Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 ve 3

Konu: kızıl elma

  1. #1
    akgün - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    akgün isimli Üye şimdilik offline konumundadır Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    24.10.2007
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Yaş
    43
    Mesajlar
    69
    Tecrübe Puanı
    7

    Standart kızıl elma

    Bir milletin yürütücü kuvvetine ?ülkü? denir. Toplumlardaki kişileri birbirine bağlayan nesne, sadece kök birliği, çıkar ve ihtiyaç değil, bunlarla birlikte ve aynı zamanda ülküdür.

    Ülküsüz topluluk yerinde sayan, ülkülü topluluk yürüyen bir yığındır. Sözlük anlamı ?and? ve ?uzak hedef? demek olan ?ülkü?, topluluğu aynı yolda yürüten bir kuvvettir ki, bu uğurda insanlar birbirlerine karşı içten sözleşmiş gibidirler.

    Ülkü, ilkönce, insanların gönüllerinde, gönüllerinin derinliğinde, şuuraltında, hayallerinde doğar ve kendini önce destanlarda gösterir. Sonra şuura geçer, büyük kılavuzlar tarafından açıklanır. Daha sonra da büyük kahramanlar, onu gerçekleştirmek için büyük hamleler yapar. Bu hamle sırasında da ülkülü millet, kahramanlar ardından gönül isteği ile koşar. Bütün bu uğraşmalar arasında da millet yürür; önce manen, sonra maddeten ilerler, olgunlaşır, erginleşir.

    Türk destanlarından çıkan anlama göre, Türklerin ülküsü, fetihler sonunda büyük ve üstün bir devlet kurarak bu devletin içinde bolluğa ve mutluluğa kavuşmaktır. Aşağı yukarı, her millet, aynı şekildeki milli gayelerin ardındadır. Milletlerin çapına, kaabiliyetine göre milli ülkülerin ayrıntılarında farklar olmakla beraber, ana çizgiler bakımından hepsi birbirine benzer: Büyümek ve rahatlığa kavuşmak!

    Türkler, kendi ülkülerine niçin ?kızılelma? demiştir, bunun sebebini bilmiyoruz. Yalnız bu addaki saflık ve tabiilik, Türk ülküsünün çok eski olduğunu göstermek bakımından manalıdır. Kızılelma adı, ülkünün aydınlardan önce halk arasında doğduğunu gösterse gerektir.

    Kızılelma ülküsü, Osmanlıların parlak çağlarında iyice belirip şekillenmiş ve konak konak, Türk büyüklüğünün, yükseklik fikrinin, ilahi bir gayenin timsali haline gelmiştir. Bu büyük düşünce olmasaydı, XI. Yüzyılda Anadolu?ya gelen, ençok bir milyon Türk, Bizans?ın Asya ve Avrupa?daki topraklarında rastladıkları diğer Türklerin birkaç tümenlik hrıstiyanlaşmış döküntülerinin yardımı ile de olsa, bu dünya çapında devleti kurup dört kıta ?dördüncüsü Okyanusya?dır? üzerindeki teşkilat ve medeniyet şaheserini yaratamazdı.

    Milletlere milli inanç ve güvenç veren ülkünün ne büyük bir kuvvet olduğunu anlamak için bugünkü olaylara bakmak yeter:

    60 milyonluk bir millet olmalarına rağmen dağınık, teşkilatsız ve geri olan Araplar, milli ülküleri olan Arap Birliği düşüncesi sayesinde toparlanma yoluna girmişlerdir. Ülkülerinden aldıkları güçle, Filistin işinde İngiltere ve Amerika?ya kafa tutmaktadırlar. Ülkü sahibi millet oldukları için de dünyada itibarları ve değerleri artmıştır. Bizim için çok büyük isret ve ders olan şu olay, Arapların itibarını göstermesi bakımından manalıdır: Birleşmiş Milletler teşkilatının 11 üyeli Güvenlik Konseyi?nin beşi ?Amerika, İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin? daimi, altısı geçicidir. 1945 yılında, bu altı üyelik için seçim yapıldı. 900 yıllık büyük bir geçmişi ve tarihi olan, askeri devlet olarak nam kazanmış bulunan Türkiye bu seçimde ancak bir tek oy alarak Konsey?e giremediği halde, İngiliz işgalinden henüz kurtulamamış olan ordusuz, donanmasız Mısır, 45 oy alarak bu üyeliğe seçildi. Demek ki, o zamanki Birleşmiş Milletler teşkilatına dahil bulunan 50 devletten 45?i, Mısır?ı bizden daha itibarlı ve üstün görmüştü.

    1946?da geçici üyelik için yapılan seçimde de, Türkiye?ye kimse oy vermediği halde, Suriye 45 oy aldı. Bir iki yıllık bir devlet olan o zamanki üç milyon nüfuslu Suriye?nin Türkiye`ye tercih edilmesinin sebebi açıktır: Suriye, bir ülkünün ardındadır. Yani prensip sahibidir. Bundan dolayı da, düşmanlarının bile saygısını kazanmıştır.

    Yahudiler de, ülkü sahibi olmanın ikinci bir ibret verici örneğidir. Korkaklığı atasözü haline gelen bu millet, bugün, bir milli ülkünün ardında, herhangi bir millet kadar cesaretle çarpışıyor. Milli kahramanlar ve bu milli kahramanlar, idama mahkum edildikleri ve bağışlanma dileğinde bulunurlarsa ölümden kurtulacakları halde, İngiltere?den af dilemeyerek milletlerine şeref vermek suretiyle ölüyorlar. Bu milli ülkü sayesinde, Filistin?deki yarım milyon yahudi (O zaman Filistin?de yarım milyon Yahudi vardı), yalnız Araplarla değil, koca İngiltere ile savaşı göze alıyor, Amerika?ya meydan okuyor. Milli ülküye yapışmak sayesinde Yahudiler o kadar kuvvetlenmişledir ki, bugün İngiltere imparatorluğu onlara karşı bir şey yapamıyor. Tabaasında bir tek kişinin hapse atılmasını savaş sebebi saban İngiltere, bugün, İngiliz askerlerinin öldürülmesine, İngiliz subaylarının kaçırılıp dayak atılarak horlanmasına, masum İngiliz çavuşlarının Yahudiler tarafından canice asılmasına ses çıkaramıyor.

    Bütün bunların en önemli sebebi Arapların ve Yahudilerin olağanüstü kuvvetli olmasıdır. Bu kuvvet maddi değil, manevidir, Yani ülkü kuvvetidir.

    Kızılelma ülküsüne ?tehlikeli maceracılık? diyenler, bugünkü Araplar ile Yahudilere bakıp düşünmelidirler. Hele Yahudiler 2000 yıl önce kaybettikleri vatanlarını yeniden ele geçirmek ve yalnız kitaplarda kalmış olan İbrani dilini diriltip bir konuşma dili haline getirmek uğrundaki çalışmaları ile dünyaya örnek olmuşlardır.

    Biz ise bir yandan ?bir Türk dünyaya bedeldir? vecizesine inanmış görünürken, bir yandan da kendimizi baltalayıp inkar ettik. Büyüklükten korktuk. Küçüklüğü benimsedik ve milli ülkü ile delilik diye alay ettik. Güvenlik Konseyindeki seçimler göstermiştir ki, kimseden bir şey istememek, herkesle hoş geçinmek, ittifaklar yapmak bir millete itibar sağlamıyor. Kızılelma ülküsünü bir delilik sayacaksak, büyüklükten değil, yaşamaktan da vazgeçmeliyiz. ?Tarihi görevini yapmış ve artık ölmeye yüz tutmuş bir topluluk? olmayı kabul etmeliyiz. Eski Asurlular, Hititler, Romalılar gibi haritadan silinmeye razı olmalıyız. Buna razı değilsek milli ülkünün peşine düşmeliyiz ve demiryolu yapmakla birkaç fabrika kurmayı ülkü diye göstermek gafletinden çekinmeliyiz.

    Ülküler için ?maddi faydası nedir??, ?uygulanabilir mi?? diye düşünmek doğru değildir. Hiçbir inanç riyazi mantığa vurulmaz. Tanrı?nın varlığı da riyazi metod ile isbat edilememiştir. Fakat yüz milyonlarca insan ona inanmakta ve bu inançtan güç almaktadır. Ülküler de böyledir.

    Kızılelma ülküsünün gerisinde savaşlar ve büyük sıkıntılar görüp de korkanlar bulunabilir. Kendi rahatı ve keyfi kaçmasın diye insanlık davası (!) güdenler, ülküyü inkar edenler her zaman, her yerde çıkabilir. Fakat bir milletin içinde büyük bir çoğunluk milli ülküye inandıktan sonra, geri kalanlar da ister istemez bu milli akıntıya uymaya mecburdurlar. Bizim için önemli olan, dost kılıklı yabancıların milli ülküyü güya milli çıkar adına baltalamasının önüne geçmektir.

    Bir topluluktan ortak ülküyü kaldırın, insanların hayvanlaştığını görürsünüz. Ortak düşüncesi olmayan toplulukta, herkes, yalnız kendi çıkar ve zevkini düşünür. Böyle bir toplulukta fedakarlık, saygı, nezaket kalmaz. Bencillik, kabalık, rüşvet, iltimas ve namussuzluğun türküsü alır yürür. Maddileşmiş bir insan vatan için ölür mü? Bencil bir insan muhtaçlara yardım eder mi? Milletine inanmayan bir adam yabancı ile işbirliği yapmaz mı? Erdemi gülünç bulan birisi çalıp çırpmaz mı? Kızılelma, Türk milletinin manevi besinidir. Açlar yiyecek bulamadıkları zaman nasıl faydasız, zararlı, hatta zehirli nesneleri yerlerse; Türk milleti de ?Kızılelma? kendisine yasak edildiği için marksizm ve kozmopolitizm gibi zararlı ve zehirli fikirlere el uzatıyor.

    Fakat artık bu devir kapanmıştır. Gittikçe uyanan milli şuur karşısında gaafiller ve hainler, Türk milletini daha çok aldatamayacaklardır. Kızılelmanın yolunu kapatamayacaklardır.

    Ziya Gökalp?ın mısraları düsturumuz olacaktır:
    Demez taş, kaya
    Yürürüz yaya...
    Türküz, gideriz Kızılelmaya.


    Uğruna ölmekse eğer seni yaşatmak,
    Bindefa ölürümde adına leke sürdürmem,
    Gururdur,Namustur BAYRAK ve SANCAK,
    Aksada kanım korkma HAİNİ güldürmem...

  2. #2
    Elifnisa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Elifnisa isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    29.10.2007
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Yaş
    31
    Mesajlar
    909
    Tecrübe Puanı
    15

    Standart

    ziya gökalpten bir şiirde ben yazmak istiyorum;

    küçüktüm ufacıktım
    top oynadım acıktım
    buldum yolda bir erik
    kaptı bir alageyik
    geyik kaçtı ormana
    bindim bir ak doğana
    doğan yolu şaşırdı
    kaf dağından aşırdı
    attı beni bir göle
    gölden çıktım bir çöle
    çölde buldum izini
    koştum tuttum dizini
    geyik beni görünce
    düştü büyük sevince
    verdi bana bir elma
    dedi dinlenme durma
    dağdan yürü kırdan git
    altun köşke çabuk yit
    orda bekler ezeli
    seni dünya güzeli
    bin yıllık çile doldu
    bunu dedi sır oldu
    yedim sırlı elmayı
    gördüm gizli dünyayı
    gündüz oldu geceler
    ak sakallı cüceler
    kesik başlar yürüdü
    saçlarını sürüdü
    korkunç devler hortladı
    cinler cirit oynadı
    bir de baktım melekler
    başlarında çiçekler
    devlere el bağlıyor
    gizli gizli ağlıyor
    kılıcımı çıkardım
    perileri kurtardım
    kurtardığım periler
    adım adım geriler
    kanadını açardı
    selam verir kaçardı
    az uz gittim dolaştım
    altun köşke ulaştım
    bir kapısı açıktı
    öteki kapanıktı
    kapalıyı açarak
    açığa vurdum kapak
    at önünde et vardı
    it önünde ot vardı
    at et yemez ağlardı
    it ot yemez bakardı
    eti ite yedirdim
    otu ata yedirdim
    açtım bir elmas oda
    dev şahını uykuda
    gördüm kestim başını
    dedim ey ifrit hani
    nerde dünya güzeli
    dedi elinde eli
    döndüm baktım bir kırgız
    elbiseli güzel kız
    durmuş bakar yanımda
    şimşek çaktı canımda
    güldü dedi türk beyi
    tanıdın mı geyiği
    beni kimse bu devden
    alamazdı ancak sen
    kaya deldin dağ yardın
    geldin beni kurtardın
    ah o imiş anladım
    sevincimden ağladım
    dedim turan meleği
    türkün yüce dileği
    yüz milyon türk şu anda
    seni bekler turanda
    haydi çabuk varalım
    karanlığı yaralım
    sönük ocak canlansın
    yoksul ülke şenlensin
    indik iti okşadık
    at sırtına atladık
    geçtik nice dağ kaya
    vardık demir kapıya
    kapanması çok yıldı
    açıl dedim açıldı
    yol verince gizli yurt
    aldı bizi bir bozkurt
    kaf dağından aşırdı
    türk iline getirdi
    “Bu din garip başladı, garip devam edecek ve garip bitecektir. Ne mutlu o gariplere.” (Müslim, İbn-i Mace)

  3. #3
    Mücahid - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Mücahid isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    17.03.2007
    Bulunduğu yer
    Tr
    Yaş
    44
    Mesajlar
    2.573
    Tecrübe Puanı
    139

    Standart

    Sevgili Akgün siyasi polemik yaratacak bu tarz konular açmaktan kaçınmanızı sadece ilmi islami konularda paylaşımlar yapmanızı öneriyorum.Zira siyasi polemikler tesis etmeye çalıştığımız kardeşlik duygularını yıpratıyor.Emeğinize saygımızdan açtığınız konuyu silmiyor sadece kapatıyorum.Umarım bu konuda bize hak verir ve anlayışınızı esirgemezsiniz.Allah ın rahmet ve bereketi üzerinize olsun.Dua ile
    [SIGPIC][/SIGPIC]

    Suskunluğum aseletimdendir...
    Her lafa vercek bi cevabım var elbet...
    Lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...
    Birde söyleyene bakarım adammı diye...

Benzer Konular

  1. Ümid makamında kızıl güller..
    By berfut in forum Dualar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07.09.2007, 18:48
  2. Bir elma ve İmam-ı A’zamın Babası
    By oSSlem in forum Genel Islam Konular
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 30.08.2007, 11:44
  3. Çikolata,elma,kiraz .....
    By berfut in forum Oku, Düşün, Anla
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 18.04.2007, 23:08
  4. Bir Elma Rica Edeyim
    By nurullah_01 in forum Hikayeler ve Hisseli Kıssalar
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 25.02.2007, 20:34
  5. Doğu Türkistan Mücadelesi ve Kızıl Çin
    By seyfullah_keskin in forum Arşiv
    Cevaplar: 33
    Son Mesaj: 25.08.2006, 03:56

Paylaş

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

Content Relevant URLs by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.