+ Konu Cevaplama Paneli
2. Sayfa - Toplam 3 Sayfa var BirinciBirinci 123 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 11 ile 20 ve 24

Konu: Kader Konusunda Tartışmayın

  1. #11
    bcetin811 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    bcetin811 isimli Üye şimdilik offline konumundadır AMEL-İ SALİH
    Üyelik tarihi
    27.09.2006
    Bulunduğu yer
    Hayatın içinden
    Yaş
    30
    Mesajlar
    1.505
    Tecrübe Puanı
    38

    Standart

    Bizim açımızdan cüzz-i irade Kalu Bela'dan sonra verildi.
    Duha abi "bizim açımızdan" ne demek bunu bir türlü anlamıyorum..Bize birşey Kalü Bela'da verildiyse bunu bize veren zaten Allah'tır..Şimdi Allah-kul ilişkisinden Allah-ruh ilişkisine döndük..Pratikte farkeden hiçbir şey yok..Allah ruhun ne yapacağını ezeli ilmi ile bilip o şekilde hür iradeyi verdiyse bu iradenin bizim olduğu konusunu yine açıklığa kavuşturmaz..

    Allah hangi olasılığı seçeceğimi ben daha seçmeden biliyor mu bilmiyor mu?
    Hayır hangi olasılığı seçeceğimi bilmiyor!..Eğer bilirse sınavın ne anlamı kalacak Duha abi?Siz bilmiyor dediğimde O'na eksiklik atfettiğimi düşünüyorsunuz fakat böyle değil..Bizim seçimlerimiz O'nun ilmine fazladan bir ilim eklemiyor ki, ilminde eksiklik meydana gelsin!..Hür irade O'nun zekasının bizlere zuhur etmesinden başka birşey değil..

    Diyorsunuz ki Allah bölünmez, parçalanamaz..Haşa ben böyle birşey demiyorum..Fakat birşeyi biliyorum ki "Herşey Allah'ın nurundandır", " O nur üstüne nurdur"..Özgür irade de O'nun nurundan bir parçadır ve bizlere verilmiştir..

    Aksi takdirde kafir nasıl O'na aykırı davranıp cehennemi hak eder Duha abi??
    "Bilmediklerimi ayağımın altına alsaydım başım göğe ererdi". (İmam-ı Azam)



  2. #12
    bcetin811 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    bcetin811 isimli Üye şimdilik offline konumundadır AMEL-İ SALİH
    Üyelik tarihi
    27.09.2006
    Bulunduğu yer
    Hayatın içinden
    Yaş
    30
    Mesajlar
    1.505
    Tecrübe Puanı
    38

    Standart

    Sümme haşa, öyle şey olur mu? Ezeli bir varlık bir mahluk ile nasıl kayıt altına alınabilir?

    Zaman eşyadır. O zaman mahluktur, yaratılmıştır. Zamanı Allah ile beraber zikretmek zamanı Ezeli yapmaktır ki, Ezel'de Allah'tan başka var olan bir mahlukun da varlığını kabul etmek demektir.

    Eğer, Allah'ı bir zaman ile kayıt altına alsan bu demektir ki, Allah için sonra var ve önce var. O zaman "Allah'tan öncesi de var" olama ihtimali olacaktır. Öncesi olanın sonrası da olur. Allah'ı kayıt altına alan zaman denilen şey de bir ilah olmak lazım gelir. Çünkü, Ezeli olan ancak ilahtır.

    Henüz gelmemiş bir zaman mevhumdur. Eğer Allah zaman ile kayıtlı olsa yarın ona mevhum olacaktı. Hiç bilemeyecekti.

    Allah'ı zamandan münezzeh tutmadığın zaman öyle bir dalalet ve şirk ve küfür yağmuru olur ki şaşar kalırsın.
    Duha abi ifadelerime dikkat ederseniz Allah zamanla kayıtlıdır demedim..Sonsuz zamana sahiptir dedim..Evrenin olmadığı anı düşünün..İşte burası sonsuz zamandır..Mutlaka burada zaman yoktur, zaman tabiki yaratılmıştır fakat ben bu ifaleri nasıl "zamansızlıktan zaman doğar" bunu açıklamak için kullandım..
    "Bilmediklerimi ayağımın altına alsaydım başım göğe ererdi". (İmam-ı Azam)



  3. #13
    bcetin811 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    bcetin811 isimli Üye şimdilik offline konumundadır AMEL-İ SALİH
    Üyelik tarihi
    27.09.2006
    Bulunduğu yer
    Hayatın içinden
    Yaş
    30
    Mesajlar
    1.505
    Tecrübe Puanı
    38

    Standart

    İşte şimdiye kadar ne yazdı ise unutalım burdan başlayalım.

    Bak bu örneği dikkatli oku.

    Ben seni vurdum. Senin artık bir evladın olmayacak.

    Yada

    Ben seni vurmadım bir evladın olacak. Torunun da olacak.

    Allah, ben sana silah doğrulttuğum anda seni vurup vurmayacağımı bilimiyorsa senin ilerde çocuğun olup olmayacağını da bilmiyor demektir. Ecelinide tayin edememiş demektir. Rızkını da tayin edememiştir.


    Senin çocuğun olup olmayacağını bilemeyen , ecelini tayin edemeyen demek takdir fiilinin sahibi değildir, desem hata mı olur?

    Takdir, ölçmek , tayin etmek ve kabul etmek demektir.


    Buna ne diyorsun?
    Duha abi Cenab-ı Allah iki olasılık yarattı;

    1.Duha'nın Barış'ı vurması

    2.Duha'nın Barış'ı vurmaması..

    Birinci olasılık gerçekleşirse Duha sebepsiz cana kıydığı için cehenneme gidecek..İkinci olasılık gerçekleşirse Duha Barış'ı affettiği için Allah'ın takdirini kazanacak..Şimdi siz bu olasılığa başka bir olasılık daha eklediniz.."Çocuğun olup olmaması"..

    Şeytanın Cenab-ı Allah'a secde etmediği anı düşünün;

    Şeytan cinlerdendi ve O'nun emrini yerine getirmeyip isyan edenlerden oldu..Şeytan eğer secde etseydi belki bizler olmayacaktık..Allah şeytanı iki olasılık üzerine yarattı;

    1.Hz.Adem'e secde etmek

    2.Hz.Adem'e secde etmeyip, emir dairesinden çıkmak

    Allah bu iki olasılığı da biliyor fakat şeytanın özgür iradesine müdahale etmiyor..Eğer Cenab-ı Allah bizlerin varolması için şeytanı bilerek secde ettirmiyorsa yani şeytan için bir olasılık varsa bu durumda şeytanın özgür iradesinden söz edilemez..

    Ben herşeyin zaten takdir edildiğini söylüyorum..Levh-i mahfuzda yazan yazı sadece Duha'nın Barış'ı vurması değil aynı zamanda Duha'nın Barış'ı vurmaması..Duha Barış'ı vurmadığı anda ecel zaten başka bir hadiseye bağlı olacak..Benim ecelim Duha'nın vurması değil belki de Bekir'in vurması olacak..Bu olasılıkları baştan hazırlayan olarak Allah herşeyi bilendir..Bütün olasılıkların sonucu nihayetinde belirli bir ecele bağlanmıştır.Şöyle ki;

    1.Duha Barış'ı vurunca Barış ölecek..

    2.Duha Barış'ı affedecek fakat bu kez Bekir öldürecek..

    3.Barış sigarayı bırakmamakta ısrar ettiği için akciğer kanserinden ölecek..

    4.Barış aşırı hız yaptığı için kamyonun altında kalacak..

    Bunların hepsi takdir edilmiş birer eceldir..Fakat bu ecelin nasıl ve ne şekilde gerçekleşeceği özgür iradeye bağlıdır..Allah cüz-i iradenin yapacağı herşeyin sonucunu bilir..

    "Sizi çamurdan yaratan, sonra size bir ecel takdir eden O'dur. Tayin edilen bir ecel de (kıyamet zamanı) O'nun katındadır. Sonra bir de şüphe ediyorsunuz."(6:2)

    Acaba ayette geçen ecel hangisi?Biz hangisi olduğunu bilmiyoruz fakat Allah bu 4 olasılığı da hazırlayan olarak biliyor..Ebu Leheb'in elleri kurusun derken de Ebu Leheb iyi olasılığı seçmediği için onun karısı ile birlikte cehennemde yanacağını bizlere bildiriyor..
    Konu bcetin811 tarafından (03.07.2009 Saat 18:10 ) değiştirilmiştir.
    "Bilmediklerimi ayağımın altına alsaydım başım göğe ererdi". (İmam-ı Azam)



  4. #14
    bcetin811 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    bcetin811 isimli Üye şimdilik offline konumundadır AMEL-İ SALİH
    Üyelik tarihi
    27.09.2006
    Bulunduğu yer
    Hayatın içinden
    Yaş
    30
    Mesajlar
    1.505
    Tecrübe Puanı
    38

    Standart

    Sizin kader anlayışınızda kafama takılan bir soru daha var abi;

    1.Ben zamanla sınırlıyım ve şimdi tevbe ediyorum..Allah bu tevbeyi geçmişte mi kabul etmişti yoksa şimdi mi kabul ediyor?Buna bir cevap verebilirmisiniz?

    2.Allah'ın bizlere şah damarından daha yakın olması ve her yerde olması zamansızlık yani mekana dahil olmama açısından nasıl değerlendirilebilir?
    "Bilmediklerimi ayağımın altına alsaydım başım göğe ererdi". (İmam-ı Azam)



  5. #15
    bcetin811 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    bcetin811 isimli Üye şimdilik offline konumundadır AMEL-İ SALİH
    Üyelik tarihi
    27.09.2006
    Bulunduğu yer
    Hayatın içinden
    Yaş
    30
    Mesajlar
    1.505
    Tecrübe Puanı
    38

    Standart

    Allah benim fiilimi ezelden bilir ve takdir eder. Bilmesi benim özgür irademi zorlamaz. Ezel mazinin veya istikablin bir silislesi değildir. Ezel zamanın dışında oluştur. Mahiyetini biz bilemeyiz. Zamansızlığı aklımız ile idrak edemeyiz.
    Duha abi kader bu şekilde ise ve mantığa uygun değilse neden bizden kadere iman isteniyor?İşte açıkça zamansızlığı kavrayamıyoruz..(Sizin zamansızlık tanımızı)

    Hz.İsa'nın çamuru eline alıp kuş şekli yapması ve içine ruh üfleyip Allah'ın izni ile uçması bir mucize..Bunu aklımız alıyor ve diyoruz ki Allah herşeye kadirdir!..

    Evren yoktan varolmuş, bunu aklımız alıyor..Bakıyoruz kuantum teorisine madde diye birşey yok ortada, hepsi birer dalga boyu..Enerjinin sonsuz olmadığını biliyoruz ki enerji kesik kesik ifade edilebiliyor..Bunu da aklımız alıyor ve diyoruz ki Allah herşeyi yoktan varedendir..

    Fakat ezeli bilmenin özgür irade ile ilişkisini kesinlikle aklımız almıyor!...
    "Bilmediklerimi ayağımın altına alsaydım başım göğe ererdi". (İmam-ı Azam)



  6. #16
    bcetin811 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    bcetin811 isimli Üye şimdilik offline konumundadır AMEL-İ SALİH
    Üyelik tarihi
    27.09.2006
    Bulunduğu yer
    Hayatın içinden
    Yaş
    30
    Mesajlar
    1.505
    Tecrübe Puanı
    38

    Standart

    Biz de deriz: Allah Ezeli ilmi ile Duha'nın Barışı öldüreceğini bilir
    İşte bunu diyemeyiz Duha abi..

    "Bilir" kelimesi mevcut ilime yeni ilim ekler ki bu Allah için düşünülemez.."Bilir" dediğiniz zaman ezeli ilim+1'den bahsetmiş olursunuz..

    Eğer birşeyi vücuda getireceksiniz bunun ilmi zaten sizde vardır..Fakat vucüda getirdikten sonra bilmiş derseniz bu sizin ilminizin eksik olduğu ve herşeyi bilmediğiniz anlamına gelir..Burada bir kesinti söz konusu olur..Yaratığın her türlü ilmine sahipsiniz fakat O'nu yarattıktan sonra O'nun ne yapacağını bilerek bir kader takdir ediyorsunuz..Bunu anlamamız mümkün değil Duha abi..
    "Bilmediklerimi ayağımın altına alsaydım başım göğe ererdi". (İmam-ı Azam)



  7. #17
    radikal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    radikal isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    10.02.2007
    Bulunduğu yer
    Gönül aleminden
    Yaş
    38
    Mesajlar
    2.596
    Tecrübe Puanı
    147

    Standart

    İzniniz ile bu fikri tartışmaya bir anlam yükleyecek yönü olması nedeni le başımızdan geçen ve ibretlik sayılacak bir hadiseyi buraya yazalım. Kader, nasıl bir şey ve neye benziyor bir nebze anlatmaya çalışalım:

    Bir kış günü mürşidimi ziyarete gittim. Muhabbet, coşku heyecan ile günü tamamladık. Gece oldu ve caminin altında bulunan dergaha inip iki battaniye ile bir yastığı koltuğumuzun altına kıstırıp bir köşeye çekildik. Saat geceyarısı 12 gibi. Yorgunluğun da verdiği hal ile anında sızıp uykuya daldık. 1 saat gibi sonra irkilerek uyandım. Bir de ne olsun, gusul hali başımıza gelmiş. Utana sıkıla fırladım doğru gusul almaya. Hava soğuk eksinin altında 10 - 15 derece. O havada buz gibi su ile abdestimizi aldık ve titreye titreye sıcak yatağıma döndüm. Üşümenin sonrasında iki battaniyenin verdiği sıcaklık ile anında dalmışım. Bir müddet sonra sanki alarmlar yine çaldı aniden uyandık! Aman Allahım n'oluyor böyle sıkıntısı ile doğru koştuk banyoya. Bir yandan da acaba diyorum bir hatamı ettik ki, sanki Allah bizi cezalandırıyor. Neyse, döndük yine yatağımıza. Biraz da tedirgin olmuş bir halde uyuduk. Sabah ezanı ile uyandım. Yok! tamam, benim hesabım bu kapıda kesilmiş ya! Nereye gidersen git, yeter ki çek git! deniliyor sanki bana, eminim artık. Millet namaz abdesti için kalkarken biz koştuk 3. defa gusul almaya. 2. seferde hissettiğim bir hatamı ettik sorgusu beynimde acaba hangi hatayı ettim şekline dönüştü. Sabah namazına yetiştik, utana sıkıla namazı kıldık ama namaz bir an evvel bitsin ilk araba ile kaçacağım oradan. Selam verilir verilmez kaçtım camiden doğru çay ocağına gittim oturdum araba bekliyorum. Yaşlı, ama gayet güzel ağırlıkta bir amca yanıma geldi,selam verdi oturdu.Selamı aldık ama ilgilenmiyorum. Oranın hiç bir şeyi ile ilgilenmek de içimden gelmiyor. Amca bir yandan çayını yudumlamaya başladı bir yandan da anlatmaya: "Evladım, genç bir insan Allah'ın yoluna yöneldiği zaman, bütün her şeyi ile yönelirse, Rabbi o genci her türlü imtihandan geçirir. Bu yaşta samimiyet ile yapılan ibadetin ecr ve sevap yönünden diğerlerine göre farkı vardır. Bizimki ay parlaklığında ise, sizin ibadetiniz buna mukabil güneş mesabesindedir. Bu yolda Rabbi Zülcelal Hazretleri kaderine yazdığı günah ve kusurları dahi, kişinin mürşidinin hatırına adetullahı bozmadan yaşatır. Nasıl yaşatır ? Örneğin; genç birini düşün; önünde iki yol var, biri Allah'ın yolu diğeri şeytanın yolu. Kaderinde de 23 yaşında bir kadın ile haram işleyeceği yazılmış. Genç bu yollardan hangisine girerse girsin bu kadın ile bu haramı işleyecek. Peki nasıl olacak bu ? Düşün ki, bu genç şeytanın yolundan giderse zahiren kaderinde olanı yaşayacak. Ama, Rabbinin yolundan giderse kader değişmiyor fakat günahın işleyiş şekli zahirlerine en ufak etki yapmadan yaşanıyor. Mesela, senin kaderinde bu yaşta bir kadın ile zina etmek vardı. Sen bu gece onunla bu haramı işledin. 1- Kader kaza oldu. 2- Takdir edilen yazı gerçekleşti haramı işledin. 3- Takdir edilen vucuddan çıktı. 4- Sırf Allah'ın yolunu seçmenden dolayı bunu rüyanda yaşadın, farkına varır varmaz koştun hermen gusul aldığın için ecir ve sevaba girdin. Şeytanın yolunda olsaydın bu dört konu da sana günah olarak yeter ve artardı. Bu gece senin yan tarafındaki köşede ben yatıyordum ve uykum hafif olduğu için senin 3 defa banyoya koştuğuna şahit oldum. Gece yatarken de buna yakın bir konuyu düşünüyordum. Ve senin geceki halini gördükçe hep bunları düşündüm ve şuan sana bahsettiğim tefekkür damlasına ben, bu yaşta, bu gece, senin sayende vardım. Bak, kader ile ilgili bir konu ikimizi birden nasıl irşad etti."

    Şükr ettim, eski muhabbet o an tekrar yerine geldi ve 3 gün misafirlik hakkımı kullanıp geri döndüm.

    Kader; hiç bir şekilde değişmiyor, silinmiyor. Muhteviyatı bizim seçtiğimiz yolun uygunluğuna göre şekil ve konum değiştirmeden bizi buluyor. Akıbet; işte O Allahın ilminden bir ilim. Orada durmak gerekir.
    Derdi; Allah'ın (cc) rızası olanlara selam olsun!

  8. #18
    DarkWater isimli Üye şimdilik offline konumundadır Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    01.05.2007
    Bulunduğu yer
    İstanbul-Güngören
    Yaş
    30
    Mesajlar
    5
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    konuyu baya bi tartışmışsınız
    ama zaten konunun girişinde bunun üzerinde çok tartışmayın deniyor
    insanın vicdanı çözer bu meseleyi bence
    üstünde durmak bişeye yaramaz
    ne kadar açıklamaya çalışsakta rabbimizin ilminde nelerin olup bittiğini bilemeyiz
    onun yaptıklarından sual olamayacağına göre
    konuşmak değil iman gerek
    Benim Sözlerim O'nu(s.a.s.)Güzelleştirmez.Aksine Ben Onun İsmini Anarak Sözlerimi Güzelleştiriyorum.

  9. #19
    bcetin811 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    bcetin811 isimli Üye şimdilik offline konumundadır AMEL-İ SALİH
    Üyelik tarihi
    27.09.2006
    Bulunduğu yer
    Hayatın içinden
    Yaş
    30
    Mesajlar
    1.505
    Tecrübe Puanı
    38

    Standart

    Duha abi zamansızlık ve kader ilişkisini şu şekilde tanımlayabilirmiyiz;

    -Allah için geçmiş, şimdi ve gelecek olmaması sebebiyle kaderimiz "şimdi" yazılıyor..Neden şimdi diyorum çünkü geçmişte ve gelecekte de yazılmadığı için..O sadece ezeli bilgiyi bize yaşatıyor..Levh-i mahfuz Allah'ın katından bir hikmet olduğu için bu kitabın geçmişte yazıldığını düşünemeyeceğimize göre bu yazı şu anda bizim yaptıklarımız ile yazılıyor..Bu kitap geçmişte kalan bir kitap değil zamansızlıktan takdir edilen bir kitap..

    -Ecel meselesine gelince Allah her an yaratma halinde olduğu için(Rahman 29) bizim özgür irademizle seçtiklerimizi yaratıyor..Bizim seçtiğimizin sonucunu ezeli ilmi ile bildiği için "sizin için bir ecel takdir ettik" buyuruyor..Tabi bu seçimler Allah'ın dilemesi ile oluyor..Çünkü Allah dilemedikçe bizler dileyemiyoruz..Mesela uçmayı dilediğimizde bu elbette gerçekleşmeyecek bir istekdir..
    Konu bcetin811 tarafından (04.07.2009 Saat 19:45 ) değiştirilmiştir.
    "Bilmediklerimi ayağımın altına alsaydım başım göğe ererdi". (İmam-ı Azam)



  10. #20
    bcetin811 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    bcetin811 isimli Üye şimdilik offline konumundadır AMEL-İ SALİH
    Üyelik tarihi
    27.09.2006
    Bulunduğu yer
    Hayatın içinden
    Yaş
    30
    Mesajlar
    1.505
    Tecrübe Puanı
    38

    Standart

    Abi şu kısmı kavrayamıyorum;

    Düşünki evren yok ve bunun yerine bildiğimiz bir makara var..Bu makaranın üzeri iple sarılı ve bizlerde bu ipler üzerinde duruyoruz..Makarayı zaman olarak düşünelim..Şimdi sen diyorsun ki;

    1.Makara bir mahluktur ve Allah makarayı yaratmıştır..

    2.Bizler bu makara üzerinde dönen ipe bağlıyız..

    Buraya kadar aklım alıyor..Fakat bundan sonra herşey sarpa sarıyor...

    Diyorsun ki Allah makarayı yaratmıştır fakat makaradan münezzehtir..Bunu da kabul ediyorum..Benim takıldığım nokta şurası;

    1.Makara için ilim gerekir, hekaza zaman içinde ilim gerekir..

    2.Zamanda önceden takdir edilmiş bir mahluktur ve yaratılmıştır..

    Şimdi haklı olarak soruyorum;

    -Zamansızlık boyutundan takdir edilen yazıyı özgür irade ile nasıl bağdaştırabiliriz?Çünkü zamanda yaratıktır..Allah zamandan münezzehtir demek sorunu yine çözmüyor!...
    Konu bcetin811 tarafından (04.07.2009 Saat 20:54 ) değiştirilmiştir.
    "Bilmediklerimi ayağımın altına alsaydım başım göğe ererdi". (İmam-ı Azam)



+ Konu Cevaplama Paneli

Paylaş

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

Content Relevant URLs by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.