Zurück   IslamForum Ne Olursan Ol Gel > İslamforum Aile & Çocuk & Eğitim > Çocuk ve Çocuk Eğitimi

Bu Alana Reklam Verebilirsiniz

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil

Sual: Küçük çocuklara, dinimizi nasıl sevdirebilir, nasıl terbiye edebiliriz?
Alt 12.05.2008, 21:48   #1 (permalink)
Tercübeli Üye
 
asel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
asel isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 05.05.2008
Yaş: 34
Mesajlar: 239
Tesekkür Etti: 223
111 Kunu Icin 284 Tesekkür Aldı
asel Adı herkesce Tanınıyorasel Adı herkesce Tanınıyorasel Adı herkesce Tanınıyorasel Adı herkesce Tanınıyorasel Adı herkesce Tanınıyorasel Adı herkesce Tanınıyorasel Adı herkesce Tanınıyorasel Adı herkesce Tanınıyorasel Adı herkesce Tanınıyorasel Adı herkesce Tanınıyorasel Adı herkesce Tanınıyor
Tecrübe Puanı: 6
Standart Sual: Küçük çocuklara, dinimizi nasıl sevdirebilir, nasıl terbiye edebiliriz?

Sual: Küçük çocuklara, dinimizi nasıl sevdirebilir, nasıl terbiye edebiliriz?
CEVAP
Bunu yap, şunu yapma demek yerine, örnek olmak gerekir. Lisan-ı hâl, lisan-ı kalden entaktır. Yani insanın hâl ve hareketi, sözünden daha etkili olur. Kendimiz, hal ve hareketlerimizle, güzel örnek olursak, yarı yarıya bu işi başarmış sayılırız. Daha sonra, Peygamber efendimizin, Eshab-ı kiramın, din büyüklerinin, Evliyânın sevgisini aşılamalıdır. Bu sevgi verilirse, onların ismini söyleyerek Allahü teâlâyı anlatmak, dinimizin emir ve yasaklarına alıştırmak kolay olur. İnsan, sevdiğine benzemek ister; insan, sevdiğinin sözlerine uyar. Büyükler, talebelerine, önce namazdan, oruçtan, haramlardan bahsetmezlerdi. Mesela, İmam-ı Rabbani hazretlerini, kendi hocalarını anlatırlar, bu büyükleri sevdirirlerdi. Ondan sonra, bunlar; karada, denizde, havada yani her yerde namazı, dinimin emir ve yasaklarını düşünürlerdi. Büyüklerin sevgisi, her derde ilaç gibidir. Onların sevgisi ve bereketi ile dinimize uymak çok kolay olur.
(Mehmet Ali Demirbaş-13.03.2007)

__________________
  Alıntı ile Cevapla

Alt 12.05.2008, 22:13   #2 (permalink)
Moderator
 
samanyolu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
samanyolu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 19.03.2007
Bulunduğu yer: istanbul
Yaş: 34
Mesajlar: 1.685
Tesekkür Etti: 1.154
459 Kunu Icin 1.144 Tesekkür Aldı
samanyolu Asırı Söhretli ve itibarlı birisamanyolu Asırı Söhretli ve itibarlı birisamanyolu Asırı Söhretli ve itibarlı birisamanyolu Asırı Söhretli ve itibarlı birisamanyolu Asırı Söhretli ve itibarlı birisamanyolu Asırı Söhretli ve itibarlı birisamanyolu Asırı Söhretli ve itibarlı birisamanyolu Asırı Söhretli ve itibarlı birisamanyolu Asırı Söhretli ve itibarlı birisamanyolu Asırı Söhretli ve itibarlı birisamanyolu Asırı Söhretli ve itibarlı biri
Tecrübe Puanı: 29
Standart

[b]Allah (c.c.) buyurdu ki: “Sen kullarıma, onlara ihsan ettiğim nimetlerimi hatırlat, açıkla; Ben onların kalplerinde sevgiyi yaratırım.”


ALLAH’A samimi bir kul olmak, zorlamayla olacak bir şey değildir. Kulluk yaşanacak bir haldir. Böyle olduğu için de, belli adımların sonunda belli sonuçlar cinsinden kalıplara uymaz.

Çocuğun dindar olması için anne baba olarak bizim yapabileceklerimizden bazıları şunlar olabilir:

Evvela, bunu ciddi olarak istemeli ve bu konuda kararlı olmalıyız. Şimşek ışığında yol alınmadığı gibi, bu arzu da geçici heveslerle olacak bir şey değildir.

Çocuk büyütmekle, çocuk yetiştirmenin arasındaki farkı iyi anlamalıyız. Çocuk yetiştirmenin, bilinçli bir süreci ve bu süreçteki kararlı çabaları gerektirdiğini bilmeliyiz.

Daha sonra da kesinlikle şuurunda olmalıyız ki, dindar olmanın özü özeti Allah’ı sevmektir. İnsan sevdiğine yaklaşır, sevdiğinin yolundan gider. Çocuğa Allah’ı sevdirmeliyiz; sevdikten sonra gerisini çocuk da getirebilir. Yoksa ezbercilikle dindar olunmaz. Dinden haberdar olmak başka, dindar olmak başkadır.

Ayrıca, çocuğumuzla sıcak bir yakınlık kurmalıyız; çocuğumuzun rahatça konuşabileceği, soru sorabileceği bir iletişim ortamı sağlamalıyız.

Bunların yanı sıra, çocuğuyla güzel bir diyalog içinde olan anne baba, ondan gelecek olan sorulara net ve kısa olarak cevap vermelidir.

Bilmeliyiz ki, çocuğumuz izah istemiyor, cevap bekliyor. Çocuk, “güneşi kim çıkardı?” diye sorduğunda, “Allah güneşi bizi aydınlatsın ve ısıtsın diye çıkardı,” gibi kısa bir cevap onu tatmin edebilir. Yoksa bu soruyu cevaplamak için evrenin yaratılışından başlamamız gerekmez. Zaten ne kadar uzatırsak, çocuğumuz bizi o kadar az anlayacaktır.

Çocuğumuzun sorularına mutlaka doğru cevaplar vermeliyiz. O küçüktür anlamaz diye cevapları geçiştirmemeliyiz. “Kardeşim nereden geldi?” diye sorduğunda, “onu Allah yarattı, büyüyünce beraber oynayacaksınız, birbirinize yardımcı olacaksınız” gibi doğru bir cevap verebiliriz. Yoksa “kardeşini leylekler getirdi” gibi, çocuğa bir faydası olmayacak masallarla onun zihnini dondurmaktan, düşüncesinin gelişmesini baltalamaktan kesinlikle kaçınmalıyız.

Çocuğumuzun sevdiği, beğendiği, varlığından haz aldığı şeylerin var olmalarının nedenini doğru olarak bildirilmeliyiz. Sevdiği bir şeyi, bir insanı, Allah’ın yarattığını öğrenmesi, çocuğu Allah’a yaklaştıracaktır. Sorduğu sorularına, tabiat ana, Noel Baba, evrim.. gibi gerçek dışı uydurma cevaplar alan bir çocuğun, duygusal zekası gelişemeyeceği gibi, belirsizlikler içinde kalan aklı, kainatı ve hayatı anlamakta da güçlük çekecektir.


Çocuğunu dindar bir insan olarak yetiştirmek isteyen bir anne babanın en büyük yardımcısı elbette Allah’tır. Çünkü Allah, insanı, kendine muhatap olacak imkânlarla donatıp yaratmıştır. Peygamberimizin ifadesiyle, “her çocuk İslâm fıtratıyla, yani Allah’a iman edecek bir karakterle dünyaya gelir.” Bize iman lütfeden Yaratıcımız, çocuğumuza da merakı ve soru sorma yeteneğini vermiş; böylece çocuğumuzu insana yaraşır bir gelişme sürecine hazır hale getirmiştir.


İkinci yardımcımız, kainattır. “Kainattan nasıl yardımcı olur,” demeyin. İnsanın Allah’ı tanıma yollarından birisi de kâinattır. İnsan, Allah’ın yarattıklarını görüp tattıkça, Yaratanına olan bilgisi ve sevgisi artar. Bu konuda bir kıssa vardır:


Allah (c.c.), Davud aleyhisselama buyurmuş ki:

“Beni kullarıma anlat, Beni sevdir.”

Davud aleyhisselam:

“Ey Rabbim! Seni kullarına anlatabilirim,” dedi, “ama nasıl sevdirebilirim?”

Allah (c.c.) buyurdu ki:

“Sen kullarıma, onlara ihsan ettiğim nimetlerimi hatırlat, açıkla; Ben onların kalplerinde sevgiyi yaratırım.”

Öyleyse çocuğumuza Allah’ı sevdirmek için daima kâinattan, Rabbimizin dünyada yarattığı güzelliklerden bahsetmeliyiz.

Ağaçların, çiçeklerin, yıldızların, Ay’ın, dünyanın, hayatın güzelliklerini onun dikkatine sunmalıyız.

Ayrıca, Allah’ın bütün bunları bizim için, bizi sevdiği için yarattığını söyleyebiliriz. Bir meyve yiyorsak, “Bak yavrum” diye başlayarak, “Allah bizi ne kadar çok seviyor, bizim için bu güzel meyveyi yaratmış, rengini, tadını, şeklini, kokusunu bizim hoşumuza gidecek gibi yapmış..” diyebiliriz.

Böylece sonuçta belki de hiç beklemediğimiz bir anda, çocuğumuz elinde bir meyve yiyor iken, “Biliyor musun baba, ben Allah’ı çok seviyorum” diyebilecektir.
[/B
]
__________________
Akıl akıl olsaydı adı gönül olurdu
Gönül gönlü bulsaydı bozkırlar gül olurdu..
  Alıntı ile Cevapla

Alt 12.05.2008, 22:51   #3 (permalink)
Tercübeli Üye
 
espirili_mi_acaba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
espirili_mi_acaba isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 28.12.2007
Bulunduğu yer: hayatın ıcınden
Yaş: 19
Mesajlar: 754
Tesekkür Etti: 2
13 Kunu Icin 18 Tesekkür Aldı
espirili_mi_acaba Sasirtici yükselisi varespirili_mi_acaba Sasirtici yükselisi varespirili_mi_acaba Sasirtici yükselisi varespirili_mi_acaba Sasirtici yükselisi varespirili_mi_acaba Sasirtici yükselisi var
Tecrübe Puanı: 3
Standart

Kendimiz, hal ve hareketlerimizle, güzel örnek olursak, yarı yarıya bu işi başarmış sayılırız. Daha sonra, Peygamber efendimizin, Eshab-ı kiramın, din büyüklerinin, Evliyânın sevgisini aşılamalıdır. Bu sevgi verilirse, onların ismini söyleyerek Allahü teâlâyı anlatmak, dinimizin emir ve yasaklarına alıştırmak kolay olur. İnsan, sevdiğine benzemek ister; insan, sevdiğinin sözlerine uyar. Büyükler, talebelerine, önce namazdan, oruçtan, haramlardan bahsetmezlerdi. Mesela, İmam-ı Rabbani hazretlerini, kendi hocalarını anlatırlar, bu büyükleri sevdirirlerdi. Ondan sonra, bunlar; karada, denizde, havada yani her yerde namazı, dinimin emir ve yasaklarını düşünürlerdi. Büyüklerin sevgisi, her derde ilaç gibidir. Onların sevgisi ve bereketi ile dinimize uymak çok kolay olur.
__________________
VESAİRE
!!!

  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB-Code ist Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Mahremiyet nedir? Çocuklara nasıl öğretilmeli? asel Çocuk ve Çocuk Eğitimi 0 01.06.2008 21:28
Çocuklara Nasıl Davranmalıyız? beyza Çocuk ve Çocuk Eğitimi 0 07.11.2007 21:34
Sual: Namaza geç kalıp, imama, çeşitli rekatlarda yetişen kimse, nasıl hareket eder? seyfullah putkıran Fıkıh Köşesi 3 09.08.2007 11:47
çocuklara ölümü nasıl anlatmalı??? sURGUn Arşiv 5 10.07.2007 01:52
Bereketi Nasıl Elde Edebiliriz? berfut Genel Islam Konular 0 28.05.2007 21:29



WEZ Format +2. Şuan Saat: 09:35.


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.

Template-Modifikationen durch TMS
IslamForumAd Management RedTyger