Zurück   IslamForum Ne Olursan Ol Gel > IslamForum Genel > Arşiv

Bu Alana Reklam Verebilirsiniz

 
 
LinkBack Seçenekler Stil

Duygulanmamak Ne MÜmkÜn??
Alt 23.09.2006, 22:56   #1 (permalink)
Tercübeli Üye
 
Karababa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Karababa isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 22.02.2005
Bulunduğu yer: Bursa
Yaş: 35
Mesajlar: 671
Tesekkür Etti: 0
2 Kunu Icin 4 Tesekkür Aldı
Karababa Sasirtici yükselisi varKarababa Sasirtici yükselisi varKarababa Sasirtici yükselisi varKarababa Sasirtici yükselisi varKarababa Sasirtici yükselisi var
Tecrübe Puanı: 6
Standart Duygulanmamak Ne MÜmkÜn??

İlkokulu bitirip kursa gelmişti. Ailesi kendi isteğiyle
geldiğini söylemişti. Kayıt yapmak için adını sorduğumda:

-Fatma , dedi. Hiç de çekinmeyen bir tavırla... Ve ekledi:
-Eğer hafız yaptırmazsanız kayıt yaptırmak istemiyorum . Böyle tehdit
edercesine konuşması onu yaşından daha olgun gösteriyordu. Tebessümle:

-Korkmayın küçük hanım siz isteyin hafız da yaparız, hoca da... O küçük
gözlerinin içi parıldadı birden. Annesi:

-Hoca hanım kusuruna bakma hele sen, ille de hafız olacam der de başka bir
şey demez. Bizim köyün hocasından duymuş. Peygamberimiz hafız olanlara
cennette taç giydirilecek demiş herhalde. Siz daha iyi bilirsiniz ya köylü
kafası, biz de bu kadar duyduk anladık. Bu da çocuk işte .

-Tabi teyze ne demek, keşke herkes sizin gibi duyduklarından etkilense de
teslim olsa... Siz hiç merak etmeyin kızınız önce Allah'a sonra bize
emanet.

Kadıncağız elime yapıştı, öpecekken geri çektim, utandım. Tuttum, ben onun
elini öptüm. Gözleri yaşardı.

-Hoca hanım bu eller, gözler hep günahlı asıl sizinkiler öpülmeye layık .

-Estağfirullah teyze , dedim. O ahirette belli olur.

Bu konuşmadan sonra kaydını yaptığım Fatıma'nın Erzurumlu olduğunu
öğrendim. Bir an düşündüm. "Küçük nasıl kalacak bu kadar zaman
buralarda"...
Zaman ilerledikçe Fatıma'nın edepli tavırları daha da çok etkiledi beni.
Azimliydi. Geceleri uykusunun arasında ayetleri sayıklarken görüyordum çoğu
kez... Böyle devam ederken arada bir bana gelip sorular soruyordu. Bir gün:

-Hocam hafız olmak için Kur'an ı bitirmek mi lâzım diye sordu. Ben de:

-Tabiiki hepsini ezberleyeceksin ki hafız adını alacaksın . Bu cevabıma çok
üzülmüş gibiydi. Birşeyler demek istiyordu sanki... Teşekkür etti ve döndü
arkasını gitti. Derslerim arasında onlara sürekli Kur'an ezberlemekle işin
bitmeyeceğini mutlaka içindekileri uygulamanın gerektiğini hatırlatıyordum.

Talebelerden biri:
-Hocam , dedi. Fatma'nın annesi ona abdestli olmayanın hafızlara
okunamayacağını söylemiş doğru mu diye sordu.Çok ilginçti doğrusu. Maşallah
dedim. Osmanlı zamanında atalarımız Kur'an'a ve hafıza kıymet
verdiklerinden öyle yaparmış dedim. Çok hoşlarına gitmişti bu iş. Hepsi
adeta kendilerini
ulaşılması zor, kasa içindeki altın gibi görüyorlardı. Görsünler dedim
içimden, bu yaşta buralara gelmişler. Allah'ın kelamını ezberliyorlar,
onlara fazla görmem bunu.

Bu arada Fatma ara sıra rahatsızlanıyor ve revirde yatıyordu. Zaman
geçtikçe Fatma'nın morali ve sağlığı daha da çok bozuluyordu. Bir gün
dersini 2 kez
aksatınca sordum.

-Ne oldu yoksa anneni mi özledin

-Hayır , dedi.

-Neden moralin bozuk Sık sıkta hasta oluyorsun dedim.
-Yanlış anlamayın, inan ki annemi özleyipte gitmek istediğim yok. Burayı
çok seviyorum. Allah'ım'dan çok korkuyorum. Buraları terk edersem bana
ahirette hesabını sormaz mı

Bir şey diyemedim. Suçlu bile hissettim kendimi. O küçük kalpte bu ne
imandı Ya Rabbi! Onu hayranlıkla izliyordum.
Bir gün çok rahatsızlandı. Doktora götürmek zorunda kaldık. Bir çok
tahlillerden sonra arkadaşım olan doktor hanım:

-Hoca hanım derhal bu talebeyi ailesinin yanına gönder dedi. şaşkınlıkla:

-Neden diye sordum. Bana:

-Belki üzülecek hatta inanmayacaksın ama bu talebe "Kanser".

Adeta başımdan aşağıya kaynar sular dökülmüştü. Sanki her tarafıma Rabbimin
Rahmet sıfatı tecelli etmiş, şefkat sarmıştı. Hastahaneden ayrılırken
Fatma'ya hiç bir şey diyemedim. Oysa anlamış gibi bana sorular sorup
dikkatimi dağıtmaya çalışıyordu. Kulağıma eğilerek "-Hocam" dedi. Azrâil
insanların canını
alırken nasıldır

Ağlamamak için zor tuttum kendimi:
-Güzel bir surettedir, mü'min kullara , dedim. Sevindi, sanki mırıldandı:

-Belki hafız olamam ama Elhamdülillah mü'minim diye. şimdi anlamıştım bana
önceden sormuş olduğu soruyu. Demekki hastalığını biliyordu. Hafız olmak
için
Kur'an ı bitirmek gerektiğini söylediğimde neden üzüldüğünü şimdi
anlamıştım. Bir kaç gün sonra eşyalarını hazırlamaya başladık. Çünkü
dayanılmaz acılar içinde olduğunu görüyorduk. Evine gitmesi gerekiyordu.
Ailesi geldi. Fatma yanıma gelerek:
Bana kızmadınız değil mi Eğer söyleseydim belki kursa almazdınız .

-Ne demek nasıl kızarım sana dedim. Hem sonra sakın üzülme hafızlığımı
bitiremedim diye. Bu yola girdin ya. Rabbim seni hafızlar zümresinden
yazmıştır
ınşaallah , dedim. Öyle sevindi ki sarıldı boynuma;

-Gerçekten ben şimdi hafız sayılır mıyım Anne bak duydun değil mi

Ya Rabbi bu ne aşktı. Rabbimin hikmeti tecelli etse de iyi olsaydı şu Fatma
ne güzel bir kul olurdu. Böylece Fatma'yı Erzurum'a uğurladık. Çok geçmedi.
Bir iki
hafta sonra ailesi ağırlaştığı haberini verdi. Bu bir iki hafta içinde
ondan iki mektup almıştım. Bana hep hafızlık tacını merak ettiğini,
rüyalarına bile
girdiğini yazıyordu. Bir gün sabah namazından sonra telefon çaldı. Fatmanın
annesiydi karşımdaki ses.

Ağlamaklı bir sesle:
"-Hoca hanım Fatma'yı uğurladık. Rica etsem bir hatim okurmusunuz" deyince
bende dayanamadım ağlamaya başladım. Annesi beni teselli edercesine
telefonu kapatmadan:

-Size ölmeden önce şunu söylememi istedi , dedi.
Hıçkırarak:

-Anneciğim hocama söyle Azrâil söylediğinden de güzelmiş .

"Ey Rabbim senin kelamın için yanıp tutuşan, yoluna yapışıp kelamına
sımsıkı sarılan kulunu sen son nefesinde yalnız bırakır mısın hiç....
__________________
İDRÂK'ın yüceliğine eremiyorsanız,
İNKÂR'ın basitliğinden sıyrılınız...

Rasul nedir! Nebi nedir!
To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.




أَلَمْ تَرَى كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِأَصْحَابِ الْفِيلِ (1) أَلَمْ يَجْعَلْ كَيْدَهُمْ فِي تَضْلِيلٍ (2) وَأَرْسَلَ عَلَيْهِمْ طَيْرًا أَبَابِيلَ (3) تَرْمِيهِمْ بِحِجَارَةٍ مِنْ سِجِّيلٍ (4) فَجَعَلَهُمْ كَعَصْفٍ مَأْكُولٍ (5

[SIGPIC]http://www.otoboyama.com/images/baris1.png[/SIGPIC]
 
 

Lesezeichen

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB-Code ist Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kanserde erken tanı mümkün? espirili_mi_acaba Sağlıklı Yaşam 0 19.04.2008 14:49
Etkilenmemek mümkün değil! piranesi Genel Islam Konular 6 16.07.2007 02:39
Yaş uzatmak mümkün mü? mehmet_16 Sağlıklı Yaşam 10 10.04.2007 21:44
Cocugumu yeniden yetistirmem mümkün olsaydi... Askin_Bedeli Arşiv 6 22.11.2006 19:02
Kur'ân-ı kerîmi anlamak mümkün mü? _313_ Arşiv 0 30.07.2006 03:09



WEZ Format +2. Şuan Saat: 23:44.


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.

Template-Modifikationen durch TMS
IslamForumAd Management RedTyger