+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 7 ve 7

Konu: Dayak

  1. #1
    Peris Misafir

    Standart Dayak


    Dayak...Acımasızca birbiri ardına indirilen darbeler...Her bir vuruşta kadına ezilmişliğini yeniden hatırlatan, saygınlığını ayaklar altına alan, kadın olduğuna bin kere pişman ettiren darbeler...Her dayak olayında; kadının gözyaşları ezilmiş etlerine, kanamış dudaklarına, morarmış kollarına düşerken yüreğini her defasında bin bir parçaya böler. Çıkmayan sesiyle haykırır sessizce, yataklarında uyuyan çocuklarını uyandırmamak, eşine saygısızlık yapmamak adınadır tüm haykırışları...Ne saygıda kusur etmiştir eşine yıllarca, ne de onu utandıracak bir hareketi olmuştur. Peki ama bu dayaklar niye? Haftada bir, bazen gün aşırı, bazen de her gün her gece tekrarlanan bu kahredici eziyetler ne içindir? Sorular hep kendi içinde, kendi dünyasında kalmıştır bunca yıl; aynen sessiz haykırışları gibi. Ama öyle anları olur ki, tek başına dayak yediği zamanları ister yürekten. Çünkü kendini ancak attığı dayaklarla, ezdiği yüreklerle, akıttığı gözyaşları ile büyük ve güçlü hisseden eşi hırsını alamayıp çocuklarını da dövmektedir kendisiyle birlikte. İşte o zaman, tüm dayakları, tüm eziyet ve hakaretleri kendisi duysun, görsün ister çocuklarını korumak adına. Yeter ki canından çok sevdiği masum yavruları üzülmesin, minicik yürekleri acılarla tanışmasın diye.

    Ayaklarının altına cennet serilesi kadınlarımız, analarımız, kardeşlerimiz, yakınlarımız, tanıdıklarımız, tanımadıklarımız...Ne yazık ki büyük bir çoğunluğu bu eziyetle ve dayak şiddeti ile karşı karşıyadır. Aralarında yüksek öğrenim görmüş, okumuş yazmış insanların da olduğu, hatta sayılarının azımsanmayacak kadar fazla olduğunu düşünecek olursak; vay bizim halimize!

    Bu nasıl bir duygu, nasıl bir düşünce tarzıdır ki, bir insan bir başka insana hem de kendinden daha güçsüz, savunmasız bir varlığa el kaldırabiliyor, etlerini çürütene kadar dövüp ertesi gün de hiçbir şey olmamış gibi yüzüne bakabiliyor. Bu nasıl bir ruh halidir ki, güçsüzlere uyguladığı şiddetle güç kazandığını, büyük daha büyük olduğunu hissedebiliyor.

    Nedeni ne olursa olsun, dayak asla savunulamaz, şiddete arka çıkılamaz. Dayak ve şiddet uygulayanlar insan olamaz. Gün geçmiyor ki, haberlerde bir aile bunalımından, bir dayak olayından bahsedilmesin. Nedir bu? Biz toplum olarak neden bu kadar önyargısız, bu kadar acımasız, bu kadar güç sergiler bir kimliğe büründük? Nerede hata yaptık? Çocuklarımıza ilk yaşlarından itibaren verdiğimiz eğitimlerde önce insan olmayı, önce insan ve tüm canlıları sevmeyi, sevgimizi cesaretle gösterip sergilemeyi, paylaşmayı, kısacası “adam gibi adam” olmayı gösterebilseydik tüm bunlar olur muydu dersiniz? Bence hayır.

    Dayağın, ezilmişliğin, savunmasızlığın, çaresizliğin olmadığı bir dünyaya merhaba demek üzere...

    Alıntı


  2. #2
    sumisali isimli Üye şimdilik offline konumundadır Üyeliği durduruldu
    Üyelik tarihi
    03.04.2009
    Mesajlar
    1.938
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Peygamberimiz birçok hadiste kadının dövülmesini yasaklamıştır. İşte onlardan ikisinde şöyle der:
    "Kadınlarınıza yediğinizden yedirin, giydiklerinizden de giydirin. Kusurlarını yüzlerine vurarak, ayıplamayın. Onları dövmeyin, cezalandırmak düşüncesiyle evde tek başına bırakıp terk etmeyin."
    "Sizden biri hangi düşünceyle hanımını köle dövercesine dövmeye kalkışır? Akşam olunca aynı yatakta beraber yatmayacaklar mı?"

  3. #3
    sumisali isimli Üye şimdilik offline konumundadır Üyeliği durduruldu
    Üyelik tarihi
    03.04.2009
    Mesajlar
    1.938
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Nisa Suresinin 34. ayetinde mealen şöyle denir: "Erkekler kadınlar üzerinde idareci ve gözeticidirler. Çünkü Allah insanların bir kısmını diğerlerinden üstün kılmıştır ve erkekler mallarından kadınları ve çocukları için harcarlar. Salih kadınlara gelince, onlar Allah'ın emirlerine itaat edip kocalarının hakkına riayet ederler ve Allah onların hukukunu nasıl koruduysa, onlar da kocalarının malını, namusunu ve sırlarını kocalarının gıyabında korurlar. İsyankârlıklarından korktuğunuz kadınlara ise güzelce öğüt verin. Eğer bu fayda vermezse onları yataklarında yalnız bırakın. Bu da fayda vermezse onları hafifçe dövün. Eğer itaat edecek olurlarsa, siz de artık onları incitmek için bahane aramayın."

    neden bu ayette dövün denilmekte?

  4. #4
    Peris Misafir

    Standart

    Ayeti dikkatlice incelersek "neden" dövün anlaşılır. Hem "hafifce dövün" en son yol olarak gösterilir. Yani ayetde söz konusu şiddet değil .
    "İsyankârlıklarından korktuğunuz kadınlara ise güzelce öğüt verin. Eğer bu fayda vermezse onları yataklarında yalnız bırakın. Bu da fayda vermezse onları hafifçe dövün. Eğer itaat edecek olurlarsa, siz de artık onları incitmek için bahane aramayın

  5. #5
    bekir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    bekir isimli Üye şuanda  online konumundadır sadece bir kul
    Üyelik tarihi
    10.09.2007
    Bulunduğu yer
    Dağlardan, yaylalardan
    Mesajlar
    7.792
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    Alıntı Peris Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ayeti dikkatlice incelersek "neden" dövün anlaşılır. Hem "hafifce dövün" en son yol olarak gösterilir. Yani ayetde söz konusu şiddet değil .


    "İsyankârlıklarından korktuğunuz kadınlara ise güzelce öğüt verin. Eğer bu fayda vermezse onları yataklarında yalnız bırakın. Bu da fayda vermezse onları hafifçe dövün. Eğer itaat edecek olurlarsa, siz de artık onları incitmek için bahane aramayın
    Mesele aynen budur...





    Ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila


    Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol.
    Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye,
    Bir sebep, bir yol, bir nefes ol.

    Bütün Tağutları Red...


  6. #6
    tahsin33 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    tahsin33 isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    31.12.2008
    Mesajlar
    1.373
    Tecrübe Puanı
    19

    Standart

    Nisa suresi ayet 34
    Allah bir kısmınızı diğerlerinize üstün kılması, erkeklerin mallarından infak etmeleri sebebiyle erkekler kadınlar üzerinde ka­imdirler. Saliha kadınlar, itaat eden, Allanın koruduğu gibi (kocası­nın malını ve namusunu) yokluğunda koruyan kadınlardır. Geçim­sizliklerinden korktuğunuzda onlara nasihat edin, yatakda yalnız bı­rakın, onları döğün. Eğer size itaat ederlerse aleyhlerinde başka yol aramayın. Muhakkak O çok yüce, çok büyüktür.

    Yazıları ve davranışlarıyla farkına varmadan dinime savaş açanlardan biri bana Kur'anda" erkekler kadınlar üzerinde hakimdir" diye bir ayet var mı?" dediğinde hayır böyle bir ayet yok. Ayette "erkekler kadınlar üze­rinde kaimdirler" diye geçer. Kaim, Kayyum, kayyim, Kavvam kelimele­ri aynı kökden türemiştir. Ayakta tutan, kıvamına getirip onu koruyan, yöneten manalarına gelir. Vakfın mütevellisine "Kayyım" denir. Bu kayyim vakfı kendi istediği gibi yönetmez. Vakıfın şartlarına uygun hareket eder. Aile ocağının kıva­mında devam etmesi için Allah (c.c.) kadının ve erkeğin hak ve görevle­rini belirlemiş. Kimse diğerine gayri meşru bir emir verme veya yasak koyma hakkına sahip değildir. Bu ailede erkeğin görevi, Allah'ın belirle­diği hak ve sorumlulukları yürürlükte kılma sorumluluğunu ergenlik ça­ğına gelmiş aklı başındaki erkeğe vermiştir. Peygamber Efendimiz, "Allah'a isyan olan işlerde kadın kocasına ita­at etmez" buyurmuş. Allah'ın emir ve yasaklarına ters düşen isteklerde bulunamaz. İstekde bulunursa kadın itaat etmez. Evin içinde erkeğin sözü veya kadının sözü olmaz. "Allah'ın dediği olur. Allah'ın emir ve yasaklarının olmadığı günlük işleri aralarında danı­şarak, konuşarak hallederler. Bu yönetme hakkının doğuş sebebi olarak, çoğunlukla erkeklerin ka­dınlara oranla daha güçlü ve dayanıklı olmalarından ve evin geçiminin kocaya ait olmasından kaynaklandığını haber verir. Saliha kadınlar, Allah'a gönülden itaat eden, kocasının yokluğunda malını ve namusunu koruyan kadınlardır. "Ben saliha olmak istemiyorum" deyip geçimsizlik başlatan kadınlara gül gibi yüz, bal gibi sözlerle nasihat etmeli. Nasihat fayda vermediği zaman da yatakda üç günü geçmemek kaydı ile ayrı durmalı. O da fayda vermiyorsa yüzüne vurmadan, kemiğini kır­madan, vücudunda iz yaptırmadan, doktorun cinnet halindeki hastasını kendine getirmek için vurduğu gibi dövülür. Ayette dövmeyi üçüncü sırada zikretmiş. İyi bir insan bu üçüncüye fırsat vermemelidir. Peygamber Efendimiz aynı anda dokuz hanımla ya­şadı, ama hiçbirine tokak vurduğu rivayet edilmemiştir. Tokat kişinin çarelerinin bittiğini, güçsüzlüğünü gösterir. Sekiz yaşındaki kızım Şifa'ya fena halde kızıp ilk defa tokat vurmaya karar verdi­ğimde bu ayet beni engellemiştir. Kabahat çocukda değil bende. Çare tükenmemeli, nasihatin bin şekli varsa kullanılmalı dedim ve ondan sonrada hiç vurmadım. Ayette kadın geçimsizlik yaparsa diyor. Ya erkek geçimsizlik yapar­sa ne olacak? bu konuda ayet var mı?

    Mahmut Toptaş
    Şifa tefsiri

  7. #7
    abdurrauf isimli Üye şimdilik offline konumundadır Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    21.10.2010
    Yaş
    21
    Mesajlar
    53
    Tecrübe Puanı
    2

    Standart

    valla bir insanın karısını cocuklarını durduk yere dövmesi cok gunah

+ Konu Cevaplama Paneli

Benzer Konular

  1. Çocuk eğitimiminde dayak varmıdır.
    By mecelle_25 in forum Hadis-i Şerifler / Sünnetler
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 17.11.2011, 16:39
  2. Dayak..
    By feraknaz in forum Konu Dışı
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 29.04.2007, 23:02

Paylaş

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

Content Relevant URLs by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.