Zurück   IslamForum Ne Olursan Ol Gel > IslamForum Genel > Arşiv

Bu Alana Reklam Verebilirsiniz

 
 
LinkBack Seçenekler Stil

Vesile arayın
Alt 05.01.2008, 01:08   #1 (permalink)
Yeni Üye
 
elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 02.12.2007
Yaş: 26
Mesajlar: 43
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
elif Tanınma yolunda
Tecrübe Puanı: 0
Standart Vesile arayın

Vesile arayınSual: Maide suresinin, (Allah’a yaklaşmak için vesile arayın) mealindeki 35. âyet-i kerimesinde, Allahü teâlânın yaratması için, vesileye [sebeplere] yapışmak emredilmektedir. Sebeplere yapışmak nasıl olur?
CEVAP
Etkisi kesin olan sebeplere yapışmak farzdır. Mesela, Allahü teâlânın rızasına, sevgisine kavuşmak için, dine uymak ve dua etmek emrolundu. Diğer sebepler ve tesirleri açıkça bildirilmediği için, bunlara uymak sünnet oldu.

Peygamberlerin ve Evliyanın ruhlarından ve ilaçlardan şifa beklemek ve dertlerden, belalardan kurtulmak için bunları vesile yapmak sünnet oldu. Mezhepsizler, bu sünnete şirk, küfür diyerek, âyet-i kerimeye zıt konuşuyorlar. Evliya, enbiya yaratıcı değildir. Allahü teâlâ, istenilen şeyi onların hürmetine yaratır. Yani onlar vesiledir, sebeptir.

Cenab-ı Hak, her şeyi yoktan yarattığı halde, yaratmasına bazı şeyleri sebep kılmıştır. Mesela Hazret-i Âdem’i ana-babasız yaratmış; fakat çamuru vesile kılmıştır. Bütün çocukları yaratan da Allahü teâlâdır. Fakat çocukların yaratılması için, ana-babayı vesile kılmıştır. Hazret-i Âdem’i yarattığı gibi, bütün insanları da ana-babasız yaratabilirdi. Fakat ana-babayı vesile kılmıştır. Onun âdeti böyledir.

Mevlana Abdülhakim-i Siyalkuti hazretleri buyuruyor ki:
(Dua eden, Allahü teâlâdan istemektedir. Duasının kabul olması için, Allahü teâlânın sevdiği bir kulunu vasıta yapmaktadır. (Ya Rabbi, bu sevgili kulunun hatırı ve hürmeti için bana da ver) demektedir. Yahut evliyadan bir zata, (Ey Allah’ın velisi, bana şefaat et, bana vasıta ol, benim için dua et) demektedir. Dilekleri yerine getiren, yalnız Allahü teâlâdır. Veli, yalnız vesiledir, sebeptir. O da fanidir, tasarrufu, gücü yoktur. Böyle inanmak, Allah’tan başkasına güvenmek olsaydı, diriden de dua istemek, bir şey istemek yasak olurdu. Diriden de dua istemek, bir şey istemek, yasak edilmedi. Bir cahil, dileğini Allah’ın kudretinden beklemeyip (Veli yaratır) der, bu düşünce ile ondan isterse, bu elbette yanlıştır. Bunu ileri sürerek, İslam âlimlerine dil uzatmak çok yanlıştır.) [Zâd-üllebib]

Abdülhak-ı Dehlevi hazretleri buyuruyor ki:
(İnsan ölürken ruhunun ölmediğini âyet-i kerimeler ve hadis-i şerifler açıkça bildiriyor. Ruhun şuur sahibi olduğu, ziyaret edenleri ve onların yaptıklarını anladıkları da bildiriliyor. Kâmillerin, velilerin ruhları, diri iken olduğu gibi, öldükten sonra da, yüksek mertebededirler. Allahü teâlâya manevi olarak yakındırlar. Evliyada, dünyada da, öldükten sonra da keramet vardır. Keramet sahibi olan, ruhlardır. Ruh ise, insanın ölmesi ile ölmez. Kerameti yapan, yaratan, yalnız Allahü teâlâdır. Her şey Onun kudreti ile olmaktadır. Her insan, Allahü teâlânın kudreti karşısında, diri iken de, ölü iken de hiçtir. Bunun için, Allahü teâlânın, dostlarından biri vasıtası ile, bir kuluna ihsanda bulunması şaşılacak bir şey değildir. Diriler vasıtası ile çok şey yaratıp verdiğini, herkes, her zaman görmektedir. İnsan diri iken de, ölü iken de bir şey yaratamaz. Ancak Allahü teâlânın yaratmasına vasıta, sebep olmaktadır.) [Mişkat]

Sağ veya ölü bir velinin yardım etmesi Allah’ın izni ile olur. Şu meşhur menkıbeyi bilen çoktur.

Ebu Hasan-ı Harkani hazretleri, sefere çıkan talebelerine, “Sıkışınca benden yardım isteyin” buyurur. Yolda talebelerini, eşkıya yakalar. Onlar, kurtulmaları için Allahü teâlâya dua ederler; fakat kurtulamazlar. Bir talebe Ya Ebel Hasan, imdat! der. O talebeyi eşkıya göremez. Diğerlerinin nesi varsa alırlar. Seferden dönünce hocalarına, “Biz Allah’tan yardım istediğimiz halde soyulduk. Fakat şu arkadaşımız, sizden yardım isteyince kurtuldu. Bunun hikmeti nedir?” derler. O da, “Allahü teâlâ günahkâr kimselerin duasını kabul etmez. Arkadaşınız, benden yardım isteyince, onun duasını Allahü teâlâ bana duyurdu. Ben de, (Ya Rabbi bu talebemi kurtar!) dedim. Allahü teâlâ da kurtardı. Ben sadece vasıta oldum, dua ettim. Kurtaran Rabbimizdi” diye cevap verdi. (Tezkiret-ül-evliya)

Ali Ramiteni hazretleri buyurdu ki:
(Günah işlememiş bir dil ile dua ediniz ki, kabul olsun!) Yani, Huda dostlarının huzurunda tevazu eyleyiniz, yalvarınız da, sizin için dua etsinler. İstigase, yani bir Veliye tevessül de, bu demektir.
[İsa aleyhisselama gelip derler ki, dua ediyorsunuz, devasız hastalıklar iyi oluyor. Hangi duayı okuyorsunuz, bize de söyler misiniz? İsa aleyhisselam da onlara okuduğu duayı söyler. Adamlar bir süre sonra tekrar gelirler, efendim okuyoruz okuyoruz bir şey olmuyor, acaba bize yanlış dua mı öğrettiniz derler. İsa aleyhisselam, (Dua doğru ama ağız yanlış) buyurur, yani doğru dua öğrettim, dua aynı dua ama, ağız aynı ağız değil!]

İmam-ı Nesefi hazretleri buyuruyor ki:
(Her mümin uykuda da mümin olduğu gibi, öldükten sonra da mümindir. Bunun gibi Peygamberler, öldükten sonra da Peygamberdir. Çünkü, Peygamber olan ve iman sahibi olan ruhtur. İnsan ölünce, ruhunda bir değişiklik olmaz. (Umdet-ül-itikad)

İnsan ruh demektir. Beden, ruhun konak yeridir. Kıymetli olan, ev değil, evde oturanlardır. Cebrail aleyhisselam, Peygamber efendimize insan şeklinde görünürdü. Ekseriye, Dıhye ismindeki sahabi şeklinde görünürdü. Eshab-ı kiramdan bazıları da, Cebrail aleyhisselamı insan şeklinde gördüler. Cebrail aleyhisselam insan şeklinden çıkarak, kendi şekline girince, ruh gibi olunca, yok oluyor denilemez. Şekil değiştirdi denilir. İnsan ruhu da, bunun gibidir. İnsan ölünce, ruhu bir âlemden başka âleme geçmektedir. Ruhun böyle değişikliğe uğraması, kerametinin kalmayacağını göstermez.

Şafi’i âlimlerinden Celaleddin-i Süyuti hazretleri diyor ki:
Kerametin yirmiikincisi, Evliyanın çeşitli insanların şekillerinde görülmesidir. (Tabakat-ül-Kübra)
Ehl-i sünnet âlimleri, Meryem suresinin, ([Cebrail Meryem’e] insan şeklinde göründü) mealindeki16. âyetinden, Evliyanın ruhlarının çeşitli şekillerde görüleceğini anlamışlardır.
Ruhun ölmediğine inanmayan yoktur. Bunun için, onun duyduğuna, işittiğine, gördüğüne de inanmak gerekir. Böyle olunca, ruhtan şefaat dilemek, ondan yardım istemek gibi, Allahü teâlânın yaratmasına vasıta olmasını beklemeye, itiraz edilmez. Bozulmuş dinler bile, insan ölünce, ruhun diri kaldığını bildiriyor. Diri insanlar, Allahü teâlânın yaratmasına vasıta, sebep oldukları gibi, diri ruhların da, Allahü teâlânın yaratmasına sebep olacağı inkâr edilemez.


Dinimiz İslam .:.: www.dinimizislam.com :.:.

Hasbiyallahu ve ni'mel vekil!
__________________
“Ne irfandır veren ahlaka yükseklik, ne vicdandır:
Fazilet hissi insanlarda Allah (c.c) korkusundandır.''
 

Alt 05.01.2008, 08:28   #2 (permalink)
Üye
 
oğuz bakar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 24.12.2007
Yaş: 42
Mesajlar: 126
Tesekkür Etti: 0
5 Kunu Icin 5 Tesekkür Aldı
oğuz bakar Tanınma yolunda
Tecrübe Puanı: 1
Standart

NEDEN İNAT EDİYORSUNUZ ?

Kimin kulu iseniz direkt ondan istersiniz .

Allah kuluna kâfi değil mi ?

Vesile ile ilgili ayeti NEDEN YARIM ALDINIZ ?

Diyanet Çevirisi : Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının, O’na yaklaşmaya vesile arayın ve O’nun yolunda cihad edin ki kurtuluşa eresiniz.
Diyanet Vakfı :Ey iman edenler! Allah'tan korkun. O'na yaklaşmaya yol arayın ve yolunda cihad edin ki kurtuluşa eresiniz.
Elmalılı Orijinal : Ey o bütün iyman edenler! Allahdan korkun ve ona yaklaşmağa vesile arayın ve onun yolunda mücahede edin ki felâha irebilesiniz
 

Alt 05.01.2008, 10:43   #3 (permalink)
Tercübeli Üye
 
Ebu Zerr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Ebu Zerr isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 08.06.2007
Bulunduğu yer: Ankara
Yaş: 29
Mesajlar: 874
Tesekkür Etti: 17
18 Kunu Icin 32 Tesekkür Aldı
Ebu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biri
Tecrübe Puanı: 10
Standart

Alemlerin Rabbi Allah vesile arayın buyurup, bu vesilenin cihad olduğunu da açıklamıştır...
Bu cihadın nasıl olacağına dair şu ayet manidardır: "kafirlere uyma onlara karşı kuran ile büyük cihat et"...
__________________
Müslümanım, müslümanlardanım demek kadar insanı özgür kılan bir söz yoktur ve olamazda. Bu söz, Rabbimizin vahyinden bizim dillerimize ve gönüllerimize nakş olan yüce bir anlam. Bu sözün anlamlandırılmış hali insan. Bu söz ile insan yaratılmışlar arasında seçkin bir vaziyet alıyor. Ahsen-i takvim makamından nakkaşlık vazifesini icra ediyor. Vahyi nakş ediyor muzdarip gönüllere. (Ahi Evran)
 

Alt 05.01.2008, 11:06   #4 (permalink)
Tercübeli Üye
 
radikalislam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
radikalislam isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.02.2007
Bulunduğu yer: Gönül aleminden
Yaş: 34
Mesajlar: 1.519
Tesekkür Etti: 357
114 Kunu Icin 348 Tesekkür Aldı
radikalislam Asırı Söhretli ve itibarlı biriradikalislam Asırı Söhretli ve itibarlı biriradikalislam Asırı Söhretli ve itibarlı biriradikalislam Asırı Söhretli ve itibarlı biriradikalislam Asırı Söhretli ve itibarlı biriradikalislam Asırı Söhretli ve itibarlı biriradikalislam Asırı Söhretli ve itibarlı biriradikalislam Asırı Söhretli ve itibarlı biriradikalislam Asırı Söhretli ve itibarlı biriradikalislam Asırı Söhretli ve itibarlı biriradikalislam Asırı Söhretli ve itibarlı biri
Tecrübe Puanı: 108
Standart

Ey inananlar, Allah'tan korkun, O'na yaklaşmaya yol arayın ve O'nun yolunda cihad edin ki, kurtuluşa eresiniz. (Maide : 35)



Aynı zamanda bu ayetleri bilen, anlayan ve birebir yaşayan Allah Rasulu (s.a.v.) efendimiz de, savaştan döndükleri bir sırada Ashabının "büyük bir cihaddan dönüyoruz" anlamındaki sözlerine istinaden; "esas cihadın nefs ile yapılan büyük cihad olduğu, şuan döndükleri savaşın ise küçük cihad olduğunu" belirtmiştir.

Ey Allah'a ve Resulüne iman edenler! Siz o sözleşmelerini bozanlara, o kâfirlere, o fâsıklara, o bozgunculuğa koşanlara benzemeyiniz de, Allah'dan layıkıyle korkunuz. Allah'ın cezasından, azabından korkunuz, çirkinliklerden sakınınız, şayet bir günaha düştünüzse hemen tevbe ediniz. Zira anladınız ki Gafûr (çok affedici), Rahîm (çok acıyıcı) olan Allah'ın (cc) azab ve cezası da pek büyüktür. Fakat takva (Allah'tan gereğince korkma)yı yalnız fenalık yapmamaktan ve yalnız kaçınmaktan ibaret menfi (olumsuz) bir huy kabul etmeyiniz. Şu halde kötülüklerden kaçınmakla yetinmeyip, tam mânâsıyla korununuz da Allah'ın korumasına girmek ve affına ve rahmetine ermek için Allah'dan (cc) vesile de isteyin. Boş durmayıp, yalnız iman ve korku ile yetinmeyip, Allah'a yakınlık için vesile de arayınız. En uygun sebeplere teşebbüs etmek suretiyle Allah'ın (cc) sevgisine layık güzel ameller yapmaya iradenizi sarfediniz de ve Allah yolunda, İslâm dini uğrunda, doğru yol üzerinde gücünüzü bolca kullanmakla mücalede ediniz, dahilî ve haricî engel ve zorluklara göğüs gerip hak düşmanlarını yeniniz.

Dilimizde bilindiği üzere "vesile", kendisiyle bir gayeye ulaşılan, yani yaklaşılan sebep, yaklaşma sebebi demektir ki "mâbihittakarrub" (kendisiyle yaklaşılan şey) mânâsına, sadece "kurbet" (yaklaşma) da denilir. Nitekim Hasen, Mücahid, Atâ, Abdullah b. Kesir gibi bir çok selef tefsircileri "yani yakınlık" diye tefsir etmişlerdir. Katâde, Allah'a itaat ve hoşnut olacağı amel ile yaklaşınız, diye anlatmış; Sûddî de: "yani istemek ve yakınlık" diye ifade etmiştir ki, hem "ibtiğâ" (isteme)yi, hem "vesile"yi açıklamaktır. İbnü Zeyd de, "muhabbet (sevgi) ile Allah'a kendinizi sevdirmeye çalışınız" demiş ve, "Onların taptıkları da Rab'lerine bir yol arar, her biri Allah'a daha çok yaklaşmak için çalışır" (İsrâ : 57) âyetini okumuştur. Şu halde mânânın özeti: "Biz müminiz, Allah bizi yalnız iman ile sever deyip de ciddiyetsiz olmayınız, Allah'dan korkunuz, kötü ahlâktan ve çirkin amelden sakınınız sonra yalnız korkmak ve sakınmakla da kalmayınız, iradenizi sarfedip gerekli sebeplere de teşebbüs ediniz, Allah'ın emirlerini yerine getiriniz ve bununla da kalmayınız, Allah'a yaklaşmak için daima vesile arayınız, her fırsattan istifade ile kendi gönlünüz ve isteğinizle farzlar ve vacipler dışında güzel güzel işler, Allah'ın (cc) rızasına uygun ameller yaparak kendi tarafınızdan da kendinizi Allah'a sevdirmek isteyiniz, isteyerek, yalvararak çalışınız ve uğraşınız" demektir. Ve bunda "Mümin kulum bana nafile ibadetlerle yaklaşmaya devam eder" kudsî hadisinin mânâsının yerleştirilmiş bulunduğu açıktır. "Vesîle cennette bir makamdır" hadis-i şerifi vesilenin ahirete ait önemini anlatır. Kısaca vesile, lazımdır. Ve onu bulmak için isteyip aramak ve başvurmak da gereklidir. Çünkü vesilenin vesilesi de iman ve ittika (korunma) ile istek ve iradedir. Ve şu halde asıl vesile Allah'a (cc) yaklaşma kasdı ve sevme arzusudur. Ve işte bu kast ve niyet ile sebepleri araştırma, güzel ahlâk ve güzel amel gibi Allah'ın (cc) rızasına uygun hoş vesileler hazırlamakla kulluk için koşmayı emretmektedir. Ve bunun içindir ki, buna, mücahede emri katılmıştır. İman, ittikâ ile; ittikâ, vesileyi aramakla; vesileyi arama da, mücahede ile tamam olur.
Şimdi imandan sonra bu üç emri yerine getiriniz ve bunlara da inanıp koşunuz ki kurtuluşa ermeyi ümit edersiniz.


(oğuz; euzuyu çekmeden okuma sakın!)
__________________
Derdi; Allah'ın (cc) rızası olanlara selam olsun!
 

Alt 05.01.2008, 11:26   #5 (permalink)
Tercübeli Üye
 
chamdali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
chamdali isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 28.04.2006
Mesajlar: 551
Tesekkür Etti: 2
9 Kunu Icin 17 Tesekkür Aldı
chamdali Azimli ve iradelichamdali Azimli ve iradelichamdali Azimli ve iradeli
Tecrübe Puanı: 4
Standart

Selam

Bu konu ile ilgili geçmişte yapılan tartışmalara bakayım dedim. Aşağıda konu ile ilgili daha önce tarafımdan açılmış iki başlık buldum.

Bu arada geçmişte açtığım konuların neredeyse yarıdan fazlası arşive (çöp demek hoş değil de) kaldırılmış. Nedenini bilen var mı? Fena konular değildi hani!

http://www.islamforum.net/archiv-cop...essul-1-a.html

http://www.islamforum.net/archiv-cop...ornekleri.html
__________________
Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme... (17/36)
 

Alt 05.01.2008, 15:06   #6 (permalink)
Tercübeli Üye
 
Mücahid - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Mücahid isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 17.03.2007
Bulunduğu yer: Tr
Yaş: 41
Mesajlar: 2.524
Tesekkür Etti: 12
28 Kunu Icin 43 Tesekkür Aldı
Mücahid Asırı Söhretli ve itibarlı biriMücahid Asırı Söhretli ve itibarlı biriMücahid Asırı Söhretli ve itibarlı biriMücahid Asırı Söhretli ve itibarlı biriMücahid Asırı Söhretli ve itibarlı biriMücahid Asırı Söhretli ve itibarlı biriMücahid Asırı Söhretli ve itibarlı biriMücahid Asırı Söhretli ve itibarlı biriMücahid Asırı Söhretli ve itibarlı biriMücahid Asırı Söhretli ve itibarlı biriMücahid Asırı Söhretli ve itibarlı biri
Tecrübe Puanı: 131
Standart

Bu konu "YETİŞ YA X"İsimli konuda enine boyuna konuşulmuştur.Kapatılar arşive alınmıştır.SAelametle
__________________
[SIGPIC][/SIGPIC]

Suskunluğum aseletimdendir...
Her lafa vercek bi cevabım var elbet...
Lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...
Birde söyleyene bakarım adammı diye...
 

Alt 05.01.2008, 15:13   #7 (permalink)
Forum Şairi
 
Caferi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Caferi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 23.05.2007
Bulunduğu yer: istanbul
Yaş: 27
Mesajlar: 560
Tesekkür Etti: 0
6 Kunu Icin 9 Tesekkür Aldı
Caferi islenmemis bir mücevherCaferi islenmemis bir mücevherCaferi islenmemis bir mücevherCaferi islenmemis bir mücevherCaferi islenmemis bir mücevherCaferi islenmemis bir mücevherCaferi islenmemis bir mücevher
Tecrübe Puanı: 5
Standart

Bir müslüman kardeşimin bana hal hatır sorması bile, benim Allah c.c.' e yaklaşmam için vesiledir. Çünkü müslüman kardeşim bana hal hatır sordugu zaman Allah c.c. ' e hamd ediyorum.

Belki gün içerisinde hayatın akışına kapılır, öyle boş boş vakit geçiririz amma bir Allah dostu ile beraber iken, Sohbetimiz Allah rızası için olur ki, kalpler Allah c.c.' i anar. Bu da bir vesiledir.

Allah rızası için benden sohbetini esirgemeyen tüm kardeşlerime selamlar.
__________________
En doğrusunu Allah (c.c.) bilir.

"De ki: Sizden, tebliğime karşılık bir ücret istemiyorum, isteğim ancak yakınlarıma sevgidir..."Şura/23.

Allahumme salli ala Muhammed’in ve Âl-i Muhammed

Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin abdike ve Resulike ve alel'muminine vel'muminati vel'muslimine vel'muslimati.
Allahım ! kulun ve Resulun Hz.Muhammed'e salat et. Mümin olan erkek ve kadınlara, müslüman olan erkek ve kadınlara da merhamet eyle.
 

Alt 05.01.2008, 15:54   #8 (permalink)
Yeni Üye
 
elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 02.12.2007
Yaş: 26
Mesajlar: 43
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
elif Tanınma yolunda
Tecrübe Puanı: 0
Standart

eee.. nasıl olsa Hz.Mehdi ile Hz.İsa gelecekler.
münakaşada hayır yoktur. benden söylemesi...
en doğrusu Kıyamette kimin yanlış söylediği anlaşılır. bir düzeltme yapıyım: Peygamberimiz Muhammed (sav) bahsettiği mehdi, ''zamanlarla'' ilgisi olmayan.
siz devam edin.
__________________
“Ne irfandır veren ahlaka yükseklik, ne vicdandır:
Fazilet hissi insanlarda Allah (c.c) korkusundandır.''
 
 

Lesezeichen

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB-Code ist Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Yusuf'u Arayın beyza Oku - Düşün - Anla 0 11.11.2007 10:53
Vesile alptraum Genel Islam Konular 2 29.03.2007 12:02
Vesile fetih Genel Islam Konular 0 23.12.2006 09:13
<<<Tevessül ve Vesile>>> fetih Arşiv 0 22.09.2006 20:49



WEZ Format +2. Şuan Saat: 19:20.


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.

Template-Modifikationen durch TMS
IslamForumAd Management RedTyger