+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 3 Sayfa var 123 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 23

Konu: Cehennem Azabindan Kurtulmak Icin 70 bin Kelim-i Tevhide Varmısınız

  1. #1
    elifimbenim isimli Üye şimdilik offline konumundadır Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    26.01.2008
    Yaş
    51
    Mesajlar
    21
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart Cehennem Azabindan Kurtulmak Icin 70 bin Kelim-i Tevhide Varmısınız

    SELAMÜN ALEYKÜM KARDESLERIM 70,000 KELIME-I TEVHID CEKMEYE VARMISINIZ

  2. #2
    elifimbenim isimli Üye şimdilik offline konumundadır Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    26.01.2008
    Yaş
    51
    Mesajlar
    21
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    [I]selamun aleykum kardeslerim kimse yokmu kelim-i tevhid cekecek ben basliyorum 2000 okuyacagim isteyen katilabilir isimleri liste yapilacak siraya gore onun adina dua si okunup yollancak katiliminizi bekliyorum ALLAHA EMANET OLUN[/I

  3. #3
    amedli21 isimli Üye şimdilik offline konumundadır Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    30.04.2008
    Yaş
    27
    Mesajlar
    17
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Ben varim..vaktim olurda gelirsem..


    ..Tevhit..

    tesekkürler..

  4. #4
    Ebu Zerr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Ebu Zerr isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    08.06.2007
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    33
    Mesajlar
    872
    Tecrübe Puanı
    13

    Standart

    kardeş el-ezkar gibi kitaplarda Allah Rasulü çok kısa cümlelerle bize o 70.000'in yanından dahi geçemeyceği zikirler öğretmiştir, yani bir defa söylüyorsun trilyon defa söylenmiş gibi oluyor, hadi sen 70.000 ile uğraş!!!
    Müslümanım, müslümanlardanım demek kadar insanı özgür kılan bir söz yoktur ve olamazda. Bu söz, Rabbimizin vahyinden bizim dillerimize ve gönüllerimize nakş olan yüce bir anlam. Bu sözün anlamlandırılmış hali insan. Bu söz ile insan yaratılmışlar arasında seçkin bir vaziyet alıyor. Ahsen-i takvim makamından nakkaşlık vazifesini icra ediyor. Vahyi nakş ediyor muzdarip gönüllere. (Ahi Evran)

  5. #5
    elifimbenim isimli Üye şimdilik offline konumundadır Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    26.01.2008
    Yaş
    51
    Mesajlar
    21
    Tecrübe Puanı
    0

    Frage

    Alıntı Ebu Zerr Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    kardeş el-ezkar gibi kitaplarda Allah Rasulü çok kısa cümlelerle bize o 70.000'in yanından dahi geçemeyceği zikirler öğretmiştir, yani bir defa söylüyorsun trilyon defa söylenmiş gibi oluyor, hadi sen 70.000 ile uğraş!!!
    selamun aleykum kardesim haklisin bir kere okunan zikirin 100,000 sevabi da var ama her zikrinde ayri bir yeri var sen bir oku 70.bin degil yuzbin sevaba gir ben burda kimseyide mecbur tutmuyorum isteyen diye yazdim dkkatini cekerim ve kelime-i tevhidin yani****LAILAHE ILLALLAH MUHAMMEDIN RESULULLAH***
    demenin ne kadar sevabi var orasini ALLAH c.c. bilir saglicakla kal allaha emanet ol

  6. #6
    elifimbenim isimli Üye şimdilik offline konumundadır Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    26.01.2008
    Yaş
    51
    Mesajlar
    21
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Alıntı amedli21 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ben varim..vaktim olurda gelirsem..


    ..Tevhit..

    tesekkürler..
    SELAMUN ALEYKUM KARDESIM SEN NEZAMAN VAKIT BULURSAN YAZ OKUYUP OKUMAYACAGINI AMA ISTERSEN BIR KARDESIM GIBI 1,TANE OKURSUN 70,BININ YERINI ALIR SAGLICAKLA KAL ALLAHA EMANET OL

  7. #7
    elifimbenim isimli Üye şimdilik offline konumundadır Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    26.01.2008
    Yaş
    51
    Mesajlar
    21
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    KELİME-İ ŞEHADET

    SORU: Kelime-i şehadetin hükmünü ve onun eşsiz manasını insana getirdiği güzelliklerini açıklarsanız memnun oluruz. (Faruk Özcan/Ankara)



    Kelime-i şehadet bir ferdin İslam’a dahil oluşunda ilk merhaledir. O Allah’ın varlığı ve birliği ile birlikte ahir zaman nebisinin de risaletini tasdik edip ona kendi nefsini şahid tutması manasında mübarek bir inanç cümlesidir. Bu itibarla kelime-i şehadet dinin temeli ve istinatgâhıdır. Şehadet öyle yüce bir kelimedir ki, bütün insanlığın kurtuluş ve şehadeti onun sonsuz mana ve sır ikliminde gizlidir. Kelime-i şehadet İslam’ın özü, göklerin ve yerin anahtarıdır.

    Kelime-i şehadet en umumî tabiriyle dil ile ikrar kalb ile tasdik eylemekten ibarettir. Derunî manada ise İslam’a ait hakikatler manzumesini ihtiva eder. Denilebilir ki, Kur’an-ı Kerim’in tamamı kelime-i tevhidin ne olduğunu izahtır. Çünkü Kur’an-ı Kerim din ve tevhitten ibarettir. Bu gerçeği ifade sadedinde ayet-i kerimede şöyle buyurulur: “Bu Kur’an, onunla uyarılsınlar ve tek bir ilah bulunduğunu bilsinler ve akıl sahipleri iyice düşünüp öğüt alsınlar diye insanlara tebliğ edilmiştir.” (İbrahim, 52)



    İki veche

    Kelime-i şehadet iki veçhelidir. Birincisi tevhit, yani Cenab-ı Allah’ın varlığı ve birliğine iman, ikincisi de Hazret-i Peygamber (sav)’in kulluk ve risaletini tasdiktir. İman bu iki veçhenin gönülde bir bütün halinde yerleşmesi neticesinde tahakkuk eder. Bu itibarla ne yalnız Allah Teala’ya iman kâfidir ne de Rasulüne. Bu hususta gaflet edilmemeli ve Allah’a imanla birlikte Hz. Peygamber (sav)’e imanın ehemmiyeti layıkıyla kavranmalıdır. Yahudiler Musa (as)’a inanır diğer peygamberleri kabul etmezler, Hıristiyanlar İsa(as)’ı kabul eder diğer peygamberlere inanmazlar. Mü’minler ise bütün peygamberlere iman ederler.

    Bu gerçeği Allah (cc) Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor: “Müminlerin her biri Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine iman ettiler. ‘Allah’ın peygamberlerinden hiçbiri arasında ayırım yapmayız’ dediler.” (Bakara, 285)



    Cennetin anahtarı

    Kelime-i tevhit cennetin anahtarıdır. Kelime-i tevhidin aaaahürleri ise o anahtarın kilidine müsait hassas dişleridir. Vehb bin Münebbih radıyallahu anha denildi ki, “La ilahe illallah kelimesi cennetin anahtarı değil midir?” Buyurdu:

    “Evet! Fakat dişsiz anahtar olmaz. Ancak dişleri olan anahtarla gelirsen kapı sana açılır, aksi halde açılmaz.”

    Mahşerde, mizanda en ağır kelime kelime-i tevhiddir. İhlas ve samimiyetle söylenen bir kelime-i şehadet bütün diğer amellerden üstündür. Bütün peygamberlerin daveti ve tebliğleri daima bu cümlenin ifade ettiği hakikat çerçevesinde olmuştur. Bütün hak dinler bu kelimenin temeli üzerine bina edilmişlerdir. Allah Teala buyurur:

    “(Ey Rasulüm) Sen’den önce gönderdiğimiz her peygambere. Benden başka ilah yoktur bana kulak verin! diye vahyetmişizdir.” (Enbiya, 25)

    “Kelime-i tevhid, kalbin nurudur. İnsanın yüzünün nurudur. Küçük çocukların dilini konuşmaya La ilahe illallah ile açın (başlatın). Ölüm sırasında onlara kelime-i tevhidi telkin edin. Ancak kelime-i tevhidi hayata hakim kılmak çok önemlidir. Sadece iman etmek kafi değildir. Onu amel-i salihle süsleyerek ilahî imtihanlarda muvaffak olabilecek bir seviyeye yükseltmek zarureti vardır. Allahu Teala Kur’an-ı Kerim’de insanlar yalnız inandık demekle hiç imtihan edilmeden bırakılacaklarını mı sandılar? Buna göre iman bir lütuf, imtihan da onun miyarı. Kuldan istenilen sabır ve teslimiyetle imanı muhafaza ise bir bedel mesabesindedir. Hasılı gerçek imanın bedeli kamil mümin olabilmektir.” (İslam İman İbadet, Osman Nuri Topbaş)



    İman farzdır

    İman en umumi manası ile dil ile ikrar, kalp ile tasdik eylemekten ibarettir. Ömründe bir defa olsun ikrar ve şehadette bulunmayan kimse nezdi ilahîde mümin sayılmaz.

    Amellerin en faziletlisi olan namaz dahi günde beş vakit farzdır. Oruç senede bir ay, hac ömürde bir kez ve zekat zengin olan için yılda bir defa belli ölçüde farzdır. Ama kelime-i şehadet (ki imanla müşerref olmak isteyenler için İslam dairesine bu kelime ile girilir) süreklilik ister. Zira imanın faydalı olabilmesi için ömrün sonuna kadar devam etmesi de şarttır. İmanda itibar sonucudur. Son demine kadar imanını muhafaza edemeyen bir kimseye geçmişteki imanı asla fayda vermez. Ayrıca iman bir bütün olup bölünme kabul etmez. Yani inanılması gerekli olan şeylerin bir kısmına inanıp da bir kısmını kabul etmemek olmaz. İman daima farzdır. İmanı her halukarda zinde tutmak zarureti vardır.

    Aklı başında olan her insana Allah’ın varlığını bilip tasdik etmek farzdır. Kainatta her zerre ilim ve kudret sahibi bir Allah’ın varlığına şehadet edip dururken, her şeyin üstünde bir akla sahip olan insanın bunu anlamaması bunu düşünüp bulmaması caiz olamaz, onun içindir ki, insan nerede ve hangi zamanda yaşamış olursa olsun, kendi aklıyla düşünerek Allah’ı bulması ve bilmesi üzerine farzdır. Allah Peygamber göndermemiş olsa idi yine Allah’ı bilmek insana vacip olurdu. Şu kadar ki peygamberin tebliğinden mahrum kalanlar ibadetle mükellef olmazlardı. Allah “Kur’an-ı Kerim’de: “Biz bir peygamber göndermedikçe (kimseye) azap edecek değiliz.” (İsra-16) buyuruyor.



    İlahî davet

    (Rasûlüm) de ki ey ehl-i kitap! Sizinle bizim aramızda müşterek olan bir söze geliniz. Allah’tan başkasına tapmayalım O’na hiçbir şeyi eş tutmayalım ve Allah’ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilahlaştırmasın. (Al-i İmran, 64)

    Bu ayet-i celile ehl-i kitabı batıl itikatlarından vazgeçip kelime-i tevhide gelmeye davet etmektedir. Bu davet kıyamet sabahına kadar geçerlidir.

    Müminler bu ilahî daveti zaman zaman yerine getirmeli her birerleri istidatlarına göre tebliğde bulunmaları icap eder. Peygamberimiz bize bu konuda en güzel örnektir. Ayet-i celilede Allah (cc) şöyle buyuruyor:

    “(Rasûlüm) onlar iman etmediler diye neredeyse kendine kıyacaksın.” (Şuara, 3)

    “(Rasûlüm) Sen Rabbinin yoluna hikmet ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et.” (Nahl, 125)

    Peygamberimiz (as)’ın dünyada yaşayan her insanın Allah’a inanmasını ve kendisini cehennem ateşinin azabından kurtarmasını şefkat ve merhamet mukaaaası olarak istediğinin bir delilidir. Bugün müminlerin merhameti dünyayı kucaklayacak kadar geniş olmalı, kelime-i şehadeti gücü nisbetinde insanlığa ulaştırmak da şiarı olmalıdır. Çünkü kelime-i şehadeti muhabbet ve aşkla ta gönülden söyleyen her kalpte aynaya ışık vurmuş gibi ilahi bir parıltı yanar ki nuru ilahi ile o kalp aaayin olur. Böylesi güzelliklerden mahrum harabeye dönen, iman nurundan uzak kalplerin nurlanması için bütün mü’minlere gereken odur ki, kelime-i şehadetten gafil olan bu insanlara yardımcı olalım, imanı telkin edelim. Çünkü bir insanın hidayetine vesile olmak bizim için dünyalık her şeyden kıymetlidir. Kelime-i şehadet öyle yüce bir kelimedir ki bütün insanlığın kurtuluş ve şehadeti onun sonsuz mana ve sır ikliminde gizlidir. Allah’ım bize bu zevki ölmeden tattır. (Amin)



    Misyonerler

    “Dinlerine uymadıkça yahudiler de hıristiyanlar da asla senden razı olmayacaklardır. De ki: Doğru yol ancak Allah’ın yoludur.” (Bakara, 120)

    Ayette işaret edildiği gibi, günümüzde misyoner teşkilatları değerli gençlerimizi İslam dininden uzaklaştırıp kendi dinlerini telkin ediyorlar. Gayeleri gençlerimizi İslam’dan uzaklaştırmak, hristiyan yapmaktır. Ayet-i kerime de buna işaret ediyor. Biz, onların ve insanlığın muhtaç olduğu İslam’ı tebliğ ederek kelime-i şehadeti söyletmek sureti ile onları İslam’la diriltelim. Onlar bizim insanımıza, aslı ile ilgili olmayan tahrif edilmiş, İncil’i sunarken biz onlara, el’an bir harfi bile değişmeyen, Allah’ın kelamı olan, Kur’an’ı sunalım.

    Misyonerler kendi memleketlerini terk ederek dünyanın çeşitli yerlerinde çalışma yaparken biz evimizdeki evlatlarımıza insanımıza gençlerimize sahip çıkalım.

    Allah’ım! Ümmet-i Muhammed’i Kur’an’a mahkum et. Amin KARDESIM BIR KERE DAHA KELIME-I TEVHIDIN NE KADAR ÖNEMLI OLDUGUNU ACIGA GETIRMEK ICIN BUNU BURAYA AKTARMAYI GEREKLI BULDUM !!!SUNU UNUTMAYIN HIC BIR ZAMAN HIC KIMSENIN CABASINI ELESTIRMEYIN SAYGILARIMLA

  8. #8
    rizelisamet isimli Üye şimdilik offline konumundadır Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    19.05.2008
    Bulunduğu yer
    sarıyer
    Yaş
    25
    Mesajlar
    5
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Selamun aleykum. Kardesşler kelime-i tevhidi rakamlarla sınırlandırmak yanlışş. hergün her aklımıza geldığınde dersek boş zamanlarda dersek inşl daha iyi olur ... Allaha Emanet
    Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez.

  9. #9
    ibrahim571632 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ibrahim571632 isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    03.07.2007
    Bulunduğu yer
    Mersin
    Yaş
    32
    Mesajlar
    726
    Tecrübe Puanı
    24

    Standart

    quote=beyaz_ışık;138715]




    Derviş, bir kucak elma ile bayırlar aşan bir genç kıza rast gelmiş bozkır sıcağında.
    Yorgunluktan al almış kızın yanakları.
    "Nereye gidersin? Ne doldurdun kucağına?" diye sormuş.

    Uzak bir tarlayı işaret etmiş kız.
    "Sevdiğim çalışıyor orada.
    Ona elma götürüyorum."

    Kaç tane diye soruvermiş derviş baba.

    Kız şaşkın; "İnsan sevdiğine götürdüğü şeyi sayar mı hiç?"

    Usulca kırmış elindeki tespihi derviş…
    alinti[/quote]

    Yazılagelenler kardeşimizin bu hikayeciğini hatırlattı bana ...

    Bir açıdan ne kadar doğru söylemiş kızcağız.Ama bir açıdanda o 70.000 tesbihat için ayrılan ibadet vaktini yabana atmak,hüsnüzan etmemek hiç vicdani olmaz diye düşünüyorum....

    Hele hele yapılan tesbihat Kur'anın ve Bütün Kitap ve Peygamberlerin en esaslı davası olan La İlahe İllallah Muhammedur Rasulullah ise......
    Kainatta en yüksek hakikat imandır,imandan sonra namazdır.(Sözler/Said Nursi)

  10. #10
    bekir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    bekir isimli Üye şuanda  online konumundadır sadece bir kul
    Üyelik tarihi
    10.09.2007
    Bulunduğu yer
    Dağlardan, yaylalardan
    Mesajlar
    7.777
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    Fasıl: SOHBET BÖLÜMÜ
    Konu: Erkeğin Hanımı Üzerindeki Hakları
    Kaynak: Buhari, Fedailu'l-Ashab 9, Humus 6, Nafakat 6, 7, Da'avat 11; Müslim, 80, (2727); Tirmizi, Da'avat 24, (3405); Ebu Davud, Haraç 20, (2988, 2989), Edeb 109, (5062, 5063)
    Ravi (r.a.): Ebu'l-Verd İbnu Sümame
    Hadis: Hz. Ali (ra) İbnu Ağyed'e dedi ki: "Sana kendimden ve Resulullah (sav)'ın kızı Fatıma (ra)'dan -ki o, babasına, ailesinin en sevgili olanı idi- bahsedeyim mi?" "Evet, bahsedin!" dedim. Bunun üzerine: "Fatıma (ra) değirmen çevirirdi; elinde yaralar meydana gelirdi. Kırba ile su taşırdı. Bu da boynunda yaralar açtı. Evi süpürüyordu. Üstü başı toz-toprak oldu. (Bu sıralarda) Resulullah'a bir kısım köleler getirilmişti. Fatıma'ya: "Babana kadar gidip bir köle istesen!" dedim. Gitti. Aleyhissalatu vesselamın yanında bazılarının konuşmakta olduklarını gördü ve döndü. Ertesi gün Resulullah Fatıma'ya gelerek: "Kızım ihtiyacın ne idi?" diye sordu. Fatıma sükut edip cevap vermedi. Ben araya girip: "Ben anlatayım Ey Allah'ın Resulü!" dedim ve açıkladım: "Fatıma'nın değirmen kullanmaktan elleri yara oldu, kırba ile su taşımaktan da omuzları incindi. Köleler gelince ben kendisine, size uğramasını, sizden bir hizmetçi istemesini ve böylece biraz rahata kavuşmasını söyledim. Bu açıklamam üzerine Resulullah: "Ey Fatıma, Allah'tan kork, Allah'a olan farzlarını eda et, ailenin işlerini yap. Yatağına girince otuzüç kere sübhanallah, otuzüç kere elhamdülillah, otuzdört kere Allahuekber de. Böylece hepsi yüz yapar. Bu senin için hizmetçiden daha hayırlıdır." buyurdular. Fatıma (ra): "Allah'dan ve Allah'ın Resulünden razıyım" dedi. Resulullah ona hizmetçi vermedi.
    Kayıt No.: 3301




    Yukarıda ki hadisi şerif anlamı açısından çok manidardır. Bizim konumuzla olan ilgisi ise zikirler de sayının bir anlam taşıdığına işaret etmesidir. Eğer dikkat edilirse Rasulullah (sav) tesbihatte 33 sayısını vermiştir. Ziyade yapanlara müjdeler olsun...





    Ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila


    Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol.
    Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye,
    Bir sebep, bir yol, bir nefes ol.

    Bütün Tağutları Red...


+ Konu Cevaplama Paneli

Benzer Konular

  1. Kabul Edilen Dualar
    By muhammedcan in forum Dualar
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 09.10.2011, 00:13
  2. Kabir azabindan kurtulmak
    By hanzala61 in forum Resul-i Ekrem (S.a.v) Efendimiz
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07.07.2008, 01:15
  3. Sırat ve cehennem (Cebrail aleyhisselamın cehennem tarifi!!!)
    By istanbluerdem in forum Genel Islam Konular
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 21.03.2008, 22:21
  4. Unutkanlıktan kurtulmak ve zekanın açılması için...
    By gizemli in forum Sağlıklı Yaşam
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 21.08.2007, 08:34
  5. Sıkıntıdan kurtulmak için ne yapmalı?
    By gönüldostuelif in forum Genel Islam Konular
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 15.12.2006, 17:12

Paylaş

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

Content Relevant URLs by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.