neden böyle bir secenek olustururlarki ikisini yapmayanda cok bilgili olabilir sadece ikisini yapmak isteyende olur degilmi
bu arada kardesim sitemim bu konuyu actigin icin degil haberin olsun sadece bu konudur bilirsin yillardan beri duyarim bende hep böyle cvp verdim
İmtisali cahidu fillah olubtur niyetim,
Dini islamın mücerred gayretidir gayretim.
Fazlı Hak ve hikmeti cündü ricalullah ile,
Ehl-i küfrü serteser kahreylemektir niyetim.
Embiyau evliyaya istinadım var benim,
Lütfü Haktandır hemen ümidi fethu ve nusratım.
Nefsim ve malımla nola kılsam cihanda içtihad,
Hamdülillah var gazaya sad hazaran rağbetim.
Ey Muhammed! Mucizatın Ahmedi muhtar ile,
Umarım galib ola Edayı dine devletim!
Okumak anlamakla aynı degildir..
Okursun ama okuduklarını anlamazsan ,
özümseyemezsen (söz meclisten dışarı)
" kitap yüklü eşekten farkı kalmaz insanın"
gezen bilir diye düşünüyorum,,,
çünkü ,insan görerek hafızasına aktarır bilgilerini ...
nasıl ki insan ilk anda bir kişinin isimini degilde
yüzünü hatırlıyorsa , gezmekte onun gibidir...
yani okumaktan daha etkilidir ögrenmede, hıfzetmede..
hiç gezmeyip sadece okumakla da
bunun mümkün olmayacagını düşünüyorum ..
belki dogru brlki yanlış....ama fikrim bu...
Selam ve Selametle...
Yoluna can'a revan etsem , gerek canım dedim ...
Yüzüme bin hışm ile baktı , dedi ; canın mı var !
arkadaşım,
okumak her daim ayrıntılı bilgi verir insana. dikkat edersen türk kültürü'nde şifahilik hakimdir, yani kulaktan dolma bilgilerle kültür yayılır. dolayısıyla bu kültür içerisinde okumaya hem saygılı bir duruş hem de "bana uzak olsun" tarzı sinsi ve iki yüzlü bir bakış vardır. haliyle böyle bir kültür içinden sizin tartışma konunuz gibi bir klişenin çıkması doğaldır.
başta bir arkadaşım "okumak pasif kültür"dür demiş. ben buna katılmıyorum ve okumanın inter-active bir öğrenme yöntemi olduğunu savunuyorum. okurken aklınıza takılan, yanlış olduğunu düşündüğünüz bir bilgiyi başka kitaplar vasıtasıyla kontrol etme şansınız vardır. peki ya gezerken, kaç kez bir rehbere "bu anlattıklarının kaynağı ne?" ya da "anlattıklarınızda çelişen yönler var" dedik. rehberler sonuçta bir bilgiyi ezberlemiş insanlar ve sizi pasif durumda tutup bu bilgiyi aktarırlar. gezerken gördüğümüz bir mimari esere o eserin yapıldığı dönemle ilgili bilgimiz olmadan nasıl bakacağımızı bilebilir miyiz? karşımıza çıkan bir heykelin üslubunu kitabi bilgilere sahip olmadan yorumlamamız mümkün müdür?
şimdi teorik bir deney yapalım ve karşımızda bilgilerini sadece gezerek ve sadece okuyarak elde etmiş iki insan olduğunu varsayalım. bu insanlardan hangisi daha bilgili olacaktır gerçekten. daha da ötesi hangisi bildiklerini daha iyi ifade edebilecektir? elbette ikisinin bilgilerinde de farklı yönler ve farklı bakış açıları olacaktır ama kitabi bilgiyle donanmış bir insan size kanuni'nin viyana önlerinden neden çekilmek zorunda kaldığını, kahvenin bu olayla ilgisini, bu hadisenin osmanlı'nın gerileme süreciyle bağlantılarını anlatacaktır. gezen bir insansa bu ayrıntılara hiç dokunmadan yalnızca viyana'nın mimarisini, osmanlı ordularının bulundukları mevzilerin yerinde neler olduğunu anlatabilecektir. hangisi daha doyurucu?
örneğin van kalesi'ne çıkalım ve aşağıdaki eski şehri seyredelim. orada ermeniler'in yıkılmış evlerini göreceğiz. okumayan insan bunu tv'lerde duyduğu ermeni katliamının bir kanıtını olarak algılayabilir. burada ermeniler varmış, şimdi yoklar, demek ki ölmüşler!" gibi bir çıkarım yapması muhtemeldir. ancak okuyan insan şehrin bir deprem dolayısıyla içlere taşındığını bilir. ya da gelibolu'yu gezen bir insan tabyalara, ötede şehitliğe bakarak huşuya dalabilir. fakat bu insan gezerken nusret mayın gemisinin faaliyetlerinden, sisli bir akşamın türk askerlerine ne kadar yaradığından nasıl haberdar olacak kitaplar olmazsa? gezenin bilgisi romantik bilgidir, romantik bilgi yanıltıcıdır. sorun sadece bir bilgiyi hafızada tutmak değil doğru bilgiyi öğrenmek...
gezen insanın bilgisi gezdiği yerlerin varlığıyla sınırlıdır. ancak okuyan insan şu anda var olmayan yerlerle ilgili de bilgi sahibi olmak gibi üstün bir avantaja sahiptir. örneğin 19. yüzyılda, avrupalılaşma amacıyla istanbul'da bir çok caddeler açılmıştır, bugün üzerinde yürüdüğümüz bu caddelerde bir zamanlar var olan konakları ne kadar dolaşsak da göremeyiz. gezen insan için bu konaklar hiç var olmamıştır, bunların ne menem şeyler olduklarını ancak okuyan insan bilebilir.
bugün kaybolmuş kültürler de gezen insan için bir gizemdir. piramitlerde yat kalk, tüm dehlizlere gir çık kadim mısır kültürüyle ilgili bir bilgi edinebilir misin? eğer mısırlılar o muazzam yapıların yanında hiyeroglifler de bırakmasalardı gezen insanın sığ bilgisiyle başbaşa kalacak ve bu kültürle ilgili pek çok bilgiyi öğrenemeyecektik. gezen insanın piramitlerle ilgili şu tarz yorumlarıyla karşılaşabilirdik: "mısırlılar dünyanın yuvarlak olduğunu keşfetmişler, dünya gibi delikanlı bir ortama yuvarlaklığı yakıştıramayarak ona bir cinsel organ hediye etmek amacıyla piramit dikmişler!" elbette ki varsayımım abartılı ancak bundan daha absürd şeylerin de ortaya çıkabileceği malum.
daha da yazmak isterdim ancak başka işlerim de var. umarım yardımcı olabilmişimdir.
not: yorum yapan diğer arkadaşlar kırılmasınlar, sadece arkadaşın münazarada savunacağı taraf "okuyan insan" olduğu için böyle yazdım. eğer gezen insan demiş olsaydı, onu haklı çıkaracak argümanlar üretmeye çalışırdım.
alıntı...........?
ÖYLE BİR HAYAT YAŞAKİ KİMSE
SENDEN YANA İNCİLMESİN........
@soldierking konuyu açmışsın ama
yorumu kendin yapmayıp alıntı olarak eklemişssin..
biz kendi yorumuzu yazıyorsak
sende kendi yorumunu yaz...
biz karşımızda muhatap olacagımız biriyle konuşabiliriz ancak degil mi?
gezmek demek okumayı red etmek demek degildir...
şartların müsaitse hem gezer hem okursun ,
yok degilse okursun olur biter....
ama önemli olan gördüklerinde ibret almak ,ögrenmekdir o kadar...
gerisi boş vakit harcamaktan başka bir şey olamaz herhalde...
V'esSelam
Yoluna can'a revan etsem , gerek canım dedim ...
Yüzüme bin hışm ile baktı , dedi ; canın mı var !
dedigim gibi siz anlatsanız daha makbule geçerdi...
Yoluna can'a revan etsem , gerek canım dedim ...
Yüzüme bin hışm ile baktı , dedi ; canın mı var !
Sanırım okuyan daha bilgilidir...
HER SAADET MENSUBU MİLLİ GÖRÜŞ ERİDİR.
BİZİM MİLLİ GÖRÜŞ GÖMLEK DEĞİL... DERİDİR...
kardeşim bazı okuyan kardeşlerimiz daha saf ve cahildir bu insanın kişiliginde olan birşeydir bazıları okuma yazması yok fakat okuyandan daha bilgili oluyor
En iyi nasihat; iyi örnek olmaktır. (Malcolm X)
Bence ikiside gerekli. Okuduğunu gerçekten anlayabilmek için ya görmen yada uygulaman gerekir. Değilse okunur ve unutulur .Yani bana göre önemli olan okuyup görmektir. Diğeri sadece ezberde kalır ve zamanla unutulur.Sadece gezmek de yetmez bir bilgin yoksa sadece bakıp geçersin.
"Duâ rahmetin anahtarıdır.Abdest namazın anahtarıdır.Namaz da Cennetin anahtarıdır."Hadis-i Şerif
Paylaş