+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 ve 4

Konu: Memleket Siirleri

  1. #1
    balkocha isimli Üye şimdilik offline konumundadır Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    31.07.2010
    Yaş
    48
    Mesajlar
    7
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart Memleket Siirleri

    Dört nala gelip uzak Asya’dan
    Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan
    Bu memleket bizim

    Bilekler kan içinde
    Dişler kenetli
    Ayaklar çıplak
    Ve ipek bir halıya benzeyen toprak
    Bu cehennem, bu cennet bizim
    NAZIM HIKMET

  2. #2
    balkocha isimli Üye şimdilik offline konumundadır Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    31.07.2010
    Yaş
    48
    Mesajlar
    7
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Memleket isterim
    Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;
    Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.

    Memleket isterim
    Ne başta dert ne gönülde hasret olsun;
    Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.

    Memleket isterim
    Ne zengin fakir ne sen ben farkı olsun;
    Kış günü herkesin evi barkı olsun.

    Memleket isterim
    Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun;
    Olursa bir şikayet ölümden olsun.
    CAHIT SITKI

  3. #3
    balkocha isimli Üye şimdilik offline konumundadır Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    31.07.2010
    Yaş
    48
    Mesajlar
    7
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Sıradağlar gibi duranlarındır,
    Bir tarih boyunca onun uğrunda
    Kendini tarihe verenlerindir.

    Tutuşup kül olan ocaklarından,
    Şahlanıp köpüren ırmaklarından,
    Hudutta gaza bayraklarından
    Alnına ışıklar vuranlarındır.

    Ardına bakmadan yollara düşen,
    Şimşek gibi çakan, sel gibi coşan,
    Huduttan hududa yol bulup koşan,
    Cepheden cepheyi soranlarındır.

    İleri atılıp sellercesine
    Göğsünden vurulup tam ercesine,
    Bir gül bahçesine girercesine
    Şu kara toprağa girenlerindir.

    Tarihin dilinden düşmez bu destan,
    Nehirler gazidir, dağlar kahraman,
    Her taşı yakut olan bu vatan
    Can verme sırrına erenlerindir.

    Gökyay'ım ne yazsan ziyade değil,
    Bu sevgi bir kuru ifade değil,
    Sencileyin hasmı rüyada değil,
    Topun namlusundan görenlerindir.

    Bu vatan bizimdir bizim kalacak.
    Bu vatan toprağın kara bağrında

  4. #4
    balkocha isimli Üye şimdilik offline konumundadır Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    31.07.2010
    Yaş
    48
    Mesajlar
    7
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    ............................
    ...........................

    Öteden saikalar parçalıyor afakı;Beriden zelzeleler kaldırıyor a’makı;Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;Sönüyor göğsünün üstünde o aslan neferin.Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,Atılan her lağımın yaktığı: Yüzlerce adam.Ölüm indirmede gökler, ölü püskürtme de yerO ne müthiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer...Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,Boşanır sırtlara, vadilere, sağnak sağnak.Saçıyor zırha bürünmüş de namerd eller,Yıldırım yaylımı tufanlar, alevden seller.Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,Sürü halinde gezerken sayısız tayyare.Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;Alınır kal’a mı göğsündeki kat kat iman?Hangi kuvvet onu, başa, edecek kahrına ram?Çünkü te’sis-i ilahi o metin istihkam.Sarılır, indirilir mevki’-i müstahkemler,Beşerin azmini tevkif edemez sun’-i beşer;Bir göğüslerse Huda’nın edebi serhaddi;“O benim sun’-i bediim, onu çiğnetme” dedi.Asım’ın nesli... diyordum ya... nesilmiş gerçek:İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek.Şuheda gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...O, rukü olmasa, dünyaya eğilmez başlar,Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer.Ne büyüksün ki, kanın kurtarıyor Tevhid’i...Bedr’in aslanları ancak, bu kadar şanlı idi.Sana dar gelmeyecek makber’i kimler kazsın?“Gömelim gel seni tarihe”desem, sığmazsın.Herc ü merc ettiğin edvara da yetmez o kitab...Seni ancak ebediyetler eder istiab.“Bu, taşındır” diyerek Ka’be’yi diksem başına;Ruhumun vayhini duysam da geçirsem taşına;Sonra gök kubbeyi alsam da, rida namıyle;Kanayan lahdine çeksem bütün ecramıyle;Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan;Yedi kandilli Süreyya’yı uzatsan oradan;Sen bu avizenin altında, bürünmüş kanına;Uzanırken, gece mehtabı getirsem yanına,Türbedarın gibi ta fecre kadar bekletsem;Gündüzün fecr ile avizeni lebriz etsem;Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...Yine bir şey yapabildim diyemem hatırına.Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini,Şarkın en sevgili sultanını Salahaddin’i,Kılıç Arslan gibi iclaline ettin hayran...Sen ki, İslam’ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın;Sen ki, ruhunla beraber gezer ecramı adın;Sen ki, a’sara gömülsen taşacaksın... Heyhat,Sana gelmez bu ufukalar, seni almaz bu cihat...Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber. MEHMET AKİF ERSOY

+ Konu Cevaplama Paneli

Benzer Konular

  1. Tüm Yunus Emre Siirleri
    By Muhamed Dolaku in forum Şiirler
    Cevaplar: 115
    Son Mesaj: 31.07.2011, 01:13

Paylaş

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

Content Relevant URLs by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.