+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 ve 4

Konu: Ehven-i şer

  1. #1
    bekir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    bekir isimli Üye şuanda  online konumundadır sadece bir kul
    Üyelik tarihi
    10.09.2007
    Bulunduğu yer
    Dağlardan, yaylalardan
    Mesajlar
    7.785
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Ehven-i şer

    Ehven, kelime anlamı itibariyle, "daha hafif"; şer ise, hayrın karşıtı olup, "meşru olmayan her türlü iş" demektir. Terkip olarak da ehven-i şer, diğerlerine kıyasla zarar ve fenalık bakımından daha hafif olan kötülük anlamında kullanılır.


    Mecelle'de, "İki şerden, daha hafif olanı (ehven-i şerreyn) ihtiyâr olunur" (Mecelle, md. 29) şeklinde bir genel kural bulunmakta olup, bununla anlatılmak istenen şudur:



    Câiz ve meşrû olmayan iki şeyden birinin işlenilmesi durumunda kalınırsa, bunlar arasında kötülük ve fenalık bakımından daha az ve hafif olanı tercih edilir. Çünkü, haram olan bir şeyi işlemek, ancak zarûretten dolayı mübah kılınmaktadır (Mecelle, md. 21). Zarûretler de kendi miktarlarınca takdir olunacağına göre (Mecelle, md. 22), daha hafif olan dururken, daha ağır ve büyük bir haramı işlemek zarûret sınırını aşmak olur.


    Aynı içerikte olmak üzere, "İki kötülükle karşı karşıya gelince daha hafif olanı işlenerek, büyüğünün çaresine bakılır" (Mecelle, md. 28) ve "Daha şiddetli olan zarar, daha hafif olan zararla izâle olunur" (Mecelle, md. 27) şeklinde iki genel kural daha vardır ve bunların her üçü de yaklaşık olarak aynı anlamı ifâde eder.


    Bu genel kuralı, pekçok alana uygulama imkânı vardır. Bu kuralın uygulama örneklerinden biri şöyledir: Bir kimsenin çok değerli bir incisi yere düşüp, bir tavuk tarafından yutulmuşsa, incinin sahibi, tavuğun değerini ödeyerek tavuğu sahibinden satın alır (Mecelle, md. 902). Bu durumda tavuğun sahibi, tavuğu satmamazlık edemez. Şayet direnecek olursa, fiyatı kendisine ödenerek, tavuk ondan cebren alınır. Kural olarak bir kimsenin malını, rızası hilâfına satmak câiz değilse de, burada daha büyük zararı gidermek amacıyla, daha hafif olan zarara katlanılmış ve sözkonusu kural gereğince, mülkiyetin dokunulmazlığı prensibine bir nevî sınırlama getirilmiştir.


    Diğer bir örnek de şöyledir: Bir kimse, arsasını, şuf'a hakkına sahip olan komşusuna (şefi') teklif etmeden başka birine satarsa, şefi' bu arsayı müşteriden geri alabilir. Ancak, müşteri, böyle bir tarzda satın aldığı arsa üzerine, bir ev yaptırmışsa, bu durumda iki ihtimal sözkonusudur. Birincisi, ev cebren (telâfisi olmayacak şekilde) yıkılarak arsa, müşterinin elinden alınır ve arsaya ödediği fiyat kendisine iâde edilir. İkincisi, şuf'a hakkına sahip olan kişi, arsayı kendisi satın almak istemesi halinde, müşterinin yaptırdığı evin kıymetini de ödemeye icbâr edilir.


    Birinci ihtimalde müşteri için sözkonusu olan zarar, yaptırdığı evin, kendisine hiçbir karşılık verilmeden yıkılması olup, ağır bir zarardır. Çünkü, müşteri, uğradığı zararı hiç kimseden talep edememektedir. İkinci ihtimalde ise, zarar, "şuf'a hakkına sahip olan kişi hakkından olup, daha az para ödeyerek çıplak alması mümkün olan bir arsayı, bir de üzerindeki eve para ödeyerek satın alma durumunda kalması şeklindedir.


    Bu olayda iki taraflı bir zarar sözkonusudur. Şu kadar ki, şuf'a hakkına sahip olan kişinin uğrayacağı zarar, karşılığında hiç değilse bir bedel bulunduğu için yani şefi' evin mülkiyetine sahip olduğu için, bu zarar müşterinin telâfisi olmayan zararından daha hafif (ehven) sayılmıştır.


    Bu ve benzeri prensiplerle, akıl ve mantığın rahatlıkla kabul edebileceği bir sistem dahilinde genelde, hukukî hayata bir esneklik ve istikrar kazandırmasına ve adil bir dengenin kurulmasına çalışılmıştır.





    Ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila


    Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol.
    Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye,
    Bir sebep, bir yol, bir nefes ol.

    Bütün Tağutları Red...


  2. #2
    bekir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    bekir isimli Üye şuanda  online konumundadır sadece bir kul
    Üyelik tarihi
    10.09.2007
    Bulunduğu yer
    Dağlardan, yaylalardan
    Mesajlar
    7.785
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    Maalesef anlamakta zorluk çekiyorum... Öncelikle; bu ağır lisanı burada ki yazışmalarınızda yumuşatmakta fayda var derim, şahsen... Zira yazdıklarınızı benim gibi bir çok insan anlamıyor sanırım. Ancak bu mesajları başka türlü ifade edemiyorsanız ona karışmıyorum. Fakat, her insan anlaşılmayı ister, sizde isteyin bence...





    Ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila


    Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol.
    Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye,
    Bir sebep, bir yol, bir nefes ol.

    Bütün Tağutları Red...


  3. #3
    mhmt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    mhmt isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    07.11.2006
    Mesajlar
    2.994
    Tecrübe Puanı
    41

    Standart

    Yok abi. Kelime haznemiz artar belki. Sen iki halinize yaz olmazsa.

    Bu tanımların ikiside aynı manada. Ancak, duha hocamın ehven,i şer kavramında şura kararı biraz munazara edilebilir. Şura kim olacak. Aynı tarafgirlik şura seçiminde de olabilir.
    Birde, ehven,i şer Hak'kın olmadığı yerde seçilir. Bunuda ek olarak söyleyelim. Yani, doğru varken, doğruya en yakını seçmek diye bişi olur mu?

    selametle..
    CİHAD: Fert, cemaat ve toplum bazında iyiliklerin yaşanır hale gelmesi, kötülüklerin kaldırılması için bütün gücümüzle hep beraber ve teşkilatlı bir şekilde çalışma mecburiyetini üzerimize yükleyen farzdır...

    heryazdığımiçinالله يعلم(ALLAH bİliR)diyorum...

  4. #4
    mhmt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    mhmt isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    07.11.2006
    Mesajlar
    2.994
    Tecrübe Puanı
    41

    Standart

    E tabi. Parti noktasında söze bakınca çok darbe yenmiş zamanında. Önemli olan sonuçtur. Yapılanlardır. Gerçi herkes kurtarıcıyım der. Neyse; şuraya gelelim biz.

    Şur'a da, alınacak kararlar, en azami İslami olmalıdır. Kuran ve Sünnet çerçevesinde karar çıkmalıdır. Ancak, o zaman kurtuluş olur. İslamsız Saadet olmaz fikri hakim olmalıdır. Bu yönde kararlar alınmalıdır. Bu kanalize edilirse, ayrılıklar en asgariye düşer.
    Diye düşünüyorum.

    selametle..
    CİHAD: Fert, cemaat ve toplum bazında iyiliklerin yaşanır hale gelmesi, kötülüklerin kaldırılması için bütün gücümüzle hep beraber ve teşkilatlı bir şekilde çalışma mecburiyetini üzerimize yükleyen farzdır...

    heryazdığımiçinالله يعلم(ALLAH bİliR)diyorum...

+ Konu Cevaplama Paneli

Paylaş

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

Content Relevant URLs by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.