Zurück   IslamForum Ne Olursan Ol Gel > IslamForum Genel > Arşiv

Bu Alana Reklam Verebilirsiniz

 
 
LinkBack Seçenekler Stil

Alt 16.10.2006, 22:11   #11 (permalink)
Tercübeli Üye
 
fetih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
fetih isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 16.02.2007
Bulunduğu yer: Uzay İstasyonundan Alooooo Kimse Yokmuuuuu :)
Yaş: 30
Mesajlar: 2.065
Tesekkür Etti: 185
94 Kunu Icin 243 Tesekkür Aldı
fetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü biri
Tecrübe Puanı: 12
Standart

bizim kalkış noktamızı idrak edemediniz gitti mürşidi kamiller bu yolda ışıktırlar rehberdirler Rabbim c.c idrak nasip eylesin
__________________
HizmeT NimettiR...

Gavs-ı Sani...
 

Alt 16.10.2006, 22:34   #12 (permalink)
Mesajlari Onaylanacak
 
ahmet yasin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
ahmet yasin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.09.2006
Mesajlar: 192
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
ahmet yasin Namı Lekelendiahmet yasin Namı Lekelendiahmet yasin Namı Lekelendiahmet yasin Namı Lekelendi
Tecrübe Puanı: 0
Standart

Alıntı:
fetih Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
bizim kalkış noktamızı idrak edemediniz gitti mürşidi kamiller bu yolda ışıktırlar rehberdirler Rabbim c.c idrak nasip eylesin
mürşidleriniz sizn için rehber değil aracı oluyorlar!
__________________
[B][COLOR="RoyalBlue"]BAKARA
256- Dinde zorlama (ve baskı) yoktur.Gerçek şu ki, doğruluk (rüşd) sapıklıktan apaçık ayrılmıştır. Artık kim tağutu tanımayıp Allah'a inanırsa, o, sapasağlam bir kulpa yapışmıştır; bunun kopması yoktur. Allah, işitendir, bilendir.

257- Allah, iman edenlerin velisi (dostu ve destekçisi)dir. Onları karanlıklardan nura çıkarır; küfredenlerin velileri ise tağut'tur.Onları da nurdan karanlıklara çıkarırlar. İşte onlar, ateşin halkıdırlar, onda süreki olarak kalacaklardır.[/COLOR][/B]
 

Alt 16.10.2006, 22:37   #13 (permalink)
Tercübeli Üye
 
fetih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
fetih isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 16.02.2007
Bulunduğu yer: Uzay İstasyonundan Alooooo Kimse Yokmuuuuu :)
Yaş: 30
Mesajlar: 2.065
Tesekkür Etti: 185
94 Kunu Icin 243 Tesekkür Aldı
fetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü biri
Tecrübe Puanı: 12
Standart

bir mürşidi kamile varmadan konuşman teneke tıngırtısı gibi
__________________
HizmeT NimettiR...

Gavs-ı Sani...
 

Alt 16.10.2006, 22:44   #14 (permalink)
Mesajlari Onaylanacak
 
ahmet yasin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
ahmet yasin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.09.2006
Mesajlar: 192
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
ahmet yasin Namı Lekelendiahmet yasin Namı Lekelendiahmet yasin Namı Lekelendiahmet yasin Namı Lekelendi
Tecrübe Puanı: 0
Standart

Alıntı:
fetih Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
bir mürşidi kamile varmadan konuşman teneke tıngırtısı gibi
evet vahiyle arasına şunu,bunu sokanlara vahiy ne yazıkki tıngırtı gibi gelmekte!
dostum keyfin bilir!
ben burda geyik yapmak için yazmıyorum.Rabbani gerçekleri hatırlatıyorum,tabi kendimede!
yapacağınız tek şey var Allah'ın bize gönderdiği kitabı bir okuyun,içindeki evrensel mesajı anlamaya,kavramaya çalışın!
bırakın mürşidi kamili,insanda bu azgın nefis olduğu sürece kamil olmak bu dünyada mümkün değil!!
__________________
[B][COLOR="RoyalBlue"]BAKARA
256- Dinde zorlama (ve baskı) yoktur.Gerçek şu ki, doğruluk (rüşd) sapıklıktan apaçık ayrılmıştır. Artık kim tağutu tanımayıp Allah'a inanırsa, o, sapasağlam bir kulpa yapışmıştır; bunun kopması yoktur. Allah, işitendir, bilendir.

257- Allah, iman edenlerin velisi (dostu ve destekçisi)dir. Onları karanlıklardan nura çıkarır; küfredenlerin velileri ise tağut'tur.Onları da nurdan karanlıklara çıkarırlar. İşte onlar, ateşin halkıdırlar, onda süreki olarak kalacaklardır.[/COLOR][/B]
 

Alt 16.10.2006, 22:46   #15 (permalink)
Yeni Üye
 
gercekleri üzerine kurban - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
gercekleri üzerine kurban isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 12.09.2006
Mesajlar: 68
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
gercekleri üzerine kurban Azimli ve iradeligercekleri üzerine kurban Azimli ve iradeli
Tecrübe Puanı: 3
Standart

Alıntı:
seyfullah putkıran Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Rahman’ın (CC) katında bir ahd (iman edip söz ve izin) almış olan kimseden başkaları şefaat etmeye sahip olamayacaklardır.”[Meryem 87 ]

Kim veyahut nasıl ve kimden alınıyor bu sözler?
__________________
6 enam suresi 159
dinlerini parça parça edip hiziplere bölünenler var ya, senin onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. onların işi allah’a kalmıştır. allah onlara yapıp ettiklerini haber verecektir
 

Ya çarpıtıyorsanız !
Alt 17.10.2006, 01:47   #16 (permalink)
Mesajlari Onaylanacak
 
zxcvbnm22 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 17.06.2006
Mesajlar: 53
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
zxcvbnm22 düzelmesini dileriz
Tecrübe Puanı: 0
Standart Ya çarpıtıyorsanız !

Fetih'ten alıntıdır.


Şefaat konusunda çokça şeyler söylenmekte ve yazılmaktadır. İnsanların
kurtuluşuna vesile olması için Allah (CC) Hz.leri'nin bazı seçkin kullarına [Peygamberler (AS), Mürşid-i Kamiller (RA)] müsade etmesi, O'nun (CC) kudreti dışında bir şey midir? O (CC) dilerse, herşey olur. O'nun (CC) sadece dilemesi, olmasını istediklerinin olması için yeter...
---------------------------------------------------------------------------


Bakara 48 Öyle bir günden korkun ki, o günde hiç kimse başkası için herhangi bir ödemede bulunamaz; hiç kimseden şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz; onlara asla yardım da yapılmaz

Enam 70 Dinlerini bir oyuncak ve bir eğlence edinen ve dünya hayatının aldattığı kimseleri (bir tarafa) bırak! Kazandıkları sebebiyle hiçbir nefsin felakete duçar olmaması için Kur'an ile nasihat et. O nefis için Allah'tan başka ne dost vardır, ne de şefaatçı. O, bütün varını fidye olarak verse, yine de ondan kabul edilmez. Onlar kazandıkları (günahlar) yüzünden helake sürüklenmiş kimselerdir. İnkar ettiklerinden dolayı onlar için kaynar sudan ibaret bir içecek ve elem verici bir azap vardır.



Enam 51 Rab’lerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları (vahy) ile uyar ki onların Allah’tan başka velileri ve şefaatçıları yoktur. Umulur ki korunurlar.


Bakara 123 Ve bir günden sakının ki, o günde hiç kimse başkası namına bir şey ödeyemez, kimseden fidye kabul edilmez, hiç kimseye şefaat fayda vermez. Onlar hiçbir yardım da görmezler

Secde 4 Gökleri, yeri ve bunların arasındakileri altı günde (devirde) yaratan, sonra arşa istiva eden Allah'tır. O'ndan başka ne bir dost ne de bir şefaatçınız vardır. Artık düşünüp öğüt almaz mısınız?

Bu ayetlerde görüldüğü gibi hesap gününde Alllahtan c.c. başkasının kesinlikle şefaat etme yetkisi yok.sadece ve sadece Allah şefaat edecek.Allahın kitabında kesinlikle çelişki olmadığına göre izin verilenlerle ilgili ayetleri nasıl anlamamız gerekir?

Konunun daha iyi anlaşılabilmesi için dünya hayatından birçok kez tanık olduğumuz bir örnek verelim.Günümüzdeki mevcut yasalara göre de nitekim zaman zaman af (şefaaat) izni çıkmaktadır.Siyasi otorite mecliste bu konuyu tartışarak kimlerin bu af izniniden istifade edip yararlanabileceğini belirler.

Bu af yasasından yaralanabilecekler için,bu izin ne anlama gelir ??

Ey ahmet sana af izni çıktı, hadi git bu izinle istediğin kişileri hapisten çıkar anlamına mı, yoksa sen bu izinden yararlanıp hapsiten kurtuldun anlamına mı

Eğer aksi olsaydı bu adaletsizlik olmazmıydı. Elbetteki evet.İnsanlar bile bu adalete riayet ederken, adillerin en adili olan Subhanallahi ve teala böyle bir adaletsizlikte bulunabilrmi?

Düz mantıkla bile düşündüğümüzde, hesap gününde Allahtan başkasına şefaat yetkisinin verildiğini kabul edecek olursak, bir insan peygamber olsa dahi milyarlarca insanın dünya hayatında saniye saniye ne kadar iyilik ne kadar kötülük yaptığını neye göre ve nasıl bilecek, bu insanların hatalarını günahlarını hangi güçle ayırd edip kimlerin bağışlanmayı hak etiğini belirleyecek.Böyle bir güç Allahtan başka kimde olabilir?

Kaldıki Subhanallahi ve teala peygamberlerinde diğer insanlar gibi hesap vereceğini buyurduğu halde

Araf 6- Kendilerine peygamber gönderilmis olanlara soracagiz, GÖNDERİLEN PEYGAMBERLEREDE KESİNLİKLE SORACAĞIZ

Peygamberin şefaatini umanlar kesinlikle büyük bir pişmanlıkla aldanacaklardır.Zira bu kişiler için peygamber şefaatçi değil şikayetçi olacaktır

Furkan 30 Peygamber der ki: Ey Rabbim! Kavmim bu Kur'an'ı büsbütün terkettiler.





Eğer Allah kendisinden başkalarına şefaat etme yetkisi verecekse kim bunlar niye tek bir ayette bile bir açıklama yok.Yoksa Allah bizlere hesap gününüde sürpriz yapıp, bakın işte bunlar size dünya hayatınızda iken ismini bildirmediğim şefaatçileriniz mi diyecek.

Zümer 43 Yoksa onlar Allah'ın yanısıra şefaatçılar mı edindiler? De ki: Onlar hiçbir şeye güç yetiremezler ve akıl erdiremezlerse de mi

Zümer 44 De ki: şefaatin tamamı Allaha aittir. Göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur. Sonra O'na döndürüleceksiniz

Subhanallahi ve teala hem şefaatin tamamının kendine ait olduğunu söyleyecek, sonrada bunu başkalarıyla paylaşacak. Allah çelişkili konuşur mu ?





Enam 94 Andolsun ki, sizi ilk defa yarattığımız gibi teker teker bize geleceksiniz ve (dünyada) size verdiğimiz şeyleri arkanızda bırakacaksınız. Yaratılışınızda ortaklarımız sandığınız şefaatçılarınızı da yanınızda göremeyeceğiz. Andolsun, aranız açılmış ve (tanrı) sandığınız şeyler sizden kaybolup gitmiştir.






Araf 53 (Fakat onlar), Onun tevilinden başka bir şey beklemiyorlar. Tevili geldiği (haber verdiği şeyler ortaya çıktığı) gün, önceden onu unutmuş olanlar derler ki: Doğrusu Rabbimizin elçileri gerçeği getirmişler. Şimdi bizim şefaatçılarımız var mı ki bize şefaat etsinler veya (dünyaya) geri döndürülmemiz mümkün mü ki, yapmış olduğumuz amellerden başkasını yapalım? Onlar cidden kendilerine yazık ettiler ve uydurdukları şeyler (putlar) da kendilerinden kaybolup gitti.



Yasin 23 "O'ndan başka tanrılar mı edineyim? O çok esirgeyici Allah, eğer bana bir zarar dilerse onların şefaati bana hiçbir fayda vermez, beni kurtaramazlar



Rum 13 (Allah'a koştukları) ortaklarından kendilerine hiçbir şefaatçı çıkmayacaktır. Zaten onlar, ortaklarını da inkar edeceklerdir.


Bu ayetlerde Allahın yanısıra şefaatçi edinen müşrikler ağır bir şekilde itham ediliyor.Pe ki ya bizler Allahın izin verdikleri şefaat edebilirler diye inanırsak ne farkmız kalır onlardan.Müşrikler şefaatçi seçiminde hata ettiler putları şefaatçi kıldılar bizler ise peygamberleri ve salih kulları seçiyoruz mu diyeğiz.Sonuç itibarıyla müşriklerin putları, salih kabul ettikleri kişilerin temsilleri değilmi

Enbiya 51- And olsun ki biz daha önce İbrahim'e de rüşdünü vermiştik . Biz onu biliyorduk.

Enbiya 52- O zaman o, babasına ve kavmine: "Bu saygı (akifun) duyduğunuz temsiller (temasilu) nedir?" demişti
 

Şefaatın devamı
Alt 17.10.2006, 02:01   #17 (permalink)
Mesajlari Onaylanacak
 
zxcvbnm22 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 17.06.2006
Mesajlar: 53
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
zxcvbnm22 düzelmesini dileriz
Tecrübe Puanı: 0
Standart Şefaatın devamı

Gelelim Allahin izin verdikleri ile ilgili ayetlere

Günümüzdeki meal yazarlarının büyük çoğunluğu sünni dinine sahip oldukları için, şefaatle ilgili ayetleri bu inanca göre göre aynen yahudiler gibi çarpıtmışlardır.Malum sünni dininde peygamberlerin, alimlerin,şehitlerin

şefaat etme yetkisi vardır.Bu inancın kaynağıda tabiki hadislerdir.



Sebe 23 Allah'ın huzurunda, kendisinin izin verdiği kimselerden başkasının şefaati fayda vermez. Nihayet onların yüreklerinden korku giderilince: Rabbiniz ne buyurdu? derler. Onlar da: Hak olanı buyurdu, derler. O, yücedir, büyüktür. (şaban piriş)

Şimdide aslına sadık olarak ayeti yazalım



Sebe 23 Allah'ın huzurunda, kendisinin izin verdiği kimselerden başkasına şefaat fayda vermez. Nihayet onların yüreklerinden korku giderilince: Rabbiniz ne buyurdu? derler. Onlar da: Hak olanı buyurdu, derler. O, yücedir, büyüktür.

Aradaki korkunç farkı anlayabildiniz mi ? Bakınız bir kaç harf değişikliği ve anlam tamamen şirk dininne göre uyarlanabiliyor. İlkinde Allahın bazi kişilere şefaat yetkisi vereceği anlaşılırken, diğerinde, Allahın izin verdileri kişilerin Allahın şefaatinden yaralanabilecekleri gayet net anlaşılıyor.

Şefaatle ilgili çarpıtılan diğer ayetler



Meryem 87- (O gün) Rahmân (olan Allah)'ın katında bir ahd almış olan kimseden başkaları şefaat etme hakkına sahip olamayacaklardır.(buda elmalıdan )

Doğrusu

Meryem 87 O gün Rahman (olan Allah)'ın nezdinde söz ve izin alandan başkaları şefaata sahip olmayacaktır




Taha 109- O gün, Rahmân'ın kendisine izin verdiği ve sözünden hoşnud olduğu kimselerden başkasının şefaatı fayda vermez. (Elmalı)

Doğrusu

Taha 109 O gün, Rahman'ın izin verdiği ve sözünden hoşlandığından başkasına şefaat fayda vermez.


Zuhruf 86- Onların Allah'ı bırakıp da tapdıkları putlar şefaat hakkına sahip değillerdir. Ancak bilerek hakka şahitlik edenler şefâat edebilir.(Elmalı)



Doğrusu

Zuhruf 86 Allah'tan başkasına yalvaranlar, şefaate sahip olamazlar.(la yemliku)Ancak bilerek hakka şahitlik edenler müstesna

ayette '' la yeşfeu'' ( bakınız bakara 255) şefaat edemezler diye bir ibare yok.Elmalı ne hikmetse?? mülk kökünden gelen yemliku kelimesini şefaat etnek olarak çevirmiş.

Şefaat etmek, ile şafaate sahip olmak tamamen farklı şeyler

Konunun başında belirtiğimi gibi,Allahu Teala hesap gününde, hesaptan sonra bağışlanmayı hak edenler için şefaat (af) izni çıkartacak. İşte bu şefaaat izniniden istifade edecekler, dünya hayatında iken Allahtan başkasına yalvarmayanlar,Allahın kitabına şahitlik edenler (zuhruf 86) Allahı razı edecek sözlerde bulunanlar (taha 109) Allah tealanın şefaat iznine layık olup günahları bağışlanarak cehenneme girmekten kurtulacaklar.



Bakara 255- Allah'tan başka hiçbir ilâh yoktur. O daima diridir (hayydır), bütün varlığın idaresini yürüten (kayyum)dir. O'nu ne gaflet basar, ne de uyku. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. İzni olmadan huzurunda şefaat edecek olan kimdir? O, kullarının önlerinde ve arkalarında ne varsa hepsini bilir. Onlar ise, O'nun dilediği kadarından başka ilminden hiç bir şey kavrayamazlar. O'nun kürsisi, bütün gökleri ve yeri kucaklamıştır. Onların her ikisini de görüp gözetmek O'na bir ağırlık vermez. O çok yücedir, çok büyüktür.

Bu ayetteki izin meseleside maalesef çarpıtılarak '' bakın Allahın izni olmadan kimse şefaat edemez'' geçiyor, demekki Allahın izin verdikleri kimseler şefaat edecekler diye insanları saptırıyorlar. Peki ya bir önceki ayeti nereye koyacağız

254- Ey iman edenler! Kendisinde hiçbir alış verişin, hiçbir dostluğun ve hiçbir şefaatin bulunmadığı bir gün gelmeden önce, size verdiğimiz rızıklardan Allah yolunda harcayın. Kâfirlere gelince, onlar zalimlerdir.

bakara 255 teki izin ne anlama gelir

Allah’ın izniyle’ tabiriyle Allah’ın otoritesinin sınırsızlığı ve bütün inisiyatifin Allah’ın elinde olduğu vurgulanmak suretiyle konuya farklı bir uslubla, anlatım tekniğiyle açıklık getirilmektedir



Bu ifade şekli Kuran’ın anlatım tekniklerinden biridir. Bu konuda şu ayet de örnek verilebilir:

Bundan böyle sana Kur'ân'ı okutacağız da unutmayacaksın.
Yalnız ALLAH'IN DİLEDİĞİ BAŞKADIR. Çünkü o açığı da bilir, gizliyi de. (A’la suresi 6-7. ayetler)

Görüldüğü gibi ‘Allah’ın dilediği başka’ ifadesiyle yine Allah’ın mutlak inisiyatif sahibi olduğu vurgulanmaktadır. Yani bir kul unutmamaya ne kadar gayret etse de Allah dilerse unutabilir. Kainatta olup biten herşey Allah’ın onayını aldıktan sonra cereyan etmektedir.
‘Hiçbir yaprak O’nun izni olmaksızın düşmez’ ayetini hatırlayalım.

Demek ki bu ‘Allah’ın diledikleri hariç’ kalıbı Peygamberimizin bazı ayetleri unuttuğu anlamına gelmemektedir. Allah dilerse unutabilirdi. ‘Allah unutmasını dilemiştir’ şeklinde bir beyan mevcut değildir.

Tıpkı bunun gibi ‘Allah’ın izni olmadan kimse şefaat edemez.’ cümlesinden Allah’ın birilerine şefaat için izin vereceği anlamına gelmez. Yani kısaca Allah bu ayette müşriklere meydan okuyarak şu mesajı vermektdir

Siz ey müşrikler; birilerinin Allah katında şefaatçi olacağına inanıyorsunuz.Peki benim iznim olmadan bunlar nasıl şefat edecek




Necm 26 Göklerde nice melek var ki onların şefaatleri, dilediği ve hoşnut olduğu kimse için Allah'ın izin vermesi dışında, bir işe yaramaz

Peki bu ayeti nasıl anlamamız gerekir ?

Dikkat edilirse ayette hesap gününe dair hiç bir vurgu yoktur.Allahtan başkasının şefaatinin olmadığını bildiren ayetler de ise sürekli hesap gününe vurgu vardır.Bu vurgu çok önemli bir ayrışımdır. O takdirde meleklerin şefaatinin dünya hayatında olduğunu kuranın bütünlüğünde anlayabilriz.Evet meleklerin şefaati dünya hayatında vardır.

İlgili ayetler

Enfal 9- O vakit siz Rabbinizden yardim diliyordunuz. O da: "Ben iste ardarda bin melekle size yardım ediyorum" diye duanizi kabul buyurmustu.

Enfal 10- Bunu da Allah size sirf bir müjde olsun ve bununla kalbleriniz yatissin diye yapmisti. Yoksa zafer ancak Allah katindandir. Gerçekten Allah mutlak galiptir ve hikmet sahibidir.

Enfal 11- O sirada size, yine katından bir güven ve esenlik olmak üzere bir uyku sardırıyordu, sizi temizlemek, seytanin vesvesesini sizden gidermek, yüreklerinize kuvvet vermek ve ayaklarinizi saglam durdurmak için gökten üzerinize yagmur indiriyordu.

Enfal 12- Iste o anda Rabbin meleklere şöyle vahyediyordu: Ben sizinle beraberim, müminlere sebat verin. Kâfirlerin yüregine korku salacagim, hemen boyunlarinin üstüne vurun, parmaklarına, parmaklarına vurun".

Tevbe 25- Inkâr kabul etmez bir durumdur ki, Allah size birçok yerde yardim etti. Özellikle Huneyn Günü ki, o gün kendi çoklugunuz size güven vermisti de o gün size onun bir faydasi olmamisti. Yeryüzü bütün genisligine ragmen basiniza dar gelmisti. Sonra da bozguna ugrayarak gerisin geri dönüp kaçmaya baslamistiniz.

Tevbe 26- Sonra Allah, Resulünün üzerine ve müminlerin üzerine sekinetini (kalplere huzur veren rahmetini) indirdi ve gözle görmediginiz (melek) orduları indirdi de kendisini tanimayan kâfirleri azaba ugratti. Ve o kâfirlerin cezasi iste budur.





Zaten şefaat kavramı yardım anlamınıda içinde barındırmaktadır.Dolayısıyla dünya hayatında Allahın razı olduğu kimseler için, Allahın izni ile meleklerin şefaati (yardımı) vardır

Sonuç

Ahirette, Allahtan başkasının şefaatine inanalar Allaha ortak koşmaktadırlar.Zira Subhanallahi ve teala

ŞERİKİ YEVMİDDİN değil

MALİKİ YEVMİDDİN dir

İşte namaz ve işte fatiha suresi

Fatiha suresinde okuduğumuz bu ayet herhangşi sıradan bir dua değil, her gün her namazda Allaha verdiğimiz sözdür.Sözünden dönüp birilerinin hesap gününüde şefaat yetkisine inamak ise şüphesiz Allaha ortak koşmaktır



Önce ayetlerin arapçalarına bakalım,

Euzübillahimeneşşeytanirracim,



2:48 Ve hiç kimsenin, hiç kimse adina bir sey ödemeyecegi, hiç kimsenin sefaatinin kabul edilmeyecegi, hiç kimseden bir fidye alinmayacagi ve yardim görülmeyecegi bir günden sakinin.

Ayet "ve" baylacıyla başlamış, bu yüzden önceki ayete de bakmamız gerekiyor.



2:47 Ey Israilogullari, size bagisladigim nimetimi ve sizi (bir dönem) alemlere üstün kildigimi hatirlayin.

Hitap görülüyor ki, israiloğullarına.Ama bu hitabın israiloğullarına olması "kişi / kimse / nefis şefaati" nin hiçbir fayda sağlayamayacağı gerçeğini değiştirmez.Burada "kişi / kimse / nefis şefaati" denmesinin sebebi, ayette kullanılan "şefaat" kelimesinin cins isim şeklinde kullanılmasıdır.



6:70 Dinlerini bir oyun ve eglence (konusu) edinenleri ve dünya hayati kendilerini magrur kilanlari birak. Onunla (Kur'an'la) hatirlat ki, bir nefis, kendi kazandiklariyla helake düsmesin; (böylesinin) Allah'tan baska ne bir velisi, ne bir sefaatçisi vardir; her türlü fidyeyi verse de kabul olunmaz. Iste onlar, kazandiklari nedeniyle helake ugrayanlardir; küfre saptiklarindan dolayi onlar için çilginca kaynar sular ve acikli bir azab vardir.

Burada da görüleceği üzere "şefaat" kelimesi cins isim olarak kullanılmış."kişi / kimse / nefis" şefaatinin hiçbir şeye yaramayacağı tekrar ortaya konmuş.Ayrıca dikkat edilmelidir ki, önceki ayette olduğu gibi burada da, kimsenin şefaatinin fayda sağlamayacağı sayılırken, bu konuda verecekleri fidyenin de alacakları yardmında bir yarar sağlamayacağı belirtilmiş.



6:51 Rablerine (götürülüp) toplanacaklarindan korkanlari onunla (Kur'an'la) uyarip-korkut; onlar için ondan baska ne velileri vardir ne sefaatçileri. Umulur ki korkup-sakinirlar.

Bu ayette Rablerine toplanacaklarından korkanlar için kişi şefaatçilerinin olmadığı belirtilerek, şefaatin yalnız Allah tan olduğu gerçeği / hatırlatması tekrar gözler önüne seriliyor.



2:123 Ve hiç kimsenin hiç kimse adina bir sey ödeyemeyecegi, hiç kimseden fidye alinmayacagi ve hiç kimsenin sefaatinin kabul edilmeyecegi ve yardim görülmeyecegi bir günden sakinin.

Başka söze gerek yok ayet ortada.Burada da kişi / kimse / nefis şefaatinden bahsedilmekte.Bu tip şefaatin kabul edilmeyeceği net ve açık bir şekilde ortaya konmaktadır.



32:4 Allah; gökleri, yeri ve ikisi arasinda olanlari alti günde yaratti, sonra arsa istiva etti. Sizin O'nun disinda bir yardimciniz ve sefaatçiniz yoktur. Yine de ögüt alip-düsünmeyecek misiniz?



Şimdi de gerçek şefaatin kime ait olduğuna bakalım,


39:43 Yoksa Allah'tan baska sefaat ediciler mi edindiler? De ki: "Ya onlar, hiç bir seye malik degillerse ve akil da erdiremiyorlarsa?"


39:44 De ki: "Sefaatin tümü Allah'indir. Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Sonra O'na döndürüleceksiniz."

(şefaatin tümü) ibaresine dikkat edelim.Şefaat kelimesinin önündeki "el-" takısına yani harfi tarife dikkat edelim.Ve gerçek şefaatin tümünün Allah'a ait olduğunu görelim.



Şefaate malik değildirler, El-Rahman'ın indinden ahit almışların dışındakiler.

Dikkat edin burada şefaat etme hakkından falan bahsedilmiyor, sadece şefaate malik yani sahip olmaktan bahsediliyor.Şefaate malik olanlar kimlermiş, El-Rahman'ın indinden ahit almışlar.


20:109 O gün şefaat yarar sağlamaz, ancak Rahmânın izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimse müstesnâ.

Dikkat edin başkasının şefaatinden bahsedilmiyor, Allah'ın şefatinin kimlere fayda sağlayacağından bahsediliyor.



34:23 O'nun indinde izinlinin dışında sefaat yarar saglamaz. En sonunda kalplerinden korku giderilince (birbirlerine "Rabbiniz ne buyurdu?" derler, "Hak olani" derler. O, çok yücedir, çok büyüktür.


Açık ve seçik görüldüğü üzere Allah'ın şefaatinden başkasının şefaati kabul edilmez.Kısaca şefaatin tümü Allah'ındır.


39:44 De ki: "Sefaatin tümü Allah'indir. Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Sonra O'na döndürüleceksiniz."
 

Alt 17.10.2006, 22:12   #18 (permalink)
Mesajlari Onaylanacak
 
fizikci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
fizikci isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 17.10.2006
Yaş: 46
Mesajlar: 41
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
fizikci Azimli ve iradelifizikci Azimli ve iradelifizikci Azimli ve iradeli
Tecrübe Puanı: 0
Standart

Bakara-48 Ve hiç kimsenin, hiç kimse adına bir şey ödeyemeyeceği, hiç kimseden bir şefaatin kabul edilmeyeceği ve hiç kimseden bir fidye alınmayacağı ve yardım görülmeyeceği günden korkup-sakının


Bu ayette İsrailoğulları, bozulmalarının asıl nedeni olan ahiret hakkındaki yanlış tasavvurlarına karşı uyarılıyorlar. Onlar, büyük peygamberlerin torunları oldukları için ebedî kurtuluşa ereceklerini sanıyorlardı. Bu nedenle de hak dini terketmişler ve günaha batmışlardı. Burada onlara kutsal ve değerli bir kişi ile olan ilişkileri ve onun şefaati sayesinde, yaptıkları kötü amellerin sonucundan kurtulamayacakları bildiriliyor. Bu nedenle onlara İsrailoğulları'na verilen nimet (ayet: 47) hatırlatıldıktan hemen sonra, kendilerinin de bu dünyada iken Ahiret'e inanmayan günahkâr insanlar gibi cezalandırılacakları haber veriliyor.
 

Alt 17.10.2006, 23:28   #19 (permalink)
Tercübeli Üye
 
chamdali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
chamdali isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 28.04.2006
Mesajlar: 551
Tesekkür Etti: 2
9 Kunu Icin 17 Tesekkür Aldı
chamdali Azimli ve iradelichamdali Azimli ve iradelichamdali Azimli ve iradeli
Tecrübe Puanı: 4
Standart

Zümer 43: Yoksa Allah'tan başka şefaat ediciler mi edindiler? De ki: 'Ya onlar, hiç bir şeye malik değillerse ve akıl da erdiremiyorlarsa?'


Zümer 44: De ki: 'Şefaatin tümü Allah'ındır. Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Sonra O'na döndürüleceksiniz.'
__________________
Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme... (17/36)
 

Alt 17.10.2006, 23:43   #20 (permalink)
Tercübeli Üye
 
ÇAPANOĞLU - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
ÇAPANOĞLU isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 08.10.2006
Mesajlar: 811
Tesekkür Etti: 0
1 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
ÇAPANOĞLU Dürüstlük onun göbek adıÇAPANOĞLU Dürüstlük onun göbek adıÇAPANOĞLU Dürüstlük onun göbek adıÇAPANOĞLU Dürüstlük onun göbek adıÇAPANOĞLU Dürüstlük onun göbek adıÇAPANOĞLU Dürüstlük onun göbek adıÇAPANOĞLU Dürüstlük onun göbek adıÇAPANOĞLU Dürüstlük onun göbek adı
Tecrübe Puanı: 6
Standart

Şefaat kavramı insanı miskinleştirip yapması gereken asli görevleri başkasının sırtına yükleme hastalığı olduğu için, dinimizce sadece Allaha tevdi edilmiştir. Herkes üstüne düşen görevi yapacak, sıkıntıya ve çaresizliğe düştüğü an devreye Rabbini sokacak. İşte kulluk bilinci budur..
Görev bilincini taşıyan her insan, asla kimseye yük olmamalı, kendi göbeğini kendi kesmelidir..
 
 

Lesezeichen

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB-Code ist Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Mürşid-ikamilin Vasiflari Uhud dağı Genel Islam Konular 3 10.08.2007 19:47
Tarikât ve Mürşid Suffiyun Genel Islam Konular 3 17.03.2007 23:40
Mürşid ile tevbeye mecburmuyuz Aysegul Arşiv 40 19.09.2006 14:51
Mürşid! Mahfuz Arşiv 1 03.07.2006 11:40
Mürşid - Yunus Emre U.S.A Arşiv 9 23.06.2005 19:19



WEZ Format +2. Şuan Saat: 00:47.


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.

Template-Modifikationen durch TMS
IslamForumAd Management RedTyger