Sizce bayanlar çalışmalı mı? neden niçin?
Evet
Hayir
Sizce bayanlar çalışmalı mı? neden niçin?
dini sorumluluklarını, ibadetlerini aksatmayacak, Allah'ın (c.c.) emirlerini yerine getirme konusunda hiç bir şekilde taviz vermeyecek biçimde çalışacak bir iş bulabilirse (ki çok zor) çalışabilir. hz. hatice annemiz o dönemin iş kadınıydı mesela. kazandığı malı da en hayırlı işlerde kullanmıştır Allah ondan razı olsun. ama şu dönemde kendimi katarak da söylüyorum bir bayanın böyle uygun bir iş bulabilmesi hele türkiye şartlarında çok ama çok zor. kadın erkek arasındaki mahremiyeti koruyarak, toplumadaki fitne fesata karışmadan, namazını rahatça kılabileceğin, tesettürü sağlayabileceğin ve helal kazanabileceğin bir iş varsa olabilir ama çok zor malesef. ya kendi işini kuracaksın ya da aile işinde çalışabilirsin en uygunu bunlar gibi görünüyor (tabi çalışmak zorunda ise). çalışmaya ihtiyacı yoksa topluma karışmaması en iyisi diye düşünüyorum. bi kaç ahir zaman hadisleri paylaşmak istiyorum.
“Yakında büyük fitneler olacak, o fitnelerde (yerinde) oturanlar ayaktakilerden, ayaktakiler yürüyenlerden, yürüyenler koşanlardan, daha hayırlı olacaklar. Kim o fitne içinde bulunmuş olursa, ondan uzak dursun. O zaman bir iltica yeri, sığınacak mekan bulursa ona sığınsın.” (Sahihu’l-Buhari VIII, 92; Tefriru’l-Kurani’l-Azim II, 43; Sunenu İbn-i Mace, II, 3961.)
"Ma'rufa sarılın, münkerden de kaçının! Ne zaman uyulan bir cimrilik, takip edilen bir heva, (dine, ahirete) tercih edilen dünyalık görür, rey sahiplerinin (selefi dinlemeden) kendi reylerini beğendiklerini müşahede edersen, o zaman kendine bak. İnsanlarla uğraşmayı bırak. Zîra (bu safhaya gelince) arkanızda sabır günleri var demektir. O günler avuçta ateş tutmak gibi (sıkıntılı)dır. O günlerde, sizin kadar amel yapabilen bir kimseye elli kişinin ecri verilecektir." [Ebu Davud, Melahim 17, (4341); Tirmizî, Tefsir, Mâide, (3060); İbnu Mace, Fiten 21, (4014).]
"Haberiniz olsun (benden sonra) fitne çıkacak. O fitne sırasında uyuyan uyanıktan [yatan oturandan]; oturan ayakta olandan; ayakta olan yürüyenden, yürüyen koşandan daha hayırlıdır. Kim böyle bir fitneye rastlarsa hemen geri dönsün. Kim de fitne anında sığınacak bir kuytu bulursa oraya girsin."
Ebu Musa'dan gelen bir rivayet aynen şöyle: "Önümüzde karanlık gece parçaları gibi fitneler var. O fitneler geldiği zaman kişi, mü'min olarak sabaha erer de akşam oluncaya kadar kafir olur. Orada oturan ayakta durandan; ayakta duran yürüyenden; yürüyen de koşandan hayırlıdır..." Dinleyenler:"Bize ne emredersiniz?" dediler. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm): "Evinizin demirbaşları olun" cevabını verdi."
düşünebiliyormusunuz bu hadisler herkes için.... hepimiz için... yani şu andaki erkekler için de kadınlar içinde geçerli...
kendi adıma konuşmam gerekirse özellikle mezun olduktan sonra arkadaşlarımın çoğu işe girdiler, ailemin "kpss ye gir sen de çalış böyle hayat geçmez" baskısı baya üzüyodu beni ama ne zaman bu hadisleri okusam daha iyi hissediyorum kendimi. şundan eminim ki benimle aynı şeyleri yaşayan, belki üzülen çok kardeşim var. Allah bize bu dünyaya geliş amacımızı unutturmasın inşaallah. en hayırlı yoluna iletsin ve o yoldan ayırmasın inşaallah. Amin.
Ali imran suresi 8. ayet : “Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi saptırma. Bize katından bir rahmet bahşet. Şüphesiz sen çok bahşedensin.”
Bayanlar da muhakkak çalışmalıdır, ama evinde![]()
Ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila
Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol.
Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye,
Bir sebep, bir yol, bir nefes ol.
Bütün Tağutları Red...
EV HANIMLIĞI MÜBAREK MESLEKDİR.
Zamanımızda öyle kadınlar var ki, kendilerine; Ev hanımı denilmesinden
dolayı ciddi rahatsızlık duyarlar.Oysa;ev hanımlığı gerçek analıktır.Kadın ne ile meşgul olursa olsun o, evinin hanımefendisi olmak
durumundadır. Bu, bir asalettir.
Anne olmak.
Evinin hanımefendisi olmak.
Erkeğinin sır arkadaşı olmak.
Erkeğinin can yoldaşı olmak.Onun yarısı olmanın şuurunu taşımak, kadın
için kutsal mevkilerdir.Mutlulukları bunlarladır.
Mutluluğu evi yerine sokakta, mutfağı yerine büroda, annelik yerine
sekreterlikte, mahremlik yerine kendisini teşhirde arama bahtsızlığını
yaşıyorsa, böyle bir kadın normal bir hatun olma özelliğinden uzaktır.
Ev hanımı deyince; hiçbir yapacak iş bulamamış; kocasına hanımlık, çocuğuna
analık, Yaratanına kulluk ile evine ve ailesine hizmet eden hanımefendiler
anlaşılıyorsa, böyleleri kadınlığa ihanet ediyorlar demektir.
Ev kadını olmamak;ev dışı kadını olmak mânâsına gelir. Bir kadın
gazetecilik, tezgahtarlık, doktorluk, öğretmenlik. vesaire yapıyor
olabilir. Böyle de olsa, onun asıl işi, ev hanımlığıdır. Çocuğunu emzirir,
yemeğini yapar, evinin ihtiyaçlarını üzerine düşen görev doğrultusunda
giderir. Evinin hanımefendisi olmaktan utanmaz. Utanılması gerekenin evin
ihmali olduğu hakikatını gözardı edemez.
Ev hanımlığı/kadınlığı; zor bir iştir. Yorucudur. Kadın için zevk ve
heyecandır. Yaşamasını bilenler için mutluluk kaynağıdır. Pişirdiği yemeğin
aile efradıyla beraber akşam aynı sofrada, aynı anda, şen şakrak yenilmesi
ev hanımı için tarif edilemeyecek bir hazdır. Çocuğunun annem diye boynuna
sarılması, ev kadını için, doyumunun tarifi yapılabilir mi?
Öyle ise soralım:
Ev hanımı ne iş yapar?
Ev hanımı konumu itibariyle en zor işi yapar. Ev hanımı bir iş
yapamayanların uğraşı alanıdır diye düşünenler kendi beceriksizliklerini
tarif etmiş olurlar.
Ev hanımı:
İyi yemek pişirir; güzel aşçıdır. Hele pişirdiğini yiyen aile efradı eline
sağlık dedilerse dokunmayın keyfine. Bu haz hiçbir uğraşı ile değişilmez.Ev
hanımı bulaşıklarını + (artı) enerji üreterek yıkar. Tekrar yiyeceklere bu
enerji mutluluk aşısı olur.
Çamaşırlar yıkanır, ütülenir; ev hanımının becerisi onlara siner, giyenler
için rahatlama vesilesi olur.Banyo ve tuvalet temizlikleri sağlık, sıhhat ve
afiyeti yaşatır. Bunu sağlayan ev hanımının becerisi, işini muntazam yapma
heyecanıdır.Ev temizliği,ev hanımının başarı aynasıdır. Bundan dolayı
kadınlık arzularıyla yapılan ev temizlik ve tefrişi, orada barınanların ruh
dünyalarını da aydınlatıp rahatlık verir.
Akıllı ev hanımı, ev ve hane halkının ihtiyaçlarını evin reisi ile birlikte
yapar. Bunu yaparken maymun iştahlılık yapmaz. Yaşam şartlarını gözönünde
bulundurur. Aldıklarıyla kimsenin kin ve nefretini üzerine çekmez.
Gönlü ayağının altında kibir ve gururdan uzak, mütevazı bir hayatı tercih
eder.
Ev hanımı, çocuk bakımını da başarıyla yürütür. Bu işi yaparken onu görenler
psikoloji uzmanı zannederler.Bu derece beceriklidir.Ev hanımı kocasını ve
çocuklarını kelimenin tam anlamıyla iyi, hoş ve kıvrak zekâsını kullanarak
sevk ve idare eder. Sosyal bilimciler gibi davranır. Becerikli ev
hanımlarının yuvalarında gürültü-patırtı olmaz.Olması muhtemel olumsuzluklar
tatlı dil, güler yüzle halledilir.
Bunun için şöyle bir tesbit yapılmıştır. Erkekler dünyayı idare ederler;
dünyayı idare eden erkekleri de hanımları idare ederler. Bu söz becerisi
olan ev hanımları için söylenmiş yerinde bir sözdür.
Gece dahil 24 saat hizmetini aksatmayan ev hanımlarına verebileceğimiz en
büyük ödül, Rabbimizden böyle hanımları Cennetiyle mükafaatlandırmasını
dilemektir. ALLAH (CC)'tan bütün ev hanımlarına bunu diliyoruz.
böyle ev hanımlarının alnından öpmek isterim... şu zamanda var mı acaba böyle ev hanımları? vardır mutlaka da.... ben etrafımdaki genel gözlemimi söylüyorum, eski zamanda teknoloji malum, ev işleri daha ağır, bir yanda taş değirmende bir avuç un için çalışan elleri nasırlı, hergün ekmek yoğurup yapan, gündüz gece tarlada bahçede, hayvanlarla uğraşan kadınlar var, bir yanda da elektrik süpürgesi, pratik ev aletleri sayesinde ev işini çabuk bitirip, günlerde türlü çeşit kıyafetleriyle birbirine caka satan, dünyalık sohbetlere dalıp bazen gıybet yapan ev hanımları var... şimdi durum böyleyken helal uygun bir işte (islami sorumluluklarını yerine getirecek şekilde) çalışıp kazancını da hayırlı işlere harcamak daha uygun olmaz mı diye düşünüyorum bazen... kimin cennete daha çok layık olduğunu Allah c.c. bilir... ameller niyetlere göre tabi... Allah herkesin niyetine göre versin inşaallah... mesela benim bir arkadaşım var ilahiyat okudu (çok özenirim ona) şu anda kuran kursunda hocalık yapıyor... çalışmadan önce komşu bayanların ev sohbetlerinde konuşurdu, konulara ilgisiz, sabahtan akşama kadar gezmeyi düşünen bayanlardan dert yanardı, hatta o konuşurken uyuyanlar bile olurmuş... çalışmaya başlamasaydı büyük bir ihtimalle o da böyle ortamlarda bulunacaktı ama şimdi en hayırlı işi yapıyor... kuran öğretiyor... ev hanımlığı elbetteki bir bayan için en güzel meslek fakat cennet ucuz değil ve insan fare deliğine bile girse şeytan mutlaka onu saptıracak bi şeyler bulur... yanlış anlamayın bende sizle benzer görüşteyim ama bu dünyaya geliş amacı kadın için de erkek için de aynı... ameller niyetlere göre Allah hepimizin niyetini kabul etsin...
Ali imran suresi 8. ayet : “Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi saptırma. Bize katından bir rahmet bahşet. Şüphesiz sen çok bahşedensin.”
günümüz de halen böyle olan insanlar var ve en güzel örnek annelerimiz.
Bayanların en güzel en temiz çalısan grubu ev hanımlıgıdır.Annelık kadar kutsal bir meslek varmıdır acaba? Evinin Hanımı Yavrusunun Annesi olmak bunu hakkıyla vermek en güzel işdir.
Özü Doğru Olanın Sözü de Doğru Olur
(İmam Ali )
Bir insan yetiştirmek; acaba daha kutsal bir görev varmıdır ? Anne olsun veya baba olsun bundan daha kutsal bir görev olduğunu sanmıyorum.
Baba evin geçimin sağlamak için dışarıda vaktini geçiriyor. Anne ise, sabah yatağından kalkıp da gece tekrar yatağına dönünceye kadar o kutsal görevi an be an yaşayarak yerine getiriyor. Allah'ın (Celle celaluhu) kendisine canlı olarak "emanet" ettiği bir canlıya hizmet ederek ömrünü geçiriyor. Yani, bir nevi her an'ı Allah'a (Celle celauhu) hizmet ile geçiyor. Çünkü çocuklar anne babaya Allah'ın (Celle celalauhu) bir emanetidir. Her an'ı Allah'a (Celle celaluhu) hizmet içinde geçen insanlar bu hizmeti yerine getirirken bir de namaz ve orucuna dikkat ediyorsa; böylelerine evliyalık gibi bir makamı verenin kriterleri mi önemli, kariyer uğruna işverenlerin gözünde yükselirken, çocuğunu ihmal eden insanların kariyer öykülerini değerlendiren insan kaynakları müdürlerinin bakışı mı önemli ?
Çalışan kadınlar önce şu konuyu değerlendirmelidir: Çocuğuna bakıcılık mı yapmak ister, annelik mi ? Birincisi çalışması gerektiğini düşünen insanların bakış açısını oluşturur. İkincisi; ulvi göreve talip olanların bakış açısını oluşturur. Unutmayalım ki; Adem (a.s.) hariç bütün peygamberleri (a.s.ecmain) bir "anne" yetiştirmiştir.
Derdi; Allah'ın (cc) rızası olanlara selam olsun!
Rabbimiz
bizi şöyle ikaz ediyor: “Rabb’in şöyle buyurdu: Allah’tan başkasına
ibadet etmeyin. Anneye ve babaya güzel muamele edin. Şayet onlardan her
ikisi veya birisi yaşlanmış olarak senin yanında bulunursa sakın onlara
hizmetten yüksünme, “öff!” bile deme, onları azarlama, onlara tatlı ve
gönül alıcı sözler söyle. Şefkatle, tevazu ile onlara kol kanat ger ve
şöyle dua et: “Yâ Rabbi, onlar küçüklüğümde nasıl beni ihtimamla
yetiştirdilerse, ona mükâfat olarak Sen de onlara merhamet buyur!”
(İsrâ Sûresi, 17/23-24
"Cennet annelerin ayağı altındadır. " diyen dinimiz kadına hak etmiş olduğu değeri vermiştir. İslamiyet’in ilk şehidi bir kadındır. İlk Müslüman bir kadındır. Peygambe-rimizin soyu kızından devam eder. Hz. Ebubekir’in kitap haline getirdiği dünyadaki tek Kur’an-ı Kerim Hz.Ebubekir, Ömer, Osman dönemlerinde onlarca yıl bir kadının yanında kalmıştır. O dönemde ise Hıristiyanlar şunu tartışıyordu bir kadın İncil’e dokunabilir mi dokunamaz mı. Kur’an-ı Kerim’de Nisa (Kadınlar), Müntehine (imtihan edilen kadın), mücadele (mücadele eden kadın), Meryem (Hz. İsa’nın annesi )... gibi sure isimleri vardır. Fakat mesela, rical (erkekler) süresi yoktur.
Sizin hayırlınız, eşine hayırlı olandır.
Tesettürlü bayanlar kesinlikle çalışmalı.
Toplumuzda tesettürü kabul etmeme, yok etmeye çalışma tarzında eylemler malesefki var.Onlara kendimizi kabul ettirmek,bizde varız diye bilmek adına hanımlar ibadetlerini aksatmamak ve dini ölçülerden çıkmamak koşuluyla çalışmalıdırlar.
Eskiden yeterdim kendime
Artardım bile
Şimdi ne yapsam nafile! ...
Ve
...Kim demiş 'can eskimez' diye
Bu can tedirgin tende
Can da eskimiş
Ben de...
Paylaş