+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 ve 3

Konu: Makam-ı Mustafa'dır bu (sallahu aleyhi ve sellem)

  1. #1
    Selim isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    12.04.2010
    Mesajlar
    382
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Makam-ı Mustafa'dır bu (sallahu aleyhi ve sellem)

    Osmanlı devrinde yaşamış arif ve meşhur şair Yusuf Nabî (rah) 1678 yılında bir kafile ile hac yolculuğuna çıkmıştı. Kafilede devletin ileri gelen paşaları da bulunuyordu. Kafile hicaz bölgesine girince Hz.Peygamber'i ziyaret aşkı Nabi'yi iyice sardı. Öyle ki, vücudu bir hoş oldu, uykusu kaçtı, hiç uyumadı. Bir gece yarısı kafile Peygamber şehri Medine-i Münevvere'ye yaklaştı. Kafilede bulunan Eyüplü Rami Mehmed Paşa o esnada kıble tarafına doğru ayaklarını uzatmış uyuyordu. Rasul-i Kibriya'nın beldesine girerken arkadaşlarında gördüğü bu manzara Nabi'ye hiç de hoş gelmedi. Paşayı uyandıracak bir şekilde şu meşhur beyitleri söylemeye başladı:

    Sakın terk-i edepten, kûy-i mahbûb-ı Hüdadır bu!
    Nazargah-i ilahîdir, Makam-ı Mustafadır bu.
    Mürâât-ı edep şartıyla gir Nabî bu dergaha,
    Metâf-ı kudsiyadır, bûsegâh-ı enbiyadır bu.


    Açıklaması şöyledir: Edebi terketmekten sakın! Zira burası ALLAHu Teala'nın Habibinin beldesidir. Burası, Hak Teala'nın devamlı nazar kıldığı bir yerdir; Muhammed Mustafa(s.av)'nın makamıdır. Ey Nabi, bu dergaha edebin şartlarına dikkat ederek gir. Sakın edebi basite alma. Burası, büyük meleklerin etrafında pervane gibi döndüğü, peygamberlerin eğilip eşiğini öptüğü bir yerdir.
    Bu beyitleri işiten paşa, gözünü açtı, hemen kendine geldi, ikazın sebebini anladı, ayaklarını topladı, doğruldu. Nabî'ye dönerek:
    - Ne zaman yazdın bunları? Senden başka duyan oldu mu onları? diye sordu. Yusuf Nabi:
    - Bunları daha önce herhangi bir yerde söylemiş değilim. Şimdi, sizi bu halde görünce elimde olmadan yüksek sese söylemeye başladım. İkimizden başka bilen yok! dedi. Paşa:
    - Öyleyse bu aramızda kalsın, diye ikaz etti. Nabi sustu, yola devam ettiler. Kafile, sabah ezanına yakın Hz. Rasulullah'ın (s.a.v.) mescidine yaklaştı. Bir de baktılar ki, mescidin minarelerinden müezzinler, ezandan önce, Nabî'nin: "Sakın terk-i edepden..." beytiyle başlayan natını okuyorlar. Nabî ve paşa hayret ettiler. Mescide girdiler, namazı kıldıktan sonra, hemen müezzinin yanına koştular. Nabî, heyacanla:
    - ALLAH adına, peygamber aşkına söyle, sen ezandan önce okuduğun o beyitleri kimden, nereden ve nasıl öğrendin? diye sordu. Müezzin önce cevap vermek istemedi, Nabî ısrar ve rica etti. Bunun üzerine müezzin:
    - Resul-i Kibriya (s.a.v.) Efendimiz, bu gece bütün müezzinlerin rüyasını şereflendirerek: "Ümmetimden Nabî isimli birisi beni ziyarete geliyor. Bana olan aşkı her şeyin üzerindedir. Kalkın, ezandan önce, onun benim için yazdığı beyitleri okuyarak kendisini karşılayın, mescidime girişini kutlayın"! buyurdu. Biz de Efendimizin emirlerini yerine getirdik, dedi. Nabi, hepten şaşırdı ve heyecanlandı, dayanamayıp ağladı. Göz yaşları içinde müezzine tekrar:
    - O iki cihanın Efendisi, gerçekten Nâbî mi dedi, o benim ümmetimdendir mi buyurdu? diye sordu. Müezzin:
    - Evet, Nabi dedi, o benim ümmetimdendir buyurdu, deyince, Nabi bu iltifata daha fazla dayanamadı, sevincinden düşüp bayıldı. Bir zaman sonra ayıldığında paşayı ve müezzini yanında ağlarken buldu.


  2. #2
    bekir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    bekir isimli Üye şuanda  online konumundadır sadece bir kul
    Üyelik tarihi
    10.09.2007
    Bulunduğu yer
    Dağlardan, yaylalardan
    Mesajlar
    7.792
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    Ah edeb, edeb, edeb...





    Ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila


    Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol.
    Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye,
    Bir sebep, bir yol, bir nefes ol.

    Bütün Tağutları Red...


  3. #3
    sıyah_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    sıyah_ isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    13.08.2010
    Yaş
    39
    Mesajlar
    385
    Tecrübe Puanı
    6

    Standart

    divan edebiyatı derslerini hatırladım lise yıllarındaki.
    Pirimiz Seyyid Ahmet Er Rıfai ve Abdülkadir Geylani Hazretleridir.

+ Konu Cevaplama Paneli

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: Dün, 00:53
  2. Vazgeçmediklerimiz ilahlaştırdıklarımız dır?
    By sumisali in forum Genel Islam Konular
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 05.08.2010, 13:03
  3. O ZAT (Sallallahü Aleyhi Vesellem)
    By sinang in forum Genel Islam Konular
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 08.06.2009, 00:35
  4. Muhammed Sallallâh-u aleyhi ve Sellem
    By EHLİ-SUNNET in forum Genel Islam Konular
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 17.12.2006, 20:47

Paylaş

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

Content Relevant URLs by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.