Sonuçlar: müslümanlarmi yoksa kafirlermi......

Katılımcı sayısı
19. Sizin bu Ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor
  • müslümanlar

    13 68.42%
  • kafirler

    6 31.58%
+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 12 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 12

Konu: Müslümanlarmi yoksa kafirlermi.......

  1. #1
    Rahmet4 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Rahmet4 isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    28.10.2006
    Yaş
    41
    Mesajlar
    545
    Tecrübe Puanı
    35

    Standart Müslümanlarmi yoksa kafirlermi.......

    bugün pc haberlerinde ab askerleri el-kaida yi yok etmek icin siilere silah yardiminda bulunacakmis....bu haberi okurken bi soru geldi aklima müslümanlari kafirlermi yoksa müslümanlarmi daha cok eziyor??? sizce hangisi???!!!

  2. #2
    Mücahid - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Mücahid isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    17.03.2007
    Bulunduğu yer
    Tr
    Yaş
    44
    Mesajlar
    2.573
    Tecrübe Puanı
    139

    Standart

    Alıntı Rahmet4 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    bugün pc haberlerinde ab askerleri el-kaida yi yok etmek icin siilere silah yardiminda bulunacakmis....bu haberi okurken bi soru geldi aklima müslümanlari kafirlermi yoksa müslümanlarmi daha cok eziyor??? sizce hangisi???!!!
    Küfre karşı tek yumruk olmayı,zihinlerindeki asabiyet zincirini kırmayı beceremediği için,başaramayan müslümanlar,müslümanların ezilmesine sebep oluyor kardeşim.Daha kısacası müslüman müslümanı eziyor.Maalesef.Vesselam..
    [SIGPIC][/SIGPIC]

    Suskunluğum aseletimdendir...
    Her lafa vercek bi cevabım var elbet...
    Lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...
    Birde söyleyene bakarım adammı diye...

  3. #3
    Rahmet4 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Rahmet4 isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    28.10.2006
    Yaş
    41
    Mesajlar
    545
    Tecrübe Puanı
    35

    Standart

    Anketiniz biraz hatalı olmuş. Müslüman zulm etmez.
    Müslüman cahil olmaz. Müslüman taasub olmaz. Müslüman hain olmaz.

    duha kardesim bu yazdiklarinizin maalesef hepside mevcut müslümanlarda ...mezhep ugruna nice müslümanlar öldürülüyor... zulmun en hafifi ailede basliyor eger hafif denirse

  4. #4
    berfut isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    23.11.2007
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Yaş
    32
    Mesajlar
    2.175
    Tecrübe Puanı
    17

    Standart

    Alıntı Duha Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Anketiniz biraz hatalı olmuş. Müslüman zulm etmez.
    Müslüman cahil olmaz. Müslüman taasub olmaz. Müslüman hain olmaz.

    Bir insan cahil, taasub ve hainse ona insan denmez.
    Bir zalim cahil , taasub, hain iki cemaati ele geçirse birbiri ile savaştırsa, müslümanlar birine taraf olsa "Zülme meyletmeyin o ateş sizide yakar" ayetine muhalefettir.
    kesinlikle sana katılıyorum hocam bu konuda....
    zaif-i mutlak.:...ölüm Allah'ın emri ayrılık olmasaydı...
    Yoklukları var eden Rab; dikenleri gülün merhametinde misafir eyleyen Rab; bulutları mavi göğüme sırdaş eyleyen, yağmuru toprağıma yâri eyleyen; bebekleri annesinde, kuşları yuvasında; baharı kışın ardında, ömrü güneşin doğuşunda; saklayan gösteren Rabbim; kilitlerimi çöz, firkatlerimi muhabbetinin peşine koy, rüzgara tutunan dualarım arılara, papatyalara, nergislere ve gelinciğime dokunmuşsa, ruhumu kainatın ahengine kat. Ya Rab. Ya Hakk...

  5. #5
    mavikaplan36 isimli Üye şimdilik offline konumundadır Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    27.05.2007
    Yaş
    14
    Mesajlar
    42
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    arkadaşlar kimi istiyorsanız seçin fakat bana sorarsanız MÜSLÜMANLIK DİYORUM

  6. #6
    seyfullah putkıran - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    seyfullah putkıran isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    30.09.2005
    Bulunduğu yer
    Ruhlar Aleminden
    Yaş
    28
    Mesajlar
    5.956
    Tecrübe Puanı
    65

    Standart


              Ortalanmis Mesaj         



    Hadis-i Şerif

    “Dünya müslümanın zindanı, kafirin cennetidir.” (Tirmizi, Zühd: 16).



    Bin sene de okusam ne biliyorsun diye sorsalar bana ?
    HADDİMİ BİLİRİM derim....

    Rahmân'ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler...Kendini bilmez kimseler onlara laf attığında (incitmeksizin) “Selam!” derler (geçerler)” (Furkan 25/63)

  7. #7
    zeynep_hearty Misafir

    Standart

    cevaplamaktan çekindiğim bir soru...selam ve dua ile..

  8. #8
    cesmeli isimli Üye şimdilik offline konumundadır Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    21.06.2007
    Yaş
    24
    Mesajlar
    9
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Aslında çok basit bir soru bu, ki herkesin kafirleri işaretlemesi gerekecek kadar net bir soru çünkü. Kafirler ezdiriyor Müslümanları Müslümanlara, ama o Müslümanların ne kadar Müslüman oldukları da bilinemez, içten vuruyorlar yani. Ezene Müslüman dersek. Teröristler de Müslüman ülkelrden ama Ne kadar Müslüman oldukları belli. Biz de Müslüman ülke sayılırız, bizim de ne kadar olduğumuz aşikar... AeO

  9. #9
    barbie isimli Üye şimdilik offline konumundadır Üye
    Üyelik tarihi
    11.04.2008
    Yaş
    28
    Mesajlar
    167
    Tecrübe Puanı
    5

    Standart

    ya el kaide felan bunlar terör örgütü intihar saldırıları yapıyolar masum insanları öldürüyorlar nasıll siz bunlara müslüman dersiniz

    Savaş, Kuran'a göre sadece zorunlu olduğunda başvurulacak ve mutlaka belirli insani ve ahlaki sınırlar içinde yürütülecek bir "istenmeyen zorunluluk"tur.

    Bir ayette, yeryüzünde savaşları çıkaranların inkarcılar olduğu, Allah'ın ise savaşa rıza göstermediği şöyle açıklanır:

    ... Onlar ne zaman savaş amacıyla bir ateş alevlendirdilerse Allah onu söndürmüştür. Yeryüzünde bozgunculuğa çalışırlar. Allah ise bozguncuları sevmez. (Maide Suresi, 64)

    İman edenler herhangi bir anlaşmazlık halinde savaşın zorunlu olduğu duruma kadar beklemeli, ancak karşı taraftan bir saldırı geldiğinde ve savaştan başka bir alternatif kalmadığında savaşa girmelidirler. Bakara Suresi'nde bu durum "Onlar, (savaşa) son verirlerse (siz de son verin); şüphesiz Allah, bağışlayandır esirgeyendir." (Bakara Suresi, 192) şeklinde açıklanır. Yani müminler önce karşı tarafın bir girişimde bulunmasını beklemekle, barışı ve uzlaşmayı tercih etmekle, ancak karşı taraftan bir saldırı geldiği durumda kendilerini savunmak amaçlı savaşmakla yükümlüdürler.

    Peygamberimiz Hz. Muhammed'in hayatına baktığımızda da, savaşın ancak zorunlu hallerde ve savunma amaçlı olarak başvurulan bir yöntem olduğunu görebiliriz.

    Kuran'ın Peygamberimize vahyi tam 23 yıl sürdü. Bunun ilk 13 yılında Müslümanlar Mekke'deki putperest düzenin içinde azınlık olarak yaşadılar ve çok büyük baskılarla karşılaştılar. Pek çok Müslümana fiziksel işkenceler yapıldı, bazıları öldürüldü, çoğunun evi ve malları yağmalandı, sürekli hakaret ve tehditlerle karşılaştılar. Buna rağmen Müslümanlar şiddete başvurmadan yaşamaya devam ettiler ve putperestleri hep barışa çağırdılar.
    Sonunda putperestlerin baskıları dayanılmaz bir noktaya vardığında, Müslümanlar daha özgür ve dostane bir ortamın bulunduğu Yesrib (sonradan Medine) şehrine hicret ederek burada kendi yönetimlerini kurdular. Kendi siyasi yapılarını bu şekilde oluşturduktan sonra bile, Mekke'nin saldırgan putperestlerine karşı savaşa girişmediler. Ancak aşağıdaki ayetin vahyinden sonra Peygamberimiz ümmetine savaş için hazırlık emri verdi:

    Kendilerine zulmedilmesi dolayısıyla, onlara karşı savaş açılana (mü'minlere, savaşma) izni verildi. Şüphesiz Allah, onlara yardım etmeye güç yetirendir. Onlar, yalnızca; "Rabbimiz Allah'tır" demelerinden dolayı, haksız yere yurtlarından sürgün edilip çıkarıldılar... (Hac Suresi, 39-40)

    Kısacası, Allah Müslümanlara savaş iznini, baskı ve zulüm gördükleri için vermiştir. Bir başka deyişle, izin verilen savaş, sadece savunma amaçlı bir savaştır. Başka ayetlerde ise Müslümanlar gereksiz bir kışkırtmadan veya gereksiz şiddet kullanımından kaçınmaları için uyarılmışlardır:

    Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda savaşın, (ancak) aşırı gitmeyin. Elbette Allah aşırı gidenleri sevmez. (Bakara Suresi, 190)

    Bu ayetlerin vahyinden sonra Müslümanlarla putperest Araplar arasında savaşlar gerçekleşti. Bunların hiçbirinde Müslümanlar savaşı kışkırtan taraf olmadı. Dahası Peygamberimiz, putperestlerin pek çok talebini kabul eden bir barış anlaşmasını (Hudeybiye Barışı) kabul ederek, barış ve güvenlik ortamı sağladı ve putperestlerle barış içinde yaşanacak bir sosyal yapı tesis etti. Anlaşmayı bozan taraf yine putperestler oldu ve bu durumda yeni bir savaş durumu başladı. Ama Müslümanların sayısının hızla artması sonucunda İslam ordusu putperest Arapların karşı koyamayacağı bir güce ulaştı ve Peygamberimiz bu güçlü orduyla Mekke üzerine yürüyüp şehri fethetti. Bu fetihte hiçbir şekilde kan akmadı, tek bir kişinin burnu bile kanamadı. Peygamberimiz eğer isteseydi fethettiği kentteki müşrik liderlerden intikam alabilirdi. Ama hiçbirine dokunmadı ve onları affederek inançları içinde serbest bıraktı. Bu yüksek karaktere hayran olan müşrikler, daha sonra kendi rızalarıyla İslam'ı kabul edeceklerdi.

    Sadece Mekke fethinde değil, Peygamberimiz döneminde yapılan tüm savaş ve fetihlerde masum ve savunmasız insanların hakları titizlikle korunmuştur. Peygamberimiz müminlere bu konuda birçok kez hatırlatmalarda bulunmuş, kendi uygulamalarıyla onlara örnek olmuştur. Nitekim bir hadisinde savaşa çıkan müminlere "Resulallah'ın dini üzerine sefere çıkın. Ancak; ihtiyar, kadın ve çocuklara ilişmeyiniz. Islah ve ihsan elinden olunuz. Allah muhlisleri sever"2 şeklinde seslenmiştir. Peygamber Efendimiz Müslümanların sıcak savaştayken dahi nasıl bir tutum içinde olmaları gerektiğini bir diğer hadisinde şu sözleriyle ifade etmiştir

    Çocukları öldürmeyiniz. Kiliselerinde kendilerini ibadete vermiş kimselere dokunmaktan sakınınız! Kadınları, yaşlanmış pir-i fanileri öldürmeyiniz. Ağaçları yakmayınız ve kesmeyiniz. Evleri de yıkmayınız!"

    Hz. Muhammed'in bu barışçı ve ılımlı politikası, Allah'ın Kuran'da bildirdiği İslami esaslardan kaynaklanmıştır. Allah Kuran'da inananlara, Müslüman olmayan kimselere karşı da iyilikle davranmalarını emreder:

    Allah, sizinle din konusunda savaşmayan, sizi yurtlarınızdan sürüp-çıkarmayanlara iyilik yapmanızdan ve onlara adaletli davranmanızdan sizi sakındırmaz. Çünkü Allah, adalet yapanları sever. Allah, ancak din konusunda sizinle savaşanları, sizi yurtlarınızdan sürüp-çıkaranları ve sürülüp-çıkarılmanız için arka çıkanları dost edinmenizden sakındırır... (Mümtehine Suresi, 8-9)

    Üstteki ayetler, bir Müslümanın Müslüman olmayan insanlara karşı bakış açısını belirlemektedir: Bir Müslüman, Müslüman olmayan insanların hepsine karşı iyilikle davranmalı, sadece, İslam'a düşmanlık gösterenleri dost edinmemelidir. Eğer bu düşmanlık gösterenler Müslümanların varlıklarına yönelik bir saldırıda bulunurlar da bu bir savaş sebebi olursa, Müslümanlar bu savaşı da yine adaletli şekilde ve insani sınırları gözeterek yürütmelidirler. Her türlü barbarlık, gereksiz şiddet eylemi, haksız tecavüz yasaktır. Bir başka Kuran ayetinde Allah Müslümanları bu konuda uyarır ve düşmanlarına karşı duydukları öfkenin onları adaletsizliğe sürüklememesi gerektiğini haber verir:

    Ey iman edenler, adil şahidler olarak, Allah için, hakkı ayakta tutun. Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletten alıkoymasın. Adalet yapın. O, takvaya daha yakındır. Allah'tan korkup-sakının. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızdan haberi olandır. (Maide Suresi, 8)



    ABD'de gerçekleşen son terörist saldırının ardından gündeme gelen bir diğer önemli konu ise intihar saldırıları ile ilgiliydi. İslam hakkında yanlış bilgilere sahip olan bazı kişiler, bu barış dininin intihar saldırılarına izin verdiği yönünde son derece hatalı açıklamalarda bulunmuşlardır. Oysa başka insanları öldürmek gibi insanın kendini öldürmesi de İslam'a aykırıdır. Allah, "Ve kendi nefislerinizi öldürmeyin." (Nisa Suresi, 29) ayetiyle intiharı açıkça haram kılmıştır. Bir insanın, her ne sebepten olursa olsun, kendisini öldürmesi İslam'a göre yasaktır.

    İntihar etmek, dolayısıyla intihar saldırısında bulunmak -ve bu saldırıyla birlikte binlerce masum kişinin hayatına da son vermek- İslam ahlakına uygun değildir. Allah, Kuran'da insanın kendi nefsini öldürmesini haram kılmıştır. Bu nedenle de Allah'a iman ettiğini ve Kuran ayetlerine uyduğunu söyleyen bir kişinin böyle bir girişimde bulunması kesinlikle mümkün değildir. Bu, ancak dini çok yanlış tanıyan, gerçek Kuran ahlakından habersiz, aklını ve vicdanını kullanmayan, dinsiz ideolojilerin etkisinde kalmış, nefret ve intikam duygusuyla beyni yıkanmış kimselerin yapabilecekleri bir girişimdir ve her insan böyle bir eyleme karşı çıkmalıdır.


    ... Ve kendi nefislerinizi öldürmeyin. Şüphesiz, Allah, sizi çok esirgeyendir.
    (Nisa Suresi, 29)

  10. #10
    casus021 isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    30.01.2007
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Yaş
    28
    Mesajlar
    1.488
    Tecrübe Puanı
    21

    Standart

    el kaideyi kuran amerikadır islam ülkelerine saldırmak için bir bahane gerekiyordu oda oldu el kaide diye bir örgüt kurdular ve islam ülkerine saldırdılar
    En iyi nasihat; iyi örnek olmaktır. (Malcolm X)

+ Konu Cevaplama Paneli

Benzer Konular

  1. Kalbin yoksa..
    By berfut in forum Ata Sözleri ve Özlü Sözler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 21.09.2007, 23:29
  2. Sus! Yoksa uçarsin.
    By beyaz_ışık in forum Evliya ve Ulema'nın Hayatları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08.09.2007, 12:37
  3. Yoksa Sen Gelmeyecekmisin
    By beyaz_ışık in forum Şiirler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 07.09.2007, 14:13
  4. Yoksa rüyamı??..
    By bcetin811 in forum Konu Dışı
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 19.04.2007, 00:15
  5. Alistik mi yoksa?
    By hüma-gül in forum Konu Dışı
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 01.04.2007, 15:28

Paylaş

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

Content Relevant URLs by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.