+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 12 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 18

Konu: Kuran'ı Anlayamayız Anlayışı

  1. #1
    asel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    asel isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    05.05.2008
    Yaş
    38
    Mesajlar
    574
    Tecrübe Puanı
    28

    Standart Kuran'ı Anlayamayız Anlayışı

    Kuran'ı Anlayamayız AnlayışıKur'an anlaşılmak, insanlara doğru yolu göstermek/hidayete erdirmek için insanların (o zamanki) anlayacağı dilde(Arapça) indirilmiştir.

    Kur'an ı akıl sahibi her insan okuduğunda çok rahat bir şekilde anlar.Nitekim onun eşsiz üslubu, gönüllere hitap eden icazı karşısında sadece onu okumakla müslüman olmuş kimseler azımsanmayacak kadar çoktur.bu konudaki yanlış düşüncelerin sebeplerini ortaya koyalım:

    1- Kur'an da bizim anlayamayacağımız, manası kıyamet gününe saklı ifadeler vardır anlayışı.

    2-Cahil insanların onu yanlış bir şekilde algılar korkusu

    3-Bir takım zümrenin Kur'an ı kendi tekeline alma girişimleri

    başka maddelerde sayılabilir...örneğin birinci maddeyi ele alırsak Kur'an daki müteşabih ayetlerin sayısı muhkem ayetlere oranla oldukça düşüktür.Yüzlerce açık, hükmü kesin emir ve nehiy varken az sayıda bulunan mütaşabih ayetleri öne sürerek Kur'an ın anlaşılamayacağını savunmak bağnazlıktır.

    ikinci maddeye gelince, insan bilmediğinin cahilidir.Kur'an hiç bir kitapta bulunmayan açık ifadeleri sayesinde bir çocuğa bile söylenilse anlaşılır niteliktedir.

    asıl ve son madde...İnsanları Kur'an dan soğutan, adete ona tabu gibi davranılmasına sebep olan KurAnı en iyi biz anlarız görüşünde olanlardır.insanlar da hataya düşerim korkusyla kendi anladığı dışında başka bir görüşü kabul etmeyen bazı kişiler tarafından etkileniyor.Maalesef Kur'an a en büyük darbe bu yolla vuruluyor
    alıntı

  2. #2
    Enver İstek isimli Üye şimdilik offline konumundadır metin mete
    Üyelik tarihi
    28.12.2005
    Bulunduğu yer
    Gurbet,daimi gurbetin icinde gurbet
    Yaş
    48
    Mesajlar
    3.971
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Eline yüregine saglik,Güzel bir yazi...

    Ayrıca Kur`an`da, " ايات بيّنات Ayatün Beyyinatün", " كتاب مبين Kitabün Mübin", " بيّنه beyennehü", "مبيّنات mübeyyinat", " تبيان tibyan" ve " بيان beyan" sözcüğünün başka türevlerinden oluşan sözcükler ile, Kur`an ayetlerinin APAÇIK olduğu bildirilmiş, Kur`an`ın kapalı, müşkil, anlaşılmaz olmadığı yüzlerce kez vurgulanmıştır.

  3. #3
    ARZ_7 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ARZ_7 isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    07.02.2009
    Yaş
    25
    Mesajlar
    762
    Tecrübe Puanı
    16

    Standart

    Fakat kuran ucuz çevirilerle anlaşılamaz.

  4. #4
    mavigezegen isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    14.07.2009
    Yaş
    32
    Mesajlar
    216
    Tecrübe Puanı
    6

    Standart

    Alıntı asel Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Kuran'ı Anlayamayız AnlayışıKur'an anlaşılmak, insanlara doğru yolu göstermek/hidayete erdirmek için insanların (o zamanki) anlayacağı dilde(Arapça) indirilmiştir.
    Fakat nedense hadis, fıkıh ve tefsir ilmi bilinmeden Kuran'ın anlaşılamayacağını iddia edenler var. Ve bu malesef büyük çoğunluğu oluşturmakta.

    Kuran'ı anlamak için Türkçe'sinden okumalı ve üzerinde düşünmeli uzun uzun.
    Anlamadan Arapça okumanın kimseye bir faydası yoktur. Evrensel ve kutsal olan Arapça değil Kuran'dır.

    Eğer biz onu yabancı dilde bir Kur'an yapsaydık, elbette şöyle diyeceklerdi: "Ayetleri ayrıntılı kılınmalı değil miydi?/Arap'a yabancı dil mi?/ister yabancı dilde, ister Arapça!" De ki: "O, iman edenler için bir kılavuz, bir şifadır. İnanmayanlara gelince, onların kulaklarında bir ağırlık vardır. Ve Kur'an, onlar için bir körlüktür. Böylelerine, çok uzak bir mekândan seslenilmektedir." (Fussilet-44)

  5. #5
    radikal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    radikal isimli Üye şuanda  online konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    10.02.2007
    Bulunduğu yer
    Gönül aleminden
    Yaş
    38
    Mesajlar
    2.635
    Tecrübe Puanı
    147

    Standart

    Çok değil, 80 sene önce; 6 yaşında veya 7 yaşında olan her çocuk, Kur'an'ı indirildiği dilde okuyor ve indirilen dilin fasihliğinden dolayı fazla bir çaba sarf etmeden de anlıyordu. Bu o zaman hayret edilecek bir şey değildi, olağan ve olması gerekendi.

    Türkçe yazının ömrü hayatı daha çok yeni. Bir çok dilden de etkilenmiş bir yazı stilinde. Oysa, arapça; binlerce yıllık bir mazisi olan bir dil. Anlatmak istediğinizi arapça 3-5 cümlede açıklarken, aynı anlam ve manayı 20 cümlelik bir paragrafta ancak anlatabilirsiniz. Eğer fiilleri,zamirleri ve durumları yerli yerinde kullanırsanız şayet. Yoksa 20 cümleyide geçer bir sayfaya çıkarsınız.

    Tercüme; bir kelamın manasını diğer bir lisanda dengi bir tabir ile aynen ifade etmektir. Tercümede aslın manasına tamamen mutabık olabilmek için, sarahatte delalette, icmalde, tafsilde, umumda, hususta, ıtlakta, takyidde, kuvvette, isabette, hüsn-i edada, üslub-u beyanda, velhasıl ilimde, sanatta asıldaki ifadeye denk olmayı gerektirir. Cümle içersinde kullandığınız uygun olmayan bir kelime sizi alır anlamsız manalara sürükler. En son merhalede velev ki aslına mutabık olarak kaç sayfa olursa olsun ortaya koysanız bile, bu sefer kalbi hissiyatı uyandıran manadan fersah fersah uzaklaşmış olursunuz.

    Elinizde bulunan herhangi bir yazarın Türkçe mealinin son sayfasına bakın. En son sayfanın altında sayfa sayısı olarak ne yazıyor. Durun, ben size söyleyeyim en iyimser rakam ile 562! Eğer bir de tefsir ile beraber bulunuyorsa 562 x 10 cilt = 5.620 (Çünkü hiç bir tefsir 10 ciltten az olamıyor) Elbette bu sayıya index, lugatçe ve fihrist dahil değil!

    Peki benim elimdeki Kur'an kaç sayfa : 605 sayfa. Üstelik ek olarak lugatçe, index ve fihrist de yok!

    İki kuşak önce yaşayan rahmetli dedelerinizin ve ninelerinizin de lugatçeye ihtiyacı yoktu. Ama onlar o kadar şansız insanlardı ki, gece alim olarak yattıkları yataklarından, sabah cahil olarak uyandılar. Buna sebep de, arapçayı ortadan kaldırmayı hedeflemiş olan o meşhur "Dil Devrimi" idi. Elbette şimdi arapçayı anlamayan, okuyamayan bir nesil var günümüzde. Ve doğru dil olarak Türkçe hedef gösterilmiş. Türkçe açıklamalı ek yoksa, sırf arapça olan bir Kur'an'ın yerine Türkçe açıklamalı Kur'an tercih ediliyor. Bahane de hazır "Anlayamadığımız bir dilde Kur'an okuyacağımıza, anladığımız dildeki Kur'an'ı tercih ediyoruz!"

    Sizin anlamadığınız Kur'an değil, anlayamadığınız arapça olan dil. Yoksa; Kur'an elbette apaçık ve herkesce anlaşılır!
    Sevsinler bahanenizi!...

    Merhum Elmalılı Hamdi YAZIR üstadım hayata gözlerini yummadan kısa birsüre önce, oturduğu yerden bakın nasıl bağırıyordu: "Türkçe Kur'an mı olur be hey şaşkın!..."
    Derdi; Allah'ın (cc) rızası olanlara selam olsun!

  6. #6
    Enver İstek isimli Üye şimdilik offline konumundadır metin mete
    Üyelik tarihi
    28.12.2005
    Bulunduğu yer
    Gurbet,daimi gurbetin icinde gurbet
    Yaş
    48
    Mesajlar
    3.971
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Alıntı radikal Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Çok değil, 80 sene önce; 6 yaşında veya 7 yaşında olan her çocuk, Kur'an'ı indirildiği dilde okuyor ve indirilen dilin fasihliğinden dolayı fazla bir çaba sarf etmeden de anlıyordu. Bu o zaman hayret edilecek bir şey değildi, olağan ve olması gerekendi.

    Türkçe yazının ömrü hayatı daha çok yeni. Bir çok dilden de etkilenmiş bir yazı stilinde. Oysa, arapça; binlerce yıllık bir mazisi olan bir dil. Anlatmak istediğinizi arapça 3-5 cümlede açıklarken, aynı anlam ve manayı 20 cümlelik bir paragrafta ancak anlatabilirsiniz. Eğer fiilleri,zamirleri ve durumları yerli yerinde kullanırsanız şayet. Yoksa 20 cümleyide geçer bir sayfaya çıkarsınız.

    Tercüme; bir kelamın manasını diğer bir lisanda dengi bir tabir ile aynen ifade etmektir. Tercümede aslın manasına tamamen mutabık olabilmek için, sarahatte delalette, icmalde, tafsilde, umumda, hususta, ıtlakta, takyidde, kuvvette, isabette, hüsn-i edada, üslub-u beyanda, velhasıl ilimde, sanatta asıldaki ifadeye denk olmayı gerektirir. Cümle içersinde kullandığınız uygun olmayan bir kelime sizi alır anlamsız manalara sürükler. En son merhalede velev ki aslına mutabık olarak kaç sayfa olursa olsun ortaya koysanız bile, bu sefer kalbi hissiyatı uyandıran manadan fersah fersah uzaklaşmış olursunuz.

    Elinizde bulunan herhangi bir yazarın Türkçe mealinin son sayfasına bakın. En son sayfanın altında sayfa sayısı olarak ne yazıyor. Durun, ben size söyleyeyim en iyimser rakam ile 562! Eğer bir de tefsir ile beraber bulunuyorsa 562 x 10 cilt = 5.620 (Çünkü hiç bir tefsir 10 ciltten az olamıyor) Elbette bu sayıya index, lugatçe ve fihrist dahil değil!

    Peki benim elimdeki Kur'an kaç sayfa : 605 sayfa. Üstelik ek olarak lugatçe, index ve fihrist de yok!

    İki kuşak önce yaşayan rahmetli dedelerinizin ve ninelerinizin de lugatçeye ihtiyacı yoktu. Ama onlar o kadar şansız insanlardı ki, gece alim olarak yattıkları yataklarından, sabah cahil olarak uyandılar. Buna sebep de, arapçayı ortadan kaldırmayı hedeflemiş olan o meşhur "Dil Devrimi" idi. Elbette şimdi arapçayı anlamayan, okuyamayan bir nesil var günümüzde. Ve doğru dil olarak Türkçe hedef gösterilmiş. Türkçe açıklamalı ek yoksa, sırf arapça olan bir Kur'an'ın yerine Türkçe açıklamalı Kur'an tercih ediliyor. Bahane de hazır "Anlayamadığımız bir dilde Kur'an okuyacağımıza, anladığımız dildeki Kur'an'ı tercih ediyoruz!"

    Sizin anlamadığınız Kur'an değil, anlayamadığınız arapça olan dil. Yoksa; Kur'an elbette apaçık ve herkesce anlaşılır!
    Sevsinler bahanenizi!...

    Merhum Elmalılı Hamdi YAZIR üstadım hayata gözlerini yummadan kısa birsüre önce, oturduğu yerden bakın nasıl bağırıyordu: "Türkçe Kur'an mı olur be hey şaşkın!..."

    Olmaz dogru olursa kimse kendi yorumunu yazamaz veya mezhebine mesrebine uygun anlatamaz saskinin zoruna bak olurmu yani TÜRKCE KURAN...Len Enver sende amma sapiksin ha...
    Konu Enver İstek tarafından (24.07.2009 Saat 00:21 ) değiştirilmiştir.

  7. #7
    radikal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    radikal isimli Üye şuanda  online konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    10.02.2007
    Bulunduğu yer
    Gönül aleminden
    Yaş
    38
    Mesajlar
    2.635
    Tecrübe Puanı
    147

    Standart

    Alıntı Enver İstek Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Olmaz dogru olursa kimse kendi yorumunu yazamaz veya mezhebine mesrebine uygun anlatamaz saskinin zoruna bak olurmu yani TÜRKCE KURAN...Len Enver sende amma sapiksin ha...
    Estagfurullah, sen şaşkın değilsin. Sen anlamak için okuyorsun. Mecbursun, çünkü arapça bilmiyorsun. Belki ilerde inşaallah o geçenlerde yarım bıraktığın Kur'an'ı öğreneceksin. Sadece azm etmen kafi.

    Burada Merhum Hamdi üstadın bahsettiği şaşkın başka biri. Anla! Fazla açık anlattırma. Şaşkın kişi o ki; bütün insanlar için Kur'an'ı Türkçe'leştirmek istedi. Üstad da o'na ve düşüncesine galeyana gelip bu şekilde hitap etti.

    Sizler de arapça bilmediğiniz için, ama Kur'an'ı da okumak istemeniz nedeni ile elbette anlayacağınız bir dilde olmasını bekliyorsunuz. Çünkü; AÇ'SINIZ! Aynı benim gibi, aynı kendin gibi, aynı diğer insanlar gibi. Ne kadar okusak da ruh doymuyor, kalb doymuyor, daha ! diyor. Bir de arapça okuyup mana derinliğini farklı yaşasanız; işte o zaman vallahi ne demek istediğimi, neden bu kadar mücadele ettiğimi gerçekten anlayacaksınız. İnşaallah o günler de yakındır.
    Derdi; Allah'ın (cc) rızası olanlara selam olsun!

  8. #8
    mavigezegen isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    14.07.2009
    Yaş
    32
    Mesajlar
    216
    Tecrübe Puanı
    6

    Standart

    Bir ülke ki camiinde Türkçe ezan okunur,
    Köylü anlar manasını namazdaki duânın...
    Bir ülke ki mektebinde Türkçe Kur'ân okunur.
    Küçük büyük herkes bilir buyruğunu Hüdâ'nın.
    Ey Türkoğlu, işte senin orasıdır vatanın!

    Ziya Gökalp (Vatan şiirinden)

  9. #9
    ARZ_7 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ARZ_7 isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    07.02.2009
    Yaş
    25
    Mesajlar
    762
    Tecrübe Puanı
    16

    Standart

    Bir ülke ki mektebinde Türkçe Kur'ân okunur.

    Mekteplerde okutuluyor mu? o ayrı mevzu..

    "Türkçe Kuran" tabiri yerine, Kuranın Türkçesi daha doğru olur gibi. Türkçe Kuran, sanki kuranın tam anlamıyla karşılığıymış gibi bir mana ifade ediyor. Eğer tam anlamıyla ifade edilen bir türkçeleşme söz konusu olduğu zaman, biz buna "tefsir" diyoruz..

    Türkçenin ( veya herhangi bir dilin) Arapçadaki ( veya herhangi bir dildeki) terimleri, atasözlerini, mecaz ifadeleri karşılaması düşünülemez. Onların kullandıkları bir çok mecaz ifadeleri bir Türkçe de kullanmıyoruz. Bunun yüzlerce örneği var..

    Eş - Karı / Zevce - mir'e

    Türkçe de; Ahmetin Karısı demekle, Ahmetin eşi demek arasında hiç fark yok, sadece bir görgü meselesi.. Ama araplar için çok şey ifade ediyor.. Bunu uzun uzun anlattık.. tekrar edilebilir...


  10. #10
    ARZ_7 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ARZ_7 isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    07.02.2009
    Yaş
    25
    Mesajlar
    762
    Tecrübe Puanı
    16

    Standart

    Kaldı ki biz, Türkçesi okunmasın demiyoruz. Elbette okunacak anlaşılacak..
    Bir vakıa daha var ki; Hangi meal okunacak ? Kuranı anladığı gibi türkçeye çevirenlerden hangisinin "kuran'ını" okuacağız ?

+ Konu Cevaplama Paneli

Paylaş

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

Content Relevant URLs by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.