Duha Nickli Üyeden Alıntı
İşte Metin Mete Abi, senin sorunun burda. Bizi Üstadımız Peygamber gibi görmekle itham ediyorsun, sen herkezi peygamber gibi hatasız görüyor ve sözlerini araştırmadan kabul ediyorsun.
Oysa bir fasık bir haber getirdiğinde araştırmak lazım
İşte bahsi geçen yazı. Buyur iman etmemiş ehl-i kitabın cennete gittiğini nerde yazmış göster.
Diyor ki "bilmeyen, duymayan ehl-i necat olabilir. Necat olur, demek başka necat olabilir demek başka.
Kur'an ayetlerinde görüyoruz ki, Allah bir kavme peygamber göndermedikçe azab etmez.
Bu hükmün tevilini yapıyor.
Nasıl Hz. İsa'dan Peygamberimize kadar geçen süreye fetret denir. O devirde yaşayan zalim olmadıkça ehl-i necat olduğu söylenmiş ve ümit edilmiş.
Üstad'da diyor, bu asırda yarı fetretttir. İyi ve kötü birbirine karışmış Ehl-i Kitab olan biri eğer Kur'an ve Peygamberimiz hakkında malumatı yoksa ehl-i necat olacağı ümit ediliyor ve isteniyor. Müslümanlar herkezi cehenneme değil cennete gitmesini arzu eder. Bu arzu ile yazılmış söz neden sapıklık olsun.
Hem Yahudi ve Hristiyanlar sadece kendi dinlerine tabi olanların cennete gitmesini istiyor. Biz de yahudi ve hristiyan gibi mi olalım?
Hem biri Kur'an ve Peygamberimizi duyduğu vakit araştırma niyet etse, lakin bir fasık dese (haşa) O yalancıdır, inanma. O kişi araştırmayı bıraksa fetrete düştüğü için o meyli rahmet neticesinde necatına vesile olur ümit edilmiştir.
Meseleleri çarpıtmakta üstünüze yok.
Paylaş