beyza Nickli Üyeden Alıntı
elifnisa kardeşim derim ki okuduğum ve arkadaşlarımın edindiği tecrübeler doğrultusunda bebek her ağladığın kucağınıza almayın ve kendinize bu kadar bağımlı halde büyütmemeye çalışın..eğer ki her ağladığında kucaklayacak olursanınz büyüdükçe istekleri de farklılaşağı için her isteiğini yapmak zorunda kalırsınız..tahminim bi anne için çocuğu ağladığında kucağa almamak çok zor bir durumdur ama biraz sabredin ilerde meyvalarını alacaksınızdır..tabi uygulamak ya da uygulamamak size kalmış..isterseniz bu bilgilerin doğruluğunu bir doktordan da alabilirsiniz.yardımcı olurum size
Rabbim sizi çocuğuna bağışlasın ve hayırlı ömürler verdin inş.
dua ve selametle..
londralı araştırmacı james robert son 6 yıldır ağlayan bebeklerle ilgili bir çalışma yapmış ve elektronik dinleme araçları kullanarak yüzlerce bebeğin günlük bağırışları arasında her birinin ne zaman ve ne kadar ağladığını gözlemledi. elde ettiği bulgular ağlamaların jet noktaya ulaştığı bu dönemin "jet hastalığı" nın bebeklerlerdeki karşılığı olabileceğine inanmasına yol açtı.
onun görüşüne göre bebekler yaklaşık 6 haftalık olduklarında vucutlarında iç karmaşaya yol açabilecek değişiklikler yaşarlar. beyinleri gece ve gündüz ritmine uyum sağlamak için düzenlemeler yapar ve 4 saatlik döngüler içinde uyanıp kalmak yerine gündüz daha uzun uyanık kalmalarını ve gece daha fazla uyumalarını sağlayacak daha ileri bir düzeye geçerler. yani daha açık olmam gerekirse beyza kardeşim nasılki yetişkinler vücutlarında değişikler yaşadığında hırcın ve uykulu bir dönem geçiriyorsa bebeklerde de aynıdır. içlerinde bir çok yeni düzenleme gerçekleşiyorken kendilerini yorgun ve sinirli hissederler.
göründüğü gibi anne ve babaların bu ilk dönemlerdeki ağlamalara yapabilecekleri pek bir şey yoktur ve bununla yaşamayı öğrenmek zorundadırlar.
james robertin söylediği ana babalar ağlamanın bir hastalık yada hastalık belirtisi oldugunu unutuup cogu bebeğin yasadıgı bir durum oldugu gorusune kapılmakta. bebekler rahim ortanından gelmekte ve ilk aylar süresince cok onemli değişiklikler ve duzenlemeler gcirmekte. anne babaların gorevı bunlar olurken onlara yardımcı olmaktır şımarmasın diye aglamaya terk etmesi degil.
bu kişi bu düşünceye bır gecede ulasmamıs dikkatınizi cekerim .
her agladıgında kucaga almak acaba bebeklerı sımartırmı?
bebeklerin sıra sıra karyolalar içinde uzun süreler hemen hemen hiç ilgilenilmeden bırakıldıgı romen yetimhanelerini ziyaret edenlerın verdıgı bılgıler soyle: " aglamalar gercektende sona ermekte fakat bebekler ÇEKİNGEN, İLGİSİZ VE TEPKİSİZ" olmaktadılar.
anne ve babaların aglayan bebeklerıne hızlı ve hassas bir bicimde tepki vermelerinin onların kendilerini iyi hissetmelerini saglamaktadır. bu bebekler anne babalarıyla kendılerını daha guvende ve daha mutlu hissetmekte boylece daha az aglamaktalar (örnek: kızım bebekken surekli koynumda idi. 1500 gr agırlıgında oldugu ıcın 4 ay boyunca her agladıgında koynumuza alır oraya bir maymun gibi sokulur uyurdu... 4 ayı gectikten sonra kendi basına oynamaya baslamıstı ve asla yalnız oynamak ıstemezdi her zaman ayaklarımın dibinde olmalıydı... bu şekilde 1 yasına geldi. doktorlar onun premature iken normal bir bebek gibi buyumesine aşırı ilgimizi ve sevgimizi bağdaştırdılar her zaman. kızım bebekkende suanda da sadece acıktıgında veya canı yandıgında ağlar... o kadar ilgi ve alakaya ragmen onun asla şımarıklık derecesinde agladıgını gormedim... benim korkum genc kızlıga geçisinde bu kadar ilgiyi kullanırmı kullanmazmı idi fakat duha abinin dediği gibi onu Allaha iyi bir kul olarak yetiştirirsek elbetteki bunu kullanmayacaktır"
james roberte geri dönelim
bu kişinin vardığı sonuc sudur; " yüzlerce bebek arasında yaptıgım deneyler sonucunda vardıgım sonuc kesin olarak sudurki; bir bebegin yaklasık 5 dakikadan fazla AĞLAMAYA TERK EDİLMEMESİ GEREKTİĞİ (lutfen arkadaslarınıza bunu soyleyin beyza kardeşim)
her seyden once bebekler isteyerek aglamadıklarını soyleyen james robert şımamadıklarını ve kimseyi etkilemeye çalışmadıkları. hatta ilk donemdeki aglamaları onların kontrolunde bile değil. james robet" bu yuzden benim düşüncem bebeklerin cok uzun sure aglamasına izin verilmemesi gerektiğidir ve zaten annelerin cogunlugu da buna izin vermezler."
not: ders notlarımdan türkçeye çeviri yapmaya çalıstım umarım devrik cumle cok kullanmamısımdır.
sayıgılar.
“Bu din garip başladı, garip devam edecek ve garip bitecektir. Ne mutlu o gariplere.” (Müslim, İbn-i Mace)
Paylaş