<?xml version="1.0" encoding="ISO-8859-9"?>

<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
	<channel>
		<title>Islam Forum Ne Olursan Ol Gel</title>
		<link>http://www.islamforum.net/</link>
		<description>Forum ve sohbetin bulunduğu kullanım açısından portal tarzında hazırlanan ve islami konuların ağırlı olarak tartışıldığı bir platform</description>
		<language>tr</language>
		<lastBuildDate>Fri, 10 Sep 2010 03:41:44 GMT</lastBuildDate>
		<generator>vBulletin</generator>
		<ttl>60</ttl>
		<image>
			<url>http://www.islamforum.net/images/misc/rss.png</url>
			<title>Islam Forum Ne Olursan Ol Gel</title>
			<link>http://www.islamforum.net/</link>
		</image>
		<item>
			<title>bu sözümüz bay(an)  kardeşlerimize</title>
			<link>http://www.islamforum.net/showthread.php/27045-bu-s%C3%B6z%C3%BCm%C3%BCz-bay%28an%29-karde%C5%9Flerimize?goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 08 Sep 2010 15:34:24 GMT</pubDate>
			<description>Eşlerin birbirleriyle konuştuklarını özel mahrem konuları dahi bayanlar toplandığı  günlerde birbirlerine  
anlatmaları ne kadar yanlışsa günlerde...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div> <br />
<div align="center"><font size="3">Eşlerin birbirleriyle konuştuklarını özel mahrem konuları dahi bayanlar toplandığı  günlerde birbirlerine </font><br />
<font size="3">anlatmaları ne kadar yanlışsa günlerde konuşulanları ve arkadaşının ne şekilde giğindiğini saçını tipini </font><br />
<font size="3">eşlerine anlatmaları okadar yanlış yanlış ama yinede yaptıklarının farkında değillermi muallakta kalıyor </font><br />
<font size="3">Birçok kere şahit olduğum bir konuda beylerınde söylediği eşleriyle konuşmalarını ve beğenmedikleri yönlerini mahrem konuları kendi arkadaş çevrelerine anlatıyorlar </font><br />
<font size="3"> bu eşlerin kusurları olabilir kimse tam değildir fakat  bunu başka bir toplumda anlatması gerekmez </font><br />
<font size="3">  evdeki konuşmalar evde kalmalı gittiği yerdeki gördükleri eve gelip söz edilmemeli </font> <br />
<font size="3">bu tarz konuşmaların nerelere gittiğini açıkça görebiliyoruz dikkatli bakılınca eşler birbirlerine güven</font><br />
<font size="3">duymuyorlar artık saygıda  kalmayınca sevgide bitiyor zamnla  eşler birbirleri için o cahıldir benim</font><br />
<font size="3">işlerimi beğenmez beni anlamıyor diyerek aşşağılıyorsa   zaten orda bir kopukluk başlıyor  ve dış dünyaya açılıyorlar kendilerini dinleyecek birinide buldularmı tamam oluyorlar eş değil sanki düşman vesselam </font><br />
<font size="3">ALLAH AKIL FİKİR VERSİN NE DİYELİM </font><br />
 </div></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.islamforum.net/forumdisplay.php/153-Aile-Aile-Ba%C4%9Flar%C4%B1"><![CDATA[Aile & Aile Bağları]]></category>
			<dc:creator>asel</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.islamforum.net/showthread.php/27045-bu-s%C3%B6z%C3%BCm%C3%BCz-bay%28an%29-karde%C5%9Flerimize</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Yeni Anayasa Tartışmalarına Taraf Olmak</title>
			<link>http://www.islamforum.net/showthread.php/27044-Yeni-Anayasa-Tart%C4%B1%C5%9Fmalar%C4%B1na-Taraf-Olmak?goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 08 Sep 2010 08:21:54 GMT</pubDate>
			<description>*Yeni Anayasa Tartışmalarına Taraf Olmak* 
 
Türkiye hayli zamandır anayasa değişikliği ile yatıp anayasa değişikliği ile kalkmaktadır. Meselenin can...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font color="#333333"><font face="Arial">Yeni Anayasa Tartışmalarına Taraf Olmak</font></font></b><br />
<br />
<font color="#333333"><font face="Arial">Türkiye hayli zamandır anayasa değişikliği ile yatıp anayasa değişikliği ile kalkmaktadır. Meselenin can sıkıcı noktası ise anayasa ile ilgili tartışmaların bilimsel veriler ışığında değil de tamamen siyasî lakırdılarla sürdürülmesi hatta sokak ağzı ile lâkayt bir seviyeye daha doğrusu seviyesizliğe düşürülmesidir. Bu süreçte yapılan tartışmaların yanında, yönünde; önünde, ardında gezinip duran zevata ve zehir gibi dimağlarına teğet geçerek biz meselenin bir başka boyutuna parmak basmak istiyoruz. Bu boyut da millî egemenlik bahsidir. Dahası meselenin en can alıcı noktası da -bize göre- bu bahistir.  </font></font><br />
<br />
<font color="#333333"><font face="Arial">Cumhuriyet döneminin ilk anayasası 1921&#8217;de kabul edilen anayasadır. Bu anayasa, olağanüstü şartların hüküm sürdüğü bir zamanda ve mekânda kaleme alınmıştır. Sonradan birçok kişi 1921 anayasasını eksik yahut yetersiz bulmuştur. Lâkin o dönemin şartlarında 1921 anayasasının bilimsel ve çağdaş (modern) olması da beklenemezdi. Buna rağmen 1921 anayasası millî hâkimiyeti esas almıştır. Millî mücadele ile ilgili kararlar bile millî meclis çatısı altında alınıp, yürürlüğe konulmuştur ki Mustafa Kemal&#8217;in, o zor şartlarda &#8216;tek adam&#8217; olarak hareket etmeyip de meclis çalışmalarını esas alan bir anlayışı tercih etmesindeki derin sezişi, kavrayışı ve anlayışı idrâk edemeyenlerin demokrasiden bîhaber (habersiz) oldukları ortadadır. Dahası demokrasinin gelişmesine de engel teşkil eden bu lâkırdıları milletini çok sevdiğini iddia edenlerin, Atatürkçüyüm diyenlerin terennüm etmeleri ise bir ibret vesikası olarak siyasî tarihimizde yerini alacaktır elbette.  </font></font><br />
<br />
<font color="#333333"><font face="Arial">1876, 1908 ve 1921 anayasalarını bir tarafa koyacak olursak, -bize göre- Türkiye&#8217;nin ilk gerçek anayasası 1924&#8217;te kabul edilen anayasadır. Bu anayasa da tamamen millî hâkimiyeti esas alan bir çalışmanın ürünüdür. Millet, doğrudan seçerek adına Büyük Millet Meclisi denen oluşuma dâhil ettiği vekiller aracılığı ile egemenlik hakkını kullanmaktadır. Hâliyle ülke yönetiminde tek hâkim güç TBMM&#8217;dir. Bu anayasanın eksik yanına gelince, misâl &#8216;tek parti&#8217; uygulaması demokratik temâyüllere uymayan bir garabet durumdur ki Atatürk de bu durumdan rahatsız olmuş ve çok partili düzene (systeam) geçilmesi için girişimlerde bulunmuştur. Atatürk&#8217;ün erken ölümü ile birlikte başlayan süreçte ise ülkemizdeki tek parti uygulamasının bir nevi dikta yönetimine (regime=rejim) dönüştüğü; &#8216;açık oy, gizli sayım&#8217; gibi eşine az rastlanır sivriliklere başvurulduğu; milletin zekâsının, verasetinin, sağduyusunun baskı altına alınmaya çalışıldığı; bir yerde milletin seçme-seçilme hakkıyla alay edildiği durumlara da şahit olunmuştur. Neyse, konumuz anayasa olduğu için meselenin o taraflarını teğet geçiyoruz canlar. </font></font><br />
<br />
<font color="#333333"><font face="Arial">1961 Anayasası millete &#8216;özgürlükler anayasası&#8217; olarak yutturulmasına rağmen millet egemenliğini apaçık gasp eden bir darbe anayasası olarak demokrasi tarihimizdeki yerini almıştır. Bu anayasa ile mahkeme, kurul, konsey vs. yapılar icat edilerek millet egemenliği bürokratik vesayet altına alınmaya çalışılmıştır. Anayasanın içeriğine baktığımızda 1950 seçimlerini bir nevi yol kazası olarak algılayan ve bir daha tekrar etmesi hâlinde hazırlıklı olmayı amaçlayan -adına bürokrat dediğimiz- derebeylerinin köşe başlarını tutma kaygısı güttükleri görülür. Zira seçilmişlerin yetkilerinin kısıtlanmasına, atanmışların vesayetine imkân sağlanmasına yönelik bir dizi düzenlemeye gidilmiştir. Üstelik ne gariptir ki bu uygulamalar &#8216;yavuz hırsız ev sahibini bastırır&#8217; misâli millete özgürlük olarak yutturulmuştur.  Milletin vekilini, başvekilini bile asmaktan çekinmeyenler millet egemenliğini çiğnemekten mi gocunacaktır. Zaten onlar da gocunmamışlardır. </font></font><br />
<br />
<font color="#333333"><font face="Arial">1960&#8217;larda başlayıp, Eylül 1980&#8217;e kadar süren ve ülkede sağ-sol; alevi-sünni vb. ayrışmaları ortaya çıkarmaya hedefleyen anarşi ve terör olayları milletin hafızasında hâlâ canlılığını korumaktadır. Darbe sabahında, köküne kibrit suyu dökülmüşçesine olayların kesilivermesi; okyanus ötesinde oturan birilerinin darbe haberini alınca &#8216;bizim çocuklar başardı&#8217; demesi; o çocukların bir zaman sonra &#8216;şartların olgunlaşmasını bekledik&#8217; gafı&#8230; diye giden tuhaflıkları bir tarafa bırakıp asıl konumuza dönecek olursak bu anayasa ile de askeri vesayet dönemi başlamıştır. Misâl birer eğitim ve bilim yuvası olması gereken evrenkentler (univercity), Evren Paşanın havarilerince &#8216;acemi oğlanlar ocağına dönüştürülmüş; Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) vasıtasıyla Ankara&#8217;dan idare edilir hâle getirilmiştir. Darbe sonrası dönemde Türkiye hayli gerilimli bir süreç yaşamış, hatta bir keresinde cumhuriyet döneminin en yüksek oy oranlarından biri ile iktidara gelen devrin başbakanı Turgut Özal bermuda şortla askerlerin karşısına çıkarak -hâl dilince- çizmenin boyunu aşmayın uyarısında bile bulunmuştur. Tabi o yıllar siyasî, iktisadî, askerî vs. birçok açıdan zor yıllardır. Üstelik Türkiye demokrasisinin imtihan (sınav) konusu bu kez de PKK (Partiya Karkaren Kurdiya = Kürdistan İşçi Partisi) adı verilen kanserli hücredir. Yıllar sonra, adına insafsızca &#8216;Ergenekon&#8217; adı verilen bir yapılanma gün yüzüne çıkarıldığında ise ortaya dökülen kirli çamaşırlardan yayılan pis koku Taksim meydanından, Kandil dağına kadar her yeri kaplamıştır. Bu süreçte şahit olunan en iğrenç tezgâh ise Perinçek&#8217;in İşçi Partisi ile Öcalan&#8217;ın İşçi Partisinin &#8216;kan kardeş&#8217; oldukları gerçeğidir ki ihanetin büyüklüğü topyekûn milletin midesini bulandırmıştır.</font></font><br />
<br />
<font color="#333333"><font face="Arial">Evet, canlar! Yeni anayasa tartışmalarına taraf olma zorunluluğu vaki olunca biz &#8216;evet&#8217;çilerin safında yerimizi alıyoruz. Zira Gazi Mustafa Kemal&#8217;in de işaret buyurduğu gibi &#8216;Mevzubahis vatansa gerisi teferruattır.&#8221; Hâliyle teferruatlara takılıp kalınarak vuvuzela şaklabanlıklarına başvurmanın; &#8216;Gemilerde talim var&#8217; gibilerinden mısralarla başlayan türkülerimizin kıvrak ezgileri eşliğinde meydanlarda tepinip, ziynetleri zıplatmanın yersizliği ortadadır. Hâliyle Önkuzuların, Velicanların, Pehlivanoğlu Mustafaların kanına giren bir sürecin peydahladığı 12 Eylül anayasasının çöpe atılmasına 'evet&#8217; diyerek vakti zamanında vuku bulan &#8216;evet&#8217; ayıbının da bir nebze olsun alınlardan silinmesine çalışılmalıdır. Bu arada her türlü eksikliğine ve yetersizliğine rağmen yeni anayasaya &#8216;evet&#8217; denmelidir ama ya fail-i meçhûl anarşinin neticesinde vuku bulan 12 Eylül anayasasının fail-i malûmunun köşkte ağırlanmasına ne denmelidir? Üstelik darbenin ve haksız yere verilen idam kararlarının sorumluları adalet önüne çıkarılacak mıdır? Sayın Meclis Başkanımızın veyahut Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu Bey&#8217;in de çıkıp, biran önce kamu vicdanını meşgûl eden bu soruları cevaplaması gerekmektedir. </font></font><br />
<br />
<font color="#333333"><font face="Arial">Yeni anayasa eksiktir, yetersizdir vs. gibi mülâhazaları (içtihat, düşünce) bir tarafa bırakıp, meselenin özüne inecek olursak 12 Eylül&#8217;de milletin onayına sunulacak olan anayasa metni 1924&#8217;ten günümüze kadar gelen süreçte ilk sivil anayasa girişimidir ve gücünü silahların gölgesinden değil, milletin gönül ikliminden almaktadır. Dahası gerçek anlamda millî egemenliğin 1924 Anayasasında olduğuna; bu egemenliğin 1960'ta bürokratların, 1982'de askerlerin vesayetine geçtiğine dahası yüksek yargıdan, TÜSİAD&#8217;a kadar birçok oluşumun da bu yetki gaspında birşeyleri alıp götürdüğüne şahit olan ve hâlihazırda sürdürülen çarpık düzenin demokrasi olarak adlandırılamayacağının farkına varan aklıselim milletimiz topyekûn &#8216;kral çıplak&#8217; demektedir artık. Askeri diktanın (oligarşi, cunta), Adalet Partisi&#8217;ne ve Demirel&#8217;e; TÜSİAD&#8217;ın, Cumhuriyet Halk Partisine ve Ecevit&#8217;e reva gördüğü yetki gasplarının nelere mal&#8217;olduğu şimdilerde daha iyi anlaşılmaktadır. Zaten bu millî uyanış sayesindedir ki kendisinden önce gelmiş-geçmiş basiretsiz hükümetlerin mukavvadan iktidarlarıyla aynı kefede yer almak istemeyen mevcut siyasî irade de &#8216;iktidar oldu, muktedir olamadı&#8217; dedirtmemek için canla başla çırpınıp durmaktadır. Kalemle halvetimizin sonlarına gelirken &#8220;Hâkimiyet bilâkaydüşart milletindir&#8221; diyen Gazi Mustafa Kemal&#8217;e şükranlarımızı sunuyoruz. Ve Yasama ile Yürütme&#8217;den geçtik; hiç olmazsa O&#8217;nun hatırına, &#8216;aklına esenin&#8217; meydana çıkıp geçmişi şerefle şanla dolu olan asil milletimizin yüksek fikrini, sağduyusunu dağa kaldırmaya; Türk demokrasisini ucuz bir aşüfte gibi sokağa düşürmeye cüret edememesini; bu tür bir densizliği, kansızlığı edenin de mutlaka cezasını çekmesini istiyoruz. Haddizatında (aslında) onlarca yıldır süren ve tarafımızdan &#8216;sözde demokrasi&#8217; olarak adlandırılan mevcut durumda (statüko), &#8216;özgürlüğünü bile kendisi kazanmış olan&#8217; bu necip milletin sadece kenar mahalle muhtarını seçme hakkını kullanabildiğini bilip dururken; midemiz de demokrasi aşkıyla yanıp tutuşurken Kızılay sodası derdimize çâre olur mu acaba? Ne dersiniz canlar? </font></font><br />
<font color="#333333"><font face="Arial">Serik&#8211;30.08.2010 Pazartesi</font></font><br />
<br />
<font color="#333333"><font face="Arial">Aziz Dolu Atabey</font></font><br />
<font color="#333333"><font face="Arial">azizdolu.blogcu.com</font></font><br />
<br />
<br />
</div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.islamforum.net/forumdisplay.php/158-Sizin-Kaleminizden-Makaleler">Sizin Kaleminizden Makaleler</category>
			<dc:creator>azizdolu</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.islamforum.net/showthread.php/27044-Yeni-Anayasa-Tart%C4%B1%C5%9Fmalar%C4%B1na-Taraf-Olmak</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Bayramınız kutlu ve mübarek olsun</title>
			<link>http://www.islamforum.net/showthread.php/27042-Bayram%C4%B1n%C4%B1z-kutlu-ve-m%C3%BCbarek-olsun?goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 08 Sep 2010 07:46:05 GMT</pubDate>
			<description>Tüm İslamforum üyelerinin Ramazan Bayramı kutlu ve mübarek olsun. ALLAH İnşallah bir daha hepinize nasip etsin.</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Tüm İslamforum üyelerinin Ramazan Bayramı kutlu ve mübarek olsun. ALLAH İnşallah bir daha hepinize nasip etsin.</div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.islamforum.net/forumdisplay.php/50-Konu-D%C4%B1%C5%9F%C4%B1">Konu Dışı</category>
			<dc:creator>sıyah_</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.islamforum.net/showthread.php/27042-Bayram%C4%B1n%C4%B1z-kutlu-ve-m%C3%BCbarek-olsun</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Yeryüzünde böbürlenerek yürüme</title>
			<link>http://www.islamforum.net/showthread.php/27041-Yery%C3%BCz%C3%BCnde-b%C3%B6b%C3%BCrlenerek-y%C3%BCr%C3%BCme?goto=newpost</link>
			<pubDate>Tue, 07 Sep 2010 18:41:23 GMT</pubDate>
			<description>Kibirli insanlar kendi üstünlük iddialarını ne kadar fazla vurgularlarsa, toplum içerisinde o kadar çok takdir toplayacaklarını zannederler. Bunun...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Kibirli insanlar kendi üstünlük iddialarını ne kadar fazla vurgularlarsa, toplum içerisinde o kadar çok takdir toplayacaklarını zannederler. Bunun için yürüyüş, konuşma, bakış gibi hareketlerinde abartılı ve dikkat çekici tavırlara başvururlar. Söz konusu insanların özellikle yürüyüş şekillerinde bu iddianın izlerini görmek mümkündür.<br />
Allah, Kuran&#8217;da böbürlenerek yürümenin çirkin bir davranış olduğuna, Hz. Lokman&#8217;ın oğluna verdiği öğütleri anlatan ayetlerde dikkat çekmiştir:<br />
İnsanlara yanağını çevirip (büyüklenme) ve böbürlenmiş olarak yeryüzünde yürüme. Çünkü Allah, büyüklük taslayıp böbürleneni sevmez. (Lokman Suresi, 18) <br />
Bir başka ayette de müminler böbürlenerek yürümekten şöyle sakındırılırlar:<br />
Yeryüzünde böbürlenerek yürüme; çünkü sen ne yeri yarabilirsin, ne dağlara boyca ulaşabilirsin. (İsra Suresi, 37)<br />
Allah bu ayetleriyle büyüklük taslayıp böbürlenen insanları sevmediğini bildirmiş ve böyle bir tavırdan sakınmayı hatırlatmıştır. Unutmamak gerekir ki Şeytan&#8217;ın Allah&#8217;ın huzurundan kovulmasının nedeni, onun kibiridir. Kendisinin, tüm diğer yaratılmış varlıklardan üstün olduğu iddiasında bulunmuştur. Bunu düşünen bir müminin ise, şeytanın taşıdığı kibiri andıracak herhangi bir tavrı göstermesi mümkün değildir. <br />
Hiç kimse kibirli insanlardan ve onların yanında bulunmaktan hoşlanmaz. Böbürlenerek yürüyen ve üstünlük iddiasında bulunan bir kimsenin de, aslında tüm insanlar gibi çeşitli eksikliklere ve acizliklere sahip olan sıradan bir insan olduğu herkes tarafından bilinir. Dolayısıyla kibirli insanlar büyüme arzusu içinde oldukları halde amaçlarına ulaşamaz, aksine küçük ve gülünç durumlara düşerler.<br />
Kuran&#8217;da, bir yandan böbürlenerek yürümekten sakınmaya dikkat çekilirken, bir yandan abartı ve gösterişten uzak bir yürüyüş şekli tavsiye edilmiştir. &#8220;Yürüyüşünde orta bir yol tut...&#8221; ayetiyle, Allah mütevazi bir yürüyüş şeklinin doğru olduğunu haber verir. (Lokman Suresi, 19) Mütevazi olan insan Allah&#8217;ın emrine uyarak, tüm tavırlarında olduğu gibi yürüyüşünde de orta bir yol tutmakla Allah Katı'nda da, müminlerin gözünde de makbul bir konuma gelir.</div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.islamforum.net/forumdisplay.php/132-Kuran-%C4%B1-Kerim">Kuran-ı Kerim</category>
			<dc:creator>sumisali</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.islamforum.net/showthread.php/27041-Yery%C3%BCz%C3%BCnde-b%C3%B6b%C3%BCrlenerek-y%C3%BCr%C3%BCme</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kur'an ın İnsana Ahlaki Emirleri]]></title>
			<link>http://www.islamforum.net/showthread.php/27040-Kur-an-%C4%B1n-%C4%B0nsana-Ahlaki-Emirleri?goto=newpost</link>
			<pubDate>Tue, 07 Sep 2010 10:18:23 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[**Kur'an ı Kerim Azimüşşanın ayetleri sürekli bir şekilde hiç eskimeden ve yorulmadan öğüt veriyor; hem dünya hem ahiret huzuru için. İşte bunlardan...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font face="Verdana"><font size="2"><font face="Verdana"><b>Kur'an ı Kerim Azimüşşanın ayetleri sürekli bir şekilde hiç eskimeden ve yorulmadan öğüt veriyor; hem dünya hem ahiret huzuru için. İşte bunlardan bir derleme... Ayetlerle erdem dersleri.<br />
<br />
<br />
<br />
İsra 37</b></font></font></font></b><font face="Verdana"><font face="Verdana"><font size="2">: <font color="#4141ff"><font color="#4141ff">Kibirli olma, alçak gönüllü davran.  </font></font><br />
</font><b><b><br />
<font size="2">Müddesir 1-5:</font></b></b><font size="2"> <font color="#0041c2"><font color="#0041c2">Kendini fazla abartma. </font></font><br />
</font><b><b><br />
<font size="2">Tekvir 25-27</font></b></b><font size="2">: <font color="#4040c2"><font color="#4040c2">Her şeyin üstesinden  gelemeyeceğini asla unutma. </font></font><br />
</font><b><b><br />
<font size="2">Bakara 156:</font></b></b><font size="2"> <font color="#4040c2"><font color="#4040c2">Çaresizlik tuzağına  düşme. Her zaman bir umut ışığı olduğunu aklından çıkarma.  </font></font><br />
</font><b><b><br />
<font size="2">Beled 5-6:</font></b></b><font size="2"> <font color="#4040c2"><font color="#4040c2">Her şeye hakim olmak için uğraşıp hayatı yaşanmaz hale  çevirme. </font></font><br />
</font><b><b><br />
<font size="2">Hucurat 10:</font></b></b><font size="2"> <font color="#2020a0"><font color="#2020a0">Büyüklük kompleksine kapılıp, insanları ezerek  arkadaşlarını kendinden uzaklaştırma.</font></font><br />
</font><b><b><br />
<font size="2">Muhammed 7:</font></b></b><font size="2"> <font color="#002f80"><font color="#002f80">İyiliği karşılık  beklemeden yap. </font></font><br />
</font><b><b><br />
<font size="2">Rum 21: <font color="#2020a0"><font color="#2020a0">Tek</font></font></font></b></b><font size="2"><font color="#2020a0"><font color="#2020a0"> başına mutlu olunamayacağını bil.  Çevrenin mutluluğu için gayret göster. </font></font><br />
</font><b><b><br />
<font size="2">Vakıa 83-87:</font></b></b><font size="2"> <font color="#4141ff"><font color="#4141ff">Ölümden korkmak yerine,  ölüm gerçeğiyle yüzleş. </font></font><br />
</font><b><b><br />
<font size="2">Bakara 263:</font></b></b><font size="2"> <font color="#4040c2"><font color="#4040c2">Yaptığın iyilikleri  unut. Anlatarak onları kıymetsizleştirme. </font></font><br />
</font><b><b><br />
<font size="2">Furkan 63: </font></b></b><font size="2"><font color="#001fe2"><font color="#001fe2">Sana yapılan kötülüğün  karşılığını vermek yerine. Öfkenin dinmesini bekle.  </font></font><br />
</font><b><b><br />
<font size="2">İnşirah 1-3: <font color="#0041c2"><font color="#0041c2">Seni</font></font></font></b></b><font size="2"><font color="#0041c2"><font color="#0041c2"> huzursuz edecek işlerden uzak dur.  İhtirasını törpüle. </font></font><br />
</font><b><b><br />
<font size="2">Maun 4-5:</font></b></b><font size="2"> <font color="#2020a0"><font color="#2020a0">Eleştirinin keskin bir  bıçak olduğunu unutma. Söyleyeceklerini iyi tart. </font></font><br />
</font><b><br />
<font size="2">Mücadele 7: <font color="#002f80"><font color="#3333ff">Hiçbir</font></font></font></b><font size="2"><font color="#002f80"><font color="#002f80">sırrın  sonsuza kadar gizli kalamayacağını unutma. </font></font><br />
</font><b><b><br />
<font size="2">Rahman 7-9:</font></b></b><font size="2"> <font color="#0041c2"><font color="#0041c2">Çıkarcı olma. Adil  davran. </font></font><br />
</font><b><b><br />
<font size="2">Tekasür 1-2: <font color="#4141ff"><font color="#4141ff">Kibrine</font></font></font></b></b><font size="2"><font color="#4141ff"><font color="#4141ff"> yenilip hep daha fazlasını isteyerek  hayatını zehir etme. </font></font><br />
</font><b><b><br />
<font size="2">Tevbe 40: </font></b></b><font size="2"><font color="#0041c2"><font color="#0041c2">En zor zamanda bile  kesinlikle ümitsizliğe kapılma.</font></font> <br />
</font><b><b><br />
<font size="2">Fatır 19-22:</font></b></b><font size="2"> <font color="#002f80"><font color="#002f80">Senden iyi durumda  olanlara bakıp üzüleceğine, senden zor durumda olanları görüp rahatla.  </font></font><br />
</font><b><b><br />
<font size="2">Fecr 27-28:</font></b></b><font size="2"> <font color="#4141ff"><font color="#4141ff">En sevdiğin şeyleri, başkalarıyla paylaşmanın keyfine  var. </font></font><br />
</font><b><b><br />
<font size="2">Hakka 33-35:</font></b></b><font size="2"> <font color="#2020a0"><font color="#2020a0">Hayatının vazgeçilmezleri olsun. Onları küçük çıkarlar  için asla feda etme. </font></font><br />
</font><b><b><br />
<font size="2">Haşr 10:</font></b></b><font size="2"> <font color="#002f80"><font color="#002f80">Muhatabına güvenmek  istiyorsan, önce sen güvenilir ol. </font></font><br />
</font><b><b><br />
<font size="2">Kalem 1-2: <font color="#0000e0"><font color="#0000e0">Yazdıklarının</font></font></font></b></b><font size="2"><font color="#0000e0"><font color="#0000e0"> ve yaptıklarının peşini  bırakmayacağını unutma. Gücünü insanların yararına kullan.</font></font>  <br />
</font><b><b><br />
<font size="2">Münafıkun 4:  <font color="#0000e0"><font color="#0000e0">Bencil</font></font></font></b></b><font size="2"><font color="#0000e0"><font color="#0000e0"> olma, tebrik etmeyi bil.  </font></font><br />
</font><b><b><br />
<font size="2">Saff 2<font color="#4181ff"><font color="#4181ff">:</font></font></font></b></b><font size="2"><font color="#4181ff"><font color="#4181ff"> <b><b>Yalandan uzak dur.</b></b></font></font><br />
</font><b><b><br />
<font size="2">Yusuf 32-33:</font></b></b><font size="2"> <font color="#4040c2"><font color="#4040c2">Modern hayatın çarpıklaştırdığı kadın-erkek  ilişkilerinin, hayatını esir almasına izin verme.  </font></font><br />
</font><b><b><br />
<font size="2">Ankebut 41:</font></b></b><font size="2"> <font color="#4100c2"><font color="#4100c2">İyi bir dostun, paha biçilmez olduğunu aklından çıkarma.  </font></font><br />
</font><b><b><br />
<font size="2">Al-i İmran 92:</font></b></b><font size="2"> <font color="#4181ff"><font color="#4181ff">İyilik yapma arzunu, şarta bağlama. Vermek almaktan daha  büyük bir ihtiyaçtır, asla unutma.</font></font><br />
</font><b><b><br />
<font size="2">En'am 50:</font></b></b><font size="2"> <font color="#4100c2"><font color="#4100c2">Ön yargılarla hayatı  kendine zehir etme. </font></font><br />
</font><b><b><br />
<font size="2">En'am 60:</font></b></b><font size="2"> <font color="#0000a1"><font color="#0000a1">Bildiklerinle  açıklayamadığın şeyler, hayatının kâbusu olmasın.  </font></font><br />
</font><b><b><br />
<font size="2">Felak 1-5: <font color="#0000a1"><font color="#0000a1">Korkuların</font></font></font></b></b><font size="2"><font color="#0000a1"><font color="#0000a1"> tutsağı olarak  yaşamaktan vazgeç. </font></font><br />
</font><b><b><br />
<font size="2">Hacc 46:</font></b></b><font size="2"> <font color="#0000a1"><font color="#0000a1">Kendini, hep daha iyiye  ulaşmak zorunda olduğuna koşullama. </font></font><br />
</font><b><b><br />
<font size="2">İbrahim 42: <font color="#4000a2"><font color="#4000a2">Merhametli</font></font></font></b></b><font size="2"><font color="#4000a2"><font color="#4000a2"> olmaktan asla vazgeçme.  </font></font><br />
</font><b><b><br />
<font size="2">İsra 23:</font></b></b><font size="2"> <font color="#0041c2"><font color="#0041c2">Anne ve babana 'off' bile deme.  </font></font><br />
</font><b><b><br />
<font size="2">Nisa 149:</font></b></b><font size="2"> <font color="#40005f"><font color="#40005f">Kendini sürekli övmekten uzak dur.  </font></font><br />
</font><b><b><br />
<font size="2">Yunus 12:</font></b></b><font size="2"> <font color="#4000a2"><font color="#4000a2">Vazgeçilmez olmadığını kabul et.  </font></font><br />
</font><b><b><br />
<font size="2">Enfal 56: <font color="#4000a2"><font color="#4000a2">Sözünüzde</font></font></font></b></b><font size="2"><font color="#4000a2"><font color="#4000a2"> durmamanın utanç verici  olduğunu aklından çıkarma. </font></font><br />
</font><b><b><br />
<font size="2">Furkan 43: <font color="#002041"><font color="#002041">Heveslerini</font></font></font></b></b><font size="2"><font color="#002041"><font color="#002041"> kendine ilah edinme.  </font></font><br />
</font><b><b><br />
<font size="2">Necm 3:</font></b></b><font size="2"> <font color="#4100c2"><font color="#4100c2">İnanma duygunu diri tut.  </font></font><br />
</font><b><b><br />
<font size="2">Nisa 58:</font></b></b><font size="2"> <font color="#8100ff"><font color="#8100ff">Karar verirken, vicdanının sesini duymazlıktan  gelme. </font></font></font></font></font><font size="2"> <br />
</font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.islamforum.net/forumdisplay.php/132-Kuran-%C4%B1-Kerim">Kuran-ı Kerim</category>
			<dc:creator>bekir</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.islamforum.net/showthread.php/27040-Kur-an-%C4%B1n-%C4%B0nsana-Ahlaki-Emirleri</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Seyyidül İstiğfar</title>
			<link>http://www.islamforum.net/showthread.php/27039-Seyyid%C3%BCl-%C4%B0sti%C4%9Ffar?goto=newpost</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 22:33:28 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Allahümme ente rabbî lâ ilâhe illâ ente halâkteni ve ene abdüke ve ene alâ ahdike ve va'dike mesteta'tü, eûzü bike min şerri mâ sana'tü, ebûuleke...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Verdana">Allahümme ente rabbî lâ ilâhe illâ ente halâkteni ve ene abdüke ve ene alâ ahdike ve va'dike mesteta'tü, eûzü bike min şerri mâ sana'tü, ebûuleke bini'metike aleyye, ve ebûu bizenbî fağfir lî zünûbî, feinnehu lâ yağfirüzzünûbe illâ ente birahmetike yâ erhamerrâhımîn.<br />
<br />
Allah'ım! Rabbim sensin, Senden başka ilâh yoktur, beni Sen yarattın, şüphesiz Senin kulunum ve gücüm yettiği kadar sana verdiğim ahdü vaad üzere sâbitim. (Allah'ım) işlediğim kusurların şerrinden sana sığınırım, bana ihsan buyurduğun ni'metini Zât-ı Ulûhiyyetine îtiraf ederim. Günâhımı da îtiraf ederim. Beni affet. Şüphe yok ki günahları senden başka affedecek yoktur.<br />
<br />
(Buhari, Deavat,2; Ebu Dâvûd, Edeb, 100-101.)<br />
<br />
</font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.islamforum.net/forumdisplay.php/11-Dua-lar"><![CDATA[Dua'lar]]></category>
			<dc:creator>sumisali</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.islamforum.net/showthread.php/27039-Seyyid%C3%BCl-%C4%B0sti%C4%9Ffar</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Sahabe ve Allah dostlarından nükteler.</title>
			<link>http://www.islamforum.net/showthread.php/27038-Sahabe-ve-Allah-dostlar%C4%B1ndan-n%C3%BCkteler.?goto=newpost</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 22:31:15 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Komşumu Sattım * 
 
*Büyük Kur'an hizmetkârı Ebu'l-Esved (r.a.) komşularından memnun değilmiş. * 
*Bu yüzden evini değiştirmeye karar vermiş ve...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="left"><font face="Microsoft Sans Serif"><font size="2"><font color="#cc0000"><b><i>Komşumu Sattım </i></b></font></font></font></div><br />
<b><i><font face="Microsoft Sans Serif"><font size="2">Büyük Kur'an hizmetkârı Ebu'l-Esved (r.a.) komşularından memnun değilmiş. </font></font></i></b><br />
<i><b><font size="2"><font face="Microsoft Sans Serif">Bu yüzden evini değiştirmeye karar vermiş ve evini satıp başka bir yerden ev almış. </font></font></b></i><br />
<i><b><font size="2"><font face="Microsoft Sans Serif">Onun evini sattığını duyanlardan biri: </font></font></b></i><br />
<i><b><font size="2"><font face="Microsoft Sans Serif">&quot;Yazık oldu,&quot; demiş. evini satmışsın.&quot; O ise şöyle karşılık vermiş: </font></font></b></i><br />
<i><b><font size="2"><font face="Microsoft Sans Serif">&quot;Hayır, ben evimi değil, komşumu sattım. Evimi satmış olsaydım şimdi evsiz kalmıştım. </font></font></b></i><br />
<i><b><font size="2"><font face="Microsoft Sans Serif">Lâkin komşumu sattığım için şimdi komşumdan uzakta ve huzur içerisindeyim.&quot;</font></font></b></i><br />
<br />
<div align="left"><font face="Microsoft Sans Serif"><font size="2"><font color="#cc0000"><b><i>Takva</i></b></font></font></font><br />
<b><i><font face="Microsoft Sans Serif"><font size="2">Ebu Hureyre &quot;takva&quot;nın ne olduğunu soranlara:</font></font></i></b></div><i><b><font size="2"><font face="Microsoft Sans Serif">- &quot;Siz hiç dikenli yoldan geçtiniz mi?&quot; dedi. Onlar da &quot;Evet geçtik&quot; dediler.</font></font></b></i><br />
<i><b><font size="2"><font face="Microsoft Sans Serif">Bunun üzerine: &quot;O halde oradan geçerken ne yaptınız?&quot; diye sordu. Onlar:</font></font></b></i><br />
<i><b><font size="2"><font face="Microsoft Sans Serif">- Dikenlerden sakındık, dediler.</font></font></b></i><br />
<i><b><font size="2"><font face="Microsoft Sans Serif">- İşte takva da, günah ve hatalardan sakınmaktır, cevabını verdi. </font></font></b></i><br />
<br />
<div align="left"><font face="Microsoft Sans Serif"><font size="2"><font color="#cc0000"><b><i>Kabristan</i></b></font></font></font></div><br />
<b><i><font face="Microsoft Sans Serif"><font size="2">Hz. Ali, mezarlığa neden sık gittiğini soranlara şu cevabı vermiş:</font></font></i></b><br />
<i><b><font size="2"><font face="Microsoft Sans Serif">- İki sebebi var. Anlattıklarıma itiraz etmiyorlar ve arkamdan gıybetimi yapmıyorlar.</font></font></b></i><br />
<br />
<br />
<div align="left"><font face="Microsoft Sans Serif"><font size="2"><font color="#cc0000"><b><i>En Beceriksiz İnsan</i></b></font></font></font></div><br />
<b><i><font face="Microsoft Sans Serif"><font size="2">Halid bin Safvan'a: &quot;En aciz, en beceriksiz insan kimdir?&quot; diye sormuşlar. </font></font></i></b><br />
<i><b><font size="2"><font face="Microsoft Sans Serif">O da bu soruya şu cevabı vermiş: &quot;En aciz, en beceriksiz insan; dost aramayandır. </font></font></b></i><br />
<i><b><font size="2"><font face="Microsoft Sans Serif">Ondan daha acizi, daha beceriksizi ise, bulduğu dostu kaybedendir.&quot; </font></font></b></i><br />
<br />
<div align="left"><font face="Microsoft Sans Serif"><font size="2"><font color="#cc0000"><b><i>Köşe</i></b></font></font></font></div><br />
<b><i><font face="Microsoft Sans Serif"><font size="2">Hazret-i Şems'i, konuşup nasihat etmesi için bir meclise davet etmişler. Hazret, meclise girer girmez, kapı eşiğine oturmuş. Kendisini baş köşeye davet edenlere de şu cevabı vermiş:</font></font></i></b><br />
<i><b><font size="2"><font face="Microsoft Sans Serif">- Adam adamsa oturduğu her yer köşe olur ona! Adam adam değilse, köşe bile eşik olur ona!</font></font></b></i></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.islamforum.net/forumdisplay.php/5-Hikayeler-Hisseli-K%C4%B1ssalar"><![CDATA[Hikayeler & Hisseli Kıssalar]]></category>
			<dc:creator>sumisali</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.islamforum.net/showthread.php/27038-Sahabe-ve-Allah-dostlar%C4%B1ndan-n%C3%BCkteler.</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Riyakarlar şöyledir</title>
			<link>http://www.islamforum.net/showthread.php/27037-Riyakarlar-%C5%9F%C3%B6yledir?goto=newpost</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 22:21:54 GMT</pubDate>
			<description>*Hz.Ali r.a şöyle der: 
 
Riyakarlar şöyledir: 
 
tek başına kaldığı zaman tembellik eder,ibadette gevşeklik 
 
gösterir ve nafile namazları oturarak...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="center"><b><font face="Comic Sans MS"><font size="3"><font color="darkorange">Hz.Ali r.a şöyle der:<br />
<br />
Riyakarlar şöyledir:<br />
<br />
tek başına kaldığı zaman tembellik eder,ibadette gevşeklik<br />
<br />
gösterir ve nafile namazları oturarak kılar.insanlarla beraber <br />
<br />
olduğu zaman tekrar canlanır,canla başla amel eder.biri <br />
<br />
kendisini methettiğinde daha fazla ibadet ve amel <br />
<br />
eder.yerdiğinde ise amelleri azaltır.</font></font></font></b><br />
<b><font face="Comic Sans MS"><font size="3"><font color="darkorange"><br />
(tenbihu'l-muğterrin)<br />
</font></font></font></b></div></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.islamforum.net/forumdisplay.php/149-Hadis-i-%C5%9Eerifler">Hadis-i Şerifler</category>
			<dc:creator>sumisali</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.islamforum.net/showthread.php/27037-Riyakarlar-%C5%9F%C3%B6yledir</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Doğru yolu bulmanın sırları</title>
			<link>http://www.islamforum.net/showthread.php/27036-Do%C4%9Fru-yolu-bulman%C4%B1n-s%C4%B1rlar%C4%B1?goto=newpost</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 22:13:27 GMT</pubDate>
			<description>Yeryüzündeki hemen her insanın kendisine göre doğru ve yanlışları bulunur. Her birinin doğrularını tespit etmedeki kaynağı ise farklıdır. Kimi...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Yeryüzündeki hemen her insanın kendisine göre doğru ve yanlışları bulunur. Her birinin doğrularını tespit etmedeki kaynağı ise farklıdır. Kimi okuduğu bir kitabı, kimi çevresinde gördüğü bir insanı, kimi bir politikacıyı, kimi ise bir felsefeciyi kendisine rehber edinir. Oysa en doğru ve insanı kurtuluşa kavuşturacak tek yol Allah'ın insanlar için belirlediği dindir. Ve bu yolda insanın tek hedefi Allah'ın hoşnutluğunu, rahmetini ve cennetini kazanmaktır. Diğer yollar, insanlara ne kadar süslü, çekici gibi görünse de, bu aldatıcıdır. Hepsi insanları dünyada ve ahirette sonsuza kadar devam edecek bir yıkıma, ümitsizliğe, mutsuzluğa ve acı bir azaba sürükler. <br />
Kimlerin doğru yola iletildikleri ise Kuran'da bildirilen sırlardır. Bunlara uyanlar, Allah'ın doğru yoluna ileterek, cennetinde ağırladığı kullardır.</div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.islamforum.net/forumdisplay.php/12-Oku-D%C3%BC%C5%9F%C3%BCn-Anla">Oku - Düşün - Anla</category>
			<dc:creator>sumisali</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.islamforum.net/showthread.php/27036-Do%C4%9Fru-yolu-bulman%C4%B1n-s%C4%B1rlar%C4%B1</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Insan düşünce ve niyetinden de sorgulanacaktır</title>
			<link>http://www.islamforum.net/showthread.php/27035-Insan-d%C3%BC%C5%9F%C3%BCnce-ve-niyetinden-de-sorgulanacakt%C4%B1r?goto=newpost</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 22:03:00 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Yapılan tüm ibadetlerin gönülden, sadece Allah rızası gözetilerek yapılması Kuran'da bildirilir. Ayetlerde şöyle buyrulmaktadır:  
&#8230; Kim gönülden bir...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Yapılan tüm ibadetlerin gönülden, sadece Allah rızası gözetilerek yapılması Kuran'da bildirilir. Ayetlerde şöyle buyrulmaktadır: <br />
&#8230; Kim gönülden bir hayır yaparsa bu da kendisi için hayırlıdır. Oruç tutmanız, -eğer bilirseniz- sizin için daha hayırlıdır. (Bakara Suresi, 184)<br />
Namazları ve orta namazını (üstlerine düşerek, titizlik göstererek) koruyun ve Allah'a gönülden boyun eğiciler olarak (namaza) durun. (Bakara Suresi, 238)<br />
Gerçek şu ki, İbrahim (tek başına) bir ümmetti; Allah'a gönülden yönelip itaat eden bir muvahhiddi ve o müşriklerden değildi. (Nahl Suresi, 120)<br />
Allah, Kuran'da gösteriş için infak eden veya gösteriş için namaz kılan insanlar olduğunu haber verir. Ancak ayetlerde haber verildiği gibi, namaz kılan, oruç tutan, zekat veren, itaat eden bir insanın asıl olarak niyeti, kalbinden geçirdikleri önemlidir. Bu insanlar, namaz kılarken Allah'ı düşünmüyor, O'nun karşısında ne kadar aciz ve boyun eğici olduğunu düşünmeden sadece ağızlarıyla dua ve tespihleri yapıyor olabilirler. Veya bir insan sürekli hayır işleri yapıyor, okullar açıp, fakirlere yardım ediyor olabilir. Ancak bu insan eğer bu yaptıklarını, Allah'ın kendisinden hoşnut olmasını dileyerek, Allah'a karşı aciz ve muhtaç olduğunu düşünerek, ahiretten korkarak yapmıyorsa yaptıkları Allah Katında kabul edilmeyebilir. <br />
Allah, insanların kestikleri kurbanların kanlarının değil, takvalarının Kendisi'ne ulaşacağını bir ayette şöyle bildirir:<br />
Onların etleri ve kanları kesin olarak Allah'a ulaşmaz, ancak O'na sizden takva ulaşır. İşte böyle, onlara sizin için boyun eğdirmiştir; O'nun size hidayet vermesine karşılık Allah'ı tekbir etmeniz için. Güzellikte bulunanlara müjde ver. (Hac Suresi, 37)<br />
Birçok insanın en önemli yanılgılarından biri, sadece amel olarak yaptıklarından sorgulanacaklarını zannetmeleridir. Oysa Allah, insanın niyetinden, düşüncelerinden, kalplerinde gizlediklerinden de sorgulanacağını bildirir. <br />
Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır. İçinizdekini açığa vursanız da, gizleseniz de, Allah sizi onunla sorguya çeker. Sonra dilediğini bağışlar, dilediğini azablandırır. Allah, herşeye güç yetirendir. (Bakara Suresi, 284)<br />
Allah, her insanın kalbini, düşüncesini, bilinçaltını, insanlardan gizlediklerini en iyi bilendir. Allah kişi ile kalbi arasındadır. Dolayısıyla insan Allah'tan hiçbir şeyini gizli tutamaz. Aklından geçen bir şüphe, vesvese, müminler hakkındaki gerçek düşünceleri, Kuran hakkındaki inancı, ibadetleri yaparken aklından geçenleri Allah tek tek bilmekte ve tüm bunlar melekler tarafından yazılmaktadır. Örneğin bir ibadeti eğer isteksizce yapıyorsa, içinden olumsuz düşünceler geçiyorsa Allah bunu bilir. Ve insan her birini ahiret gününde karşısında bulacaktır. İnsanın kurtuluşunun yollarından biri, kalbinin temiz olması, dini yüzeysel değil, kalbinde, düşüncelerinde samimi olarak yaşamasıdır. Kısa ve geçici bir hayat için, ahiretteki sonsuz ve gerçek hayatı gözardı etmesi büyük bir akılsızlık olur. Allah'ın dünya hayatının geçiciliği hakkında insanları uyardığı ayetlerden bazıları şöyledir:<br />
Ey kavmim, gerçekten bu dünya hayatı, yalnızca bir meta (kısa süreli bir yararlanma)dır. Şüphesiz ahiret, (asıl) karar kılınan yurt odur. (Mümin Suresi, 39)<br />
Gerçek şu ki bunlar, çarçabuk geçmekte olan (dünyay)ı seviyorlar. Önlerinde bulunan ağır bir günü bırakıyorlar. (İnsan Suresi, 27</div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.islamforum.net/forumdisplay.php/132-Kuran-%C4%B1-Kerim">Kuran-ı Kerim</category>
			<dc:creator>sumisali</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.islamforum.net/showthread.php/27035-Insan-d%C3%BC%C5%9F%C3%BCnce-ve-niyetinden-de-sorgulanacakt%C4%B1r</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Inkar edenlerin ümitsiz halleri</title>
			<link>http://www.islamforum.net/showthread.php/27034-Inkar-edenlerin-%C3%BCmitsiz-halleri?goto=newpost</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 21:50:55 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Ümitsizlik, din ahlakından uzak yaşayan insanlarda sık rastlanan bir ruhi bozukluktur. Bu, insanların Allah'ın varlığını reddetmelerinden ya da...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Ümitsizlik, din ahlakından uzak yaşayan insanlarda sık rastlanan bir ruhi bozukluktur. Bu, insanların Allah'ın varlığını reddetmelerinden ya da Allah'ı gereği gibi tanıyıp bilmemelerinden kaynaklanır. İmandan ve dolayısıyla Kurani bilgiden yoksun olan bu insanlar etraflarında gerçekleşen tüm olayların tesadüfler sonucu meydana geldiğini düşünürler. Allah'ın herşeyi, Kendi belirlediği bir kader çerçevesinde yarattığının ve her an kontrolü altında tuttuğunun farkına varamazlar. <br />
Bu nedenle başlarına gelen her türlü olumsuz olay kendileri için bir keder ve umutsuzluk vesilesi olur. Hatta kötü bir olaya gerek kalmadan, sırf kendi oluşturdukları kuruntu, vesvese ve endişeler bile onları derin bir ümitsizliğe düşürmeye yeterli olur.<br />
Bu ruh halindeki bir insan her konuda, her olayda kötüye yoracak, olumsuz bir yön bulabilir. Herşeyden karamsarlığa ve umutsuzluğa sürüklenecek sonuçlar çıkarabilir. Çünkü kendisine ölçü olacak hiçbir yol göstericisi yoktur. Hayat felsefesini ve olaylara bakış açısını belirleyen şeylerin tesadüf, raslantı, şans gibi kavramlar olduğunu düşünür. Oysa bu kavramların ona umut ve güven verecek hiçbir güçleri yoktur. Tam tersine, bu kavramlara inanması ve hayatını bunların üzerine kurması, onun her türlü sıkıntıyı ve azabı yaşamasına sebep olur.<br />
Böyle olması da doğaldır. Çünkü Allah'ı tanımamakla, O'nun insanlara bir rehber, rahmet ve müjde olarak gönderdiği Kuran'ı rehber edinmemekle kendi kendine zulmetmiş, çektiği tüm sıkıntılara kendisi sebep olmuştur. Kendisini ve tüm varlıkları sarıp kuşatan İlahi kaderden habersizdir. Bu yüzden, Allah'ın bilgisi ve dilemesiyle gerçekleşen herşeyi başıboş olaylar dizisi olarak algılar. Kısacası içinde bulunduğu büyük körlük ve cehalet, ona hayatı boyunca bir nevi cehennem azabı yaşatır.<br />
 <br />
Oysa Kurani bakış açısı insana bütünüyle farklı bir kişilik kazandırır. Herşeye bu bakış açısıyla yaklaşan bir insan en başta, mümin olduğu için her olayın kendisi ve diğer müminler açısından hayırlı olduğunu bilir. Çünkü Allah müminlerin dostudur ve onlar için dünyada ve ahirette en hayırlı olanı dilemekte ve yaratmaktadır. Eğer olumsuz gibi görünen bir durumla karşılaşırsa bunu kötü şansa, uğursuzluğa, işlerin ters gitmesine bağlamaz. &quot;Şer&quot; gibi görünen bir olayın içinde,<b> &quot;...Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır...&quot; (Bakara Suresi, 216)</b> ayetinde işaret edildiği gibi Allah'ın çok büyük hayırlar yaratmış olabileceğini düşünür.<br />
Herşeyin Allah'tan geldiğinin, Allah'ın dilemesiyle olduğunun bilinciyle, hiçbir şartta ve durumda üzüntüye, karamsarlığa ve umutsuzluğa kapılmaz. Bu dünyada herşeyin bir imtihan vesilesi olduğunu düşünerek karşısına çıkan olaylarda Kuran'da belirtilen en güzel ahlakı, en güzel davranış biçimini gösterir.</div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.islamforum.net/forumdisplay.php/132-Kuran-%C4%B1-Kerim">Kuran-ı Kerim</category>
			<dc:creator>sumisali</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.islamforum.net/showthread.php/27034-Inkar-edenlerin-%C3%BCmitsiz-halleri</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Yargıçlar</title>
			<link>http://www.islamforum.net/showthread.php/27033-Yarg%C4%B1%C3%A7lar?goto=newpost</link>
			<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 12:49:27 GMT</pubDate>
			<description>Sürekli yükseklerden dem vurup yüksek yerlerden örnekler verip sanki o yüksek manaların adamıymış gibi sürekli insanlara don biçen yargılayan...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Sürekli yükseklerden dem vurup yüksek yerlerden örnekler verip sanki o yüksek manaların adamıymış gibi sürekli insanlara don biçen yargılayan serserilere insanların sırtına hadsizce kendileri taşımadıkları halde habire yük vuran insanlarımızı mutsuz eden yargıçlara sesleniyorum inin oturduğunuz tahtlardan aramıza katılın...<br />
Efendimizden ve onun varisçilerinden elbette insalara örnek verilir ama onlarmış gibi onların yükünü çekmiş gibi değil. Soruyorum size bu örnekleri verip bizim gibilerin sırtına yüklerken onların çektikleri sıkıntıları çekecek yürek sizde var mı?<br />
Biz bu zirvelerin yamaçlarında otlasak yeter bize...<br />
konağın köpeklerinden,<br />
alp</div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.islamforum.net/forumdisplay.php/4-Genel-Islam-Konular">Genel Islam Konular</category>
			<dc:creator>silverhand</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.islamforum.net/showthread.php/27033-Yarg%C4%B1%C3%A7lar</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Rüyamda peyfamber EFendimiz(s.a.s) sakal-ı şerifini gördüm.tabirini bulamadım YARDIM?</title>
			<link>http://www.islamforum.net/showthread.php/27032-R%C3%BCyamda-peyfamber-EFendimiz%28s.a.s%29-sakal-%C4%B1-%C5%9Ferifini-g%C3%B6rd%C3%BCm.tabirini-bulamad%C4%B1m-YARDIM?goto=newpost</link>
			<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 11:26:32 GMT</pubDate>
			<description>Arkadaşlar rüyamda peygamber efendimiz (s.a.s)nin sakalı şerifini gördüm nette aradım her hangi bi sonuç bulamadım.kısaca abnlatıyım çok kısaydı...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Arkadaşlar rüyamda peygamber efendimiz (s.a.s)nin sakalı şerifini gördüm nette aradım her hangi bi sonuç bulamadım.kısaca abnlatıyım çok kısaydı sadece beyaz bir örtü içinde4-5 tel sakalını gördüm ve rüyamda çok şaşırmıştım.lütfen merak ediyorum anlamı nedir :D:confused:</div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.islamforum.net/forumdisplay.php/4-Genel-Islam-Konular">Genel Islam Konular</category>
			<dc:creator>WoRLd_WaR 2</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.islamforum.net/showthread.php/27032-R%C3%BCyamda-peyfamber-EFendimiz%28s.a.s%29-sakal-%C4%B1-%C5%9Ferifini-g%C3%B6rd%C3%BCm.tabirini-bulamad%C4%B1m-YARDIM</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Arabaya Asılacak DUA</title>
			<link>http://www.islamforum.net/showthread.php/27031-Arabaya-As%C4%B1lacak-DUA?goto=newpost</link>
			<pubDate>Fri, 03 Sep 2010 21:23:00 GMT</pubDate>
			<description>Selamun Aleyküm kardeşlerim, abilerim, ablalarım. 
 
çok ŞÜKÜR kurban olduğum bana araba almayı nasip etti sonunda. Arabama asabileceğim nazara,...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Selamun Aleyküm kardeşlerim, abilerim, ablalarım.<br />
<br />
çok ŞÜKÜR kurban olduğum bana araba almayı nasip etti sonunda. Arabama asabileceğim nazara, kazaya v.s. kullanabileceğim sizin tavsiye edeceğiniz DUAları paylaşırmısınız ? ve paylaştığınız DUAların arapçalarını çıktı alıp güzel bi şekilde sarıp arabama asmamda herhangi bir problem olurmu yada sararken v.s. ekstradan herhangi birşeye gerek varmı ?<br />
<br />
saygılar, selamlar..</div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.islamforum.net/forumdisplay.php/11-Dua-lar"><![CDATA[Dua'lar]]></category>
			<dc:creator>kaan06</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.islamforum.net/showthread.php/27031-Arabaya-As%C4%B1lacak-DUA</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Pakistana dua yardımı</title>
			<link>http://www.islamforum.net/showthread.php/27030-Pakistana-dua-yard%C4%B1m%C4%B1?goto=newpost</link>
			<pubDate>Fri, 03 Sep 2010 19:08:40 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Kur&#8217;an-ı Kerim ayetlerinde pek çok kere, Allah&#8217;a gönülden teslim olan  kullar olarak dua etmek ve Allah&#8217;ın yüceliğini ifade etmek  emredilmiştir. Dua...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Kur&#8217;an-ı Kerim ayetlerinde pek çok kere, Allah&#8217;a gönülden teslim olan  kullar olarak dua etmek ve Allah&#8217;ın yüceliğini ifade etmek  emredilmiştir. Dua mana itibariyle çağırmak, seslenmek, istemek; yardım  talep etmek gibi anlamlara gelmektedir. Dua kulun Allah&#8217;a olan bir  yönelişidir. Dua kul üzerinde psikolojik manada bir rahatlama, huzur ve  gönül tatmini doğurur. Duada Allah ile kul arasında bir vasıta yoktur.  Kul, Yaratanına halini arz eder ve niyazda bulunur. Bu yüzden kul  açısından dua etmek oldukça önemli bir ibadettir. <br />
<br />
Gerçektende dua etmek biz insanlar açısından büyük nimettir ALLAH a şükredelim arkadaşlar<br />
<br />
size saddece bir sorum olucak oda şu arkadaşlar herkezinde görüşünü almak istiyorum DUA olmasaydı biz müslümanlar ne yapardık ikincisi ise gelin herkez pakistan için güzel dualar yazalım paylaşalım</div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.islamforum.net/forumdisplay.php/11-Dua-lar"><![CDATA[Dua'lar]]></category>
			<dc:creator>afacan12</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.islamforum.net/showthread.php/27030-Pakistana-dua-yard%C4%B1m%C4%B1</guid>
		</item>
	</channel>
</rss>
