 | Deccal varlığını sürdürmek için gücünü nerden alıyor? |  |
12.07.2006, 14:41
|
#1 (permalink)
| | Tercübeli Üye
seha isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 16.06.2006 Mesajlar: 298 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 9 | Deccal varlığını sürdürmek için gücünü nerden alıyor? Deccal varlığını sürdürmek için gücünü nerden alıyor?
Kıyametin kopma sebeplerinden biri olan bu meseleyi "Deneme"mahiyetinde incelemek istedim. Denemde giriş gelişme ve sonuç bölümleri olmadığı için biraz karışık gelebilir. Manaya bakınız.
Bu yazı Deccal'in varlığına inanlar içindir.
Deccalin malumdur ki; en büyük seyyiatı uluhiyet dava etmesidir. Yalnız bu davasına taraftar toplaması Firavun ve Nemrutun yaptığı gibi alenen ilan ile olmuyor.Meseleyi;perde altından yaptığı bazı faliyetler ve şahs-ı manevisinin, kendisine tabi olanların-kraldan çok karalcı tabir edilen-tutumunu incelediğimizde anlıyoruz.
Madem deccalin uluhiyet davası var, Allah ve Allah adına olan her şeye bir düşmanlığı var, Allah gibi hareket etmesi ve olağan üstü yetenekleriyle insanları buna ikna etmesi gerekiyor.
Deccalin sihir ve ispritizma gibi harika halleri olacağını biliyoruz.Bu meseleyi sadece mistik bir anlamda düşünmemek gerekiyor. Daha doğru ve geniş bir anlamı şu olabilir: Bilimi ve teknoljiyi ele geçirerek insanın aklını zorlayan icat ve buluşalarla, lisan-ı hal ile şöyle der;“bakınız,sizin ,sadece Allah yapabilir, dediğiniz şeyleri, tebaam dahi verdiğim ilimle ve derslerle yapabiliyor.Dolayısıyla bende bir ilahım(haşa).Hatta dersime çalışırsanız sizde kendinizde bir nevi uluhiyeti görebilirisiniz.(haşa)”
Hızır Aleyhisselam ile Deccal arasında rivayet olunan kıssada dahi bunu emarelerini görebiliriz.(Gerçi bazı ulema bu şahsın Mehdi olduğunu söylüyor.)Neyse.Rivayetteki hikaye
Şöyle:
Deccalin Medine’nin çevresine geldiğini duyan müminlerden bir hızır (a.s) ileri atılıp Deccalı göreceğim, bakalım Deccal peygamberin bizlere anlattığı gibi mi ?
Deccalın adamları onu Deccalın yanına sokmak istemez fakat; adam ısrar edince Deccalden müsaade aldıktan sonra yanına girir. Hızır (a.s) Deccalı görünce Allah'ın Resulunun tarif ettiği şekilde bulduğu için onu hemen tanır ve insanlara dönerek;
Ey! insanlar işte Rasulun anlattığı Deccal budur.Bunun üzerine Deccal onu türlü işkencelere tabii tutar, fakat; adam imanından taviz vermez. Deccal ne kadar uğraştıysa da imanında en ufak fedakarlıkta bulunmaz, işkenceler yaptıkca her defasında ;
Şimdi Deccal oldugunu daha iyi anladım,der.
Sonunda Deccal dayanamayıp adamı ikiye böler ve öldür ve halkın önünde cesetini gösterip ;
İşte gördünüz öldürdüm.Şimdi de ben onu tekrar dirilteceğim o kendisinin benden başka ilah olmadığını iddia edecektir yani şahitlik edecektir. Bunun üzerine öldürdüğü adamı diriltir ve Deccal adama sorar;Söyle bakalım Rabbin kim ?
Rabbim Allah'tır.Sen Allah'ın düşmanı Deccalsın.Tam manasıyla şimdi seni tanıdım.
(Aslında hikayenini ufak bir kısmı bizi ilgilendiriyor ama ;bazı gerçeklerle bire bir örtüştüğü için tamamen yazdım)
Rivayette var: Deccal orda yüz sene kalacak.Lakin, bu yüz sene kalış kontrol altına alınamayan madi bir gücü ifade için olsa gerek. Yoksa insanların içine yerleşmiş sapık fikirleri kıyamete kadar kaim kalacaktır.
Birde ;Bediüzzamanın deyişiyle;Ölüme muvakkat-geçici bir renk vermek mümkün.
Madem Üstad, mümkün ,demiş birde işin içine Ayetteki gibi, Yahudilerin asla ölümü arzulamayacak olması girerse ve madem Deccalin Yahudilerle bir irtibatı var.Madem Deccalin ölüyü diriltme gibi bir meziyeti rivayet edilmiş.O zaman şöyle diyebiliriz;
Deccalden ders alan Yahudilerin desteklediği bazı ilim adamları teknolojiyi kullanarak ölüme muvakkat bir renk verebilirler.
Bununla beraber Genetikte kat edilen mesafe ,İltişimde alınan yol, Tıp alanındaki buluşlar Deccalist zihniyetin uluhiyet davasını tekit eder boyutlara ulaşmıştır ve daha çok ulaşacaktır. Bu sihire kapılan mimsiz medeniler Allah'ı inkar edemeselerde içlerindeki kinden dolayı bir rakibi yenmiş gibi zafer çığlıkları atacaklar.Hatta Rivayete ki gibi oklarını en son göğe atacaklar.Ok onlara kanlı bir şekilde gelince; göktekileri de öldürdük, diyecekler. Buda bu sapıkların Allah'a inkardan çok,enesinden dolayı Allah'ı rakip olarak görmelerinden ve Allah'a duyukları kindendir.Zira ene cahildir.Adem olması sebebiyle kendini Allah'la mukayese edebilecek bir tek enedir.Ene; ilk önce kendisi ile Allah arasına bir çizgi çizer. Burası benim mülküm, bundan gayrısı Allahın mülküdür,der.Sonra döner aczini ve fakrını anlar. Sadece bir cüzzi iradeye sahip olduğunu idrak ederek, yaratmaktan uzak, kendi bedenine bile malik olmadığını anlar ve iman çizgisine girer.Eğer bundan önce Şeytanın vesvesesini ilka edip kibire kapılırsa, iman yerine, kendinde bir nevi uluhiyet tahayyül etmesine sebeb olur.Sona kalp mahaline indirir.Hatta Onu ordan indirip yerine geçmeliyim , der.Zira; istidrac ile kendisinde Allah'ın tecellilerini görür. Yanlış tasavvur ederek kendini bir nevi ilah adeder.Artık davası budur.
İşte deccalin deccal olmasının sırrı da burdadır.
Neyse konumuza dönelim.
Deccalin şakirtlerinin oklarını göğe atması teknolojini ulaşacağı son noktayı tarif için olabilir.
Zira teknoloji akıl alamaz boyutlara gelecek ve enesine mağlup olan pek çok insan işin içinden çıkamaz bir hale giriftar olacaktır
Nitekim Allah Hafız'dir.Bir manasıda şudur:Yani, yaşanmış olan herşeyi Alem-ı Misale kayıt edendir.Günümde ki inanılmaz boyutlara ulaşmış bilgisayar teknolojisi Allah'ın Hafız ismine bir delil olamakla beraber, kafirler bunu Allah'ın yapabidiğini yapmak olarak kendilerinde bir uluhiyet davasına delil olarak kullanıyor.
Allah Habir,Semi ve Basar'dır.Yani;her şeyden haberdar, duyan ve görendir..Deccalin veledleri ;dünyanın yörüngesine koyulan, inanılmaz teknoloji ile donatılmış uyduları, Allah'ın yapabildiklerini yapmak olarak tahayyül ettiriyor.
Allah Muhyi'dir.Hayatı yartandır.Ölüyü diriltendir: Amerikada ölüyü diriltmek adına yapılan çalışmalar bu niyeti tekit ediyor. Organ kopyalama ,doku oluşturma ,insan kopyalama gibi buluşlar deccalist fikirliler tarafından saptırılıyor.
Daha pek çok Allah'ın ismini taklite çalışan Deccalistler kıyamete kadar faaliyetlerini sürdürecekler ve Kıyametin kopmasına sebep olacaklar.
Yanlış anlaşılmasın teknolojik pek çok buluş iyi niyetle ortaya çıkmış olabilir.Burada ki mesele; Deccalin şakirtlerinin bundan aldığı ders ve şeytanlaşmış insanların cahillere üflediği derstir.
Birde başka,biraz farklı bir meseleye deyinmek istiyorum: Dünyanını sonunu gelmesini istiyenler, adında gizli bir örgütten bahsediyorlar.Bunların Yahudi oldukları ve Allah'ı zorlayarak Kıyametin kopmasını arzuladıklarını böylece bir an önce Allah'a kavuşmayı planladıkları söyleniyor. Ben bu iddia ya şunu derim:Pes yani.Böyle bir yalan olamaz. Böyle bir örgütün varlığı Ayet-i Kerime'ye aykırı olur -zannımca.Çünkü, Allah ayette, Yahudilerin Kıyamete kadar ölümü arzulayan kişler olmayacağını söylüyor. Böyle bir örgüt gerçeğe aykırı ve zihinleri bulandırmaya yönelik bir propogandadır.
Rabbim bizi deccalin en edna fikrine meylettirmesin.
Selametle | |
| |  |
12.07.2006, 19:37
|
#2 (permalink)
| | Üye
imran268 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 11.03.2006 Yaş: 21 Mesajlar: 140 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 3 | açıkçası
bence Deccal dünyanın sonu demek
kalın sağlıcakla 268 | |
| |
14.07.2006, 07:14
|
#3 (permalink)
| | Tercübeli Üye
E R H A N isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 14.01.2005 Bulunduğu yer: istanbul Yaş: 30 Mesajlar: 551 Tesekkür Etti: 0
3 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 4 | deccali şuan hindistan ordusu koruyor çünkü şuan dünyada 65 milyonu aşıkn insan onun tanrı olduğuna inanıyor ve hey yıl on milyonlar hindistanı ziyaret ediyor ve tabiki hindistana bayağı bir hatrı sayılır döviz getiriyorlar.orduda bu tavuğun kesilmesinden korkuyor .
Ancak Mehdi Resul ve hz İsa o tavuğu kesecek
__________________
MULK-8:(Cehennem) nerede ise öfkesinden çatlayacak gibi olur. Herbir grup oraya (cehenneme) atıldığında, cehennem bekçileri (vazifelileri) onlara: “Size nezir (ikaz edici, uyarıcı) gelmedi mi?” diye sorarlar.
MULK-9:(Cehenneme atılanlar) derler ki: "Evet, andolsun ki bize nezir geldi. Ama biz, onu yalanladık ve Allah, hiçbir şey indirmemiştir, dedik ve siz, büyük bir sapıklık içindesiniz, dedik.” | |
| |  | |  |
14.07.2006, 15:16
|
#4 (permalink)
| | Tercübeli Üye
seha isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 16.06.2006 Mesajlar: 298 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 9 | Rivayette var ki, "Süfyan büyük bir âlim olacak, ilimle dalâlete düşer. Ve çok âlimler ona tâbi olacaklar."
Ve'l-ilmu indallah, bunun bir tevili şudur ki: Başka padişahlar gibi ya kuvvet ve kudret veya kabile ve aşiret veya cesaret ve servet gibi vasıta-i saltanat olmadığı halde, zekâvetiyle ve fenniyle ve siyasî ilmiyle o mevkii kazanır ve aklıyla çok âlimlerin akıllarını teshir eder, etrafında fetvacı yapar. Ve çok muallimleri kendine taraftar eder ve din derslerinden tecerrüt eden maarifi rehber edip tâmimine şiddetle çalışır, demektir.
Katî ve sahih rivayette var ki, "İsa Aleyhisselâm Büyük Deccalı öldürür."
Vel'ilmü indallah, bunun da iki veçhi var:
Bir veçhi şudur ki: Sihir ve manyetizma ve ispritizma gibi istidracî harikalarıyla kendini muhafaza eden ve herkesi teshir eden o dehşetli Deccalı öldürebilecek, mesleğini değiştirecek, ancak harika ve mu'cizâtlı ve umumun makbulü bir zat olabilir ki, o zat, en ziyade alâkadar ve ekser insanların peygamberi olan Hazret-i İsa Aleyhisselâmdır.
İkinci veçhi şudur ki: Şahs-ı İsa Aleyhisselâmın kılınciyle maktul olan şahs-ı Deccalın, teşkil ettiği dehşetli maddiyyunluk ve dinsizliğin azametli heykeli ve şahs-ı mânevîsini öldürecek ve inkâr-ı ulûhiyet olan fikr-i küfrîsini mahvedecek Şimdi Hz. İsa'nın mesleğini değiştirmesi ne demektir.Burda makamı tenzil söz konusu mudur? Çokların düştüğü vartanın manası şudur.
Bilindiği gibi Risalet kapısı kapanmış, vahiy artık muhal olmuştur. Yani; rivayette geçen;Hz. İsa-Mesih'in nüzülü Riselet-i İseviye değil velayet-i İseviye olarak vukuu bulacaktır.
Nasıl bir padişahın; saltanatının muhtelif mertebeleri vardır. Komtandan, mülki amire adil bir hakimden,halifeye, baba olmasından, kardeş olmasına çeşitli mertebeleri ve makamları var. Hiç biri birisini tenzil etmez belki teyid ve te'kit eder. Peygamberliğin de böyle makamları vardır. İnsan-ı takvim makamından velayet ve risalete uzanan mertebeleri vardır. Her şeye gücü yeten Zat'ın onu velayet makamında fitnelere giriftar olmuş Hz. Adem'den kıyamete en dehşetli şahsın zulmüne uğramış bir millete Velayet-i İsevi'yeyi göndermesi muhal değildir. Esas muhal buna muhal diyen aklı gözüne inmiş ,Yunan felsefesi ile kalbi kirlenmiş sersemlerdedir.
Bakınız; Allah'ın koyduğu doğa kanunlarına. Her şeyinbir en güzeli,bir en büyüğü, her şeyin bir en dehşetlisi vardır. En büyükler ise hep sonda zahir olmaktadır. Bakın;insanın en olgun yaşı ihtiyarlığıdır, temsilde hata olmasın; bir assolist sahneye en son çıkar. En büyük Zat(a.s.m) en sonda gelmiş bir Peygamber-i azamdır. En yüce kitap en son vahyedilmiştir.
Her asırda bir dehşetli şahıs insanlığa musallat olmuştur.Tabiiki kıyametin kopmasına sebebiyet verecek en dehşetli şahısın en son çıkması muhal değildir. Kıyamete inanan her kez bunu kabul eder. Tabiki o dehşetli şahsın karşısına da Kur'an'ın en iyi bir tilmizi, Rasululah(a.s.m) ın ali seciyesini ,yüksek karakterini anlamış ve yaşamaya çalışan en büyük bir Mehdi-i Azam'ın gelmesi muhal değildir. | |
| |  |
15.07.2006, 22:23
|
#5 (permalink)
| | Tercübeli Üye
metin mete isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 28.12.2005 Bulunduğu yer: Gurbet,daimi gurbetin icinde gurbet Yaş: 45 Mesajlar: 2.961 Tesekkür Etti: 112
131 Kunu Icin 232 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 22 | Bence sadece HADISLERDEN aliyor,baskada tutunacagi dal yok?
__________________ Ma ene Min`el Müsrikin
Nebiye atf ile binlerce herze uydurdun.
Yıktın da dini mübini yeni bir din kurdun.
Doğrudan doğruya Kuran'dan alarak ilhamı.
Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam'ı. Mahyaye ve Memati Lillah.. Hanife Müslimen... | |
| |
15.07.2006, 22:36
|
#6 (permalink)
| | Tercübeli Üye
seha isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 16.06.2006 Mesajlar: 298 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 9 | Metin mete demiş ki;
Bence sadece HADISLERDEN aliyor,baskada tutunacagi dal yok?
Bu ne demek? | |
| |  | |  |
16.07.2006, 09:31
|
#7 (permalink)
| | Tercübeli Üye
metin mete isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 28.12.2005 Bulunduğu yer: Gurbet,daimi gurbetin icinde gurbet Yaş: 45 Mesajlar: 2.961 Tesekkür Etti: 112
131 Kunu Icin 232 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 22 | Alıntı: | seha Nickli Üyeden Alıntı
Metin mete demiş ki;
Bence sadece HADISLERDEN aliyor,baskada tutunacagi dal yok?
Bu ne demek? | Olmayan bir seyi varmis gibi gösteren sey sordugun sorunun cevabidir!!!!
Yani deccal dediginiz seyin gercek te olup olmadigi dahi belirli degilken(Kitabullaha göre yok o zaman böyle bir seyde yok)bunun gücünü ölcmek kaynagini aramak bence abesle istigaldir,nitekim diyorumki bu mahluk gücünüde varliginida HADISLERE BORCLUDUR.Cünki hic bir tutunacagi dayanacagi bir delil yok.Vesselam.
__________________ Ma ene Min`el Müsrikin
Nebiye atf ile binlerce herze uydurdun.
Yıktın da dini mübini yeni bir din kurdun.
Doğrudan doğruya Kuran'dan alarak ilhamı.
Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam'ı. Mahyaye ve Memati Lillah.. Hanife Müslimen... | |
| |  |  | |  |
17.07.2006, 10:09
|
#8 (permalink)
| | Tercübeli Üye
seha isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 16.06.2006 Mesajlar: 298 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 9 | Metin Mete Kardeşim Deccal imani bir mesele değildir. İnanmamak insanı dinden çıkarmaz.
Yalnız kardeşçe teati-i efkar yapalım diyorum. İtham yok, kavga yok.
Her devirde iyi insanlar vardır. Her iyi topluma hizmet eden insanın karşısına cemiyet düşmanı bir çeşit firavun,nemrut yada ebu cehil tipli adam çıkmıştır.
Biliyorsun ki geçmiş kavimlerin her biri bir günah üzerine yoğunlaşmış bir günah galib gelmiş. Diğer günahlar nisbeten az kalmış bazı kavimlerde sadece tek bir günah işlenmiş. Bir kavim livata yaparken,diğer kavim faizle insanların kanını emmiş gibi. Musa(a.s)'ın karşısında Firavun İbrahim (a.s)'nin karsışında Nemrut Hz. Hud(a.s)'nin karşısında Şeddad bin Ad vardı.
Bu devirde ise Hz. Adem'den bu yana işlenmiş tüm günah çeşitleri mevcut. Değil mi?
Yani kötünün kötüsü işleniyor. Buna sebeb olmuş insanlara biz Deccal desek. Ki deccal decl kökünden gelmekte ve mana olarak "yalanla iş gören,aldatmakla iş gören, fitne çıkaran" demektir.
Şimdi kyamet kafirin başına kopacak denmiştir. Zaten öyle olması gerekir. zira; İslam hakimken kıyamet niye kopsun ki; işte bu islam'ı perde arkasına iten sebeb yalanla iş gören, Müslümanların imanını çalan, fitne ile insanların imanını yok eden bir şahıs olması gerekmez mi. Hem o şahıs veya şahıslar madem ekser insanların imanını yok etmiş firavundan,nemruttan,şeddadtan daha zalim değil midir? Zira bu adamlar sadece kavminin imanını çalmıştır.İşte kıyametin kopmasına sebep vercek insanlar olacaksa o sebeb veren yalancı,aldatıcı, fitneci, fasık insan yada insanlara yalancılar veya yalancı anlamına gelen "Deccal" demenin ne sakıncası var. Faraza hiçbir kaynak bu insandan bahsetmese, mantığımızla böyle bir takım insanların kıyamete sebeb olacağını kendimiz bulamaz mıyız? Kur'an madem "o kıyamete bir alamettir" demiştir. Bu ayet neyi kast ederse etsin sonuda kıyamet kopmadan önca bazı alametler çıkacağı ayetle sabit değilmidir? Madem kıyamet kopması için islam'ın perde altına girmesi şarttır, bu da kıyamete sebeb olacaktır. Zira; dünyadan Kur'anı alırsan delirir ,sarhoşçasına savrulur başını bir taşa çarpar.Perde altına girmeden önce Alametleri fark etmek ve dünyanın böyle bir sona gittiğini anlatmak için Deccal tabirini kullanmak niye abes olsun.
Yağmur yağmadan önce alametle olur. Depremden önce anlamsakta bazı alametler olur. İnsan ölmeden önce hastalığı ona bir alamettir. Kainatın yok olmadan önce alametler olması Allah'ın hikmetine niye ters olsun. Bu alametler, madem muhakkak olacak ,madem insan tarafından olacak fitneler yüzünden kıyamet kopacak, bu dehşetli insanlara deccal ve deccal vekili demek niye yanlış olsun?
Selametle | |
| |  |
17.07.2006, 10:18
|
#9 (permalink)
| | Tercübeli Üye
erbatan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 04.04.2006 Mesajlar: 401 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 3 | ALLAH RAZI oLSUN...saolsınız...
göklerden mahzene
qolop4444
__________________
gözlerim atesli doğmus bir süre yoktum ortalarda.beni gören herkes beni ben zannetmiş merkes napıyım bana yardım et allah.
| |
| |  | |  |
20.07.2006, 21:56
|
#10 (permalink)
| | Tercübeli Üye
E R H A N isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 14.01.2005 Bulunduğu yer: istanbul Yaş: 30 Mesajlar: 551 Tesekkür Etti: 0
3 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 4 | Alıntı: | metin mete Nickli Üyeden Alıntı
Olmayan bir seyi varmis gibi gösteren sey sordugun sorunun cevabidir!!!!
Yani deccal dediginiz seyin gercek te olup olmadigi dahi belirli degilken(Kitabullaha göre yok o zaman böyle bir seyde yok)bunun gücünü ölcmek kaynagini aramak bence abesle istigaldir,nitekim diyorumki bu mahluk gücünüde varliginida HADISLERE BORCLUDUR.Cünki hic bir tutunacagi dayanacagi bir delil yok.Vesselam. | iblis kendisinin olmadığına inadırmaya çalışır insanlığı ki böylece insan iblisin vesveselerini kendi düşünceleri zannetsin ve kolayca tuzağa düşsün
bu gün deccal diye bişey yok tur diyenler bu tuzağa düşenlerdir
__________________
MULK-8:(Cehennem) nerede ise öfkesinden çatlayacak gibi olur. Herbir grup oraya (cehenneme) atıldığında, cehennem bekçileri (vazifelileri) onlara: “Size nezir (ikaz edici, uyarıcı) gelmedi mi?” diye sorarlar.
MULK-9:(Cehenneme atılanlar) derler ki: "Evet, andolsun ki bize nezir geldi. Ama biz, onu yalanladık ve Allah, hiçbir şey indirmemiştir, dedik ve siz, büyük bir sapıklık içindesiniz, dedik.” | |
| |  | | Seçenekler | | | | Stil | Normal |
Yetkileriniz
| Konu Acma Yetkiniz Yok Cevap Yazma Yetkiniz Yok Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok HTML-Kodu Kapalı | | | | WEZ Format +2. Şuan Saat: 02:12. | | |