Sılai rahim bir selâm ve hediye ilede olsa vaciptir. Sılai rahim akrabalara yardım etmek, onlara ihsanda bulunmak, onlara lütufta muamele etmek ve onlar ile oturup konuşmaktır. Yakın akrabalarını sık sık ziyaret eder. Çünkü onları ziyaret ülfet ve sevgilerini arttırır. Yakın akrabasını her cum’a veya ayda bir ziyaret eder. Her kabile ve aşiret kendilerinden başka kimseler üzerine hak izhar etmekte ve yardımlaşmakta tek bir el gibi olur. Bazısı bazısının hacetini reddetmez. Çünkü reddetmek insanlar arasında ilgi ve alakayı keser.
Hadis-i şerif’te varid olmuştur ki “Sılai rahim ömrü uzatır” Diğer bir hadis-i şerif’te de “Akraba ile ilgi ve alakayı kesen kavim üzerine melaike inmez” buyurulmuştur. Kurtubi tefsirinde “Sılai rahmin vacip olduğu ve akraba ile alakayı kesmenin haram olduğu hususunda Ümmetin icmaı bulunduğu nakil ediyor. Çünkü bu hususta kitap ve sünnetten kat’i deliller vardır” diyor. Tebyinilmeharim isimli kitapta “Sılası vacip olanların kimliği hususunda ihtilaf etmişlerdir. Bazıları : O muharrem olan (evlenmesi haram olan) her yakın akrabadır dedi. Bazılarıda: İster muharrem olsun ister olmasın butun akrabadır dediler” diye zikretti. Bu ikinci görüş metinin mutlak zikredilmesinin zahirinden anlaşılmaktadır. Nevevi Müslim şerhinde “Bu en doğrusudur” dedi ve bunun doğruluğunu bir çok hadis-i şeriflerle istidlal etti. Akrabanın dereceleri farklıdır. Mesela anne ve baba diğer yakın akrabanın hepsinden mühim olup önce gelir. Zirahmimahrem olanlarda mahrem olmayanlardan önce gelir. Tebyinülmeharim’de “Eğer akrabası başka yerde iseler mektup göndermek (telefon etmek) suretiyle onlara sılai rahim yapar. Eğer onlara gitmeye gücü yetiyorsa gitmek efdaldir. Eğer anne ve babası varsa ve onun gelmesini arzu ediyorlarsa mektup kafi değildir. Eğer anne ve babası onun hizmetine muhtaç ise hizmetini yapmalıdır. Babadan sonra büyük kardeş baba yerindedir. Buyuk kız kardeş ve teyze sılai rahim hususunda anne gibidir. Bazıları amcada baba gibidir dedi. Bunlardan başka diğer akrabaya telefon etmek mektup veya hediye göndermek kafi gelir” dedi. Kişi anne ve babanın önünde yürüyemez ve mecliste onların üst tarafında oturamaz. Hiçbir hususta onları geçemez. (Yani yemek, içmek, oturmak, konuşmak ve sair ahvalde) Sesini onlarının sesinden çok yükseltmemelidir. Anne ve babası asi ve kafir dahi olsa onlara rahmet etmesi için dua eder. Çünkü Cenab-ı hakkın onları islâma hidayet etmesi bir rahmettir. Hadis-i şerif’te “Kişi anne ve babasına duayı terk ettiği zaman dünyada rızkı kesilir” buyuruldu.
Anne ve babanın evlad üzerinde on hakkı olduğu söyleniyor:
1. Eğer muhtaç ise yedirmek.
2. Muhtaç ise hizmet etmek.
3. Çağırınca icabet etmek.
4. Günah olmayan bir şeyi emredince itaat etmek.
5. Anne ve babası ile konuşurken yumuşak konuşmak, kaba ve kırıcı konuşmamak.
6. Elbise ihtiyacı olursa giydirmek (gücü yettiği kadar).
7. Yürürken arkasında yürümek.
8. Kendisi için sevdiğini onlar içinde sevmek.
9. Kendisi için kerih görüp istemediğini onlar içinde kerih görmek.
10. Her ne zaman kendisi için dua ve istiğfar ederse onlar içinde mağfiretle dua etmek.
Fakih Ebu Leys’ten “Anne ve baba evladından kızgın ve kırgın olarak vefat ederse vefatından sonra memnun etmek mümkün olurmu?” diye soruldu. O da “Üç şeyle mümkün olur :1. Salih olmak. 2. Onun yakınlarına ve dostlarına iyilik yapmak. 3. Onlar için sadaka verip dua ve istiğfarda bulunmak.” dedi.
Bir kişinin kafir olan anne ve babası olduğu zaman onların nafakası müslüman çocuğu üzerine olur. Ve o anne ve babasına iyi davranmak, ziyaret edip hizmetlerini yapmak lazım olur. Ancak kafir yapmaya uğraşırlarsa o zaman ziyaret etmemesi caiz olur. Hulasa’da da böyledir. Sonra bil ki onlar sana sılai rahim yaptıkları zaman sende onlara karşılık yapacaksın demek değildir. Asıl sılai rahim onlar sana sılai rahim yapmasalar dahi senin onlara sılai rahim yapmandır. Çünkü Buhari ve başka muhaddisler şunu rivayet ettiler “Karşılık veren kişi sılai rahim yapan değildir. Esas sılai rahim karşı taraf alakasını kestiği halde onu bitiştirmeye çalışandır.
İmandır o cevher ki, ilahi ne büyüktür!..
İmansız olan paslı yürek sinede yüktür...
Paylaş