 | Namazın Hareketleri Ne Mana İfade Eder? |  |
31.05.2006, 16:54
|
#1 (permalink)
| | Yeni Üye
e.ulutas isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 11.05.2006 Bulunduğu yer: Malatya Yaş: 20 Mesajlar: 34 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 | Namazın Hareketleri Ne Mana İfade Eder? 1961’lerde evrimciliğin iyice alevlendirildiği günlerdeydi. Rahmetli Hacı Nazif Çelebi Süleymaniye camiinde bir öğle namazı kıldırmış, turistler de etrafını alarak imam kıyafeti içinde iken kendisine suallar sormuşlardı. Bunlar itirazcı suallerdi. Kimi, insanın maymundan geldiğini iddia etmek istiyor; kimi de, “seyrettiğimiz namazınızda niçin ayakta duruyor, eğiliyor, başınızı yere koyuyorsunuz. Bunun ne manası var? Bizim gibi sandalyeye oturun, papazın duasını dinleyin yeter”, diyordu.
Rahmetli Hacı Nazif’in bunlara verdiği cevaplar hiç aklımdan çıkmaz. Ruhunu şad etmek niyetiyle size de arz edeyim seneler sonrasında.
Evrimci turiste dönerek konuşan Çelebi, şöyle dedi:
– Biz namazımızda önce ayakta, sonra rükûda, sonra da secdede oluyoruz. Bunun bir hikmet ve manası şudur.
Ayakta iken ilk insan ilk babamız Âdem’in (elif)ini yazarız. Bunun için (elif) harfi gibi dimdik, upuzun dururuz.
Sonra rukûa eğiliriz. Bununla da Âdem’in (dal)ını yazmış oluruz. Geriye (mim) kalır. Onu da yere başımızı koyar, (mim) gibi olur, öyle yazarız.
Böylece her namazda babamız, Âdem’in adını yazar, maymundan geldiğimizi iddia edenleri fiilen reddetmiş oluruz.
Bunun için maymunculuk iddiası bizde tutunamaz.
İkincisine gelince:
Namazımıza ilk başladığımızda ayakta iken Rabbimizin üzerimizde tecelli eden sayısız nimetlerini düşünür, sonra bu nimetleri verenin huzurunda minnet ve şükranla eğiliriz. Ancak bu eğilmeyi de kafi bulmayız, sonra kalkıp başımızı yere koyar, başımızla da minnetimizi dile getirmiş oluruz.
Başımızı şunun için yere koyarız. Baş bedenin tümünü de idare eden en yüce varlığımız, en kıymetli organımızdır.
Bununla demiş oluruz ki:
– Ey Rabbimiz, varlığımızın en kıymetli kısmı başımızdır. İşte huzurunda başımızı dahi yerlere sürüyor, sana olan minnet ve şükrümüzü en kıymetli varlığımızı yerlere koymakla ifade ediyoruz. Şayet başımızdan daha kıymetli bir organımız olsaydı onu da huzurunda iftiharla yerlere serer, minnet ve şükrümüzü onunla da ifade etmek isterdik.
Bu açıklamalardan sonra rehber turistin cevabı şöyle oldu:
– Tamam tamam. Biraz daha anlatırsan grubumuza burada namaz kıldıracaksın.
Bu sırada turistin biri Çelebi’ye yaklaşıp sordu:
– Bundan sonraki namazınız saat kaçta olacak? Anlattığınız manada bir namazı ben de aranıza karışıp kılmak istiyorum. Bana çok uygun geldi bu anlayış içinde ayakta durmak, eğilmek, başı yerlere koyup Yaradan’a minnettarlığını ifade etmek. Bence de ibadet budur. Ahmet Şahin
__________________ Duadan bıkkınlık göstermeyiniz. Çünkü dua ile beraber olan hiç kimse helak olmamıştır. Hz. Muhammed (sav) İnandığınız gibi yaşamazsanız,yaşadığınız gibi inanırsınız. Hz. Ömer (r.a) Dün dünle gitti cancağazım bugün yeni şeyler söylemek lazım. Hz. Mevlana | |
| |  |  | |  |
02.08.2006, 17:48
|
#2 (permalink)
| | Tercübeli Üye
ibrahimonur isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 26.04.2006 Mesajlar: 375 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 3 | Alıntı: | e.ulutas Nickli Üyeden Alıntı
1961’lerde evrimciliğin iyice alevlendirildiği günlerdeydi. Rahmetli Hacı Nazif Çelebi Süleymaniye camiinde bir öğle namazı kıldırmış, turistler de etrafını alarak imam kıyafeti içinde iken kendisine suallar sormuşlardı. Bunlar itirazcı suallerdi. Kimi, insanın maymundan geldiğini iddia etmek istiyor; kimi de, “seyrettiğimiz namazınızda niçin ayakta duruyor, eğiliyor, başınızı yere koyuyorsunuz. Bunun ne manası var? Bizim gibi sandalyeye oturun, papazın duasını dinleyin yeter”, diyordu.
Rahmetli Hacı Nazif’in bunlara verdiği cevaplar hiç aklımdan çıkmaz. Ruhunu şad etmek niyetiyle size de arz edeyim seneler sonrasında.
Evrimci turiste dönerek konuşan Çelebi, şöyle dedi:
– Biz namazımızda önce ayakta, sonra rükûda, sonra da secdede oluyoruz. Bunun bir hikmet ve manası şudur.
Ayakta iken ilk insan ilk babamız Âdem’in (elif)ini yazarız. Bunun için (elif) harfi gibi dimdik, upuzun dururuz.
Sonra rukûa eğiliriz. Bununla da Âdem’in (dal)ını yazmış oluruz. Geriye (mim) kalır. Onu da yere başımızı koyar, (mim) gibi olur, öyle yazarız.
Böylece her namazda babamız, Âdem’in adını yazar, maymundan geldiğimizi iddia edenleri fiilen reddetmiş oluruz.
Bunun için maymunculuk iddiası bizde tutunamaz.
İkincisine gelince:
Namazımıza ilk başladığımızda ayakta iken Rabbimizin üzerimizde tecelli eden sayısız nimetlerini düşünür, sonra bu nimetleri verenin huzurunda minnet ve şükranla eğiliriz. Ancak bu eğilmeyi de kafi bulmayız, sonra kalkıp başımızı yere koyar, başımızla da minnetimizi dile getirmiş oluruz.
Başımızı şunun için yere koyarız. Baş bedenin tümünü de idare eden en yüce varlığımız, en kıymetli organımızdır.
Bununla demiş oluruz ki:
– Ey Rabbimiz, varlığımızın en kıymetli kısmı başımızdır. İşte huzurunda başımızı dahi yerlere sürüyor, sana olan minnet ve şükrümüzü en kıymetli varlığımızı yerlere koymakla ifade ediyoruz. Şayet başımızdan daha kıymetli bir organımız olsaydı onu da huzurunda iftiharla yerlere serer, minnet ve şükrümüzü onunla da ifade etmek isterdik.
Bu açıklamalardan sonra rehber turistin cevabı şöyle oldu:
– Tamam tamam. Biraz daha anlatırsan grubumuza burada namaz kıldıracaksın.
Bu sırada turistin biri Çelebi’ye yaklaşıp sordu:
– Bundan sonraki namazınız saat kaçta olacak? Anlattığınız manada bir namazı ben de aranıza karışıp kılmak istiyorum. Bana çok uygun geldi bu anlayış içinde ayakta durmak, eğilmek, başı yerlere koyup Yaradan’a minnettarlığını ifade etmek. Bence de ibadet budur. Ahmet Şahin |
gerçekten çok güzel bir çalışma kardeşim eline sağlık ayrıca namazın insana manen ve bedenen faydalarını sayarak bitirmek mümkün değil namazda insan Allah'ın salih kullarına olan borcunu verir en en önemlisi zaten namaz insanın Allah'a(CC) olan borcudur | |
| |  |
03.08.2006, 12:18
|
#3 (permalink)
| | Tercübeli Üye
Abd isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 28.07.2006 Yaş: 24 Mesajlar: 226 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 4 | namaz borç değildir arkadaşlar. Allah alemlerden müstağnidir. Allah sameddir.bizim ona ne namazımız fayda sağlar nede küfrümüz onda bir eksilme yapar. ne yapıyorsak kendi geleceğimiz için yapıyoruz. | |
| |
03.08.2006, 12:22
|
#4 (permalink)
| | Tercübeli Üye
ibrahimonur isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 26.04.2006 Mesajlar: 375 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 3 | NAMAZ BORÇ DERKEN aLLH'IN BİZİM İBADETİMİZE İHTİYACI YOK BİZİM aLLAH'a İBADET ETMEYE İHTİYACIMIZ VAR ONUN BİZDEN BORÇ ALMAYA İHTİYACI YOK BİZİM ONA BORÇ VERMEYE İHTİYACIMIZ VAR | |
| |
03.08.2006, 12:38
|
#5 (permalink)
| | Tercübeli Üye
Abd isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 28.07.2006 Yaş: 24 Mesajlar: 226 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 4 | kimin malını kime borç veriyorsun. senin nefsinde dahil zaten onun. | |
| |
03.08.2006, 12:44
|
#6 (permalink)
| | Tercübeli Üye
ibrahimonur isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 26.04.2006 Mesajlar: 375 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 3 | ne malı Allah aşkına ne konuşuyosun ya biz namazdan bahsediyoruz kalkmış maldan bahsediyo bu manevi bir şeydir
hani demiyormuyuz namaz kılmayan Allah'ın karşısına namaz borcu olarak çıkar diye
nefsi karıştırma o ayrı bir konu | |
| |
03.08.2006, 12:51
|
#7 (permalink)
| | Tercübeli Üye
Aysegul isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 15.05.2006 Yaş: 22 Mesajlar: 932 Tesekkür Etti: 0
1 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 10 | Allahu Teala namazı kur'anda emretmiş tabiki namazlarımıza ihtiyacı yok...Ama ona itaat etmemiz onun emirlerini yerine getirmek için nefsimizle mücadele etmemiz Allah'u teala için önemlidir...Oruç tutmanın sadece bize faydası vardır...Biz faydalı olmayanı yapmayıp nefsimize uyarsak Allah'u tealaya itaatsizlik yapmış oluruzki bu da bizim ahirette sorgulanacağımız manasına gelir
__________________ Nisa Suresi 59 Ey iman edenler! Allah'a itaat edin. Peygamber'e ve sizden olan ülülemre de itaat edin. Eğer bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz Allah'a ve ahirete gerçekten inanıyorsanız onu Allah'a ve Resûl'e götürün (onların talimatına göre halledin); bu hem hayırlı, hem de netice bakımından daha güzeldir. | |
| |
03.08.2006, 13:45
|
#8 (permalink)
| | Tercübeli Üye
ibrahimonur isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 26.04.2006 Mesajlar: 375 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 3 | ya bende onu anlatmaya çalıştım arkadaşa ama beceremedim | |
| |
03.08.2006, 13:46
|
#9 (permalink)
| | Tercübeli Üye
Abd isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 28.07.2006 Yaş: 24 Mesajlar: 226 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 4 | biz ibadet etmezsek ALlah ibadet edecek bir kavim yaratır. o kimseye muhtaç değildir. borç diye birşeyin olması için senin birşeylerin sahibi olman gerek hem maddi hem manevi. oysaki senin hiçbir şeyin yoktur. sen sadece kendi iyiliğin için ne gerekiyorsa onu yapar ve karşılığını alırsın. yapmazsan cehennemi boylarsın. kimse yardımda etmez. | |
| |
03.08.2006, 13:53
|
#10 (permalink)
| | Tercübeli Üye
ibrahimonur isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 26.04.2006 Mesajlar: 375 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 3 | anlamadığım sen bu işe maneviyatı neden karıştırıyorsun biz manevi bir borç olan namazdan bahsediyoruz ve her insanın bu manevi borcu vardır | |
| | | Seçenekler | | | | Stil | Normal |
Yetkileriniz
| Konu Acma Yetkiniz Yok Cevap Yazma Yetkiniz Yok Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok HTML-Kodu Kapalı | | | | WEZ Format +2. Şuan Saat: 12:42. | | |