Neden soruyorsanız sorun önemli değil dürüstlük bu dünyada kazanılmış bir erdem değildir. İnsanın içinde varsa kendi ruhunda vardır yoksa verilmediğinden değil kullanmadığındandır. Benim günahlarımda var ALLAH kabul ederse sevaplarımda var. Gençliğim geçti gitti geride bıraktım 38 yılı. Bir kibrit şulesi kadar da olsa artık buldum aydınlığın yolunu. İnşallah bu yoldan çıkmam bir daha. Dünyalık işlerdende hırslarımdanda kopamıyorum tamamen. Hep şeytan tarafından kırbaçlanan bir nefsim var. Kırbacı yiyince şaha kalkıyorum. Sonra geriye bakıyorum geçtiğim yollarda gittiğim yollarda hiç hayırlı şeyler yok. Her zamanda en sevdiğim insanlarla beraberim. Demekki günah işlerkende zaman içinde insan acı bir tat alıyor, hissediyor. Eğer şu an yapmamış olsaydım günahlarımı yine denerdim şu anda meraktan vazgeçmezdim hırslarımdan. Fakat benim doğruyu anlamamda beni kibrit şulesi kadar aklımı aydınlatan gerçek şudur: Nerde ve ne zaman ne yaptıysam neyin tadını tuzuna baktıysam kaydettim unutmadım. En tatlı en güzel şeyler Evlenip aile kurup çoluk çocuğa karışmak, ALLAH'a kulluk edip ALLAH'ın sizi sevdiğini hissetmek bunu ruhundan anlamak bunun tadı hiç bir şeye denk değil. ALLAH tarafından sevmediğini hissedip acı tadı almak bunu da ruhundan hissetmek. Umut etmek bağışlanırım diye umutsuzca yaşamamak.
Pirimiz Seyyid Ahmet Er Rıfai ve Abdülkadir Geylani Hazretleridir.
Paylaş