+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 8 ve 8

Konu: Evlilik sofrasında mutluluk yemeği

  1. #1
    abdirabbih Misafir

    Standart Evlilik sofrasında mutluluk yemeği


    GÜLAY ATASOY


    Evlendiniz…
    Evlilik sofrasında mutluluk yemeğini yemek istiyorsunuz. Çünkü her evlenen genç bunu ister. Peki bunun için ne yapıyorsunuz? Parmağınızı bile oynatmadan eşinizin sizi mutlu etmesini mi bekliyorsunuz?

    Öyleyse boşuna beklersiniz. Siz beklerken mutluluk yanınıza uğramadan çekip, gider. Çünkü yemeği yemek için ocağa koymak gerek. Sofraya oturmak için sofrayı hazırlamak…

    Şayet yemeği ocağa koymak ve sofrayı hazırlamak zorunuza gider de masada beklerseniz yemekler kendiliğinden gelip önünüze dizilmez.

    Peki ne yapmanız gerek?
    Önce evlilik sofrasını açın. Mutluluk yemeğini itinayla pişirin. Pişen yemeği huzur tabaklarına koyun. Tabakların üzerine biraz tebessüm tozu dökün. Bardaklarınıza neşe meşrubatı doldurun. Vazonuzda birkaç tane saadet gülü bulundurmayı da ihmal etmeyin.

    Oda sıcaklığına gelince: Ne negatif enerjinizle donsun. Ne de sinir katsayınızla sıcaklığı otuzlara vursun.
    Lisan-ı haliniz bahar meltemi estirsin. Dudaklarınızdan dökülen kelimeler, temmuzda toprağı ferahlatan yağmur damlasına dönsün.

    Belki de söylenenler sanıldığı kadar kolay değil. Belki de “Söz uçup” gidiyor.Yazılanları uygulamaksa hayli zor oluyor.

    Çünkü kimi sofralar zor kuruluyor. Kimi mutluluk aşları zor pişiyor. Ocağı yakmak için bir hayli uğraşmanız, bayağı bir nefes tüketmeniz gerekebiliyor. Kimileri yemeklerinin üzerine dökülen tebessüm tozundan hoşlanmaz. Yemeğinin huzur tabağına konmasını istemez. Neşe meşrubatından nefret edenler bile var.

    Ya eşleriyle birlikte yemek yemeyenler, yemekten zevk almayanlar?
    Hangi tür mutluluk yemeği yaparsanız yapın sizinkini beğenmeyip, başkalarıyla aynı yemeği yemeğe bayılanlara ne denemeli? Bu durum karşısında nasıl davranılmalı? “Haydi bana eyvallah, ben de kendime başka bir sofra arkadaşı bulurum” mu demeli? Böyle demek çözüm mü? Bir celsede bu kelimeyi söyleyenler, aradıkları arkadaşı bulabiliyorlar mı?

    Birazcık durun ve düşünün!..
    Yeni arkadaşınızın eski arkadaşınızla aynı karakterde olmadığını nereden bilebilirsiniz? “Ben onu tanıyamamışım. Bunu tanırım” derseniz yine yanılabilirsiniz. İsterseniz evlilik sofrasındaki mutluluk yemeğinin tarifini değiştirelim ve bir deneyelim. Yine evlilik sofrasını açın. Mutluluk aşının yanına biraz da sabır çorbası yapın. Zor da olsa üç beş tane kabuklu imtihan cevizi ekleyin. Çorbanızın üzerine siz sevmeseniz de eşinizin sevdiği acı baharatlardan oluşan bir karışımı kızgın yağda kavurarak dökmeyi unutmayın. Belki biraz ağzınız yanabilir. Mideniz kavrulabilir.
    Fakat sabır çorbasının bütün hastalıklara iyi geldiğini unutmayın.

    Karanlık gecelerin gündüze hamile oluğunu biliyorsunuz. Ben sabahı bekleyemem derseniz. Hiç bir sabahı göremezsiniz. Hiçbir güneşin muhteşem doğuşuna teşne olamazsınız.

    Sabaha kadar goncanın başında açılışını beklediği halde, sabrını tüketip sabaha yakın uykuya dalarak tomurcuğun açılışını göremeyen bülbül gibi olmayın. Her şeyin sancılı bir dönemi vardır. Anne o sancıları çekmese yavrusunu bu denli bağrına basamaz. İnsan dünyada sıkıntılara sabretmezse cennet de ona zevk vermez. Bir kalemde her şeyi silmek kolay. Deli bir adam bir kibritle bir evi yakıp kül edebilir.

    Unutmayın: “Bu dünya hizmet yeridir. Ücret ve mükafat yeri değildir.”

    İmtihan sıkıntısını çekmeyen öğrenci başarı belgesini eline alamaz.

  2. #2
    zeynep_hearty Misafir

    Standart

    zahmetsiz rahmeti(huzuru) ümid etmek pirincin pilava dönüşmesini beklemek kadar gariptir...sabır sebat ve tahammül..rabbim razı olsun..selam ve dua ile...

  3. #3
    beyaz_ışık Misafir

    Standart

    Allah c.c. razı olsun cok değerli bir paylaşım

  4. #4
    seyfullah putkıran - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    seyfullah putkıran isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    30.09.2005
    Bulunduğu yer
    Ruhlar Aleminden
    Yaş
    28
    Mesajlar
    5.956
    Tecrübe Puanı
    65

    Standart Evlİlİk Sofrasinda Mutluluk YemeĞİ




    Evlendiniz...
    Evlilik sofrasında mutluluk yemeğini yemek istiyorsunuz. Çünkü her evlenen genç bunu ister. Peki bunun için ne yapıyorsunuz? Parmağınızı bile oynatmadan eşinizin sizi mutlu etmesini mi bekliyorsunuz?

    Öyleyse boşuna beklersiniz. Siz beklerken mutluluk yanınıza uğramadan çekip, gider. Çünkü yemeği yemek için ocağa koymak gerek. Sofraya oturmak için sofrayı hazırlamak...

    Şayet yemeği ocağa koymak ve sofrayı hazırlamak zorunuza gider de masada beklerseniz yemekler kendiliğinden gelip önünüze dizilmez.

    Peki ne yapmanız gerek?
    Önce evlilik sofrasını açın. Mutluluk yemeğini itinayla pişirin. Pişen yemeği huzur tabaklarına koyun. Tabakların üzerine biraz tebessüm tozu dökün. Bardaklarınıza neşe meşrubatı doldurun. Vazonuzda birkaç tane saadet gülü bulundurmayı da ihmal etmeyin.

    Oda sıcaklığına gelince: Ne negatif enerjinizle donsun. Ne de sinir katsayınızla sıcaklığı otuzlara vursun.
    Lisan-ı haliniz bahar meltemi estirsin. Dudaklarınızdan dökülen kelimeler, temmuzda toprağı ferahlatan yağmur damlasına dönsün.

    Belki de söylenenler sanıldığı kadar kolay değil. Belki de "Söz uçup" gidiyor.Yazılanları uygulamaksa hayli zor oluyor.

    Çünkü kimi sofralar zor kuruluyor. Kimi mutluluk aşları zor pişiyor. Ocağı yakmak için bir hayli uğraşmanız, bayağı bir nefes tüketmeniz gerekebiliyor. Kimileri yemeklerinin üzerine dökülen tebessüm tozundan hoşlanmaz. Yemeğinin huzur tabağına konmasını istemez. Neşe meşrubatından nefret edenler bile var.






    Ya eşleriyle birlikte yemek yemeyenler, yemekten zevk almayanlar?
    Hangi tür mutluluk yemeği yaparsanız yapın sizinkini beğenmeyip, başkalarıyla aynı yemeği yemeğe bayılanlara ne demeli? Bu durum karşısında nasıl davranılmalı? "Haydi bana eyvallah, ben de kendime başka bir sofra arkadaşı bulurum" mu demeli? Böyle demek çözüm mü? Bir celsede bu kelimeyi söyleyenler, aradıkları arkadaşı bulabiliyorlar mı?

    Birazcık durun ve düşünün!..
    Yeni arkadaşınızın eski arkadaşınızla aynı karakterde olmadığını nereden bilebilirsiniz? "Ben onu tanıyamamışım. Bunu tanırım" derseniz yine yanılabilirsiniz. İsterseniz evlilik sofrasındaki mutluluk yemeğinin tarifini değiştirelim ve bir deneyelim. Yine evlilik sofrasını açın. Mutluluk aşının yanına biraz da sabır çorbası yapın. Zor da olsa üç beş tane kabuklu imtihan cevizi ekleyin. Çorbanızın üzerine siz sevmeseniz de eşinizin sevdiği acı baharatlardan oluşan bir karışımı kızgın yağda kavurarak dökmeyi unutmayın. Belki biraz ağzınız yanabilir. Mideniz kavrulabilir.
    Fakat sabır çorbasının bütün hastalıklara iyi geldiğini unutmayın.

    Karanlık gecelerin gündüze hamile oluğunu biliyorsunuz. Ben sabahı bekleyemem derseniz. Hiç bir sabahı göremezsiniz. Hiçbir güneşin muhteşem doğuşuna teşne olamazsınız.

    Sabaha kadar goncanın başında açılışını beklediği halde, sabrını tüketip sabaha yakın uykuya dalarak tomurcuğun açılışını göremeyen bülbül gibi olmayın. Her şeyin sancılı bir dönemi vardır. Anne o sancıları çekmese yavrusunu bu denli bağrına basamaz. İnsan dünyada sıkıntılara sabretmezse cennet de ona zevk vermez. Bir kalemde her şeyi silmek kolay. Deli bir adam bir kibritle bir evi yakıp kül edebilir.

    Unutmayın: "Bu dünya hizmet yeridir. Ücret ve mükafat yeri değildir."

    İmtihan sıkıntısını çekmeyen öğrenci başarı belgesini eline alamaz
    Bin sene de okusam ne biliyorsun diye sorsalar bana ?
    HADDİMİ BİLİRİM derim....

    Rahmân'ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler...Kendini bilmez kimseler onlara laf attığında (incitmeksizin) “Selam!” derler (geçerler)” (Furkan 25/63)

  5. #5
    Mücahid - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Mücahid isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    17.03.2007
    Bulunduğu yer
    Tr
    Yaş
    44
    Mesajlar
    2.573
    Tecrübe Puanı
    139

    Standart

    Üstadım hayrolsun inşaallah çok alakalı gördük sizi konu ile alakalı .Maşaallah Dua ile
    [SIGPIC][/SIGPIC]

    Suskunluğum aseletimdendir...
    Her lafa vercek bi cevabım var elbet...
    Lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...
    Birde söyleyene bakarım adammı diye...

  6. #6
    seyfullah putkıran - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    seyfullah putkıran isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    30.09.2005
    Bulunduğu yer
    Ruhlar Aleminden
    Yaş
    28
    Mesajlar
    5.956
    Tecrübe Puanı
    65

    Standart

    Alıntı Mücahid Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Üstadım hayrolsun inşaallah çok alakalı gördük sizi konu ile alakalı .Maşaallah Dua ile
    üstad büyük dedem derdiki herşeyi bil yapmasanda olur.. bileim bizde evlenmek şart değil
    Bin sene de okusam ne biliyorsun diye sorsalar bana ?
    HADDİMİ BİLİRİM derim....

    Rahmân'ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler...Kendini bilmez kimseler onlara laf attığında (incitmeksizin) “Selam!” derler (geçerler)” (Furkan 25/63)

  7. #7
    lotus isimli Üye şimdilik offline konumundadır Üyeliği durduruldu
    Üyelik tarihi
    30.03.2007
    Yaş
    34
    Mesajlar
    533
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart


    Emeğinize sağlık kardeşim

  8. #8
    lotus isimli Üye şimdilik offline konumundadır Üyeliği durduruldu
    Üyelik tarihi
    30.03.2007
    Yaş
    34
    Mesajlar
    533
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    İsterseniz evlilik sofrasındaki mutluluk yemeğinin tarifini değiştirelim ve bir deneyelim. Yine evlilik sofrasını açın. Mutluluk aşının yanına biraz da sabır çorbası yapın. Zor da olsa üç beş tane kabuklu imtihan cevizi ekleyin. Çorbanızın üzerine siz sevmeseniz de eşinizin sevdiği acı baharatlardan oluşan bir karışımı kızgın yağda kavurarak dökmeyi unutmayın. Belki biraz ağzınız yanabilir. Mideniz kavrulabilir.
    Fakat sabır çorbasının bütün hastalıklara iyi geldiğini unutmayın.



    Çok güzel bir tarif becerebilene ne mutlu

    Acıyı göğüslenemiyorsan hafifletici yolları bulup çıkararak ,dayanılır hale getireceksin....

+ Konu Cevaplama Paneli

Benzer Konular

  1. Sahur Yemeği
    By bekir in forum Resul-i Ekrem (S.a.v) Efendimiz
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 21.06.2008, 15:31
  2. Mutluluk
    By beyaz_ışık in forum Oku, Düşün, Anla
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 05.06.2007, 10:42
  3. Mutluluk...
    By fetih in forum Şiirler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07.11.2006, 12:32

Paylaş

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

Content Relevant URLs by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.