4. “Kendi dilini kullanmak, geliştirmeyi istemek Şövenlik; İngilizceyle eğitimi insancıllık ilericilik sayma” yanılgısı.
Bugün özellikle dış ülkelerde bir çevre sorunu dikkatleri çekmektedir. Teknik tek yönlü gelişirse doğanın zarar gördüğü, çevre kirlenmesiyle hem insanın hem öbür canlı türlerinin zarara uğradığı anlaşılmıştır. Bu arada kimi canlı türler soylarının tükenmeye başladığı görülmüş, bu türleri korumak, doğaya yitirtmemek için önlemler alınır olmuştur. Doğadaki her canlı türün, doğaya ve dolayısıyla da insana bir varsıllık (zenginlik) kattığı bilinci uyanmıştır.
İnsanlığın, insanlık kültürünün varsıllığı da onun içindeki çeşitli toplumların, ulusların değişik kültürleriyle oluşur. Her dil, her değişik kültür ve düşünce biçimi, insanlığa ayrı bir katkıda bulunur. Batı kültüründe bir teknik dal gelişmiş olabilir, Doğu’da insancıllık üstün çıkabilir. Gerçek insancıllık, insan kültürlerinin her birine yer vermek, her birini korumak, bağımsız gelişmesini, serpilmesini sağlamaktır. Gerçek insancıllık, bir kültürün öbürünü ezmesi, onu boğup yok etmeye çalışması ve bunu ilerleme, kalkındırma maskesi altında yapması değildir. Kişinin, öbür kültürlerin iyi yanlarını takdir ettiği gibi kendi kültürüyle de ilgilenmesi en temel hakkıdır.
Şövenlik; kişisel, toplumsal ve ulusal bağımsızlık ve onuru korumak değil şövenlik başka bir kültür ezip yok etmeye çalışmak, üstelik anlamadığı bir kültürü küçük görmektir. Anglo-Sakson dünyası bu anlamda şövendir. Asya’da, iki Amerika kıtasında birçok kültürü yok etmeye, ezmeye çalışmıştır. Türk Dili’ni yok etmeye çalışanlar yaban şövenleridir. Dünya kültürleri arasında Türk kültürünün de kendine yaraşır biçimde yaşamasını istemek, gerçek insancıllıktır.
Biz Türk aydınları, Türk bilimcileri, insanlığa eşit haklarla, eş onurla katılacağız. Eğitimimiz yabancı kültür ve amaçlara hizmet eden, yalnız taklitçiliğe ve uydurukçuluğa yol açan bir eğitim düzeni olmayacaktır. Türk aydını kendi eğitimine, kendi dil, kültür ve onuruna, kendi bağımsızlığına sahip çıkmasını bilecektir.
Prof. Dr. Oktay SİNANOĞLU
Paylaş