 | |  |
28.07.2007, 19:24
|
#11 (permalink)
| | Tercübeli Üye
Ebu Zerr isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 08.06.2007 Bulunduğu yer: Ankara Yaş: 29 Mesajlar: 874 Tesekkür Etti: 17
18 Kunu Icin 32 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 10 | Avamın mezhebi olmaz, doğrudur...
Ben bunu Mustafa İslamoğlu'ndan öğrenmiştim...
Bir de Said Havva'dan...
Ancak, her ikisinin de mezhebsiz olun dediğini duymadım...
Hatta, Said Havva, herkes mutlaka mezhebini tahsil etmelidir diyor...
esasen, Avam mutlaka dört mezheb'ten birine uymak zorundadadır...
çünki, mezhebi olmaz ise müşkilatı çözemez...
Aslında sorun şu: "mezhep mezhepçiliği ile mezhepsiz mezhepçiliği"
Yani taasssub...
Efendim taassub yapmayalım derken, daha büyük bir taassuba düşüyorsak bu doğru değildir...
mezheblerle uğraşmak boşuna bir emek...
mezhebsizim demek de...
ötekileştirici kavramlar ağına takılan bir ümmet hayatiyetini yitirmiştir...
ben mezhebsizim demek, siz mezheblisiniz demektir...
yani siz ötekilersiniz...
o zaman kafirler ile aramızdaki fark ne olacak, onlarda ümmete ötekiler muamelesi yapıyor...
__________________
Müslümanım, müslümanlardanım demek kadar insanı özgür kılan bir söz yoktur ve olamazda. Bu söz, Rabbimizin vahyinden bizim dillerimize ve gönüllerimize nakş olan yüce bir anlam. Bu sözün anlamlandırılmış hali insan. Bu söz ile insan yaratılmışlar arasında seçkin bir vaziyet alıyor. Ahsen-i takvim makamından nakkaşlık vazifesini icra ediyor. Vahyi nakş ediyor muzdarip gönüllere. (Ahi Evran)
| |
| |  |  | |  |
28.07.2007, 20:59
|
#12 (permalink)
| | Tercübeli Üye
sinang isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.09.2006 Yaş: 31 Mesajlar: 937 Tesekkür Etti: 0
2 Kunu Icin 4 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 29 | bismillah..
Şimdi bu konu hassas bir konudur.Alparum kardeşimizi kendi zaviyesinden haksız görmüyoruz.Lakin bazı konular var ki dediği gibi değildir.Bir mezhebin bir konu ile alakalıda farklı görüşleri zuhur etmiştir.Hanifi mezhebi kendi içinde bunu düzenlemiştir,bazı konularda ebu hanefe r.a uyulmuş,bazılarında ise imam ebu Yusuf tercih edilmiş,sen bir mezhebe uymak derken a-z ye mi kast ediyorsun,yahut bunun kriterleri nedir?Arkadaşın dediği avam için aydınlatıcı ve doğru,makul olan bu. Lakin Mevdudi r.a gibileri hangi noktaya koyarsın o zaman,Birde kriter olarak ilk imamların görüşünün daha sağlıklı olduğunu söylüyor ki bu da ana hatlarıyla doğruda olsa yeni gelişmelerin tamamen ayrılmamak koşuluyla hal edilmesi gerekir,ilk imamlar böyle bir durumla karşılaşmamış ki fetvası olsun.Bedüzzamanın fikriyatında ise içtihat kapısı açık olduğu halde buna engel olduğunu savunduğu bazı düşünceleri var,ilk başta içtihadların semaviliğini yitirmesi,arzi ve arızalı bir durum olarak günümüzü görmesidir.Mevdudi ihtiyatlıdır,o meseleler ve çözümleri kitabında görüşleriniz hak mezheblerden birine uygun olsun diyor ama ditede etmiyor,araştırma yoluyla Kur'an ve sünnetten bu içtihadları körü körüne uygulamaktan ziyade menşeini tatmin olarak,araştırarak,özümseyerek kavramayı telkin ediyor.Abduh mason ve reformist mezhepsiz denilen kişilerden biridir,lakin akifin bile faydalandığı bir mütefekkir ve alim olma özelliğinide korumuştur.Görüşümüz şu ki mukallit isekte araştırma yapma şansımız vardır,itinalı,temkinli ve alim zatların fikirlerinide bir yana atmadan muhlis olursak Kur'an ve sünneti kavrama kapasitemizi yükselte biliriz,doğrununda daha doğrusu olabilir.Seyyid kutubun fikrinide yazmamız gerekecek o fıhkın ancak doğal koşullarda ortaya çıkacağını savunur,Diyor ki bir yerde İslami ruha kavuşmak zordur,o noktada durmak bundanda zordur,bunun yaşamda,duyguda,düşüncede,hayatta bir çok yükümlülükleri vardır ve yine diyor İslami ruha uygun olanı alırız.Tabiki kutub fıhkı küçümsemez lakin önceliğinde başka mseleler olduğuda görülebilir.Hasan el benna da öyledir,fukuhat yolundan değil de cihad yolundan gittiklerini biliyoruz,şafii mezhebine görede amel ettiklerini biliyoruz ama Kur'an ve sünneti bununla meşguliyeti kesmemeyi ille içtihad etmek için değil,bunun öneminin yüksek olduğunu bu kişilerde görebilirsiniz.Hasan el benna sadece Allah resulü nünsav. çölde,sahra cuma namazı kıldırdığını öğrenince tüm kardeşleriyle bunu yapmak iştiyakı doğmuş,lakin mısır ulemasına takılmışlardır,mezheb konusu işte böledir,vesselam.. | |
| |  |  | |  |
28.07.2007, 21:39
|
#13 (permalink)
| | Tercübeli Üye
alptraum isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 01.01.2005 Bulunduğu yer: Aşk`dan Yaş: 23 Mesajlar: 2.958 Tesekkür Etti: 19
49 Kunu Icin 78 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 63 | Alıntı: __BODOM Nickli Üyeden Alıntı
bu söylediklerin uydurmaysa ahiret günü düşeceğin durumu esas sen düşün benim mezhebim yok sadece Allah ın bana Kuran da koyduğu yasak ve kuralları kabul ediyorsam sapıtmışmı oluyorum | Hak mezheplerde akıl ve mantığın tasdik etmediği hiçbir mesele yoktur. Çünkü onların dayanak noktası Kuran, sünnet, icma-i ümmet ve kıyas-ı fukahadan ibaret olan edille-i şeriyyedir. Dağlardan daha metin olan o edille-i şeriyye, hiçbir beşerî kuvvetin tahrip edemeyeceği çelikten bir kaledir. Bu kaleden çıkanların, ehl-i sünnete düşman olan olumsuz cereyanlara kapılmaları veya alet olmaları kuvvetle muhtemeldir.
Şunu da ehemmiyetle nazara vermekte fayda görmekteyim: Mezhepleri beğenmeyen, onlardan birine uymayan veya mezheplerin kolay yanlarını alan bir kimse, asırlardan bu yana gelip geçmiş milyonlarca Müslümanın yolundan ayrılmış, kendi başına yeni bir yol tutmuş olur. Böyle kimseler, Kur'an-ı Kerim'in; "Kim, Peygambere karşı çıkar ve kendisi için doğru yol belli olduktan sonra Müminlerin yolundan başka bir yola giderse, onu o yönde bırakırız ve cehenneme sokarız; o ne kötü bir yerdir" tehdidinden de hissedar olurlar.
Bir mezhep imamını taklit eden kimse hangi mezhebe bağlanmış ise artık her meselede o mezhebin hükümleriyle amel etmesi ve mezhebinde sebat etmesi lâzım gelir. Ancak zaruret hallerinde her hangi bir meselede yine kendi mezhebinde kalmak şartıyla diğer bir mezhebin hükmüyle amel edebilir. Bu ise ancak bir âlimin fetvasıyla mümkün olabilir.
İmam-ı Gazali Hazretleri de bu görüştedir.
Mademki taklit sahibi bir mezhebi iltizâm etmiştir, artık onda sebat etmesi gerekir.
Netice olarak; kişinin kendi hevesine uyarak sık sık mezhep değiştirmesi onları hafife almak manasına gelir.
Son asrın müdakkik alimlerinden Muhammed Kevserî, Makalât adlı eserinde bu gibi kimselerin halini şöyle tasvir eder: "Evet, her grubun kendisiyle gördüğü fakat gerçekte ne onunla ne de bununla olan, yani Arap şairinin dediği gibi: "Yemenlilere vardığında Yemenli, Maadlilere vardığında Adnani" görünen kişiden daha bozguncusu yoktur."
Kevserî aynı eserinde, mezhepsizliğin dinsizliğe götüren bir kö prü olduğunu da söyler.
Dr. Ramazan el-Bûti ise bu konuda, "Evet, bütün İslâm milleti uzun tarihi boyunca İslâm'ı aynıyla yaşatma imkânını en geniş ölçüde veren müçtehitlerin bu dört imam (İmam-ı A'zam, İmâm-ı Şafi'i, İmâm-ı Mâlik ve İmâm-ı Hanbel) olduğu üzerinde ittifak edegelmişlerdir. der ve bu imamların yolunu bırakıp insanları mezhepsizliğe davet etmenin "İslâm dinini tehdit eden en tehlikeli bid'at" olduğunu ilâve eder.
Ramazan el-Bûti, mezhepsizlik dava edenlerin yeni hâdiselere çözüm getirmek yerine, İslâm'ın temel rükünlerini sarsmaya çalıştıklarına dikkati çekerek şöyle der: "Ben bu mezhepsizlerden hiç birinin bir gün kalkıp da, halkın her gün sorup durduğu yeni meselelerden birini araştırdığını görmüş değilim. Onların bütün dertleri, binası tamamlanan, hükümleri yerleşmiş bulunan ve gereğince amel edilmekle Müslümanların borçtan kurtulup selamete çıkacakları İlâhî emirler hususunda yol gösterici olan hak mezhepleri yıkmak için bütün güçlerini sarf etmekten ibarettir!
Dr. Ramazan el-Bûti mezhepsizlik dava edenlere şu iki soruyu sorar: "Bütün insanları inşaat işlerinde mühendislere uymaktan vazgeçmeye çağırsan ne olur? İnsanları teşhis ve tedavi hususunda doktorlara tabi olmaktan uzak kalmaya davet etsen ne olur?"
Bu soruya kendisi şöyle cevap verir: "Hiç şüphe yoktur ki, bunun arkasından gelecek olan şey, insanların tamir edeceğiz diye kendi evlerini bile bile tahrip etmeleri, tedavi zannıyla kendi canlarına kendilerinin kıymalarıdır."
Mezhep tanımayanları bu tehlikenin kapısına getiren ve müçtehitlere tâbi olmaktan men eden en mühim sebep kendi rey ve düşüncelerini müçtehitlerin görüşlerine müsavi, hatta onlardan daha üstün görmeleridir.
İmam-ı Şârânî Hazretleri de bu hususta şöyle buyurur:
Müçtehitlerin sünnet buyurduklarının hepsi ile amel et ve mekruh dediklerini terk et! Onlardan bu hususta delil aramağa kalkma! Çünkü sen, onların dâirelerinde mahpussun. Onların makamına varmadıkça doğrudan kitab ve sünnete ulaşmakta, onları geçmen ve hiçbir zaman hükümleri onların aldığı yerden alman mümkün değildir...
Bütün mezhepler, bana göre, parmakların el ayasına ve gölgenin aslına bitişik olması gibi, şeriata bitişiktirler...
Bu vesile ile şu noktayı da kaydetmek icap ediyor. Müçtehitlere uymayarak kendi reyine uymak büyük bir gururdur. Bu ise insanın manen çöküşüne sebep olur. Bediüzzaman Hazretleri bu gibi kimselerin akıbeti hakkında şu tesbitlerde bulunur: "Evet gurur ile insan maddî ve manevî kemalât ve mehasinden mahrum kalır. Eğer gurur saikasıyla başkaların kemalâtına tenezzül etmeyip, kendi kemalâtını kâfi ve yüksek görürse, o insan nakıstır. Böyle insanlar, malûmat ve keşfiyatlarını daha yüksek görmekle, eslaf-ı izamın irşadat ve keşflyatlarından mahrum kalırlar. Ve evhama maruz kalarak bütün bütün çizgiden çıkarlar."
__________________ İmtisali cahidu fillah olubtur niyetim,
Dini islamın mücerred gayretidir gayretim.
Fazlı Hak ve hikmeti cündü ricalullah ile,
Ehl-i küfrü serteser kahreylemektir niyetim.
Embiyau evliyaya istinadım var benim,
Lütfü Haktandır hemen ümidi fethu ve nusratım.
Nefsim ve malımla nola kılsam cihanda içtihad,
Hamdülillah var gazaya sad hazaran rağbetim.
Ey Muhammed! Mucizatın Ahmedi muhtar ile,
Umarım galib ola Edayı dine devletim! | |
| |  |
29.07.2007, 02:58
|
#14 (permalink)
| | Gesperrt
Suffiyun isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 22.07.2006 Bulunduğu yer: Bursa Yaş: 19 Mesajlar: 386 Tesekkür Etti: 0
1 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 | Alıntı: Ebu Zerr Nickli Üyeden Alıntı
Avamın mezhebi olmaz, doğrudur...
Ben bunu Mustafa İslamoğlu'ndan öğrenmiştim...
Bir de Said Havva'dan... | maşaAllah  | |
| |
29.07.2007, 15:28
|
#15 (permalink)
| | Tercübeli Üye
chamdali isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 28.04.2006 Mesajlar: 551 Tesekkür Etti: 2
9 Kunu Icin 17 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 4 | Alıntı: | Ebu Zerr Nickli Üyeden Alıntı
Avamın mezhebi olmaz, doğrudur...
Ben bunu Mustafa İslamoğlu'ndan öğrenmiştim...
Bir de Said Havva'dan... | Bu söz onlara ait değildir. Onlar sadece geçmişten beri söylenegelen bu sözü tekrar ifade etmişler.
__________________ Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme... (17/36) | |
| |  | |  |
29.07.2007, 18:48
|
#16 (permalink)
| | Tercübeli Üye
__BODOM isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 25.11.2006 Yaş: 28 Mesajlar: 244 Tesekkür Etti: 0
1 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 5 | İmam-ı Şârânî Hazretleri de bu hususta şöyle buyurur:
Müçtehitlerin sünnet buyurduklarının hepsi ile amel et ve mekruh dediklerini terk et! Onlardan bu hususta delil aramağa kalkma! Çünkü sen, onların dâirelerinde mahpussun. Onların makamına varmadıkça doğrudan kitab ve sünnete ulaşmakta, onları geçmen ve hiçbir zaman hükümleri onların aldığı yerden alman mümkün değildir...
104 De ki: "Ey insanlar, benim dinimden kuşkuda iseniz, ben sizin Allah''ın berisinden kulluk ettiklerinize kulluk etmeyeceğim. Tam aksine ben, sizin canınızı alacak olan Allah'a kulluk edeceğim. Bana, müminlerden olmam emredildi."
Yunus 105 105 Şu da emredildi: "Yüzünü, bir hanîf olarak dine çevir. Sakın müşriklerden olma!"
Yunus 106 106 "Allah'ın berisinden, sana yarar sağlamayacak ve zarar veremeyecek şeylere yakarma! Eğer bunu yaparsan mutlaka zalimlerden olursun."
Yunus 107 107 Allah sana bir zarar dokundurursa, onu kaldıracak olan başkası değil, yine O'dur. O sana bir hayır dilerse, O'nun lütfunu reddedecek yoktur. Kullarından dilediğini lütfuyla nasiplendirir. Gafûr'dur O, Rahîm'dir.
Yunus 108 108 De ki: "Ey insanlar! Şu bir gerçek ki hak size Rabbinizden gelmiştir. Artık doğruya yönelen kendi benliği için yönelir; sapan da kendi benliği aleyhine sapar. Ben sizin üzerinize vekil değilim."
Yunus 109 109 Sana vahyedilene uy ve Allah hüküm verinceye kadar sabret. O, hâkimlerin en hayırlısıdır. | |
| |  |  | yazık etmeyin |  |
29.07.2007, 19:17
|
#17 (permalink)
| | Gast
Mesajlar: n/a Tecrübe Puanı: | yazık etmeyin hem kerndinize hemde bu yazıları okuyacak olanların aklını çeliyorsunuz. yazık TEVHİD İNANCI??? LAİLAHE İLLALLAH MUHAMMEDERRESULULLAH | |
| |  | |  |
29.07.2007, 20:30
|
#18 (permalink)
| | Tercübeli Üye
Ebu Zerr isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 08.06.2007 Bulunduğu yer: Ankara Yaş: 29 Mesajlar: 874 Tesekkür Etti: 17
18 Kunu Icin 32 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 10 | Alıntı: Ebu Zerr Nickli Üyeden Alıntı
Avamın mezhebi olmaz, doğrudur...
Ben bunu Mustafa İslamoğlu'ndan öğrenmiştim...
Bir de Said Havva'dan...
Ancak, her ikisinin de mezhebsiz olun dediğini duymadım...
Hatta, Said Havva, herkes mutlaka mezhebini tahsil etmelidir diyor...
esasen, Avam mutlaka dört mezheb'ten birine uymak zorundadadır...
çünki, mezhebi olmaz ise müşkilatı çözemez...
Aslında sorun şu: "mezhep mezhepçiliği ile mezhepsiz mezhepçiliği"
Yani taasssub...
Efendim taassub yapmayalım derken, daha büyük bir taassuba düşüyorsak bu doğru değildir...
mezheblerle uğraşmak boşuna bir emek...
mezhebsizim demek de...
ötekileştirici kavramlar ağına takılan bir ümmet hayatiyetini yitirmiştir...
ben mezhebsizim demek, siz mezheblisiniz demektir...
yani siz ötekilersiniz...
o zaman kafirler ile aramızdaki fark ne olacak, onlarda ümmete ötekiler muamelesi yapıyor... | Avamın mezhebi yoktur derken, eksik bırakmış olduğum bir hususu tamamlamam gerekti....
Avamın mezhebi müftüsünün mezhebidir...
Yoksa mezhebsiz hiç bir insan olamaz...
Hr insanın bir mezhebi vardır...
Mezhebsizim diyenlerinde mezhebleri vardır...
Yani, avamın'da muhakkak mezhebi vardır...
__________________
Müslümanım, müslümanlardanım demek kadar insanı özgür kılan bir söz yoktur ve olamazda. Bu söz, Rabbimizin vahyinden bizim dillerimize ve gönüllerimize nakş olan yüce bir anlam. Bu sözün anlamlandırılmış hali insan. Bu söz ile insan yaratılmışlar arasında seçkin bir vaziyet alıyor. Ahsen-i takvim makamından nakkaşlık vazifesini icra ediyor. Vahyi nakş ediyor muzdarip gönüllere. (Ahi Evran)
| |
| |  |
30.07.2007, 16:26
|
#19 (permalink)
| | Yeni Üye
Ebrar_2007 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 22.06.2007 Yaş: 23 Mesajlar: 27 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 | insan kuranı yetersiz görünce ve yetinmeyince bir sürü mezhepler (görüşler)arıyorlar..kuran yetinseler her şey daha kolay olacak.. Onlar hâlâ Kur'an'ı iyice düşünmüyorlar mı? Eğer o, Allah'tan başkasının katından olsaydı, kuşkusuz içinde birçok aykırılıklar (çelişkiler, ihtilaflar) bulacaklardı. (nisa :82)
Andolsun Biz Kur'an'ı zikr (öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alıp-düşünen var mı? (kamer 40) | |
| |  | |  |
30.07.2007, 16:41
|
#20 (permalink)
| | Tercübeli Üye
rusen_alp isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 11.03.2007 Bulunduğu yer: ruhlar aleminden Yaş: 26 Mesajlar: 1.444 Tesekkür Etti: 0
5 Kunu Icin 6 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 45 | Alıntı: Ebrar_2007 Nickli Üyeden Alıntı
insan kuranı yetersiz görünce ve yetinmeyince bir sürü mezhepler (görüşler)arıyorlar..kuran yetinseler her şey daha kolay olacak.. | Sn Ebrar _ 2007
Yazınız Kuran-ı Kerime terstir; zira
1)Allah'ın ilk emri oku olmuştur ve insanın Yaratan Rabbinin adıyla okuması emredilmiştir, eğer bizi Yaratan'a götürüyorsa her şey okunabilir, bununla ilgili bir fen, tıp, matematik ilmi dahi okunabilir.
2)Allah ( c.c.) insanları eşit olarak yaratmamıştır, bazıları bazılarından üstündür, olabilir ki bizim anlamadığımız bir konuyu başka birisi daha güzel anlamış olabilir.
3)Bu ümmet de herkes yüksek derecede ilim tahsil etmez, mezhepler sayesinde bu fıkhı konulara açıklık getirilerek avamın anlayacağı seviyeye indirilmiştir.
4)Allah alimdir, ilim Ali'dir, her kim bu ilmi küçümser, özellikle Allah yolunda Kuran ve Sünnete dayalı olarak ilim tahsil eden kişileri küçümserse, muhakkak küfre düşmüş olur.
5)Hiç bir mezhep imamı parti kurar gibi mezhep kurmamıştır, fıkhı konuları sistematikleştirerek benim anladığım budur demişlerdir, eğer sen de bu imamlar kadar ilmi derecen yük****e senin görüşünün de bir değeri vardır.
__________________ Bir soğuk , bir garip , bir mavi sızı...... | |
| |  | | Seçenekler | | | | Stil | Normal |
Yetkileriniz
| Konu Acma Yetkiniz Yok Cevap Yazma Yetkiniz Yok Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok HTML-Kodu Kapalı | | | | WEZ Format +2. Şuan Saat: 23:25. | | |