrübe Puanı
    15

    Standart 25 Ekim 2007

    [IMG]http://groups.msn.com/isapi/fetch.dll?action=MyPhotos_GetPubPhoto&PhotoID=nHgA AAJIJx3azhKsEEUY!hDu9zbiLs009m4LLYd7cv5ApNlLPX8!DC 0kyFp*hOUSl[/IMG]
    Bugün 25 Ekim 2007 Hicri: 14 Şevval 1428 – Rûmî: 12 Teşrîn-i Evvel 1423 - Hızır 173 Suların soğuması – Uluğ Bey’in şehit edilmesi (1449) – ABD’de ilk renkli TV kullanıma başladı (1951)
    GÜNÜN HADİSİ
    [FONT='Verdana','sans-serif']Mü’min mü’minin kardeşidir. Hiçbir şekilde ona olan hayırlılığını (faydalı tavsiyelerini) elden bırakmaz. [/FONT][FONT='Verdana','sans-serif']
    Hadis-i Şerif (İbn-i-Mace).[/FONT]



    BUYURDULAR Kİ:
    Geçim sıkıntısından şikâyetçi olan, Rabbini şikâyet
    etmiş gibi olur. Dünyâ işleri için üzülen, Allah'a kızmış
    gibi olur. (Muhammed Mustafa, s.a.v.)

    Azıksız kabre giren, gemisiz denize girmiş gibidir.
    (Hz. Ebû Bekr-i Sıddîk, r.a.)

    Dünyânın şerefi mal ile, âhiretin şerefi de amel-i sâlih iledir. (Hz. Ömer, r.a.)

    Dünyâ için üzülmek, kalbi karartır. Âhiret için üzülmek
    ise kalbi nûrlandırır. (Hz. Osman, r.a.)

    Kim ilmi ararsa, cennet onu arar. Kim günahı ararsa,
    cehennem de onu arar. (Hz. Ali, k.v.)




    ALERJİ
    Çağın hastalığı alerji: Vücudun zararlı maddelere kar­şı gösterdiği reaksiyonun aşırı olmasıdır. Teknoloji ilerledikçe alerjik vakalar da artıyor. Dünyâda en sık rastlanan hastalıklar arasında altıncı sıraya yükselen alerjinin tür­leri de gün geçtikçe artıyor.
    Alerjiyi önlemek için bebeklikten itibaren bazı tedbirler almak gerekiyor.
    Alerjik hastalıkların artış sebepleri:
    1. Hava kirliliğindeki artış,
    2. Ozon tabakasındaki delinme sonucu ultraviyole ışınlarına mâruz kalma,
    3. Sigara ve stres,
    4. Gıdalardaki katkı maddeleri,
    5. Anî hava değişiklikleri,
    6. İlaçlar ve kozmetik malzemelerin yan tesirleri,
    7. Bitki örtüsünün azalması,
    8. Boydan boya halı kaplanmış, iyi havalanmayan, az
    güneş gören binalar, ev tozu, polenler, küf mantarları,
    kedi-***** tüyü, boyalı ve katkı maddeli gıdalar.

    Alerjinin emareleri nelerdir? Burun tıkanıklığı, sabahları hapşırma krizleri, burun akıntısı, gözlerde yanma -bat­ma, geniz akıntısı, öksürük, nefes darlığı, hırıltı, kaşıntı, döküntü, dudakta- dilde şişme, tekrarlayan orta kulak ilti­hapları ve sinüzit.


    MANİ
    Karşıda gördüm seni
    Gül ile derdim seni
    Gözüme güvenmezken
    [FONT='Times New Roman','serif']Yadlara verdim seni[/FONT]
    BİLMECE
    [FONT='Times New Roman','serif']Yeni gelinin fesi, acı gelir nefesi.[/FONT]
    Cevabı yarın.
    Dünkü cevap:[FONT='Times New Roman','serif']domates[/FONT]

  6. #456
    seniseven isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    09.11.2005
    Yaş
    41
    Mesajlar
    425
    Tecrübe Puanı
    15

    Standart 26 Ekim 2007




    Bugün 26 Ekim 2007 Hicri: 15 Şevval 1428 – Rûmî: 13 Teşrîn-i Evvel 1423 - Hızır 174 Trabzon’un Fethi (1461) – Haçova zaferi (1596)
    GÜNÜN HADİSİ
    [FONT='Verdana','sans-serif']Kul namaza durduğunda rükua gidinceye kadar hayır onun başı üzerine saçılır. Rükuda iken secdeye varıncaya kadar, Allah’ın rahmeti onu kaplar. Secde ettiğinde ise, Allah’a manen yaklaşır. Ve onun rahmet nazarını kendine çevirir. [/FONT][FONT='Verdana','sans-serif']
    Hadis-i Şerif (Said bin Masur).[/FONT]




    ÇIĞIR AÇMAK
    Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular ki: "Bir kimse İslâm'da güzel bir çığır açar da, kendisinden sonra onunla amel edilirse, o kimseye bu çığırla amel edenlerin ecri kadar sevap yazılır. Amel edenlerin ecirlerinden de bir şey eksilmez.
    Ve her kim İslâm'da kötü bir çığır açar da kendinden sonra onunla amel olunursa, o kimsenin aleyhine bu çığırla amel edenlerin günahı kadar günah yazılır. Amel edenlerin günahlarından da bir şey eksilmez."

    ZAHMETE KATLANMAZSAK, BİZE GÂZÎ DEMEK YALAN OLUR
    Fâtih Sultan Mehmed Hân, Anadolu'da Rumların son kalesi olan Trabzon üzerine çıktığı seferde sarp kayalıklardan, yüksek ve geçit vermez dağları aşmak mec­buriyetinde kalmıştı. Yanında Uzun Hasan'ın -Fâtih tarafından kendisine ana diye hitap edilmek şerefine nail olan- annesi Sârâ Hatun da elçi olarak bulunu­yordu. Sultan atından inmek ve uzun müddet yaya yü­rümek zorunda kaldığı bir sırada Sârâ Hatun iyice yorulduğundan, pâdişâha:
    "Hey oğul! Bir Trabzon için, bunca zahmete değer mi? Bu zahmeti çekmek niye?" diye sorunca, koca hükümdar:
    - Ey ana! Bu zahmetler, Trabzon için değildir. Bu zahmetler İslâm içindir. Yarın âhiret gününde Allâh-ü Teâlâ'nın huzuruna varınca utanmayalım diyedir. Zîrâ bizim elimizde İslâm kılıcı vardır. Eğer biz bu zahmetlere katlanmazsak, bize gazi demek yalan olur." cevâbını verdi.



    MANİ
    Gülüm kurutmam seni
    Suda çürütmem seni
    Senelerce görmesem
    [FONT='Times New Roman','serif']Yine unutmam seni [/FONT]
    BİLMECE
    [FONT='Times New Roman','serif']Elsiz ayaksız kapıyı açar. [/FONT]
    Cevabı yarın.
    Dünkü cevap:
    [FONT='Times New Roman','serif']Biber[/FONT]

  7. #457
    seniseven isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    09.11.2005
    Yaş
    41
    Mesajlar
    425
    Tecrübe Puanı
    15

    Standart 28 Ekim 2007

    [IMG]http://groups.msn.com/isapi/fetch.dll?action=MyPhotos_GetPubPhoto&PhotoID=nHgA AAHAJRXQ*m7DT*ZlnRbjUPEtqsWMb6DC9CPA4AVA0HBSXcSkw1 G2W22HO0avd[/IMG]
    Bugün 28 Ekim 2007 Hicri: 17 Şevval 1428 – Rûmî: 15 Teşrîn-i Evvel 1423 - Hızır 176 Kızılay Haftası (29 Ekim-4 Kasım) – İlk Nufüs sayımı (1927 / 13.648.270)- Ankara Radyosu yayına başladı (1938)
    GÜNÜN HADİSİ
    [FONT='Verdana','sans-serif']Sizden biriniz bir topluluğa vardığında selam versin. Ayrılırken de selam versin. Bu ikinci selam da, birincisi kadar önemlidir. [/FONT][FONT='Verdana','sans-serif']
    Hadis (Ebu Davud, Tirmizi).[/FONT]



    DOĞRUYU SÖYLEDİ
    Muâz (r.a.) anlatıyor: Resûlullâh (s.a.v.) bana zekât hurması emânet etmişti. Hurmaları odama götürdüm. Her gün eksildiğini görünce Resûlullah'a şikâyet ettim. Peygamber Efendimiz, "O şeytanın işidir, onu gözetle, buyurdu." Gözetlemeye başladım. Şeytan geceden az bir süre ge­çince geldi. Hurmaları yemeye başladı, kendisini yakala­dım. Kelime-i şehâdet getirdikten sonra "Ey Allah düşma­nı! Zekât hurmalarını mı çalıyorsun! Müslümanlar ona senden daha müstahaktır. Çâre yok, seni Resûlullah'a götüreceğim, o seni rezîl eder." dedim. Bir daha gelme­yeceğine söz vererek bırakmamı istedi. Kabul ettim. Sabah Resûlullâh'ın yanına gittim. Bana: "Esîrini ne yaptın?" di­ye sordu. "Bir daha dönmeyeceğine dâir bana söz ver­di." dedim. "O, dönecektir, yine gözetle." buyurdu.
    ikinci gece gözetlemeye başladım. Yine geldi. Bir daha gelmeyeceğine tekrar söz verince serbest bıraktım. Sabahleyin Resûlullâh'ın yanına vardım. "Ya Muâz! Esîrin ne oldu?" diye sordu. Durumu haber verdim. "O, yine gelecektir, gözetle." buyurdu.
    Üçüncü gece gözetlemeye başladım. Yine geldi ve hurmaları yemeye başladı. Üzerine atıldım ve "Ey Allah'ın düş­manı! Bana iki defa söz verdin, sözünde durmadın, bu üçüncü! Artık seni Resûlullâh'a götüreceğim, o seni rüsvây eder." dedim. Bana: "Eğer yiyecek bir şey bulsaydım buraya gelmezdim. Vallahi biz peygamberinize nübüvvet gelene kadar bu şehirde yaşardık. Lâkin peygamberinize indirilen iki âyet bizi buradan uzaklaştırdı. O İki âyet her nerede okunursa şeytan o yere üç gün sokulamaz. Beni serbest bırakırsan o âyetleri sana öğretirim dedi.
    "Peki," dedim. "O İki âyet, "Âyetü'l-Kürsî" ile "Bakara" Sûresi'nin sonundaki "Amenerresûlü" âyetleridir." dedi. Kendisini serbest bıraktım. Sabahleyin çıktığımda Resûlul­lâh'ın münâdîsinin bana seslendiğini işittim. Peygamber Efendimiz (s.a.v.); "Esîrin ne oldu?" diye sordu. Olanları anlatınca Resûlullâh; "Çok yalancı olmasına rağmen ha-bîs doğru söylemiş." buyurdu.
    Hurmaların yanında her gün bu âyetleri okumaya devam ettim. Ondan sonra bir daha hurmaların eksildiğini görmedim.


    MANİ
    Eğmeler eğmeleri
    Beğenmez değmeleri
    Yeni fistan diktirdim
    Alırsın düğmeleri

    BİLMECE
    [FONT='Times New Roman','serif']Ninemin etekleri, Süpürür sokakları.[/FONT]
    Cevabı yarın.
    Dünkü cevap:
    [FONT='Times New Roman','serif']Su[/FONT]



  8. #458
    seniseven isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    09.11.2005
    Yaş
    41
    Mesajlar
    425
    Tecrübe Puanı
    15

    Standart 29 Ekim 2007

    [IMG]http://groups.msn.com/_Secure/0WwDvDa0c9jn8SGNMoi!*W3Z!EX7SkfoBCuX6Fq6hZMdoEeWBv 7Y8iAeNsi8W78SeV0r!jRZsznaeuyzyc9R*akGVzvEE9q3EuPa Jpf*VZMcC0dQQpiAhFyD!YKew6GBudZbCBzcTIxg/One%20Perfect%20Rose1.gif?dc=4675439791268586616[/IMG] [IMG]http://groups.msn.com/_Secure/0WwDcArEcCjv8SGNMoi!*W3Z!EX7SkfoBqgyRR7kT4B623zzmZ DJ537MPxzop!R1e510ChAxL8TX7w*bZggUJ5SovW0aO9SzKEyv HsR87q6dHXvQpYSC1PlwZG*Xjb3sZ2!mR1qhdKdg/One%20Perfect%20Rose5.gif?dc=4675439791274154167[/IMG]
    Bugün 29 Ekim 2007 Hicri: 18 Şevval 1428 – Rûmî: 16 Teşrîn-i Evvel 1423 - Hızır 177 Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Kuruluşu (1923) – Boğaziçi Köprüsünün açılışı (1973)
    GÜNÜN HADİSİ
    [FONT='Verdana','sans-serif']Siz iffetli (namuslu) olunuz ki, hanımlarınız da iffetli olsunlar. Anne babanıza iyilik ediniz ki, çocuklarınız da size iyilik etsinler. [/FONT][FONT='Verdana','sans-serif']
    Hadis-i Şerif (Taberani).[/FONT]

    [IMG]http://groups.msn.com/_Secure/0WwD*Aq8cgDr8SGNMoi!*W3Z!EX7SkfoB62fPYUdXOsoEgLeU9 BBUakafyjaQNdTglCYTdsSFFrQW*JeoQ3cf1ry0yfyT0JNtN8d wDFWGEs*m739*ZJ2IK*1793V2!aYTtccUunTqlMs/One%20Perfect%20Rose3.gif?dc=4675439791271095195[/IMG]
    FÂTIMA HATUN (R.ANHÂ)
    Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'ın amcası Ebû Talibin zevcesi Fâtıma Hatun, faziletli, iyi huylu bir kadındı. Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) yanında, onun büyük itibarı vardı. Fâtıma Hatun vefat ettiği zaman, Peygamber Efen­dimiz'in gözlerinden yaşlar akmış "Bu gün annem vefat etti." buyurup kendi gömleğini ona kefen olarak sardırmış, cenaze namazını kıldırmış, kabrinin içine inip yanı üzerine biraz uzandıktan sonra, onu kabre indirtmişti. "Biz senin buna yaptığın şeyi, başkasına yaptığını hiç görmedik" dedikleri zaman:
    "Ebû Tâlip'den sonra, bu kadıncağız kadar bana İyilik eden hiç bir kimse yoktur! Ahirette cennet elbiselerinden elbise giymesi İçin, ona gömleğimi sar­dırdım. Kabre ısınması, alışması ve kabir sıkışması­nın hafiflemesi İçin de oraya uzandım!" buyurmuştur.
    Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Fâtıma Hâtûn için: "Cebrail (as), Yüce Rabbim tarafından 'Bu kadın, cennetliklerdendir!' diye bana haber verdi." buyurmuş ve: "Allah, seni mağfiret buyursun ve hayırla mükâfatlandırsın! Allah, sana rahmet etsin ey annemi Sen, benim annemden sonra annem idin. Kendin, aç durur, beni, do­yururdun. Kendin çıplak durur, beni giydirirdin. En nefis nimetlerden kendi nefsini alıkoyar, bana tattırırdın. Bunu da ancak Allah'ın rızâsını ve âhiret yurdunu umarak yapardın. Allah ki, diriltendir, öldürendir, hiç ölmeyen diri­dir O! Allah'ım, annem Fâtıma bint-i Esed'i af ve mağfiret et! Ona hüccet ve delilini anlat! Girdiği yeri genişlet! Ben peygamberinin ve benden önceki Peygamberlerinin hak­kı için duamı kabul buyur, ey merhametlilerin en merha­metlisi olan Allah'ım!" diye duâ etmiştir.
    Peygamber Efendimiz (s.a.v.), bu mübarek cennet hatununu, sağ bulunduğu müddetçe, gidip ziyaret eder, onun evinde kuşluk uykusu uyurdu.
    BEYİT:
    Mazi ile müstakbele sarf eyleme ömrü,
    Hâl ehl-i için hiçbiri maksûd değildir. (Lâ edrî)

    [IMG]http://groups.msn.com/_Secure/0WwD*Aq8cgDr8SGNMoi!*W3Z!EX7SkfoB62fPYUdXOsoEgLeU9 BBUakafyjaQNdTglCYTdsSFFrQW*JeoQ3cf1ry0yfyT0JNtN8d wDFWGEs*m739*ZJ2IK*1793V2!aYTtccUunTqlMs/One%20Perfect%20Rose3.gif?dc=4675439791271095195[/IMG]
    MANİ
    Deniz üstü piyade
    Muhabbetler ziyade
    Ölüm var ayrılık yok
    [FONT='Times New Roman','serif']Bizim için dünyada[/FONT]
    BİLMECE
    [FONT='Times New Roman','serif']Yağmurlu havada göz kırpar. [/FONT]
    Cevabı yarın.
    Dünkü cevap:[FONT='Times New Roman','serif']Rüzgar[/FONT]

Benzer Konular

  1. Bugün hiç kur;an okudunuzmu?
    By hilal in forum Kuran-ı Kerim
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 14.08.2008, 01:55
  2. Bugün
    By elif in forum Genel Islam Konular
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 03.01.2008, 18:32
  3. Bugün...
    By ebedi in forum Tarihi Bilgiler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 26.08.2007, 03:48
  4. Masaüstü takvim programı [Kilitli]
    By numan in forum Arşiv
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07.10.2006, 18:00

Paylaş

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

Content Relevant URLs by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.