 | Haceti giderdikten sonra abdest almak için neden kırk adım atılması gerekiyor? |  |
31.10.2006, 22:37
|
#1 (permalink)
| | Yeni Üye
akbatu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 19.10.2006 Mesajlar: 18 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 | Haceti giderdikten sonra abdest almak için neden kırk adım atılması gerekiyor? Esselamu aleyküm. Hacetimizi giderdikten sonra abdest almak için kırk adım atılması gerekiyor. bundaki maksat nedir. bilgisi olanllar Allah (c.c.) rızası için bilgi versin?
__________________
[font="Comic Sans MS"]akbtkg[/FONT
Bugünü düşünüyorum! Dün geçti, yarın var mı? Gençliğime de güvenmem, ölen hep ihtiyar mı?
| |
| |  | |  |
01.11.2006, 00:38
|
#2 (permalink)
| | Tercübeli Üye
seyfullah putkıran isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 30.09.2005 Bulunduğu yer: Ruhlar Aleminden Yaş: 24 Mesajlar: 5.925 Tesekkür Etti: 7
20 Kunu Icin 28 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 57 | Alıntı: akbatu Nickli Üyeden Alıntı
Esselamu aleyküm. Hacetimizi giderdikten sonra abdest almak için kırk adım atılması gerekiyor. bundaki maksat nedir. bilgisi olanllar Allah (c.c.) rızası için bilgi versin? | sevgi değer kardeşim çünkü kişi hacetini giderdi zanneder lakin tam giderememiş olabilir bu durum kılıcağı namaz sırasında hacetini tam gideremediği için , abdestinda bozulması gerçekleşebilir, ve hecet yolunda bir miktar abdesti bozan unsur kalabilir buda namazdaki hareketlerle vücudu terk edebilidğinden hem abdetsi bozar hemde naamzı bu nedenle hacet yolunda abdetsi bozan sıvının kalmadığından emin olmak için 40 adım tavsiye edilen bir işlemdir...
__________________ Bin sene de okusam ne biliyorsun diye sorsalar bana ? HADDİMİ BİLİRİM derim....
“Rahmân'ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler...Kendini bilmez kimseler onlara laf attığında (incitmeksizin) “Selam!” derler (geçerler)” (Furkan 25/63) | |
| |  |  | İbadetin yapılışı zan üzere deyil vahiy ile belirlenir. |  |
05.11.2006, 01:17
|
#3 (permalink)
| | Mesajlari Onaylanacak
zxcvbnm22 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 17.06.2006 Mesajlar: 53 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 | İbadetin yapılışı zan üzere deyil vahiy ile belirlenir. Vahyin kaynağı olan Kur'anı okusanız orada hangi konuda neler yapılacağını görürsünüz. Namaz gibi Allah'ın emir buyurduğu bütün meselelerin bilgileri Kur'an da açık ve net olarak beyan edilmektedir.
Maide Suresi 6. Ey iman sahipleri! Namaza duracağınız zaman yıkayın yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi; meshedin başlarınızı ve topuklara kadar ayaklarınızı. Eğer cünüp iseniz iyice temizlenin! Hasta yahut yolculuk halinde iseniz yahut biriniz tuvaletten gelmişse yahut kadınlara dokunmuş da su bulamamışsanız temiz bir toprakla teyemmüm edin: Yüzlerinizi ve ellerinizi ondan meshedin. Allah size zorluk çıkarmak istemiyor. Ancak sizi temizlemek ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak istiyor ki, şükredebilesiniz.
Ayeti kerimeden açıkça anlaşılıyor ki ( ev cae ehadün minkum min-elgaiti ) yahut biriniz tuvaletten gelmişse ) ifadesiyle abdes alınacağı anlatılıyor. Bu kadar açık ayetin neresinden çıkardınız 40 adım saçmalığını anlamak mümkün deyil. Özellikle de ''Allah size zorluk çıkarmak istemiyor'' ifadesi kullanılmasına rağmen; birileri bu konularda Takva adı altında kitaplarında karanlık kuyuya taş attı diye kardeşimizin kafasını karıştırma hakkını kimden alıyor sunuz ?
Diyelim ki 40 adım yürüdü ve buna rağmen tereddüdünü içinden atamadı. O zaman ne kadar daha yürüyecek. '' Akıntı kalmış olabilir, tam temizlenmemiş olabilir, namazda akabilir.....'' gibi zanna dayanarak ibadet yapılmaz. Tuvaletten çıkan hangi insandan yarım temizlik yaptığını duydunuz ki ? Mümkün deyildir. Öyle ise müslüman hiç bir şey yapmadan abdestini alıp namazını kılar. Hemde hiç bir tereddüt taşımadan. Bunlar tamamen şeytan işi vesveselerden ibaret olan ve hiç bir dayanağı olmayan saçmalıklardır.
Allah; Hucurat suresi 12. ayetinde '' Zannın çoğundan/zandan çok sakınmayı '' emrettiğine göre hakkında bilgi sahibi olmadığımız konularda lütfen yazmayalım. | |
| |  |  | hacet giderme |  |
05.11.2006, 05:01
|
#4 (permalink)
| | Yeni Üye
sabr isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 26.10.2006 Yaş: 33 Mesajlar: 10 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 | hacet giderme Alıntı: zxcvbnm22 Nickli Üyeden Alıntı
Vahyin kaynağı olan Kur'anı okusanız orada hangi konuda neler yapılacağını görürsünüz. Namaz gibi Allah'ın emir buyurduğu bütün meselelerin bilgileri Kur'an da açık ve net olarak beyan edilmektedir.
Maide Suresi 6. Ey iman sahipleri! Namaza duracağınız zaman yıkayın yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi; meshedin başlarınızı ve topuklara kadar ayaklarınızı. Eğer cünüp iseniz iyice temizlenin! Hasta yahut yolculuk halinde iseniz yahut biriniz tuvaletten gelmişse yahut kadınlara dokunmuş da su bulamamışsanız temiz bir toprakla teyemmüm edin: Yüzlerinizi ve ellerinizi ondan meshedin. Allah size zorluk çıkarmak istemiyor. Ancak sizi temizlemek ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak istiyor ki, şükredebilesiniz.
Ayeti kerimeden açıkça anlaşılıyor ki ( ev cae ehadün minkum min-elgaiti ) yahut biriniz tuvaletten gelmişse ) ifadesiyle abdes alınacağı anlatılıyor. Bu kadar açık ayetin neresinden çıkardınız 40 adım saçmalığını anlamak mümkün deyil. Özellikle de ''Allah size zorluk çıkarmak istemiyor'' ifadesi kullanılmasına rağmen; birileri bu konularda Takva adı altında kitaplarında karanlık kuyuya taş attı diye kardeşimizin kafasını karıştırma hakkını kimden alıyor sunuz ?
Diyelim ki 40 adım yürüdü ve buna rağmen tereddüdünü içinden atamadı. O zaman ne kadar daha yürüyecek. '' Akıntı kalmış olabilir, tam temizlenmemiş olabilir, namazda akabilir.....'' gibi zanna dayanarak ibadet yapılmaz. Tuvaletten çıkan hangi insandan yarım temizlik yaptığını duydunuz ki ? Mümkün deyildir. Öyle ise müslüman hiç bir şey yapmadan abdestini alıp namazını kılar. Hemde hiç bir tereddüt taşımadan. Bunlar tamamen şeytan işi vesveselerden ibaret olan ve hiç bir dayanağı olmayan saçmalıklardır.
Allah; Hucurat suresi 12. ayetinde '' Zannın çoğundan/zandan çok sakınmayı '' emrettiğine göre hakkında bilgi sahibi olmadığımız konularda lütfen yazmayalım. | güzel kardeşim meseleye niye medya ağzıyla yaklaşıyon. arkadaş güzel olanı anlatmış. farz olanı sen anlatmışsın. soruyu soran ona göre birşey çıkarır herhalde.
AKBATU kardeşim eskiden beri dedelerimiz pamuk taşırlarmış. hacet giderdikten sonra akıntı olur diye. temizlenmek farz kalbine bak. fazla vesveseye girmeden ibadetini yap. allah razı olsun. | |
| |  |
05.11.2006, 17:43
|
#5 (permalink)
| | Tercübeli Üye
ÇAPANOĞLU isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 08.10.2006 Mesajlar: 811 Tesekkür Etti: 0
1 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 6 | Alıntı: sabr Nickli Üyeden Alıntı
güzel kardeşim meseleye niye medya ağzıyla yaklaşıyon. arkadaş güzel olanı anlatmış. farz olanı sen anlatmışsın. soruyu soran ona göre birşey çıkarır herhalde.
AKBATU kardeşim eskiden beri dedelerimiz pamuk taşırlarmış. hacet giderdikten sonra akıntı olur diye. temizlenmek farz kalbine bak. fazla vesveseye girmeden ibadetini yap. allah razı olsun. |
Sevgili Sabr,
Ne zamandan beri MEDYA, VAHY ağzıyla konuşmuş, bu nasıl bir yorum ve karşı çıkış, inan tebessüm ettim yazınıza..
Farz olan kesin ve bağlayıcı olandır, gerisi teferruattır | |
| |
05.11.2006, 18:13
|
#6 (permalink)
| | Tercübeli Üye
alptraum isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 01.01.2005 Bulunduğu yer: Aşk`dan Yaş: 23 Mesajlar: 2.958 Tesekkür Etti: 19
49 Kunu Icin 78 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 63 | insan kalbinin süphede kalmasi ibadetine konsantre olamamasini saglayabilir ve zedeleyebilir bizlerki her ise vakit ayirirken en örnegi uykuya 40 adim atmakmi zorumuza gidiyor biseylere neden illa muhalif olunuyor adap belli usul belli
__________________ İmtisali cahidu fillah olubtur niyetim,
Dini islamın mücerred gayretidir gayretim.
Fazlı Hak ve hikmeti cündü ricalullah ile,
Ehl-i küfrü serteser kahreylemektir niyetim.
Embiyau evliyaya istinadım var benim,
Lütfü Haktandır hemen ümidi fethu ve nusratım.
Nefsim ve malımla nola kılsam cihanda içtihad,
Hamdülillah var gazaya sad hazaran rağbetim.
Ey Muhammed! Mucizatın Ahmedi muhtar ile,
Umarım galib ola Edayı dine devletim! | |
| |  | |  |
05.11.2006, 18:18
|
#7 (permalink)
| | Tercübeli Üye
ÇAPANOĞLU isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 08.10.2006 Mesajlar: 811 Tesekkür Etti: 0
1 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 6 | Alıntı: alptraum Nickli Üyeden Alıntı
insan kalbinin süphede kalmasi ibadetine konsantre olamamasini saglayabilir ve zedeleyebilir bizlerki her ise vakit ayirirken en örnegi uykuya 40 adim atmakmi zorumuza gidiyor biseylere neden illa muhalif olunuyor adap belli usul belli |
Mesele muhalefet olmak meselesi değil, insanlık daha büyük pislik ve kirlilikler içinde bocalarken, tutmuş istibrayı tartışıyoruz, Batı yapımı Tv, buzdolabı, ç. makinesi, vcd si, radyosu evlerimizde boğazımıza dayanırken ekonomikmen ve manen, söyler misiniz, istibra etsen ne etmesen ne?..
Ülkenin en büyük islami kuruluşu(!) YİMPAŞ'ın şu son günlerde düştüğü durum ve sebep olduğu gerçek pislik sanırım yeterince ŞOK etmedi bizi, hala küçük şeylerle vakit harcıyoruz..
Bu bir taktik mi yoksa, birileri sırtımızdan daha büyük hızsızlıklar yapsın diye.. hadi düşünün bakayım | |
| |  |  | |  |
05.11.2006, 18:22
|
#8 (permalink)
| | Tercübeli Üye
alptraum isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 01.01.2005 Bulunduğu yer: Aşk`dan Yaş: 23 Mesajlar: 2.958 Tesekkür Etti: 19
49 Kunu Icin 78 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 63 | Çok güzellikleri intaç veya izhar eden bir çirkinlik dahi, dolayısıyla bir güzelliktir. Ve çok güzelliklerin görünmemesine ve gizlenmesine sebep olan bir çirkinliğin yok olması, görünmemesi, yalnız bir değil, belki müteaddit defa çirkindir. Meselâ, vâhid-i kıyasî gibi bir kubh bulunmazsa, hüsnün hakikatı bir tek nevi olur; pek çok mertebeleri gizli kalır. Ve kubhun tedahülü ile mertebeleri inkişaf eder. Nasıl ki soğuğun vücuduyla hararetin mertebeleri ve karanlığın bulunmasıyla ziyanın dereceleri tezahür eder. Aynen öyle de, cüzî şer ve zarar ve musibet ve çirkinliğin bulunmasıyla, küllî hayırlar ve küllî menfaatler ve küllî nimetler ve küllî güzellikler tezahür ederler.
Demek çirkinin icadı çirkin değil, güzeldir. Çünkü, neticelerin çoğu güzeldir. Evet, yağmurdan zarar gören tembel bir adam, yağmura rahmet namını verdiren hayırlı neticelerini hükümden iskat etmez, rahmeti zahmete çeviremez.
Amma, fena ve zevâl ve mevt ise, Yirmi Dördüncü Mektupta gayet kuvvetli ve katî bürhanlarla ispat edilmiş ki, onlar umumî rahmete ve ihatalı hüsne ve şümûllü hayra münâfi değiller; belki muktezalarıdırlar. Hattâ şeytanın dahi, mânevî terakkiyat-ı beşeriyenin zembereği olan müsabakaya ve mücadeheye sebep olduğundan, o nevin icadı dahi hayırdır, o cihette güzeldir. Hem, hattâ kâfir, küfürle bütün kâinatın hukukuna bir tecavüz ve şerefini tahkir ettiğinden, ona cehennem azabı vermek güzeldir. Başka risalelerde bu iki nokta tamamen tafsil edildiğinden, burada bir kısa işaretle iktifa ediyoruz.
__________________ İmtisali cahidu fillah olubtur niyetim,
Dini islamın mücerred gayretidir gayretim.
Fazlı Hak ve hikmeti cündü ricalullah ile,
Ehl-i küfrü serteser kahreylemektir niyetim.
Embiyau evliyaya istinadım var benim,
Lütfü Haktandır hemen ümidi fethu ve nusratım.
Nefsim ve malımla nola kılsam cihanda içtihad,
Hamdülillah var gazaya sad hazaran rağbetim.
Ey Muhammed! Mucizatın Ahmedi muhtar ile,
Umarım galib ola Edayı dine devletim! | |
| |  |  | |  |
05.11.2006, 18:23
|
#9 (permalink)
| | Tercübeli Üye
alptraum isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 01.01.2005 Bulunduğu yer: Aşk`dan Yaş: 23 Mesajlar: 2.958 Tesekkür Etti: 19
49 Kunu Icin 78 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 63 | İnsanı ahlaksızlığa yönlendiren en birinci muallim, en etkili eğitici ‘sıkıntı’dır.
İman ve ibadet, ruhun ferah ve saadet kaynaklarıdır. Bunlardan yoksun olan, yahut tam istifade edemeyen insanlarda ruhî sıkıntılar baş gösterir.
İnsanoğlu, kendisine düşen görevi tam olarak yaptıktan sonra sonuçları Allah’tan beklemesi gerekirken, bütün problemlerini kendi iradesiyle çözmeğe, bütün engelleri kendi kudretiyle aşmaya çalışır. Bunu başaramayınca da sıkıntıya düşer. İçindeki bu manevî sıkıntıyı ve ruhundaki bu tevekkül boşluğunu eğlencelerle, ahlâksızlıkla, içkiyle, uyuşturucuyla doldurmak ister. Üstadın ifadesiyle, “Muvakkat eğlenceler ve sefahetlerle aklını tenvim edip uyutur.” (Şuâlar)
Dalalet-i fikrin kaynağının ‘yeis’ (ümitsizlik) olmasına gelince, umutsuzluğa düşen bir insan, denize düşenin yılana sarılması gibi, sapık ideolojilerde, yanlış itikatlarda yahut gerçekten uzak şahsî görüşlerinde bir teselli aramaya başlar. Bunların hiçbiri insanı tatmin etmediği, onun manevî sorularına cevap veremediği ve onun için bir teselli kaynağı olamadığı için, bunlara kapılan bir insanın vazgeçilmez akıbeti yine umutsuzluğa düşmek ve çaresizlik içinde kıvranıp durmaktır.
Zulmet-i kalbin, ruh sıkıntısının kaynağı olması, genel bir kaide olmakla birlikte, burada öncelikle, günahkâr müminler söz konusudur.
Zulmet kelimesi, şu hadis-i şerifi hatırlatıyor:
“Her bir günah işlendiğinde kalpte bir kara leke hasıl olur.”
İşte bu kara lekeler, o günahkâr mümini hem sorumlu kılar, hem de ruhunu sıkıntılar içinde bırakır.
__________________ İmtisali cahidu fillah olubtur niyetim,
Dini islamın mücerred gayretidir gayretim.
Fazlı Hak ve hikmeti cündü ricalullah ile,
Ehl-i küfrü serteser kahreylemektir niyetim.
Embiyau evliyaya istinadım var benim,
Lütfü Haktandır hemen ümidi fethu ve nusratım.
Nefsim ve malımla nola kılsam cihanda içtihad,
Hamdülillah var gazaya sad hazaran rağbetim.
Ey Muhammed! Mucizatın Ahmedi muhtar ile,
Umarım galib ola Edayı dine devletim! | |
| |  |
05.11.2006, 18:31
|
#10 (permalink)
| | Tercübeli Üye
ÇAPANOĞLU isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 08.10.2006 Mesajlar: 811 Tesekkür Etti: 0
1 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 6 | sevgili dostum, bu satırları bir de anladığım dilden yani VAYH den ele alıp beni aydınlatır mısınız, çünkü, yukarıdaki yazınızdan hem bir şey anlamadım ve hem de yabancısı olduğum ögeler içeriyor.. | |
| | | Seçenekler | | | | Stil | Normal |
Yetkileriniz
| Konu Acma Yetkiniz Yok Cevap Yazma Yetkiniz Yok Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok HTML-Kodu Kapalı | | | | WEZ Format +2. Şuan Saat: 03:47. | | |