+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Peygamber Efendimiz’i (sav) ağlatan ayet

  1. #1
    ayyüzlü - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ayyüzlü isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    24.10.2007
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    30
    Mesajlar
    695
    Tecrübe Puanı
    24

    Standart Peygamber Efendimiz’i (sav) ağlatan ayet

    Tefekkür, insana mahsus bir özelliktir.
    İnsan, tefekkür sayesinde diğer varlıklardan ayrılır ve üstün olur.
    Tefekkür ancak kalpte tasavvuru mümkün olan şeyler hakkında yapılabilir.
    Onun için, Allah’ın yarattığı varlıklar hakkında tefekkür mümkün;
    fakat Allah’ın zatı hakkındaki tefekkür mümkün değildir.
    Çünkü Allah hiçbir şekilde suret olarak vasıflandırılamaz ve şekil olarak hayal edilemez.
    Efendimiz (sav)’e en çok tesir eden ayetlerden biri, tefekkürle ilgilidir.

    İki kişi Hz. Âîşe (r.anhâ)’yı ziyaret etmişler.
    Onlardan biri, “Hz. Muhammed (sav)’de gördüğünüz etkileyici bir şeyi bize anlatır mısınız?” deyince,
    Hz. Âîşe (r.anhâ) şöyle demiştir:
    “Allah Rasûlü (sas) bir gece kalktı, abdest alıp namaz kıldı.
    Namazda çok ağladı.
    Gözlerinden akan yaşlar sakallarını ve secde esnasında yerleri ıslattı.
    Sabah ezanı için gelen Hz. Bilâl (ra), “Ya Rasulullah (sav)!
    Geçmiş ve gelecek bütün günahlarınız affedildiği halde, sizi ağlatan nedir?” deyince, O,
    “Bu gece Yüce Allah bir ayet indirdi. Beni bu ayet ağlatmaktadır” dedi ve ayeti okudu:
    Muhakkak göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde düşünen insanlar için elbette birçok dersler vardır.” (Âl-i İmrân, 3/190)

    Ondan sonra Rasulullah (sav), “Bu ayeti okuyup da üzerinde tefekkürde bulunmayan, düşünmeyen kişilere yazıklar olsun.” dedi.
    Bu ayette, tefekküre davet edilen akıl sahiplerinin durumunu açıklayan bir sonraki ayetin meâli de şöyledir: “

    Onlar ki Allah’ı gâh ayakta divan durarak, gâh oturarak, gâh yanları üzere zikreder, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında düşünürler ve derler ki: “Ey büyük Rabbimiz! Sen bunları gayesiz, boşuna yaratmadın. Seni bu gibi noksanlardan tenzih ederiz. Sen bizi o ateş azabından koru!” (Âl-i İmrân, 3/191)
    ''Bir hayatki Sonu cennettir
    Sıkıntıdan ne çıkar?''

    ''Bir Hayat ki Sonu Cehennemdir
    Rahatından ne çıkar?''




    “Sen Yolcu Bu Yalan Dünya Hancıdır.
    Öyle Bir Gün Varki Yürekte Sancıdır.
    Yer Gök Bir Olup Da Hesap Sorulunca,
    En Sevdiğin Bile Senden Davacıdır..."

  2. #2
    bekir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    bekir isimli Üye şuanda  online konumundadır sadece bir kul
    Üyelik tarihi
    10.09.2007
    Bulunduğu yer
    Dağlardan, yaylalardan
    Mesajlar
    7.784
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    Onlar ki Allah’ı gâh ayakta divan durarak, gâh oturarak, gâh yanları üzere zikreder, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında düşünürler ve derler ki: “Ey büyük Rabbimiz! Sen bunları gayesiz, boşuna yaratmadın. Seni bu gibi noksanlardan tenzih ederiz. Sen bizi o ateş azabından koru!” (Âl-i İmrân, 3/191)

    Amin...





    Ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila


    Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol.
    Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye,
    Bir sebep, bir yol, bir nefes ol.

    Bütün Tağutları Red...


+ Konu Cevaplama Paneli

Paylaş

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

Content Relevant URLs by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.