+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 6 Sayfa var 123 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 56

Konu: Deizm (Yaradancılık)

  1. #1
    bekir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    bekir isimli Üye şuanda  online konumundadır sadece bir kul
    Üyelik tarihi
    10.09.2007
    Bulunduğu yer
    Dağlardan, yaylalardan
    Mesajlar
    7.785
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Deizm (Yaradancılık)

    Türkçe'ye "yaradancılık" şeklinde çevrilen deizm terimi, Tann'ya inanmakla beraber belli bir dinin naslarını ve esaslarını inkar eden, Tanrının evreni yarattıktan sonra onu kendi yasasına göre işlemek üzere kendi haline bıraktığını ileri süren felsefi akımı İfade eder. Başka deyişle, dinin dayandjğı vahyi inkar etmekle birlikte, Tanrının varlığına inananların kabul ettikleri felsefi akımdır. Bu felsefi akımı benimseyen düşünür ve filozoflar 'Tabii din" şeklinde nitelenen salt felsefi bir din anlayışını kendilerine temel alırlar. Bu anlamda deistler vahyi, ilhamı ve vahiy yoluyla bildirilen Tanrı, din, kader veya takdir gibi inanç esaslarını inkar ederler; sadece akılla temellendirilip kavranılan bir tanrının varlığını kabu ederler. Dolayısıyla bu anlayışı benimseyenlere göre dinlere ve peygamberlere gerek yoktur. Fakat bunun yerine "tabii din" düşüncesi insandaki inanış duygusunun muhtevasını doldurup karşılayabilir.


    Deizmi XVI. yüzyılda ortaya çıkarak Aydınlanma Çaği'nda kilise öğretisine eleştiriler yönelterek akla dayalı veya tabii din görüşünü ileri sürmüştür. Başlıca temsilcileri olarak Jean Bodin, Herbert Of Cherbury, John Toland, Shaftesbury, Voltairc, Jen Jacqucs Rousseau'dur.

    Düşünce ve duyguda köklü bir değişikliği getiren Rönesans ile birlikte dini nassların temeli ya da kaynağı akılda aranmaya başlandı. Bu nassların herhangi bir din veya mezhebte olmamasına bakılmaksızın sadece akıla uyum içinde olanlarının kabul edilmesiyle yeni bir din anlayışı oluşturulmaya çalışıldı. Sözgelimi İtalyan LaeliusSocinus(15251562)'un kurduğu "Socinionİzm" akımı bunun tipik örneği sayılmaktadır. Gerçekten Socinionİzm Hıristiyan öğretisini akılcı bîr yaklaşımla temellendirmeyi amaçlamaktaydı ki, vahyin sadece akılla uzlaşan ve uyum içinde olan yönlerini kabul ediyordu. Buna karşılık vahyin akılla açıklanması mümkün görünmeyen, fakat Hrıistiyan öğretisinin dinin özü kabul ettiği sırları (Mysterium) bir tarafa bırakılıyordu.


    Aslında bu anlayışın köklerini ilk çağın Stoa felsefesinde görmek mümkündür. Stoa felsefesine göre din Tanrı'dan gelen vahiyle kaim değil, aksine aklın bir ürünüdür. Nitekim Stoa felsefesinde labial ile akıl (logos) aynı anlamı içerirler ki, tabiatta evrensel akıl hakimdir. Tabiatın bir parçası olan insanda da akıl vardır ve onun tabiatının yanısıra hakim bulunmaktadır. Böylece Stoacılarda "tabial" veya "tabu ışık" akılla eşanlamlı tutulmuştur.


    Rönesans'ta bu anlayışı sürdüren Fransız Jean Bodin ile Herbert of Cherbury'nin görüşleri bu bakımdan ilgi çekicidir. Bodin, konuyu şu şekilde tartışır: Her dîn ancak izafi olarak doğrudur ve mutluluğa ve kurtuluşa ermek bakımından sadece akıl ve tabiat yasası temel kabul edilebilir. Dolayısıyla ne Pagan dinlerin, ne de vahyi esas alan dinlerin doğmalarına ihtiyaç vardır. Aslında bütün dinler, yaratıştan gelen ve tüm insanlarda bulunan tek dinin türevleridir. Buna göre bu tabii dinin esasları şunlardır: Tanrının birliği, ahlak bilinci, özgürlük, ölümsüzlük, öte dünyada bir kefarete (ceza ve mükafat) inanış. İşte bu inanış ilkeleri tüm İnsan ve toplumlarda tabii olarak bulunmaktadırlar.


    Herberı of Cherbury'e göre ise vahiy aklın ilkelerine ve ortaya koyduklarına bağlı kalmalıdır, çünkü akıl din alanında da bağımsızlığını koruyan tek güçtür. Her dinin temelinde şu beş önerme daima sözkonusu olur: En yüce bir varlık olarak tek Tanrı vardır; ona tapınılmalıdır; tapınmanın esası erdemi gerçekleştiren bir dindarlıktır; suç ve günahın cezası pişmanlıkla ödenmelidir ve öte dünyada bir ceza ve miikafaatın olduğu bilinmeli ve beklenilmelidir. Tüm dinlerde bu İlkelere aykırı olmayan esaslar kabul edilmelidir.


    İngiliz teolog ve düşünürü Samucl Clarke deizm kelimesinin dört kavram kapsadığını ileri sürer:
    a) İnayetle ilişkisi olmayan biryaratıcı Tanrı kavramı;
    b) Ahlâki özellikleri olmayan bir Tanrı kavramı;
    c) Hayatta ilahi inayeti temsil eden, ahirette ise İyilik ve kötülüğü yargılayan, ama
    d) vahiy ve labiatüstüyle ilişkisi olmayan bir yaratıcı kavramı. Böyle Clarke Hıristiyanlığı tabii olarak gerekli ve akla dayalı bir din anlayışıyla temellendirmek istemiştir. Bu bakımdan "iyi" ile "kötü"nün de izafi kavramlar olmadıklarını, aksine tabii gerçekler olduklarını açıklamaya çalışmıştır,


    Kant'a göre deîzm ahlaki özellikleri olmayan bir ilk nedenin ve mutlak varlığın, teizm ise bu hayatta kaza ve kaderi tayin eden, ahirette adaleti uygulayan kişisel bir Tanrı'nın kabul edilmesidir. Bununla beraber tarihte "deist" olarak tanınan birçok yazar ve filozof (Voltaire, Rousseau) bu sonuncu anlayışı benimsemişlerdir.


    Benimsediği Tann görüşü dinlerin görüşüne yakın veya uzak olsun deizmin başlıca özelliği, tamamen felsefi olması ve her çeşit vahye karşı çıkmasıdır. Rönesans'dan beri bazı yazarların eserlerinde (T.More'un Utopİa'smda olduğu gibi) deizmin unsurları kendini gösterir. Deizm özellikle XVII. yüzyıl İngiltere'sinde gelişmiş olup Almanya'da Wolf un görüşlerini benimseyenlerin çoğu deistti.


    Gerek deistler, gerekse teistler, Tanrı, vahiy, din peygamber gibi kavramları kendi bağlamlarından çok, farklı insan algı ve kavrayışları doğrulusunda temellendirmeyi amaç edindiklerinden hakikati yakalamada yetersiz kalmışlardır. İslam dininin Allah'a İmanda vahyi temel alması yanında, insanın algı ve kavrayışını gözardı etmemesi burada önemle anılmalıdır. Keza bütün insanlarda inanma duygusu tabiî olarak vardır, fakat her ferdin inanç muhtevası başlı başına hakikat olarak kabul edilemez. Onun İçin din birdir, HzAdem'den Hz.Muhammed (s.a.v)'e kadar aynı inanç esaslarını kapsar. Ne var ki, insanların farklı algılamaları, hakiki dinin yerine batıl inançları geçirmiştir.


    İsmail KILLIOĞLU
    Konu bekir tarafından (30.10.2011 Saat 20:41 ) değiştirilmiştir.





    Ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila


    Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol.
    Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye,
    Bir sebep, bir yol, bir nefes ol.

    Bütün Tağutları Red...


  2. #2
    kompLeks Misafir

    Standart

    sayın bekir;

    başlığı açtığınız için teşekkür ederim. yaptığınız alıntıda da belirttiğiniz gibi deizmin bilinen farklı temsilcileri var. her temsilcinin benimsediği ufak nüanslar var. ben kendimi deizme çok yakın gördüğüm için deistim diyorum. bu yüzde yüz deitliğin her öğretisini kabul ettiğim anlamına gelmiyor tabiki. ama yüzde 95 kabul ettiğimi söyleyebilirim. her ne kadar deist olsam da, bazen bir din seçme ihtiyacı duyabiliyorum.sizlerle çok sohbet ettiğim için galiba öyle hissediyorum. ama bu din seçme olayını islamı benimseme olarak algılamayın. seçeceğim din herhangi bir din olabilir. bazen deistlik ve bir dine mensup olmak ve yaratıcıya inanmak da çok saçma geliyor ve agnostikliğe doğru kayıyorum. bazen anlık değişimler sergileyebiliyorum. ama en ağır basan inanış; bir yaratıcının varlığına olan inancım oluyor. o yüzden deist kalıyorum. panteist de olabilirdim veya panenteist. onlarda bana biraz yakın geliyor.

    şunu da söylemek istiyorum. deist olmam deizm konusunda herşeye vakıf olduğum anlamına gelmiyor. örneğin deizmin tarihçesini bilmiyorum. ki deist olmak için bunu bilmek da gerekmiyor. deizmin en belirgin özelliği bir yaratıcının varlığına inanıyor olması. bu anlamda kendimi deizme yakın gördüğüm için deist oldum. sonuçta deizm bir akım. bu akımı oluşturan kişiler sıradan kişiler olsaydı bu akım kimse tarafından bilinmezdi. sonuçta bu akımı insanlar oluşturuyor. eğer ben bir akım oluştursaydım çoğunlukla deizme uygun ama ondan biraz farklı olurdu.

    şimdi bu konudaki sorularınızı alabilirim.

  3. #3
    bekir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    bekir isimli Üye şuanda  online konumundadır sadece bir kul
    Üyelik tarihi
    10.09.2007
    Bulunduğu yer
    Dağlardan, yaylalardan
    Mesajlar
    7.785
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    Evet, hani bir yaradana inanıyorsunuz ya, o yaradandan bahsedin bize biraz, sonra biz de her şeyin yaratıcısı olan Allah'ı anlatalım inşallah.
    Konu bekir tarafından (31.10.2011 Saat 22:19 ) değiştirilmiştir.





    Ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila


    Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol.
    Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye,
    Bir sebep, bir yol, bir nefes ol.

    Bütün Tağutları Red...


  4. #4
    xyz
    xyz isimli Üye şimdilik offline konumundadır Üyeliği durduruldu
    Üyelik tarihi
    20.11.2011
    Mesajlar
    33
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Alıntı kompLeks Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    sayın bekir;
    her ne kadar deist olsam da, bazen bir din seçme ihtiyacı duyabiliyorum.sizlerle çok sohbet ettiğim için galiba öyle hissediyorum. ama bu din seçme olayını islamı benimseme olarak algılamayın. seçeceğim din herhangi bir din olabilir. bazen deistlik ve bir dine mensup olmak ve yaratıcıya inanmak da çok saçma geliyor ve agnostikliğe doğru kayıyorum. bazen anlık değişimler sergileyebiliyorum. ama en ağır basan inanış; bir yaratıcının varlığına olan inancım oluyor. o yüzden deist kalıyorum. panteist de olabilirdim veya panenteist. onlarda bana biraz yakın geliyor.
    Kompleks;
    Bir yaratıcı yani başlatıcıyı kabul ettiğiniz için deist kabul edebilirsiniz kendinizi; fakat deistler dinlerden arınmış bir yaratıcıyı kabul ederler. Bu yaratıcı evrene müdahale ediyor/etmiyor mevzusunda deistlerin görüş farklılıkları vardır. Dinlere yönelişinizin sebeplerini bu noktada sorgulamanızda fayda olduğunu düşünüyorum. Çünkü din arayışının altında yatan sebep paçayı kurtarma isteğinden başka bir şey değildir. Bilmem anlatabildim mi?

  5. #5
    xyz
    xyz isimli Üye şimdilik offline konumundadır Üyeliği durduruldu
    Üyelik tarihi
    20.11.2011
    Mesajlar
    33
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    bekir;
    Hangi yaratıcıdan bahsedelim? İslamdaki ve diğer dinlerdeki Tanrı figüründen bağımsızd tut deistlerin kabul ettiği yaratıcıyı.
    Kendi adıma cevap verecek olursam, benim için tüm kozmozu var eden ve evrene müdahale etmeyen bir başlatıcıdır.

  6. #6
    bekir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    bekir isimli Üye şuanda  online konumundadır sadece bir kul
    Üyelik tarihi
    10.09.2007
    Bulunduğu yer
    Dağlardan, yaylalardan
    Mesajlar
    7.785
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    Alıntı xyz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    bekir;
    Hangi yaratıcıdan bahsedelim? İslamdaki ve diğer dinlerdeki Tanrı figüründen bağımsızd tut deistlerin kabul ettiği yaratıcıyı.
    Kendi adıma cevap verecek olursam, benim için tüm kozmozu var eden ve evrene müdahale etmeyen bir başlatıcıdır.

    Hepsi o kadar mı?





    Ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila


    Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol.
    Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye,
    Bir sebep, bir yol, bir nefes ol.

    Bütün Tağutları Red...


  7. #7
    xyz
    xyz isimli Üye şimdilik offline konumundadır Üyeliği durduruldu
    Üyelik tarihi
    20.11.2011
    Mesajlar
    33
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Başka ne bekliyordun ki?

  8. #8
    bekir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    bekir isimli Üye şuanda  online konumundadır sadece bir kul
    Üyelik tarihi
    10.09.2007
    Bulunduğu yer
    Dağlardan, yaylalardan
    Mesajlar
    7.785
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    Benim değil, sizin beklentiniz önemli.

    Bahsettiğiniz yaratıcı, yaratıcı vasıflarından uzak, başka bir ad bulun siz ona. Daha doğrusu "usulen bir yaratıcı var diyoruz" diyin.





    Ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila


    Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol.
    Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye,
    Bir sebep, bir yol, bir nefes ol.

    Bütün Tağutları Red...


  9. #9
    xyz
    xyz isimli Üye şimdilik offline konumundadır Üyeliği durduruldu
    Üyelik tarihi
    20.11.2011
    Mesajlar
    33
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Alıntı bekir Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Benim değil, sizin beklentiniz önemli.

    Bahsettiğiniz yaratıcı, yaratıcı vasıflarından uzak, başka bir ad bulun siz ona. Daha doğrusu "usulen bir yaratıcı var diyoruz" diyin.
    Sayın Bekir, sizin bir inanır olarak tanrıdan beklentiniz olabilir, dinlerin öğretisi sizin beklentinizi karşılar. Vaad edilen cennet, sonsuz hayat gibi... Fakat deistlerin aslında tüm non-teistlerin Tanrı'dan herhangi bir beklentileri yoktur.

    Yaratıcı yani Tanrı var olsa da olmasa da benim O'ndan bir beklentim olması söz konusu değildir. Öğrendiklerimden yola çıkarak Tanrı vardır diyorum, bu kabul Tanrı'yı bana borçlu kılmaz.

  10. #10
    bekir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    bekir isimli Üye şuanda  online konumundadır sadece bir kul
    Üyelik tarihi
    10.09.2007
    Bulunduğu yer
    Dağlardan, yaylalardan
    Mesajlar
    7.785
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    Alıntı xyz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Öğrendiklerimden yola çıkarak Tanrı vardır diyorum, bu kabul Tanrı'yı bana borçlu kılmaz.

    İfadelerinizden anlaşılan da bu.

    Özetle, ateist, deist, teist ve sair inançların esasen çok bir farkı yok.





    Ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila


    Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol.
    Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye,
    Bir sebep, bir yol, bir nefes ol.

    Bütün Tağutları Red...


+ Konu Cevaplama Paneli

Paylaş

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

Content Relevant URLs by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.