| Anket Forum Merak ettiğiniz konuları ankete sunabilirsiniz... |
|
Anketimiz: Astrolojiye inanır mısınız?
|
|
Evet,İnanırım
|
  
|
26 |
45,61% |
|
Hayır,İnanmam
|
  
|
31 |
54,39% |
 |
Astrolojiye inanır mısınız? |
 |
07-11-2007, 20:38
|
#1 (permalink)
|
|
Kıdemli Üye
Style: 0
mehmet_16 isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)
Üyelik tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 375
Thanks: 15
Thanked 70 Times in 48 Posts
Rep Puanı: 49
|
Astrolojiye inanır mısınız?
Bilimadamları tarafından sahte bir bilim olarak görülen astrolojiye bir müslüman olarak inanır mısınız?
Bana sorarsanız;
İnanmam...
|
|
|
|
|
Bu Mesaj Icin mehmet_16 Kardesimize Allah Razi Olsun Diyenler:
|
|
07-11-2007, 20:59
|
#2 (permalink)
|
|
Süper Aktif Üye
Style: 0
Mücahid isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)
Üyelik tarihi: Mar 2007
Bulunduğu yer: Tr
Memleket: Dünyalı
Kan Gurubu: B rh +
Mesajlar: 2.518
Thanks: 6.076
Thanked 5.826 Times in 2.055 Posts
Rep Puanı: 1447
|
Uzaylılardan daha mantıklı bence.Bir bilim dalı olduğunu inkar edemeyiz.Astronomi ye ben bir müslüman olarak inanırım.
Burada bahsedilen fal ve gök cisimlerinin hareketlerine dayalı gelecekten haber verme saçmalığı ise kesinlikle bunlara inanmam söz konusu değildir.
__________________
[SIGPIC][/SIGPIC]
Suskunluğum aseletimdendir...
Her lafa vercek bi cevabım var elbet...
Lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...
Birde söyleyene bakarım adammı diye...
Konu Mücahid tarafından (07-11-2007 Saat 21:33 ) değiştirilmiştir..
|
|
|
|
|
The Following 8 Users Say Thank You to Mücahid For This Useful Post:
|
|
07-11-2007, 21:10
|
#3 (permalink)
|
|
Üye
Style: 0
esma_ isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)
Üyelik tarihi: May 2007
Kan Gurubu: A rh (-)
Mesajlar: 67
Thanks: 149
Thanked 65 Times in 41 Posts
Rep Puanı: 20
|
astrolojiden kasıt şayet etrafta dolaşan falcılık ve büyücülüğün modern ve sözüm ona çağdaş süslü kozmomopolik görünümü ise kesinlikle HAYIR
__________________
YA BİR YOL BUL
YA BİR YOL AÇ
YA DA YOLDAN ÇEKİL!!!
|
|
|
|
|
Bu Mesaj Icin esma_ Kardesimize Allah Razi Olsun Diyenler:
|
|
07-11-2007, 21:13
|
#4 (permalink)
|
|
İlgili üye
Style: 0
rusen_alp isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)
Üyelik tarihi: Mar 2007
Bulunduğu yer: ruhlar aleminden
Mesajlar: 1.444
Thanks: 3.165
Thanked 2.933 Times in 1.314 Posts
Rep Puanı: 533
|
Astrolojiden anlaşılan kişinin burcu ve karakteriyle ilgili bir konu ki bu gerek bilim, gerekse de yaşanan tecrübeyle doğruluğu ispatlanmıştır, ayrıca yaratılan hiç bir şey gereksiz yere yaratılmamıştır, hele Kuran'da geçen " burç" kelimesinin mutlaka bir sırrı olduğunu düşünüyorum, bu nedenle burçlara inanırm
__________________
Bir soğuk , bir garip , bir mavi sızı......
|
|
|
|
|
The Following 6 Users Say Thank You to rusen_alp For This Useful Post:
|
|
07-11-2007, 21:16
|
#5 (permalink)
|
|
Guest
Style:
|
Alıntı:
rusen_alp Nickli Üyeden Alıntı
Astrolojiden anlaşılan kişinin burcu ve karakteriyle ilgili bir konu ki bu gerek bilim, gerekse de yaşanan tecrübeyle doğruluğu ispatlanmıştır, ayrıca yaratılan hiç bir şey gereksiz yere yaratılmamıştır, hele Kuran'da geçen " burç" kelimesinin mutlaka bir sırrı olduğunu düşünüyorum, bu nedenle burçlara inanırm
|
bende burcların insanların karakteriryle ilgili oldugunu düsünüyorum..ancak sacma sapan hergün cıkan günlük fallara kesinlikle inanmıyorum..onun ticari amaçlı oldugunu düsünüyorum..
|
|
|
|
|
The Following 4 Users Say Thank You to For This Useful Post:
|
|
07-11-2007, 21:18
|
#6 (permalink)
|
|
İlgili üye
Style: 0
rusen_alp isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)
Üyelik tarihi: Mar 2007
Bulunduğu yer: ruhlar aleminden
Mesajlar: 1.444
Thanks: 3.165
Thanked 2.933 Times in 1.314 Posts
Rep Puanı: 533
|
Alıntı:
ihl_çiğdem Nickli Üyeden Alıntı
bende burcların insanların karakteriryle ilgili oldugunu düsünüyorum..ancak sacma sapan hergün cıkan günlük fallara kesinlikle inanmıyorum..onun ticari amaçlı oldugunu düsünüyorum..
|
Gaybi Allah ( c.c. ) bilir.
Onlar tümüyle saçmalık.
__________________
Bir soğuk , bir garip , bir mavi sızı......
|
|
|
|
|
The Following 3 Users Say Thank You to rusen_alp For This Useful Post:
|
|
07-12-2007, 00:15
|
#7 (permalink)
|
|
Yeni Üye
Style: 0
nur-u tevhid isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)
Üyelik tarihi: Jul 2007
Kan Gurubu: Eklenmemis
Yaş: 27
Mesajlar: 30
Thanks: 27
Thanked 42 Times in 25 Posts
Rep Puanı: 16
|
bende asla inanmam bence insanlar egolarını tatmin etmek için böyle yollara başvuruyorlar.
|
|
|
|
|
Bu Mesaj Icin nur-u tevhid Kardesimize Allah Razi Olsun Diyenler:
|
|
 |
|
 |
07-12-2007, 00:23
|
#8 (permalink)
|
|
Süper Kıdemli Üye
Style: 0
Ebu Zerr isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)
Üyelik tarihi: Jun 2007
Bulunduğu yer: Ankara
Kan Gurubu: b+
Yaş: 29
Mesajlar: 852
Thanks: 291
Thanked 773 Times in 468 Posts
Rep Puanı: 147
|
Soru:
Sayın Hocam,
Gayb bilgilerine muttali olmayla ilgili bir sorumu ve müşkilimi çözmenizi sizden istirham ediyorum. Vakit ayırır ve bu soruma cevap verirseniz çok memnun olacağım. Şimdiden Allah razı olsun.
Geçenlerde STV deki bir programınızı 'burçlar'la ilgili bölümünden itibaren izleme şansını yakaladım. Bu bölümden önce sorumun cevabı geçmişse bilemiyeceğim. Ancak benim bu sorum sizin programınızı seyretmeden önce de zihnimde cevap bekleyen bir müşkildi. Bu problem ise aşağıda vereceğim hadisleri okuduktan sonra oluştu. Hadis-i Şerifler şöyle:
A- "İbn Abbas'dan (r.a.), o da Ensar'dan bir sahabiden: "Onlar bir gece Peygamber s.a.s. ile beraber otururlarken bir yıldız kaydı ve ortalığı aydınlattı. Onlara sordu: 'Siz Cahiliye'de böyle yıldız atılmasına (kaymasına) ne derdiniz?'
'Allah ve Resulu daha iyi bilir. Ancak biz Cahiliye döneminde böyle bir olayda şöyle derdik: 'Galiba büyük bir adam doğdu. Ya da büyük bir adam öldü'. Bunun üzerine şöyle buyurdu: 'O ne bir adamın doğumuna ve ne de bir adamın ölümüne kaymaz. Lakin Rabbimiz Teala bir şey takdir ettiği zaman, Arş'ın taşıyıcıları olan melekler tesbih eder. Sonra bunları takiben gelen sema ehli tesbih eder. Nihayet tesbihler dünya seması ehline kadar ulaşır. Sonra Arş'ın taşıyıcılarını takip edenler Arş'ın taşıyıcılarına sorarlar: 'Rabbiniz ne dedi? Onlar da Rablerinin ne dediğini onlara bildirirler. Göklerin ehilleri birbirlerine sora sora nihayet bilgi bu dünya seması ehline ulaşır. Cinler gizlice kulak verir ve bu haberi dostlarına iletirler. (Ancak bu esnada yıldızla) taşlanırlar. Aldıkları gibi hiç saptırmadan onlardan gelen haber doğru olur. Ne var ki onlar o haberi aktarırlarken kendilerinden de yalan bir şeyler ilave edip öyle aktarırlar" Müslim, Selam, s. 1750-1; Tirmizi, (3224).
B- "Hz. Aişe'den (r.a.): "Peygamber'e (s.a.s) kahinler hakkında sordular; 'Onlar hiçbir şey değildir.' buyurdu. Dediler ki: 'Ey Allah'ın Resulü onların bazen söyledikleri doğru çıkmaktadır'
'Bu doğru olan sözdür. Cin onu kapıp dostunun kulağına söyleyiverir. Ne var ki onunla birlikte yüz tane de yalan katar'
Ahmed (V,87) ; Buhari, Tıb, 47,V, 28; Edep, 117,V,123; Tevhid, 57/2, V,218 ; Müslim, Selam, 12-3, s.1750.
Diğer taraftan 15/Hicr Suresi, 16-18. ayeti kerimelerde şöyle buyuruluyor: "Andolsun, biz gökte birtakım burçlar yarattık ve bakıp temaşa edenler için onu süsledik. Onları, taşlanmış her şeytandan koruduk. Ancak kulak hırsızlığı eden müstesna. Onun da peşine açık bir ateş alevi düşmüştür."
Malumunuz aynı konuda 37/Saffat, 8-10 ayetleri de mevcut.
Yukarıdaki hadisler bu ayetlerin bir tefsiri açılımı gibi görünüyorlar. Ayette peşlerine ateş alevi düşen, gaybi haberleri çalan cin/şeytanlarının yanıp kül olduklarına dair bir serahat yok. Hadisler de zaten bu noktadan sonraki durumu açıklığa kavuşturuyor.
O halde, temel sorum şu; bu hadislerle gaybı sadece Allah'ın bilebileceğine dair ayetler bir birini nakzetmiyor mu? Aradaki bu çelişki gibi görünen problemi nasıl çözeceğiz? Gaybi bilgileri kategorize etmemiz mi gerekecek. Hatırladığım kadarıyla mutlak gayb nisbi gayb diye bir ayırımdan söz ediliyordu...?
Diğer taraftan cinler yoluyla bazı doğru bilgilerin alındığına dair değerlendirmeleri de hep duyuyoruz ki söz konusu ettiğimiz hadislerle bu iddalar örtüşüyorlar gibi?
İnşaallah zihnimdeki problemi doğru ve vazıh bir şekilde ortaya koyabilmişimdir. Hakkınızı helal edin.
Hayrettin Karaman
Cevap:
Konu ile ilgili hadis rivayetlerinde verilen bilgilerin -detay bir yana- özüne baktığımızda ve bunları bir yandan akıl ve kesin bilgiler, diğer yandan Kur'an âyetlerinin ışığında değerlendirdiğimizde Resûlullah'ın (s.a.), Cahiliye devrinde olduğu gibi bugün de devam eden bir takım batıl inançları ve gaybı bilme iddiaların reddettiğini görüyoruz. Peygamberimiz, bugün de sık sık tekrarlanan "ama cincilerin, falcıların, medyumların... bazı dedikleri doğru çıkıyor" şüphesine de bir açıklama getiriyor. Bu açıklamanın özü şudur: Her şey Allah'ın ilmi, iradesi, kudreti ve yaratması ile olur. Allah Teâlâ madde âleminde yapacağı, yaratacağı bazı şeyleri meleklere bildirir, onlara vazifeler verir. Meleklerin bulunduğu ve bu bilgilerin alıp verildiği semâ, yüce âlem (mele-i a'lâ), yıldızlar gibi maddî varlıkların bulunduğu sema (maddi evren) değildir. Maddenin bittiği, arş ile ayrılan (arşın sınır olduğu) rûhânî (fizik ötesi) semadır. Cin şeytanları, bu rûhânî, gayr-i maddî semaya sokulmazlar. Sınıra yaklaşarak girmek istediklerinde ateş topuna benzer bir silahla ateş edilerek uzaklaştırılırlar. Ancak yaratılışları icabı sınıra kadar yaklaşınca bazı bilgi kırıntılarını, kulak hırsızlığı yoluyla elde ederler. Elde ettikleri bilgi az, eksik ve yetersizdir; bu sebeple onların gaybı öğrendikleri ve bildikleri söylenemez. Bu eksik bilgilerin yanına birçok yalanı, hurafeyi, batıl inanca esas teşkil eden bilgiyi katarak insan şeytanlarına (falcılar, kahinler, cinciler... bunlara dahildir) bildirirler. İşte insan şeytanlarının söylediklerinden bir kısmının doğru çıkmasının sebebi budur; yani doğru kısım, meleklerden çaldıkları kısımdır, yalan ve yanlış kısım ise kendilerinin uydurup adamlarına bildirdikleridir.
"Onları, taşlanmış her şeytandan koruduk" şeklindeki çeviri bize göre isabetli değildir. Zamiri semaya ait kılarak "Onu... koruduk" şeklinde çevrilmesi gerekir. Korunan maddi yıldızlar değil semâdır; yani meleklerin yeri olan ve şeytanların sokulmadığı madde ötesi âlemdir.
Yıldız kayması, göktaşları, gökte yanıp parlayan ve sönen gazlar... ile "cin şeytanlarının madde ötesi semadan kovulması için kullanılan ve mahiyeti de (ne olduğu da) bizce bilinmeyen silahı" birbirine karıştırmak doğru değildir. Peygamberimiz (s.a.) yıldız kayması ile ilgili bir Cahiliye inancını reddederken "şeytanlara karşı kullanılan ateş topu misali silah"tan da söz ettiği için bu ikisi birbirine karıştırılmış olmalıdır. Âyetlerde "şeytanlara karşı kullanılan silah"ın yıldız veya yıldız kayması olduğu söylenmiyor. Hadislerde böyle ifadeler veya îmâlar var; ancak mütevatir olmayan haberler (hadisler) itikad ve kesin bilgi için yeterli değildir; yani bilgi kaynağı olmaz.
Müslümanların, âyet ve hadislerin lafzı yanında amacını da göz önüne almaları, inanç ve davranışlarını buna göre ayarlamaları gerekirken, hadislerin asıl amacı olan "Cahiliye inanç ve anlayışlarının reddini, asılsız olduğunu" öğrenecek ve hala devam eden bazı saçmalıklardan kurtulacak yerde, din ve dünya hayatlarıyla bir ilgisi bulunmayan "ateş topu" silahının ne olduğunu merak etmeleri, yıldız kayması ile bunlar arasında aynılık ilişkisi kurmaları da düşündürücüdür.
Gayb bilgisi, gözle görülemeyen, daha doğrusu herkeste bulunan tabîî bilgi araçları ile elde edilemeyen bilgidir. Bu da ikiye ayrılır: Mutlak ve nisbî (göreceli). Kıyametin ne zaman kopacağı mutlak gayba örnektir, bunu Allah'tan başkası; tabîî olsun, icat edilmiş bulunsun hiçbir araç ile bilemez. Yağmurun ne zaman yağacağı, rahimde çocuğun varlığı ve cinsiyeti ise göreceli gaybe örnektir; bu bilgiler tabîî araçlara göre gayb bilgisidir, meteorolojik ve tıbbî araçlara göre insanların elde edebileceği bilgilerdir. Bu çeşit gaybı (göreceli gaybı), araçlar vasıtasıyla bilmek mümkündür; ancak bunu bilmekle insanlar gaybı bilmiş olmazlar; çünkü araç icat edilince onunla ilgili bilgi "gayb bilgisi" olmaktan çıkmıştır.
__________________
Müslümanım, müslümanlardanım demek kadar insanı özgür kılan bir söz yoktur ve olamazda. Bu söz, Rabbimizin vahyinden bizim dillerimize ve gönüllerimize nakş olan yüce bir anlam. Bu sözün anlamlandırılmış hali insan. Bu söz ile insan yaratılmışlar arasında seçkin bir vaziyet alıyor. Ahsen-i takvim makamından nakkaşlık vazifesini icra ediyor. Vahyi nakş ediyor muzdarip gönüllere. (Ahi Evran)
|
|
|
|
 |
|
Bu Mesaj Icin Ebu Zerr Kardesimize Allah Razi Olsun Diyenler:
|
|
07-12-2007, 12:37
|
#9 (permalink)
|
|
Kıdemli Üye
Style: 0
mehmet_16 isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)
Üyelik tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 375
Thanks: 15
Thanked 70 Times in 48 Posts
Rep Puanı: 49
|
İnananlar ile inanmayanlar yarı yarıya,hadi bakalım...
|
|
|
|
|
Bu Mesaj Icin mehmet_16 Kardesimize Allah Razi Olsun Diyenler:
|
|
07-12-2007, 14:40
|
#10 (permalink)
|
|
Üye
Style: 0
hüzün kovan kuşu isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)
Üyelik tarihi: Apr 2007
Kan Gurubu: 0Rh(+)
Yaş: 16
Mesajlar: 147
Thanks: 227
Thanked 105 Times in 79 Posts
Rep Puanı: 57
|
Alıntı:
mehmet_16 Nickli Üyeden Alıntı
İnananlar ile inanmayanlar yarı yarıya,hadi bakalım...
|
veee inananlar %52 
__________________
Hüzün kovan kuşu gelmiş..
Gecenin yanağına konuvermiş..
Ay tenli aşık şarkıma karşılık vermiş...
Ey kul etme dünya nazı kıl namazını(!),sonra kılarız diyenin,dün kıldık namazını!
|
|
|
|
|
Bu Mesaj Icin hüzün kovan kuşu Kardesimize Allah Razi Olsun Diyenler:
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Yetkileriniz
|
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
HTML-Kodu Kapalı
|
|
|
|
WEZ Format +3. Şuan Saat: 13:21. |
|
|