-
Takvim Yapraklari
Diyanet Takvimi
26 Ocak 2009 Pazartesi
ISTISARE
Herhangi bir konuda dogruya ulasmak icin bir baskasinin görüsüne basvurmaya istisare, toplanip istisare eden cemaate de sura denmektedir. Ku`ran-i Kerim Hz. Peygambere is hususunda sahabeyle istisare etmesini emretmekte " O vakit Allah'tan bir rahmet ile onlara yumuşak davrandın! Şayet sen kaba, katı yürekli olsaydın, hiç şüphesiz, etrafından dağılıp giderlerdi. Şu halde onları affet; bağışlanmaları için dua et; iş hakkında onlara danış. Kararını verdiğin zaman da artık Allah'a dayanıp güven. Çünkü Allah, kendisine dayanıp güvenenleri sever." (Al-i Imran, 3/159) ve istisarenin müminlerin de bir niteligi olduguna dikkat cekmektedir. "Yine onlar, Rablerinin davetine icabet ederler ve namazı kılarlar. Onların işleri, aralarında danışma iledir. Kendilerine verdiğimiz rızıktan da harcarlar." (Sura, 42/38).
Hz. Peygmber (s.a.v) vahyin indirilmedigi durumlarda daima arkadaslari ile istisare yoluna gitmistir. Ebu Hureyre; "Ben , Resulullah`tan daha fazla arkadaslariyla mesveret eden birini görmedim." (Tirmizi, Cihad. 35) derken onun istisareye verdigi öneme dikkat cekmektedir. Bedir ve Uhud Gazvelerinde, Hudeybiye`de, Taif Seferinde, ezan konusunda yaptigi istisareler sadece birkac örnektir.
Istisare, yapilacak isin hayirla neticelenmesine etki edeceginden danisilacak kisinin, akil ve tecrübe sahibi , dindar ve faziletli, samimi, saglam fikirli, keskin görüslü, insan pskolojisini iyi tahlil edebilme, dogruluk ve güvenilirlik gibi degerlere sahip olmasina, kisaca ehil olmasina dikkat edilmelidir.
Istisare tek kisinin baskisini yok ederken, toplumsal uzlasmayi, ortak hareket etmeyi saglar. Böylece birlik ve dirlik hakim olur.
-
Diyanet Takvimi
27 Ocak 2009 Sali
YALAN VE HILE
Yalan, bir kimsenin gercege aykiri oldugunu bile bile söyledigi söz, kandirmak icin kullanilan asilsiz söz anlaminda kullanilan ahlakla ilgili bir terimdir. Hile ise bir kimseyi istenen yönde irade beyaninda bulundurmak icin yanlis bir kanaat uyandirarak veya mevcut bulunan hatali fikrin devamini saglayarak yaniltmayi ifade eder.
Islam dininin en cok önem verdigi ve temel ilke olarak benimsedigi ahlaki erdemlerin basinda, dogruluk ve dürüstlük gelir. Müslümanin özüne ve sözüne güvenilir dosdogru olmasi, elinden ve dilinden herkesin emin olmasi istenmistir. Hz. Peygamber (s.a.v.), sattigi bugdayin islagini yiginin altinda gizleyen bir sahabeyi "Bizi aldatan bizden degildir" diyerek uyarmistir. (Buhari, Iman, 164)
Yalan ve hile insanlari birbirine düsürür, güven duygusunu yok eder, dostluklari yikar. Ylanci ve hilekarlar, kendilerine güvenilmeyen, saygi duyulmayan ve sevilmeyen insanlar durumuna düserler. Bir baska hadiste de "Yalan kötülüge, kötülük cehenneme götürür. Insan yalancilik yapa yapa, nihayet Allah katinda yalancilardan yazilir." buyurulur. (Buhari, Edep,69) Yalan ve hilekarlik kötülük ve haksizliklari, cirkinlik ve edepsizlikleri örtbas etmek icin basvurulan bir yoldur. Her ikisi de dinimizin siddetle yasak ettigi fenaliklardandir.
-
Diyanet Takvimi
28 Ocak 2009 CARSAMBA
RIZIK
"Yenilen, icilen ve faydalanilan sey" anlamina gelen rizik, terim olarak Allah Teala`nin canlilara yiyip, icerek yasamasi icin lütfettigi nimetlerdir. Kisinin kimseye muhtac olmadan hayatini sürdürmesi, ailesinin nafakasini temin etmesi maksadiyla mesru yoldan calisip kazanmasi ve emek harcamasi rizik olarak nitelendirilmistir. Dinimiz rizki mesru yoldan kazanmayi ibadet ve degerli bir davranis saymistir. Rizki veren ancak Allah`tir. Allah Tela Kur`an-i Kerim`de "Yeryüzünde yürüyen her canlinin rizki, yalnizca Allah`in üzerinedir..." (Hud, 6) buyurarak, tüm canlilarin rizkini kendisinin verdigini bildirmistir.
Mümin mesru yoldan riziklanirken calistigi ortama, cevresine sikinti verecek, rencide edecek davranislardan kacinmali; ayni zamanda kazandiklarindan ihtiyac fazlasini muhtac kimselere vererek manevi rizik (ahirete azik) hazirlamaya calismalidir.
Saglikli fertlerden olusan saglikli bir toplum olusturmak isteyen Islam, helal kazanca büyük önem vermis ve her türlü haram rizik yolunu yasaklamistir. Mümin hayatin her asamasinda Allah`in rizasini gözeterek dinin mesru kabul ettigi bir hayati yasamalidir.
-
Diyanet Takvimi
29 Ocak 2009 PERSEMBE
INSANIN YARADILIS GAYESI
Allahu Teala, kainattaki her seyi ilahi bir gaye ve belli bir ölcüye göre yaratmistir. Bütün varliklar bize Rabbimizi tanitmakta ve yaratilan hersey O`nu anarak tespih etmektedir. Kur`an-i Kerim`de: "Yedi gök, yer ve bunlarda bulunan herkes O`nu tespih eder. O`nu övgü ile tespih etmeyen hicbirsey yoktur. Ne var ki siz, onlarin tespihini anlamazsiniz..." (Isra, 44) buyrulmaktadir.
Kur`an-i Kerim`in ifadesiyle en güzel surette yaratilan ve bütün yaratilmislarin kendisine hizmet etmek icin yaristigi insan da, bu kadar nimeti veren Yüce Yaraticiyi cokca anmali ve sorumluluklarini yerine getirmelidir. Allahu Teala, "Ben insanlari ve cinleri bana ibadet etsinler diye yarattim." (Zariyat,56 ) buyurarak, insanin basiboy davranamayacagini haber vermektedir.
Yüce Rabbimiz; "Hanginizin daha güzel is ortaya koyacagini denemek icin, ölümü ve hayati yaratan O`dur. O azizdir, gafurdur" (Mülk, 2) buyurarak bütün insanligin hayat boyuncabir imtihandan gectigini haber vermektedir.
O halde bizler de ömrümüzü, hesabini verebilecegimiz davranislarla tüketmeye, hayatimizi Allah`in rizasina uygun sekilde sürdürmeye gayret gösterelim.
-
Diyanet Takvimi
30 Ocak 2009 CUMA
SIR SAKLAMAK
Sir; "aciga vurulmak istenmeyen, gizli kalan, gizli tutulan, baskalarina aciklanmamasi gereken sey demektir." Duyulan güvene istinaden kendisine bir sir emanet edilen kimse, bu sirri saklayacagina dair söz vermis demektir. Emanete riayet etmeyip onu acikladigi takdirde, Allah huzurunda bunun hesabini vermek zorunda kalacaktir. Hele de bu sir aileyle ilgili ise onu ifsa etmek agir bir suctur. Peygamberimiz (s.a.v.) böyleleri icin: "Kiyamet gününde Allah Teala`ya göre en fena insan, karisiyla mahremiyetini paylastiktan sonra onun sirrini ifsa eden kimsedir." uyarisinda bulunmustur. (Müslim "Nikah", 123; Ebu Davut, "Edep", 32). Demek ki ilahi kaderin birbirlerine bagladigi kimselerin bu yakinliga her zaman saygi gösterip gizli hallerini korumalari gerekir. Reslulü Ekrem efendimiz, uzun yillar yakininda bulunan Enes b. Malik`e bir sir söylemis ve onu kimseye aciklamamasini tembih etmisti. Enes (r.a.) da, hayati boyunca bu sirri hic kimseye aciklamamasitir (Müslim, "Fezailü`s-Sahabe", 145-146) .
Netice olarak Müslüman kendisine güven duyulan kimsedir. Bu güven ve itimada dayanilarak kendisine verilen sirlari korumakla yükümlüdür.
-
Diyanet Takvimi
31 Ocak 2009 CUMARTESI
(Bir Hadis Bir Yorum)
MERHAMET
"Merhamet etmeyene, merhamet olunmaz." (Buhari, "Edep",18)
Acimak, merhametli olmak dinimizin üzerinde önemle durdugu prensiplerden biridir. Allah Teala`nin isimlerinden bir tanesi de aciyan, bagislayan, merhamet eden ve merhametli olan anlamlarina gelen Rahim`dir. Kur`an-i Kerim`de konuyla ilgili pek cok ayeti kerime vardir.
Sevgili Peygamberimiz merhametli bir kisilige sahipti. O baskalarinin hiddetle yaklastigi pek cok olaya merhametle yaklasmis, insanlarin kalbini daha kolay bir sekilde kazanmisti.
Sevgili Peygamberimiz aile halkina, Müslümanlara ve özellikle cocuklara karsi sefkat ve merhametli idi. Sokakta cocuklarla oynar, sakalasir, bir yetim görse onunla ilgilenir, basini oksardi. Bir gün Peygamberimiz torunlari Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin ile oynuyor ve onlari öpüyordu. Sahabeden Akra b. Habis onun bu halini görmüs ve yadirgayarak "Ey Allah`in Rasulü! Benim on cocugum var, daha onlardan hic birini kucagima alip öpmedim" deyince ona cevaben "merhamet etmeyene merhamet olunmaz" (Buhari, "Edep", 18) buyurarak bu halinin sevginin, merhametin bir nisanesi oldugunu beyan etmislerdir.
-
Diyanet Takvimi
1 Subat 2009 PAZAR
Kumardan Sakinmak
Yüce Allah Kur`an-i Kerim`de; "Ey iman edenler! Sarap, kumar, dikili taslar (putlar) ve sans oklari birer seytan isi pisliktir. Onlardan uzak durun ki kurtulusa eresiniz. Seytan sarap ve kumar yolu ile araniza düsmanlik ve kin sokmak ve sizi Allah`i anmaktan ve namazdan alikoymak istiyor. Artik (bunlardan) vazgectiniz degil mi?" (Maide, 90-91) buyurarak kumardan sakinmamizi bildirmektedir.
Ayette kumarin kisi ve toplumun dünya ve ahiret hayatina zarar verdigine vurgu yapilmaktadir. Kumar, baskalarinin mallarini mesru olmayan sekilde almak oldugundan haramdir. Müslüman sansa ve tesadüfe baglamayip kendi alin teri ve cabasiyla elde etmelidir. Taraflarin görünen rizalari kumarla elde edilen mali helal hale getirmez. Aslinda kaybeden taraf verdigine razi da degildir.
Kumar, toplumalrda kolay para kazanmanin bir yolu gibi görünüp insani calismaktan alikoyarak tembellige ve hicbir sey üretmemeye sevk etmektedir. Ayrica toplumun temel tasi olan aileyi yikarak, oynayan kisiyi birtakim psikolojik sikintilara sokmaktadir. Öyleyse, kisileri ve toplumu Allah`i anmaktan ve ibadet etmekten uzaklastiran kumardan sakinalim.
-
Diyanet Takvimi
2 Subat 2009 PAZARTESI
SABIR VE IMTIHAN
Sabir, basa gelen musibetlerden dolayi sikayetci olmamak, nefse agir gelen seyler karsisinda dünya ve ahiret yararini düsünerek, sizlanmadan sukunet icerisinde olmaktir.
Allah, kulunun imanini ve sabrini ölcmek icin hayir ve ser, iyilik ve kötülük, nimetler, musibetler ve benzeri bircok seyle imtihan edebilir. Cünkü hayat bir imtihan sürecidir. Farkinda olsak da olmasak da bircok imtihandan geciriliyoruz.
"Andolsun ki sizi biraz korku ve aclikla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele." Bakara, 155)
Insanin gücünü asan felaketler karsisinda Allah`in takdirine razi olmasi sabrin en güzelidir. "Süphe yok ki Allah sabredenlerle beraberdir." (Bakara,153)
Sabir, bu cetin imtihanlardan basariyla cikmayi saglayacak bir anahtardir. O halde Müslüman gecici sikintilari kalici güzelliklerin takip edeceginin bilincinde olmali ve buna göre hareket etmelidir.
-
Diyanet Takvimi
3 Subat 2009 SALI
IMAN,BILGI,AMEL
Iman; Hz. Peygamber (s.a.s) `iAllah Teala`dan getirdigi kesin olarak bilinen hükümlerde tadik etmek, onun haber verdigi seyleri tereddütsüz kabul edip dogruluklarina gönülden inanmaktir. Her inanan kisi neye inandigini bilir. Bu imani besleyen ve diri tutan sey ise iradeye dayali davranis anlamina gelen ibadetler ve Allah`in razi olacagi amellerdir. Kur`an-i Kerim`de iman ile salih amelin hep birlikte zikredildigini görmekteyiz. "Iman edenler ve salih amel isleyenler..." seklinde pek cok ayete rastlanabilir.
Iman olmadan amellerin bir kiymeti olmadigi gibi amel olmadan da imanin diri kalmasi mümkün degildir. Kalpte bir tasdik olarak bulunan imanin yine kendi mahiyeti geregi hayata akseden bir yönü olmalidir. Kisinin maddi ve manevi anlamda iyi seyler üretmesini temin etmelidir.
Iman ve amelin sahih bilgiye dayanmasi esastir. "Kullari icinden ancak alimler, Allah`tan (geregince) korkar" (Fatir, 28) ayeti de hakiki iman ve amelin bilgiyle gerceklesecegine isaret etmektedir.
-
Diyanet Takvimi
4 Subat 2009 CARSAMBA
BIZI ALDATAN,
BIZDEN DEGILDIR
Islam, ticaretten ev hayatina kadar toplumun tüm kesimlerinde yalan ve hileden uzak durulmasini öngörür. Kur`an-i Kerim`de ki Muttaffifin suresinde, ölcü ve tartida hile yapan kimselerin hesaba cekilecegi bildirilir ve insanlar sorumluluklarinin bilincinde olmaya davet edilir.
Resul-i Ekrem (s.a.s) de bu konuda cok titiz davranmistir. Bir gün Medine pazarinda dolasirken hububat satan birinin yanina ugramisti. Bugday yiginina elini daldirinca parmaklari islandi. Saticiya islakligin sebebini sordu. Satici yagmurdan kaynaklandigini söyleyince, "Öyleyse insanlarin görmeleri icin islak olan kismi üste koyman gerekmez miydi?" diye cikisarak söyle buyurdu: "Bizi aldatan, bizden degildir." (Müslim `Iman` 164 ). O ayrica hayvanlarini satmak istediklerinde bol sütlü görünmeleri icin bir kac gün sagmayan insanlari da ikaz etmis (Ibn Mace, `Ticaret` 42) , hile ve aldatmanin hicbir sekilde mü`mine yarasmayacagini ifade etmistir.
Yetkileriniz
- Konu Acma Yetkiniz Yok
- Cevap Yazma Yetkiniz Yok
- Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
- Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Forum Kuralları
Content Relevant URLs by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.
Paylaş