+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 8 ve 8

Konu: İyi niyetle bir söz söylersiniz, ama karşınızdaki bunu yanlış anlar

  1. #1
    sumisali isimli Üye şimdilik offline konumundadır Üyeliği durduruldu
    Üyelik tarihi
    03.04.2009
    Mesajlar
    1.938
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart İyi niyetle bir söz söylersiniz, ama karşınızdaki bunu yanlış anlar

    Belirli bir saatte biriyle buluşacaksınızdır ama vaktinde gelmez. Çok başarılı bir çalışma yaparsınız ama karşınızdaki kişi bunu gereği gibi takdir edemez. Çok emek vererek karşınızdaki kişiye bir güzellik sunarsınız, o kişi bunu hiç fark etmez. İyi niyetle bir söz söylersiniz, ama karşınızdaki bunu yanlış anlar. Saatlerce bir yeri temizleyip çok mükemmel hale getirirsiniz, birisi gelip düşüncesizce kirletir. Uykunuz vardır, ama biri düşüncesizce gürültü yapıp durur. Çok acil bir durumda birinden yardım istersiniz, o kişi sizi unutur. Önemli bir şey emanet edersiniz, karşınızdaki bunu kaybeder. Yıllarca üniversite sınavına hazırlanırsınız, son gün o saatte hastalanıp sınava giremezsiniz. Yepyeni bir kıyafet alır giyersiniz, ani bir hatayla biri üzerinize birşey döker. Alışverişe çıkıp kaliteli bir malzeme alırsınız, eve geldiğinizde kandırıldığınızı anlarsınız. Çantanıza yüklü bir para koyarsınız, biri gelip cüzdanınızı çalar. Trafiğe çıkarsınız, kötü bir şöför gelip size çarpar. Ya da aceleniz vardır ama trafik sıkışıklığından dolayı saatlerce gideceğiniz yere ulaşamazsınız. Bir yakınınız ani olarak hastalanır, ama ambulans saatlerce gelemediği için kurtulamayıp vefat eder. Bir konuda tedavi olmak için hastaneye yatarsınız, bir ihmalkarlık sebebiyle başka bir mikrop kapıp yeni bir hastalığa daha yakalanırsınız.
    Tüm bu yaşadıklarınızın her biri dolayısıyla mağdur olduğunuzu düşünürsünüz. Ve tüm bunların suçlusunun da karşınızdaki kişi olduğunu zannedersiniz. Kızgınlığa kapılır ve bu duygularınızı onlara yöneltirsiniz.
    Bu tür durumlarda insanlar ya yüzlerine karşı ya da arkalarından, bu kişilere kızıp söylenip dururlar. Sanki o kişi o hatayı ya da düşüncesizliği yapmamış olsaydı, herşeyin onun tam istediği gibi gerçekleşeceğini sanırlar.
    Oysa bu o kadar büyük bir yanılgıdır ki, insan bu gerçeği kavrasa, hayata tüm bakış açısı baştan sona bambaşka bir hal alacaktır.
    Dünyada Allah'tan başka, tek bir toz zerresini dahi hareket ettirebilecek tek bir güç yoktur. Dünyada olup biten herşey, yalnızca Allah istediği için gerçekleşmektedir. Eğer bir insanın hayatı boyunca yaşadıkları bir video kaset gibi düşünülecek olsa; nasıl ki bu videoyu her seyrettiğinizde mutlaka aynı görüntülerle karşılaşırsanız, insan hayatının da bundan en küçük bir farkı yoktur. Nasıl ki bu film yüzlerce sene saklansa, yüzlerce sene sonra tekrar videoya takılıp seyredilse –yalnızca- aynı filmle karşılaşılacaktır; işte insanın ömrü boyunca yaşayacakları da, bunun gibi, asla değişmez bir bütündür. Eğer bir insanın gideceği yere geç kalması gerekiyorsa, mutlaka geç kalacaktır. Bunun sebebi trafik olabilir, hastalık olabilir, unutkanlık olabilir. Ama sonuç asla değişmez. Aynı şekilde ölüm vakti gelen bir insanın ölümünü hiçbir şey engelleyemez; ambulans gecikebilir, trafik kazası olabilir, doktorun ihmalkarlığı olabilir. Ama bu sonuç kesin olarak gerçekleşecektir.
    Bu yüzden insanın gün içerisinde karşılaştığı olaylara karşı bakış açısı çok farklı olmalıdır. Örneğin eğer cüzdanı çalınıyorsa, demek ki o insanın o paraya sahip olmaması gerekiyordur. Ve Allah bunun için bir sebep yaratmıştır. Eğer üniversite sınavına giremiyorsa, demekki Allah o yıl için, o kişinin üniversiteye girmemesini, başka bir şeyle meşgul olmasını dilemiştir. Eğer karşı taraf geciktiği için, sözleşilen buluşma gerçekleşemiyorsa, bu, Allah bu buluşmanın olmamasını dilediği içindir. Allah dilemedikçe kimse gecikemez, kimse unutamaz, kimse ihmalkar olamaz, kimse bir şeyi yanlış anlayamaz, kimse verilen emaneti kaybedemez, kimse trafiği sıkıştıramaz, kimse kötü araba kullanamaz... Bu konuda bilinmesi gereken tek bir gerçek vardır: “İnsanın yaşadığı herşeyi yaratan Allah'tır”. Ve “Allah, olması gereken için, mutlaka bir sebep yaratmaktadır.” Ancak bu sebep kendi kendine asla oluşmaz. Kimsenin, -Allah dilemeden- bunu yapabilecek gücü yoktur. Rabbimiz Kuran'da bu gerçeği şöyle bildirmiştir:

    Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Gerçekten Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. (İnsan Suresi, 30)
    Alemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. (Tekvir Suresi, 29)
    "... Sizi de, yapmakta olduklarınızı da Allah yaratmıştır" (Saffat Suresi, 96)
    Onları siz öldürmediniz, ama onları Allah öldürdü; attığın zaman sen atmadın, ama Allah attı. Mü'minleri Kendinden güzel bir imtihanla imtihan etmek için (yaptı.) Şüphesiz Allah, işitendir, bilendir. (Enfal Suresi, 17)
    "...Biz sizi şerle de hayırla da deneyerek imtihan ediyoruz ve siz Bize döndürüleceksiniz. " (Enbiya Suresi, 35)

    Ayetlerde de belirtildiği gibi tüm bunlar, dünya hayatının bir imtihan yeri olmasından kaynaklanmaktadır. Allah insanları denemek için, kişinin hoşlanacağı veya hoşlanmayacağı belirli olaylar yaratmakta ve bunlar karşısında nasıl bir ahlak göserdiğini sınamaktadır. Ve Allah tüm yarattığı olaylarda bizim hiç bilmediğimiz sırlar, hikmetler, nimetler ve çeşitli denemeler gizlemektedir. Örneğin bir başkasının düşüncesizliği nedeniyle bir yere gidemeyen bir insan belki de bu sebeple çok büyük tehlikelerden korunmuş olur. Yolda kendisine çarpacak bir araba, karşısına çıkacak kötü bir insan, yolda başına gelecek bir saldırı ya da hırsızlık, kirli bir yerden kapacağı bir mikrop kimbilir bu vesileyle engellenmektedir.
    İşte bu sebeple insan, olayların ardında sayısız sırlar ve hikmetler gizli olduğunu bilerek, Allah'a tam bir güven ve teslimiyet içerisinde yaşamalıdır. Başına her ne gelirse gelsin, iyi ya da kötü, nimet ya da eksiklik hepsinde Allah'a şükreden, Allah'ın en hayırlısını yarattığını bilen bir ahlak içinde olmalıdır.
    Ve gün içinde karşılaştığı olayların hiçbiri insanlara vermemelidir. Hepsini yaratanın yalnızca Allah olduğunu unutmamalıdır. Kendisine iyilik yapan da kötülük yapan da, zarar veren de, lehinde hareket eden de, yalnızca Allah ona emrettiği için o şekilde davranmaktadır. Dolayısıyla bir insanın, yaşadıklarından dolayı insanlara kızmasının, söylenmesinin, küsmesinin, darılmasının bir anlamı yoktur. Mümin nimetle karşılaştığında da, sıkıntıyla karşılaştığında da, bunların yalnızca Allah'tan olduğunu bilmelidir.
    Elbette kötü insanlara yönelik tedbirler alacak, iyi insanlara yönelik güzel duygular besleyecektir. Ama hayatının her saniyesinde yaşadığı her olayı yaratının Allah olduğunu hiçbir zaman unutmamalıdır.
    Bu gerçeği bilen Müslümanların ahlakı ise Kuran'da şöyle bildirilmiştir:

    De ki: "Allah'ın bizim için yazdıkları dışında, bize kesinlikle hiçbir şey isabet etmez. O bizim mevlamızdır. Ve müminler yalnızca Allah'a tevekkül etmelidirler."
    (Tevbe Suresi, 51)

  2. #2
    ErkeklerDaglar isimli Üye şimdilik offline konumundadır Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    30.09.2010
    Yaş
    29
    Mesajlar
    13
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Hepsini yaratanın yalnızca Allah olduğunu unutmamalıdır. Kendisine iyilik yapan da kötülük yapan da, zarar veren de, lehinde hareket eden de, yalnızca Allah ona emrettiği için o şekilde davranmaktadır. Dolayısıyla bir insanın, yaşadıklarından dolayı insanlara kızmasının, söylenmesinin, küsmesinin, darılmasının bir anlamı yoktur. Mümin nimetle karşılaştığında da, sıkıntıyla karşılaştığında da, bunların yalnızca Allah'tan olduğunu bilmelidir.


    Cok ilginc, demek bunun boyle oldugunun bilincinde olan bir insanin ya da muslumanin insanlarla olan munasebetleri cok daha farkli olacaktir.Belki daha az kizacak, daha az kufredecek, daha az can yakacaktir.Bu bilincle yasayan bir toplumda daha az dejenere olmus bir toplum olur.Ama Turk toplumunun bu bilincten ne kadar uzak oldugu artan siddet sarmalindan da anlasiliyor.

    Ya bu yazilanlar dogru degil ya da bu toplum bunu anlayacak seviyede degil.

  3. #3
    zamannezaman isimli Üye şimdilik offline konumundadır Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    09.10.2010
    Mesajlar
    4
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    zarar verenlerde Allah'ın emri olmasa da izni var, zarara katlanan sevap kazanır en azından.

  4. #4
    bekir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    bekir isimli Üye şuanda  online konumundadır sadece bir kul
    Üyelik tarihi
    10.09.2007
    Bulunduğu yer
    Dağlardan, yaylalardan
    Mesajlar
    7.782
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    Alıntı sumisali Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Hepsini yaratanın yalnızca Allah olduğunu unutmamalıdır. Kendisine iyilik yapan da kötülük yapan da, zarar veren de, lehinde hareket eden de, yalnızca Allah ona emrettiği için o şekilde davranmaktadır. Dolayısıyla bir insanın, yaşadıklarından dolayı insanlara kızmasının, söylenmesinin, küsmesinin, darılmasının bir anlamı yoktur. Mümin nimetle karşılaştığında da, sıkıntıyla karşılaştığında da, bunların yalnızca Allah'tan olduğunu bilmelidir.

    Yukarıda ki pasajda kırmızıya boyalı kısımda bir ifade hatası var. Düzeltilerek izah edilmeli...





    Ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila


    Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol.
    Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye,
    Bir sebep, bir yol, bir nefes ol.

    Bütün Tağutları Red...


  5. #5
    h-a-m-z-a isimli Üye şimdilik offline konumundadır Üye
    Üyelik tarihi
    16.09.2009
    Yaş
    32
    Mesajlar
    166
    Tecrübe Puanı
    5

    Standart

    Alıntı bekir Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    Yukarıda ki pasajda kırmızıya boyalı kısımda bir ifade hatası var. Düzeltilerek izah edilmeli...

    Ordaki ifade haddi aşmış..
    Bu yaklaşıma göre zulüm eden de ALLAH emrettiği için yapıyor gibi bir anlam çıkar ki
    haşa bu ALLAH a zalim demektir.
    Küçük kelimeler insanı küfre götürür dikkat etmek gerekli.

    Allah hiç kimseye gücünün yeteceğinden başka yük yüklemez. Herkesin kazandığı hayır kendisine, yaptığı kötülüğün zararı yine kendisinedir.(BAKARA 286)

  6. #6
    mhmt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    mhmt isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    07.11.2006
    Mesajlar
    2.994
    Tecrübe Puanı
    41

    Standart

    Yazı çok hoşuma gitti
    Elinize Sağlık. Kim yazdıysa da sağolsun..

    Bekir abi Nisa Suresi 79.Ayete dikkat çekiyor anladığıma göre..
    Ancak yazının genelinde zaten bu var. Yani başımıza gelenler bizim nefsimizdendir ancak herşeyi yaratan Allah'tır. Kötülüğü de yaratan O'dur. Sadece insan kendi nefsi ile kötülüğü seçer. Bu kısımda Allah zulmetmez, insan kendine zulmeder.

    Anladığıma göre böyle.. Tabi daha açık yazmak herzaman faydalı.. Bekir abi de haklı

    selametle..
    CİHAD: Fert, cemaat ve toplum bazında iyiliklerin yaşanır hale gelmesi, kötülüklerin kaldırılması için bütün gücümüzle hep beraber ve teşkilatlı bir şekilde çalışma mecburiyetini üzerimize yükleyen farzdır...

    heryazdığımiçinالله يعلم(ALLAH bİliR)diyorum...

  7. #7
    sumisali isimli Üye şimdilik offline konumundadır Üyeliği durduruldu
    Üyelik tarihi
    03.04.2009
    Mesajlar
    1.938
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    şems suresi bu konuya açıklık getirecektir sanırım

    Nefse ve ona 'bir düzen içinde biçim verene,'(4)
    8- Sonra ona fücurunu (sınır tanımaz günah ve kötülüğünü) ve ondan sakınmayı ilham edene (andolsun)

  8. #8
    bekir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    bekir isimli Üye şuanda  online konumundadır sadece bir kul
    Üyelik tarihi
    10.09.2007
    Bulunduğu yer
    Dağlardan, yaylalardan
    Mesajlar
    7.782
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    Alıntı sumisali Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Hepsini yaratanın yalnızca Allah olduğunu unutmamalıdır. Kendisine iyilik yapan da kötülük yapan da, zarar veren de, lehinde hareket eden de, yalnızca Allah ona emrettiği için o şekilde davranmaktadır.

    Sanmayınız zira bu yukarıda ki ifade, aşağıda ki ayet ile izah edilemez sumisali. Yukarıda ki ifadeden " iyilik ve kötülük yapanlar bu fiilleri Allah'ın emri olduğu için yaparlar" anlamı çıkmaktadır.

    Oysa aşağıda ki ayet; nefislere iyiliği ve kötülüğü öğretenin Allah (cc) olduğunu ama kötülükten yapmaktan sakındırıp iyilik yapmayı emrettiğini bildirmektedir. Peki neden kötülük istenmeyen bir hal olduğu halde nefislere öğretiliyor? Çünkü eğer nefis kötülüğü bilmese zaten yapamaz ve dünya imtihanının bir manası kalmaz.



    Alıntı sumisali Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    şems suresi bu konuya açıklık getirecektir sanırım

    Nefse ve ona 'bir düzen içinde biçim verene,'(4)
    8- Sonra ona fücurunu (sınır tanımaz günah ve kötülüğünü) ve ondan sakınmayı ilham edene (andolsun)





    Ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila


    Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol.
    Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye,
    Bir sebep, bir yol, bir nefes ol.

    Bütün Tağutları Red...


+ Konu Cevaplama Paneli

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 14
    Son Mesaj: 27.07.2010, 13:22
  2. Bir Söz Bir Gülümseme Bir Tatli Dil Neye Bedel..
    By arzuhal in forum Ata Sözleri ve Özlü Sözler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 06.01.2008, 23:02
  3. Cevaplar: 22
    Son Mesaj: 16.10.2007, 15:27
  4. Niyetle ilgili bir soru ve cevabı
    By Uhud dağı in forum Genel Islam Konular
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 29.08.2007, 20:51
  5. Kötü niyetle sual sormak
    By beyaz_ışık in forum Genel Islam Konular
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 21.07.2007, 12:57

Paylaş

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

Content Relevant URLs by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.