bekir Nickli Üyeden Alıntı
Sayın mavigezegen
İfedenizi tekrar ve aynen alıntılıyor, soruyor ve bir kez daha izah etmenizi istiyorum.
Siz yerin altındaki ağır maddelerin deprem sonucu yer üstüne çıktığını, bunu Zilzal Suresinin anlattığını ve yine bunu insanların anlayamadığını söylüyorsunuz.
İfadenizden anlaşılan şudur ki; Peygamber Efendimiz de dahil olmakla, yıllarca insanlar bunun (Haşa) ne anlama geldiğini bilmiyordu.
İfadeniz aslında o kadar basit kalıyor ki, kendi kendinizle çelişkidesiniz. Çünkü ayeti tefsir edenlerin "yeraltındaki hazinelerin yerin üstüne çıkması" tefsirlerini aşağılamaktasınız. Ama onların tefsirleri ile sizin alimlerinizin bulguları arasında hiç bir fark yok. Zira yer altından çıkan petrolde, nikelde, uranyum vs. de ağırdır ve bu gün artık birer hazinedir. Ama siz bir yandan Kur'an ı överken aklınızca bir yandan da Peygamberi ve İslam Ulemasını kifayetsiz görmektesiniz
Bu ifadeden anlaşılan şudur ki; Peygamber Efendimiz de bir insandı ve O da bu ayetin (Haşa) ne anlama geldiğini bilmiyordu.
Bu hezayandır, bu Peygamberi töhmet altında tutmak ve önemsememektir ve bu kimsenin haddi değildir. Allah (cc) nin Zilzal Suresinde anlattığını Peygamber Efendimiz anlamıştır, gerektiği kadarını anlatmıştır ve iman edenler de anlamıştır. Anlamayanlar, hakkı ile iman etmeyenlerde bu günün fen ilmi ile gelen bulgulara iman etmiş oluyorlar. Mesele sadece bu!...
Burada da yandaki ifadeyi "Peygamberimiz'in yaşadığı çağda" kullanmakla şu tebarüz ettirilmiş gibi olmakta ki, sanki başka dönemlerde demrem hakkında farklı bilgiler/doğru bilgiler biliyordu da Peygamberimizin çağında hurafa vardı...
Dolayısı ile murad edilen mesaj ne olursa olsun, mesaj tarzı yanlıştır, Peygamber Efendimize karşı algılanabilecek en basit bir yetersizlik ifadesi dahi kabul edilemez, düzeltmeniz gerekmektedir vesselam...
Peygamberimizi töhmet altında bırakmak kimsenin haddine değildir. Bence yazıyı yanlış yorumluyorsunuz. Peygamberimizin yaşadığı çağ deyince neden Peygamberimiz ve sahabe olarak yorumluyorsunuz bunu? Söylemiş olduğunuz madenler ne zaman bulunmuştur? Petrolün değeri ne zaman anlaşılmıştır? Peygamberimiz de Allah'ın vahyettiği ölçüde bilgi sahibi olmuştur. Fakat Kuran öyle mucize bir kitap ki yazılan herşey yazıldığı çağı anlatmaz, geçmişe, indiği döneme ve geleceğe dair bilgiler verir bize. Bazı bilgilerin neyi anlatmak istediği zamana bırakılmıştır. İki suyun birbirine karışmaması için araya perde konulması da yine Kuran'da anlatılır. Fakat bilimin bunu keşfi çok yakındır. Oysa Kuran 1400 yıl önce söylemiş. Galileo'unun idam nedeni neydi, dünyanın yuvarlak olduğunu söylemek. O zamanın şartları bu gerçeği kanıtlamaya yetmiyordu, fakat bugün dünyanın bir öküzün boynuzunda olduğunu ya da bir balığın sırtında olduğunu söylerseniz size deli derler. Fakat bir zamanlar dünyanın yuvarlak olduğunu söyleyenlere deli diyorlardı. Bütün bunlar Kuran'ın mucizevi bir kitap olduğunun delilleridir.
Peygamberimizi tenzih ederek söylüyorum, o çağdaki insanlar için müslüman olsun, gayri müslim olsun ya da dinsiz olsun farketmez, her bilgiye vakıf değillerdi. Peygamberimiz de Allah'ın kendisine bildirdiği ölçüde biliyordu.
Bugünün şartları ile bunu o çağda kaç kişi bilebilirdi?
Dikkatinizi çekerim; bugün İslam toplumları geri kalmış, ya da gelişmekte olan ülkeler grubundalar, neden bir tane gelişmiş bir İslam toplumu yok. Neden gayri müslim toplumlar bilimsel keşifler peşinde ilken, müslümanlar birbirlerine düşmüşler? Televizyonu, radyoyu icat eden neden bir müslüman olmamış, telefonu, uçağı, arabayı ve bilimum makinaları neden bir müslüman icat etmemiş?
Diyorsunuz ki bugünün fen ilmi ile gelen bulgular; bu bulguları, bu müslüman ahali neden bulamamış da elin gavuru bulmuş. Bu gavurun bulduğuna bakarak iman edecek hakkıyla iman etmeyenler.
Sonuç olarak anlatmak istediğim inşallah anlaşılmıştır.
Cahil ile sohbet etmek güçtür bilene, Çünkü cahil ne gelirse söyler diline.
Paylaş