anonim Nickli Üyeden Alıntı
5 .Dalga mi geciyorsun? Soru sormak bile ilim gerektiren bir sey, senin ilminden suphe etmedigim icin saka olmali. Kim boyle bir seyi dusune bilir?
Hz. Muhammed (s.a.a.s) –i bir defa goren insana sahabe derken, Ebu Sufyana, Muaviyeye saygi, hurmet ve sevgiyle Hz. diyecek kadar kalp genisligi olan birileri olarak bizim 10 yasindan Peygamber (s.a.a.s)-in terbiye etdigi, yaninda buyuyen,egitim alan, Son Peygambere ilk iman eden insan olan, Resuli Ekrem hicret etdiginde hic tereddutsuz onun yerinde kalan, Muhammed Mustafa (s.a.a.) kazaya gitdiginde Medinede biraktigi, savas meydanlarinda dusman onune cikmasina istedigi iki erden biri olan ve iki Cihan Serveri Hz. Muhammed (s.a.a.s) ahirete goc etdiginde dunya isleri halifelik gozune gozukmeyerek O`na karsi son gorevini yerine getiren Imam Ali (a.s) sevgimizi hor gormemeniz lazim.
Once Allah(cc) sevgisidir,Muhammmed (s.a.a.s) sevgisidir. Sahabelerden ise Imam Ali (a.s) sevgisi.1.Kalbleri Allah (cc) bilir.
Allah (Celle celaluhu) razı olsun, elbette dalga geçmediğimizin farkındasınız. İnşaallah övdüğün gibi olur ve bahsettiklerimizi yaşayanlardan oluruz.
İşte şu yukarıdaki anlatımın, sadece aramızdaki nüansı açıklamak için yeterli. Bizler, yani sünni cemaat Resulu Ekrem (s.a.v.) Efendimizden sonra ehlibeyt'i (r.anhüm ecmain) ve ashabı (r.anhüm ecmain) örnek alırız. Bakın önce ehlibeyt, sonra ashab. Ehlibeyt'i zikr ederken, önce Hz. Ali (k.v.) efendimizi zikr ederiz. Daha sonra İmam Hüseyin (r.anh) ve İmam Hasan (r.anh) efendilerimizi zikr ederiz. Ashabı Kiram efendilerimizi zikr ederken de önce Hz. Ebu Bekir Siddik (r.anh) efendimizi, daha sonra Hz. Ömer (r.anh) efendimizi, daha sonra Hz. Osman' Zinnureyn (r.anh) efendimizi ve daha sonra da Hz. Ali (k.v.) efendimizi zikrederiz. Oysa, sizler konu Ehlibeyt de olsa, ashab da olsa; her daim öncelikle Hz. Ali (k.v.) ve Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin (r.anh ecmain) efendilerimizi ilk önce zikr edersiniz. Bu her iki tarz da karşılaştırıldığında aralarında fark yoktur ve olmamalıdır da. Sadece önceliklerimizin sıralamasında fark vardır ve bu itikadi anlamda bir kayba yol açmaz. Nasıl ki, abdest alırken sehven kollarımızı dirseğimize kadar yıkamadan başımızı mesh edip, daha sonra da kollarımızı dirseğe kadar yıkamadığımızı hatırlayıp da dönüp o an yıkarsak ve abdestimiz de yine sahih olursa, bu kadar sahihtir.
Bu sevgiyi bırakın hor görmeyi (haşa), teşvik etmek için bu yolda hadim olmalıyız. Hele ki, ilmi yönden, itikadi yönden ve imani yönden bu insanlar devrinin en büyükleri ise, bir müslüman olarak bu yolda örnek alacağımız kişilerin başında yer almalıdırlar. Yer vermeyen kendi nefsine hata eder.
Kerbela çölünde yaşanan drama, vahşete ve hunharca işlenen cinayetlere ağlamayan, gözünden yaş gelmeyen müslüman; kendi içine dönüp itikadını "gerçek anlamda" sorgulamalıdır.
Lain'e yezid denmez, şeytan bu hakarete ağlar,
O gonca gül yapraklarını hangi bedbaht yolar,
Kerbela ! ezelden ebede yerin dibine bata;
Dedesi Muhammed'i ağlatan; her iki cihanda kahr'ola !
Derdi; Allah'ın (cc) rızası olanlara selam olsun!
Paylaş