+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 5 ve 5

Konu: Kılıçlar parladığı sürece

  1. #1
    Üyelik tarihi
    15.10.2007
    Yaş
    40
    Mesajlar
    177
    Tecrübe Puanı
    5

    Daumen runter Kılıçlar parladığı sürece

    Kılıçlar Parladığı Sürece
    Bir venedik elçisinin Yavuz Sultan Selim Han'ın huzuruna kabulünden sonra;
    "Kılıcı öyle parlıyordu ki yüzünü göremedim!

    Demesi Padişaha arz edilince,Cihan Padişah'ı şöyle demişti.

    Paşalarım,Osmanlı'nın kılıcı parladığı sürece düşmanların başı daima eğik olur.Ama Allah korusun,bu kılıç kına girer ve paslanmaya başlarsa,o zaman bu kafalar yavaş yavaş dikleşir ve bir gün bize yukarıdan bakmaya başlarlar.


  2. #2
    Üyelik tarihi
    15.10.2007
    Yaş
    40
    Mesajlar
    177
    Tecrübe Puanı
    5

    Standart

    SİN ŞIN'a GİRİNCE

    Yavuz Selim Han, mısır'a açtığı sefer sırasında Halep'ten Şam'a doğru giderken, yolda, hayatına Şam'da son verilen Muhyiddin-i Arabi Hazretleri'ni ve onun Yavuz'u işaret eden sözlerini hatırladı. "Sin, Şın'a girdiğinde Muhyiddin'in kabri meydana çıkar" sözü Yavuz'un dikkatini çekmişti. Bu işaret zaman zaman aklına takılıp duruyordu. Şam'a vardığında oranın alim ve velileriyle görüşmelerde bulundu. Söz dolaşıp Muhyiddin-i Arabi Hazretleri'ne de geldi Şam'ın ileri gelenleri, Hazret'in kabrinin bulunduğu yerin halen çöplük olduğunu, hadiseden o güne kadar hazrete iyi gözle bakılmadığını anlattılar.

    Yavuz Selim Han, derhal harekete geçip kabrin yerini tesbit ettirdi. Oraya hemen bir türbe ve yanıbaşına büyük bir cami ve imaret inşaatı başlattı. Zamanımıza kadar muhteşem bir şekild gelen türbe, cami ve imaret, külliye olarak ortaya çıktı.
    Ayrıca, Muhyiddin-i arabi Hazretleri'nin vefatından önce ayağını yere vurarak:
    "Sizin taptığınız benim ayağım altındadır" buyurduğu yeri tesbit ettirip kazdırdı. Oradan küp içinde altın çıktı. bundan Muhyiddin-i Arabi Hazretleri'nin: "Siz Allah Teâla'ya değil de paraya tapıyorsunuz" demek istediği anlaşıldı. Gerçekten de idamına sebep, hazretin bu sözleri olmuştu.
    Selim Han, çıkan altınları Şam'ın fakirlerine dağıttı. "Sin" den maksadın Selim, "Şın" dan maksadın da Şam olduğu kesin olarak ortaya çıkmıştı.

  3. #3
    fani olanı istemem isimli Üye şimdilik offline konumundadır Üyeliği durduruldu
    Üyelik tarihi
    12.04.2008
    Yaş
    40
    Mesajlar
    251
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    İşte alkışlanacak sözler.Bizim ceddimiz böyle büyük insanlardı.

  4. #4
    casus021 isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    30.01.2007
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Yaş
    28
    Mesajlar
    1.488
    Tecrübe Puanı
    21

    Standart

    ve aynen oldu ve bu kılıçlar kına girdi ve kaflar dikleşti
    En iyi nasihat; iyi örnek olmaktır. (Malcolm X)

  5. #5
    fani olanı istemem isimli Üye şimdilik offline konumundadır Üyeliği durduruldu
    Üyelik tarihi
    12.04.2008
    Yaş
    40
    Mesajlar
    251
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Alıntı tevhideçağrı Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    SİN ŞIN'a GİRİNCE

    Yavuz Selim Han, mısır'a açtığı sefer sırasında Halep'ten Şam'a doğru giderken, yolda, hayatına Şam'da son verilen Muhyiddin-i Arabi Hazretleri'ni ve onun Yavuz'u işaret eden sözlerini hatırladı. "Sin, Şın'a girdiğinde Muhyiddin'in kabri meydana çıkar" sözü Yavuz'un dikkatini çekmişti. Bu işaret zaman zaman aklına takılıp duruyordu. Şam'a vardığında oranın alim ve velileriyle görüşmelerde bulundu. Söz dolaşıp Muhyiddin-i Arabi Hazretleri'ne de geldi Şam'ın ileri gelenleri, Hazret'in kabrinin bulunduğu yerin halen çöplük olduğunu, hadiseden o güne kadar hazrete iyi gözle bakılmadığını anlattılar.
    Yavuz Selim Han, derhal harekete geçip kabrin yerini tesbit ettirdi. Oraya hemen bir türbe ve yanıbaşına büyük bir cami ve imaret inşaatı başlattı. Zamanımıza kadar muhteşem bir şekild gelen türbe, cami ve imaret, külliye olarak ortaya çıktı.
    Ayrıca, Muhyiddin-i arabi Hazretleri'nin vefatından önce ayağını yere vurarak:
    "Sizin taptığınız benim ayağım altındadır" buyurduğu yeri tesbit ettirip kazdırdı. Oradan küp içinde altın çıktı. bundan Muhyiddin-i Arabi Hazretleri'nin: "Siz Allah Teâla'ya değil de paraya tapıyorsunuz" demek istediği anlaşıldı. Gerçekten de idamına sebep, hazretin bu sözleri olmuştu.
    Selim Han, çıkan altınları Şam'ın fakirlerine dağıttı. "Sin" den maksadın Selim, "Şın" dan maksadın da Şam olduğu kesin olarak ortaya çıkmıştı.
    Tasavvuf tan zerre anlamayanlar o mübareği idam etti.Aynı cahiller gene bolca mevcut

+ Konu Cevaplama Paneli

Paylaş

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

Content Relevant URLs by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.