 | |  |
19.06.2007, 12:20
|
#51 (permalink)
| | Yeni Üye
CeRiR-üL MeHDi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 08.04.2007 Yaş: 25 Mesajlar: 43 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 | Nasil Dua Etmelİ?
--------------------------------------------------------------------------------
DUAYI EMREDEN Cenab-ı Hak, duanın bir kısım adabını da bildirir. Kur’an’ın ayetlerinden anladığımız kadarıyla, dua ederken dikkat etmemiz gereken bazı durumları şöylece sıralayabiliriz:
1. “Allah’a korku ve ümitle dua ediniz.” (A’raf, 56) Yani, reddolunmasından korkar, kabulünü ümit eder bir şekilde isteyiniz.
“Beyne’l-havf ve’r-reca” yani korku ve ümit arasında olmak kişinin manevî hayatı için son derece önemlidir. Elmalılı Hamdi Yazır’ın ifadesiyle, “bu iki hâl, insanın seyr u sülûkunda iki kanat gibidir.” Tek kanatlı kuş uçamadığı gibi, sadece korku veya sadece ümit kanadıyla hareket edenler de, kemâlat semasına doğru uçamazlar.
Allah’ın celal ve azametini düşünmek, insana lezzetli bir korku verir. Annesinin merhametli tokadından korkup yine annesinin şefkatli sinesine sığınan çocuk gibi, Allahtan korkan insan O’na iltica eder. Allahın cemâl ve rahmetini düşünmek ise, insanı ümit içinde yaşatır.
2. “Rabbinize tazarru ile ve gizlice dua edin. Çünkü Allah haddi aşanları sevmez.” (A’raf, 55)
Yani, yalvara yakara, samimi bir şekilde, bütün benliğiniz ile O’na yönelin, O’ndan isteyin. Başkalarına da duyurmayın ki, nefsin hissesi karışmasın.
Tazarru hali, insanın kendini duaya tam vermesini ifade eder. Bunu, duaya tam konsantre olmak şeklinde anlayabiliriz. İnsan bazı dualarında bu hâli yaşar. Bütün hisleri uyanmış, bütün latifeleri hüşyar bir şekilde yalvarır. Böyle bir durumda, istediği şeyleri ruhunun en derinlerinden gelen bir iştiyakla ister. Bu şekilde yapılan dualar, genelde kabul edilir.
Bunun zıddı ise, tam bir gaflet göstergesi olur.Hz. Peygamberin ifadesiyle, “gafil, boş bir kalbin duasını Allah kabul etmez.” (Tirmizi, Daavât, 65)
Duada haddi aşmak ise, sesi fazla yükseltmek, olmayacak şeyleri istemek gibi durumlardır. Mesela, kişinin “Allahım beni peygamber yap!” veya “Allahım, beni bu dünyada ölümsüz kıl!” demesi, muhali talepten başka bir şey değildir.
3. “Allahın Esmaü’l- Hüsnası vardır. Onlarla dua ediniz. (A’raf, 180)
“Esmaü’l- Hüsna” “en güzel isimler” anlamına gelir. Yüce Allah, kendi kemaline ünvan olan nice isimlere sahiptir. Bunlar bir rivayette 99, bir başka rivayette 1001 olarak ifade edilmektedir. Mesela, Besmelede “Allah, Rahman, Rahim” isimlerini, en son sure olan Nas suresinde
- İnsanların Rabbi
- İnsanların Meliki
- İnsanların İlahı isimlerini görürüz.
Kur’anın tamamında bu ilahî isimlere sıkça yer verilmektedir.
Malûmdur ki, bir kimse pek çok ünvanlara sahip olabilir. Mesela, güzel yazı yazmasıyla hattat, güzel resim yapmasıyla ressam, yaptığı binalarla mimar ünvanını alır ve o ünvanlarla bilinir. Öyle de, Cenab-ı Hak yaratmasıyla Halık, şekil vermesiyle Musavir, rızık vermesiyle Rezzak şifa vermesiyle Şâfi’dir…
İnsan, Allah’a yalvarırken, istediği şeye uygun olan İlahî ünvanı söylemesi uygun olur. Mesela, günahlarımızın affını isterken “Ya Gaffar” ayıplarımızın örtülmesini isterken “Ya Settar” ismini söyleriz.
Keza, belaların defini isterken “Ya Dafia’l-beliyyat” (ey belaları def eden), ihtiyaçlarımızın karşılanmasını isterken “Ya Kadıya’l- Hâcât” (ey ihtiyaçları veren) ünvanını söyleriz.
Rızık isterken O’nun Rezzak ismini anar, maddi manevi hastalıklarımız için O’nun Şafi isminden meded umarız.
İnsanlığa en güzel örnek olarak gönderilen Hz. Peygamber, dualarında sadece “Ya Rabbi, Allahım” demez, binbir isimle Allah’a yalvarırdı. Mesela, şu duasına bakalım:
“Ey kalpleri çeviren Allahım. Kalbimi dinin üzere sabit kıl!” (Müslim, Kader, 17)
4. “O Allah Hayy’dır. Ondan başka ilah yoktur. O halde, dini yalnız O’na has kılarak, halis bir şekilde O’na dua edin!” (Mü’min, 65)
İhlas, dinin en mühim esaslarından biridir. Yapılan bir şeyin sadece Allah için yapılmasını ifade eder. İhlasın zıddı, riyadır, gösteriştir. Sözgelimi, bir din görevlisi insanların önünde dua ederken coşkuyla istese, fakat yalnız dua ettiğinde sönükleşse, ihlastan uzaklaşmış olur.
5. “Allahın lütfundan isteyin!” (Nisa, 32)
Yani, başkalarına verilen servet-makam- ilim gibi şeylere bakıp ta, kıskançlıkla “bu niye ona verildi? Aslında bana verilmeliydi. Ben buna daha layıkım” demeyiniz. Çünkü, belki de onun size verilmemesi hakkınızda daha hayırlıdır. Dolayısıyla siz Rabbinize yöneliniz, O’nun lütuf ve kereminden isteyiniz. O, hakkınızda hayırlı olanı elbette bilir, ona göre verir. O’nun rahmet hazineleri ne biter, ne de tükenir.
Bu meselede, şu esasları göz önünde bulundurmak lazımdır:
- Mülk Allahındır. O, mülkünde istediği gibi tasarruf eder. İnsana düşen, verilmeyene göz dikmek değil, verilene şükretmektir.
- İnsan eğer şükretse, Allah daha fazla verecektir. Çünkü, tekitli bir şekilde şöyle demektedir:
“Eğer şükrederseniz, gerçekten artırırım.” (İbrahim, 7)
- Hayır zannettiğimiz şer, şer zannetiğimiz hayır olabilir. Kur’an şöyle bildirir:
“Bir şey hoşunuza gitmezken sizin için hayırlı olabilir. Sevdiğiniz bir şey de şer olabilir. Allah bilir, siz bilmezsiniz.” (Bakara, 216)
Mesela, insan hırs ile mal ister. Fakat Karun gibi bunu kibir ve gurura vesile yapacaksa, ona verilmemesi hayırlı olur. Veya insan ısrarla ilim ister. Fakat ilmiyle dalalete sapacaksa, verilmemesi rahmet olur. Onun için, Allahtan birşey isterken “Allahım, senin lütfundan isterim. Eğer bu istediğim hayırlıysa ver. Değilse, hakkımda hayırlı olanı nasip et!” demeli ve Allaha tam tevekkül etmelidir.
- Allah mutlak adalet sahibidir. Zulümden münezzehtir. Elbette kimin neye layık olduğunu bilir ve ona göre verir.
__________________ HER SAADET MENSUBU MİLLİ GÖRÜŞ ERİDİR. BİZİM MİLLİ GÖRÜŞ GÖMLEK DEĞİL... DERİDİR... | |
| |  |  | |  |
20.06.2007, 12:16
|
#52 (permalink)
| | Tercübeli Üye
Serhan Eğeryılmaz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 01.05.2007 Yaş: 21 Mesajlar: 389 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 5 | 859 - Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Hz. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: (Buruc suresinin), "Iclerinde burclari bulunan semaya, vaadedilen gune, sahidlik edene ve sahidlik edilene andolsun.."ayetlerinde (1-3) gecen "vaadedilen gun" den maksad kiyamet gunudur; "sahidlik edilen gun"den maksad arefe gunudur; "sahidlik eden"den maksad da cuma gunudur." Resulullah (aleyhissalatu vesselam) devamla buyurdular ki: "Gunes, cumadan daha hayirli bir gun uzerine ne dogdu ne de batti. Onda bir an vardir ki, hayir duasi o ana rastlayan bir kulun duasi, mutlaka kabul edilir, bir serden sakinma (istiaze) talebinde bulunan kimse de mutlaka ondan sakindirilir. "
Tirmizi, Tefsir, Buruc, (3336).
__________________
Selamın Aleyküm.Arkadaşlar,bana cevap verecekseniz yada soru soracaksanız özel mesajdan sorunuzu sormanızı ya da cevabını göndermenizi rica ederim.Konunun adresini de gönderin ki o yeri bulabileyim.Bana özel mesajlarınızda atmış olduğunuz soru yada cevaplarınızı da yazarak kendi yazımın üstünde yazacağım inşallah.Selamın Aleyküm
| |
| |  |  | Üç Cumayı kılmayan münafık olur mu? Görev gereği gidilmezse günah olur mu? |  |
13.07.2007, 09:23
|
#53 (permalink)
| | Yeni Üye
cüneytkaya isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.07.2007 Yaş: 28 Mesajlar: 86 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 7 | Üç Cumayı kılmayan münafık olur mu? Görev gereği gidilmezse günah olur mu? Hanefi’de Cuma namazının farz olabilmesi için iki şart vardır:
1- Vücub şartları, 2- Eda şartları.
Eda şartlarından biri yoksa, namaz sahih olmaz. Vücub şartları yoksa, sahih olur.
Vücub şartlarından biri veya birkaçı bulunan erkek, isterse Cuma namazı kılabilir. Yani namazı sahih olur. Kılmazsa günaha girmez.
Özürsüz Cuma kılmayanın, Cuma kılınmadan önce, öğle namazını kılması haramdır. Sonra kılması ise farzdır. Özür ile Cuma kılmayanların, öğle namazını cemaat ile kılmaları mekruhtur.
Cuma namazının eda şartlarından bir veya birkaçı noksan olsa da camiye gitmeli. Yani cemaate gitmek lazımdır. Zaruretsiz salih imamın Cumasına gitmeyen münafık sayılır. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Mazeretsiz üç Cumayı terk eden münafıklardan yazılır.) [Taberani, Dare Kutni]
(Zaruretsiz arka arkaya üç Cumayı terk edenin kalbini Allahü teâlâ mühürler.) [Ebu Davud, Tirmizi, İbni Mace, Nesai, Hâkim]
Kalbi mühürlenmek, iyilik yapmaz hâle gelmektir. Hayır hasenat ve ibadet yapmak ona zor gelir.
Münafıklardan yazılır demek ise, kâfir olur anlamında değildir. Münafık ameli işlemiş olur. Mesela münafık yalan söyler. Yalan münafıklık alametidir. Ama yalan söyleyen münafık, yani kâfir olmaz. Münafık ameli işleyenlerin sonunda küfre düşme ihtimali çoktur. Bunun için bütün haramlardan sakınmaya gayret etmeli, bir mazereti yoksa Cumalara gitmelidir. Bir mazeretle Cumaya gidemeyen muhakkak öğle namazını kılmalıdır. | |
| |  |  | |  |
13.07.2007, 10:42
|
#54 (permalink)
| | Tercübeli Üye
sinang isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.09.2006 Yaş: 31 Mesajlar: 937 Tesekkür Etti: 0
2 Kunu Icin 4 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 29 | Her günahta küfre giden bir yol vardır.Bir insan günah işlediğinde iman sahibi ise aklına yazıcı melekler gelecektir veya ahiretteki azabın çetinliği aklına düşecektir,Allah'ın kendisini gördüğünü bilmektedir,Kur'an ve sünnetin bu davranışını yasakladığını hatırlamaktadır,ilk önce vicdanını sustursada,aklını dağatsada iman sahibi eğer günahında ısrar ederse önüne seçenekler çıkacak ya batıl bir yolu tercih edip,Kur'an ve sünnetin hükmünü eğecek ve batıl bir içtihada gidecektir veya tamamen dinden çıkıp büsbütün batıla dalıp melekleri,Allah'ın isimlerini ahireti,cehennemi red edecektir.İşte bundan ki yüce Kur'an'da ve Sevgili Peygamberimizin sav. sünnetinde bu gibi iman ve amel ilişkilerine yer verilmiştir.
Buradaki üç kez üst üstede kasıtlı ve özürsüzgitmeme,ısrar manası ihtimali düşünülebilinir,münafıklık ise kalbi olarak farzı sindirememe,soğuma,uzak kalma,batıl tevile girme olarak değerlendirilebilinir,inşaallah.
En doğrusunu Rabbül Alemin bilir. | |
| |  |
13.07.2007, 12:02
|
#55 (permalink)
| | Forum Şairi
Caferi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 23.05.2007 Bulunduğu yer: istanbul Yaş: 27 Mesajlar: 560 Tesekkür Etti: 0
6 Kunu Icin 9 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 5 | Cuma namazı günümüzde Farz mıdır?
__________________ En doğrusunu Allah (c.c.) bilir.
"De ki: Sizden, tebliğime karşılık bir ücret istemiyorum, isteğim ancak yakınlarıma sevgidir..."Şura/23. Allahumme salli ala Muhammed’in ve Âl-i Muhammed Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin abdike ve Resulike ve alel'muminine vel'muminati vel'muslimine vel'muslimati. Allahım ! kulun ve Resulun Hz.Muhammed'e salat et. Mümin olan erkek ve kadınlara, müslüman olan erkek ve kadınlara da merhamet eyle. | |
| |
13.07.2007, 16:57
|
#56 (permalink)
| | Tercübeli Üye
sinang isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.09.2006 Yaş: 31 Mesajlar: 937 Tesekkür Etti: 0
2 Kunu Icin 4 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 29 | Cuma namazı farz olduğundan bu yana farzdır.Bir konuda nassın kesin hükmü var ise kıyas yapılmaz. | |
| |  | |  |
13.07.2007, 17:34
|
#57 (permalink)
| | Forum Şairi
Caferi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 23.05.2007 Bulunduğu yer: istanbul Yaş: 27 Mesajlar: 560 Tesekkür Etti: 0
6 Kunu Icin 9 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 5 | Alıntı: sinang Nickli Üyeden Alıntı
Cuma namazı farz olduğundan bu yana farzdır.Bir konuda nassın kesin hükmü var ise kıyas yapılmaz. | Cuma namazının kazasını kılıyor muyuz?
Kazası olmayan bir farz söyleyebilirmisin bana.
İkinci olarak cuma namazının farz olması için, zamanın imamı tarafından atanan kişilerin namaz kılması ve hutbe okuması durumu gerekli diye biliyorum.
Günümüzde hilafet olmadığı için, diyanet işlerinin atadığı memurlar da bunu karşılayamıyorlar.
İstersen bir araştır, Cuma Farz mı , müstehap mı ?
__________________ En doğrusunu Allah (c.c.) bilir.
"De ki: Sizden, tebliğime karşılık bir ücret istemiyorum, isteğim ancak yakınlarıma sevgidir..."Şura/23. Allahumme salli ala Muhammed’in ve Âl-i Muhammed Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin abdike ve Resulike ve alel'muminine vel'muminati vel'muslimine vel'muslimati. Allahım ! kulun ve Resulun Hz.Muhammed'e salat et. Mümin olan erkek ve kadınlara, müslüman olan erkek ve kadınlara da merhamet eyle. | |
| |  |
13.07.2007, 17:38
|
#58 (permalink)
| | Tercübeli Üye
rusen_alp isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 11.03.2007 Bulunduğu yer: ruhlar aleminden Yaş: 26 Mesajlar: 1.444 Tesekkür Etti: 0
5 Kunu Icin 6 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 45 | Alıntı: Caferi Nickli Üyeden Alıntı
Kazası olmayan bir farz söyleyebilirmisin bana. | Cenaze namazı....
__________________ Bir soğuk , bir garip , bir mavi sızı...... | |
| |  | Kore, Amerika gibi ülkelerde, Cuma namazı kılmanın şartları yoksa, Cuma namazına gitmek yine şart mı |  |
13.07.2007, 18:00
|
#59 (permalink)
| | Yeni Üye
cüneytkaya isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.07.2007 Yaş: 28 Mesajlar: 86 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 7 | Kore, Amerika gibi ülkelerde, Cuma namazı kılmanın şartları yoksa, Cuma namazına gitmek yine şart mı Mazeretsiz üç Cumaya gitmemek münafıklık alametidir. Bir ülkede Cuma kılmanın şartları yoksa, yine de Cuma günü, cemaate gitmek lazımdır. Salih imamın bulunduğu camiye Cuma kılmak için sebepsiz gitmemek münafıklık alametidir. Bir çeşit bölücülük olur.
Eskiden Cumaları vali kıldırırdı. Vali fasık da olsa, birlik ve beraberliğin bozulmaması için Cumaya gitmek gerekirdi. Çünkü Peygamber efendimiz buyuruyor ki: (İmam salih veya facir olsa da, büyük günah işlese de arkasında namaz kılın.) [Ebu Davud] (İslam âlimlerinin büyüklerinden Ebussuud Efendi bu hadis-i şerifin Cuma kıldıran valiler için olduğunu bildirmektedir.)
(Büyük günah işleyen imamın arkasında namaz kılın) hadis-i şerifi, fitne çıkmaması için ve emir olan zata itaat içindir. Yoksa büyük günah işleyen yani içki içen, zina eden, kumar oynayan fasık imamın arkasında namaz kılmak Hanefi'de tahrimen mekruh, Maliki’de hiç sahih değildir. (Halebi)
Fasık olan imamların arkasında namaz kılmamalı, başka camide kılmalı. (Redd-ül muhtar, Tahtavi, Hindiyye)
Fasık kimse, âlim olsa da, imam yapılması tahrimen mekruh olur. Çünkü, İslamiyet'e uymakta gevşek davranır. Böyle kimseye fasıklığından dolayı kıymet vermemek vacibdir. İmam yapmak ise, ona saygı göstermek olur. İmam olmasına mani olunamazsa, her namazı başka camide kılmalıdır. (Merak-ıl-felah)
İbni Abidin hazretleri buyuruyor ki:
Fasık imam arkasında namaz kılınmaz. Cuma namazında fasık imama da uyulur. Ancak bir şehirde birkaç camide Cuma namazı kılınıyorsa, Cuma namazını da, fasık imam arkasında kılmak mekruh olur. Feth-ul-kadir'de de böyle yazılıdır. (Redd-ül muhtar)
Bir hadis-i şerif meali de şöyledir: (Vera sahibi [salih] imam ile kılınan iki rekat namaz, fasık ile kılınan bin rekattan daha faziletlidir.) [Ebu Nuaym] | |
| |  |
13.07.2007, 18:02
|
#60 (permalink)
| | Forum Şairi
Caferi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 23.05.2007 Bulunduğu yer: istanbul Yaş: 27 Mesajlar: 560 Tesekkür Etti: 0
6 Kunu Icin 9 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 5 | Alıntı: rusen_alp Nickli Üyeden Alıntı
Cenaze namazı.... | Cenaze namazına başkaları durdugu zaman üzerinden farzı kalkar diye biliyorum. Yanlışmıyım?
__________________ En doğrusunu Allah (c.c.) bilir.
"De ki: Sizden, tebliğime karşılık bir ücret istemiyorum, isteğim ancak yakınlarıma sevgidir..."Şura/23. Allahumme salli ala Muhammed’in ve Âl-i Muhammed Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin abdike ve Resulike ve alel'muminine vel'muminati vel'muslimine vel'muslimati. Allahım ! kulun ve Resulun Hz.Muhammed'e salat et. Mümin olan erkek ve kadınlara, müslüman olan erkek ve kadınlara da merhamet eyle. | |
| | | Seçenekler | | | | Stil | Normal |
Yetkileriniz
| Konu Acma Yetkiniz Yok Cevap Yazma Yetkiniz Yok Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok HTML-Kodu Kapalı | | | | WEZ Format +2. Şuan Saat: 09:21. | | |