 | |  |
02.07.2007, 20:26
|
#11 (permalink)
| | Tercübeli Üye
alptraum isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 01.01.2005 Bulunduğu yer: Aşk`dan Yaş: 23 Mesajlar: 2.958 Tesekkür Etti: 19
49 Kunu Icin 78 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 63 | islam su anda türkiyede ilimlimi yasaniyor sence ben bunu tarif etmistim duha kardesim su anda ilim nerede kimde kendi öz vataninda bir kisi gelenek ve göreneklerini yasayamayacaksa ve islama aykiri hareket etmeden yasamak isteyecek ve buna engeller sunacaksa belli kurum ve cevreler bu nasil ilim varda benmi göremiyorum
ilimli islam zekeriya hocanin anlattiklari gibi degil
gel avrupaya elin memleketinde bak bunca insan ne kadar hür ve ilimli yasiyor devlet hristiyanlikla yönetildigi halde bak bakalimk burda okula basörtü ile nasil gidiyor bu cocuklar
duha kardesimin dedigi gibi ilimli islam nedirki islam zaten ilimlidir amma ilimli anlayisi kisiye göre degisir ise asirlara göre ne degisikliklerde bulur kendini
belki bu soruyu asirlar önce mehmet birine sorsa idi sadece bunlarla ilede degil daha farkli sordugu sorularida sorsa idi gerisi ne olur düsünün ama simdi mehmet kardese bu asir düsündüklerini sorabilirsin düsündüklerini hayata gecirebilirsin demis ve mehmet kardeste geciriyor bak o zaman ilim anlayisida asirlarda manalar bulacak ve degisecek
ama unutmamak lazim
hayvanin özgürlügü istedigi birseyi aninda yapmaktir
farkli olalim
__________________ İmtisali cahidu fillah olubtur niyetim,
Dini islamın mücerred gayretidir gayretim.
Fazlı Hak ve hikmeti cündü ricalullah ile,
Ehl-i küfrü serteser kahreylemektir niyetim.
Embiyau evliyaya istinadım var benim,
Lütfü Haktandır hemen ümidi fethu ve nusratım.
Nefsim ve malımla nola kılsam cihanda içtihad,
Hamdülillah var gazaya sad hazaran rağbetim.
Ey Muhammed! Mucizatın Ahmedi muhtar ile,
Umarım galib ola Edayı dine devletim! | |
| |  |  | |  |
02.07.2007, 20:32
|
#12 (permalink)
| | Tercübeli Üye
radikalislam isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.02.2007 Bulunduğu yer: Gönül aleminden Yaş: 34 Mesajlar: 1.521 Tesekkür Etti: 416
117 Kunu Icin 356 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 108 | Ebu zer ile Duha aslında yeterli cevap vermişler, ama sanırım muhatap biraz daha açılımlı bir yelpazede düşlüyor veya kelime ne kadar artarsa o kadar daha vurabilirim mantığı güttüğü için detay istiyor olabilir. Bu benim önyargım.
Bakın mehmet_16; İslam; İslam'dır. Radikali, ılımlısı, kırmızısı veya yeşili olmaz. Bu Din İslam Din'i olarak anılır ve 1400 yıldır da indiği şekilde uygulanır ve yaşanır. geçen süreler zarfında, bu Din müsebbipleri maalesef değişik şekillerde, yapılan yorumlarda gerçek şeklinden bazen çok çok uzaklaşmış ve özellikle sonradan sokulan bidat türü ameller Din içinde yer almasına sebep vermiştir. Her zaman içinde bulunan gerçek alimler bu Din'e karışan hurafe ve bidatleri ne kadar ayıklasada maalesef günümüze kadar halen yanlış inançlar Din hükümleri gibi kabul edilegelmiştir. Günümüzde de halen bunlar görülmektedir. Günümüzde yaşanmayan islam! yaşanmak istendiğinde, bu sefer gerçek İslam Din'inden bihaber kişiler, yaşanan İslam'a baktıklarında biz böyle öğrenmedik, böyle görmedik diyerek bir nevi gerçek İslam'a tavır alma yoluna gitmişlerdir. Halbuki; bilselerdi, yaşanmak istenen İslam gerçek İslamdır, o takdirde bu kadar şaırmazlardı. Şimdi yaşanan veya yaşanmak istenen İslam'a baktıklarında sert buldukları için "Radikal İslam" diye yafta yapıştırarak gerçekte olması gereken İslam'ı öcü gibi göstermeye çalışmışlardır. Aslında bu konu çok geniş ama benim bugünlük vaktim yok. İsteyen olursa yarın seve seve devam ederiz. Ama, meraklısına bu kadarlık açıklamanın da kifayet edeceğine inanıyorum.
Bizim kendimize seçtiğimi bu nick ise tamamen bu tür eleştiri yapanlara bir tavırdır, bir tepkidir! İslam; İslam'dır. Gerisi hikayedir, abesdir.
__________________ Derdi; Allah'ın (cc) rızası olanlara selam olsun! | |
| |  |
02.07.2007, 20:36
|
#13 (permalink)
| | Tercübeli Üye
Duha isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 12.12.2006 Yaş: 37 Mesajlar: 2.124 Tesekkür Etti: 163
175 Kunu Icin 282 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 20 | Alıntı: alptraum Nickli Üyeden Alıntı
islam su anda türkiyede ilimlimi yasaniyor sence ben bunu tarif etmistim duha kardesim | sorun yok kardeşim. Niyetini biliyorum. Açıklama yapmak için yazdım. Sonra baktım gerçekten sanki sen Ilımlı İslam'ı savunuyormuşsun durumuna koymuşum. Hakkını helal et. Alıntıyı siliyorum.
Muhabbetle
__________________
Sakın, sakın, sakın! Çabuk, bu şimdiye kadar demir gibi kuvvetli tesanüdünüzü tamir ediniz.
| |
| |
02.07.2007, 20:38
|
#14 (permalink)
| | Tercübeli Üye
Duha isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 12.12.2006 Yaş: 37 Mesajlar: 2.124 Tesekkür Etti: 163
175 Kunu Icin 282 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 20 | Sanırım bu bilinçle Ilımlı İslam projeleri ellerinde patlayacak inşaallah.
Muhabbetle
__________________
Sakın, sakın, sakın! Çabuk, bu şimdiye kadar demir gibi kuvvetli tesanüdünüzü tamir ediniz.
| |
| |  | |  |
02.07.2007, 20:43
|
#15 (permalink)
| | Tercübeli Üye
Mücahid isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 17.03.2007 Bulunduğu yer: Tr Yaş: 41 Mesajlar: 2.524 Tesekkür Etti: 12
28 Kunu Icin 43 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 131 | ILIMLI İSLAM TERANESİ !!!
Ilımlı İslâm düdüğü çalanların maksadı, nefislerine zor gelen dini kolaylaştırmak adına sulandırmak, kendi hevâlarından bir din oluşturmaktır. Müslüman, Allah’a teslim olan demektir. Aklını, hevâsını, çevresini, insanların isteklerini değil; Allah’ın hükmünü ölçü alan kimse... Onun kolay-zor ölçüsü de, İslâm’dır; Allah’ın hükmüdür. “Allah ve Rasûlü bir işe hüküm verdiği zaman, inanmış bir kadın ve erkeğe, o işi kendi isteklerine göre seçme (özgürce farklı eylem yapma) hakkı yoktur. Her kim Allah ve Rasûlüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.” (33/Ahzâb, 36)
“Bunlar, Allah’ın (koyduğu) hudutları/sınırlarıdır. Kim Allah’a ve peygamberi’ne itaat ederse Allah onu, zemininden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır; orada devamlı kalıcıdırlar; işte büyük kurtuluş budur. Kim de Allah’a ve Peygamberine karşı isyan eder ve sınırlarını aşarsa Allah onu, devamlı kalacağı bir ateşe sokar ve onun için alçaltıcı bir azâp vardır.” (4/Nisâ, 13- 14)
"...De ki: 'Doğru yol/hidâyet, ancak Allah'ın yoludur.’ Sana gelen ilimden sonra onların hevâlarına/kötü arzu ve keyiflerine uyacak olursan, andolsun ki, Allah'tan sana ne bir dost ne de bir yardımcı vardır." (2/Bakara, 120).
"(Sana şu tâlimâtı verdik) Aralarında Allah'ın indirdiği ile hükmet ve onların hevâlarına/arzularına uyma. Allah'ın sana indirdiği hükümlerin bir kısmından seni fitneye düşürüp ondan saptırmamalarından sakın, buna dikkat et. Eğer yüz çevirirlerse bil ki (bununla) Allah ancak, günahlarının bir kısmını onların başına belâ etmek ister. İnsanların birçoğu da zaten yoldan çıkmışlardır." (5/Mâide, 49).
"... Doğrusu birçokları bilgisizce kendi hevâlarına/kötü arzularına uyarak saptırıyorlar. Muhakkak ki Rabbin haddi aşanları çok iyi bilir." (6/En'âm,119)
“Eğer hak, onların hevâlarına uyacak olsaydı hiç tartışmasız gökler, yer ve bunların içinde olan herkes (ve her şey) fesâda (bozulmaya) uğrardı…” (23/Mü’minûn, 71)
“Gördün mü hevâsını (arzularını, keyiflerini, isteklerini) tanrı haline getireni? Onun üzerine sen mi vekil olacaksın?” (25/Furkan, 43)
“Şimdi sen, kendi hevâsını ilâh edinen ve Allah’ın bir ilim üzere kendisini saptırdığı, kulağı ve kalbini mühürlediği ve gözünün üstüne de bir perde çektiği kimseyi gördün mü? Artık Allah’tan sonra ona kim hidâyet verecektir? Siz hâlâ öğüt ve ibret alıp düşünmeyecek misiniz?” (45/Câsiye, 23)
"Sonra da seni din konusunda şeriat sahibi kıldık. Sen ona uy; bilmeyenlerin hevâlarına/isteklerine uyma." (45/Câsiye, 18)
“Yüce Allah’ın yanında gök kubbe altında Allah’tan başka tapınılan tanrılar içinde, kendisine uyulan hevâ (aşırı istek ve tutkulardan) daha büyüğü yoktur.” (Taberânî; İbn Kayyim el-Cevziyye, İğâsetu’l-Lehfân, 2/148; Elmalılı, 6/70)
Dini, Allah'ın koyduğu ölçüleri hiçe sayarak kendi kafasına göre kolaylaştırmak, Allah'ın göstermediği kolaylıklara müsâade etmek, -hâşâ- Allah'tan fazla merhametli olmaya kalkmak demektir ki, bu Allah'a karşı isyan, dine karşı da zulümdür. Bu ifrâtın yanında, Allah'ın mubah kıldığı şeyleri haram kılan tefrît çizgisi de aynı oranda sakattır/bâtıldır. Eski kavimlerde bu tefrît çizgisi, dinde tahrîfi ortaya çıkarmıştır.
Muharref dinler, tahrif edilmiş, bozulmuş dinler demektir. Allah’ın gönderdiği İslâm Dini’nin atmalar ve katmalarla değiştirilmiş şeklidir. Yahudilik ve Hıristiyanlık muharref dinlerdir. Ilımlı İslâm anlayışı da Allah’ın değişmez tek ölçüsü olan İslâm gibi tek hak dini tahrif etmeye, onu da muharref yapmaya çalışmanın adıdır.
İnsanlar tarih boyunca niye dinleri bozup tahrip etmeye çalışmışlar, günümüzde de ılımlı İslâm gibi çalışmalarla niye bu tahrife ihtiyaç duymuşlardır? Bu sorunun cevabını arayalım: İnsanlar zamanla Allah’ın yolundan sapmış, tatmin olmak bilmeyen arzu ve isteklerini gerçekleştirmek isteyince de, Allah’ın insanlar arasında dengeyi ve huzuru sağlamak için gönderdiği din, kendilerine mâni olmuştur. Bu engeli ortadan kaldırmak için de iki seçenek vardır: a) Allah düşüncesini ve inancını reddederek, Allah’a dayalı bir dini de ortadan kaldırmak, b) Allah’ın gönderdiği dinin, kendi arzu ve istekleriyle çelişen, kendi çıkarlarına müsaade etmeyen kurallarını değiştirmek.
Din düşüncesinin reddedilmesi işlerine gelmeyen veya toptan reddetmenin mümkün olmadığını görenler, dinin kendi işlerine gelmeyen yönlerini basit çıkarları doğrultusunda değiştirmişlerdir. Böylece hem câhil ve gâfil dindarların tepkisinden kurtulmuşlar, hem de değiştirdikleri bu dinleri kendi sömürü düzenlerine koltuk değneği yapmışlardır. Bu tip insanlar, zaman zaman dinî merâsim ve törenlere katılıp kendilerinin de dindar olduklarını, dine karşı olmadıklarını söyleyerek dindar ama câhil kesimin desteğini almaya çalışmışlardır. Allah’ın düşmanları tarafından tarih boyunca ortaya konmaya çalışılan bu tavır, bugün de ılımlı İslâm şeklinde kendini göstermektedir.
Tavuklara, özgürce kümeslerini seçme hakkı verilen tilkilerin rejimi diyebileceğimiz demokrasi yönetimlerinde, kitleleri avlamak için münâfıklar tarafından kurulmuş sihirbaz göz boyamaları ve soytarı sahneleri iletişim kolaylıklarıyla her tarafa etki edebilmektedir. Özellikle seçim zamanlarında veya iş başındaki aktörlerce sürekli olarak zavallı kitleler kolayca avlanmakta, oyunlar ve hilelerle toplum uyuşturulmaktadır. Münâfıkların tek korkuları, maskelerinin düşmesi ve hileli oyunun iç yüzünün anlaşılmasıdır. Bunun için de gerektiğinde ve gerektiği kadar, toplumun inançlarını savunur gözükmekte ve ılımlı İslâm’ın bazı prensiplerini uygulamaya çalışmaktadırlar. Politika, günümüzde nifakın en etkin alanlarından biridir. Düzen de her zaman açık bir şekilde putçu değildir; bazen cahil kitleyi kandırabilmek için gerektiğinde münâfıkça tavırlara girebilmektedir. Zaman zaman sahnelenen İslâmizasyon oyunları, verilen tavizler, nifak düzenlerinin sırıtan maskeleridir. Her biri başarılı birer aktör olan münâfıkların, bazı cemaatleri bile cezbeden bu İslâmcılık oyunu, cahil müslümanları yanıltmaktadır. Bu oyunlar, diğer taraftan da İslâm adına girişilen her türlü samimi ve ciddî çalışmaları baltalamakta; dâvânın kara sevdalıları ve gerçek temsilcileri, aldatılan çoğunluğun uyarılması için alternatif oluşturamamakla suçlanmaktadır.
"Mü'min, bir delikten iki defa ısırılmaz." Müslümanlar, üç buçuk münâfığın oyuncağı olmaya devam eden körler ve avanaklar topluluğu değildir. İzzet ve itibarımıza tekrar kavuşabilmek için, bu dâvânın en sinsi ve en tehlikeli düşmanları olan münâfıkları tanımak ve onların oyununu bozmak zorundayız. Müslümanların hâlâ birtakım canbazlık ve sahteliklere kanıp şeytanların oyuncağı olmaya hakkı yoktur. Müslüman, her şeyden evvel ferâset sahibidir. Herkesin ve her şeyin yerini en hassas şekilde tayin eden bu mânevî sezgi gücüne, yani ferâset ve basîrete erdirecek, furkan verip hakkı bâtıldan ayırt ettirecek Kur'an'a sarılmalıyız.
__________________
[SIGPIC][/SIGPIC] Suskunluğum aseletimdendir...
Her lafa vercek bi cevabım var elbet...
Lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...
Birde söyleyene bakarım adammı diye... | |
| |  |  | |  |
02.07.2007, 23:48
|
#16 (permalink)
| | Tercübeli Üye
Ebu Zerr isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 08.06.2007 Bulunduğu yer: Ankara Yaş: 29 Mesajlar: 874 Tesekkür Etti: 17
18 Kunu Icin 32 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 10 | Alıntı: radikalislam Nickli Üyeden Alıntı
Ebu zer ile Duha aslında yeterli cevap vermişler, ama sanırım muhatap biraz daha açılımlı bir yelpazede düşlüyor veya kelime ne kadar artarsa o kadar daha vurabilirim mantığı güttüğü için detay istiyor olabilir. Bu benim önyargım.
Bakın mehmet_16; İslam; İslam'dır. Radikali, ılımlısı, kırmızısı veya yeşili olmaz. Bu Din İslam Din'i olarak anılır ve 1400 yıldır da indiği şekilde uygulanır ve yaşanır. geçen süreler zarfında, bu Din müsebbipleri maalesef değişik şekillerde, yapılan yorumlarda gerçek şeklinden bazen çok çok uzaklaşmış ve özellikle sonradan sokulan bidat türü ameller Din içinde yer almasına sebep vermiştir. Her zaman içinde bulunan gerçek alimler bu Din'e karışan hurafe ve bidatleri ne kadar ayıklasada maalesef günümüze kadar halen yanlış inançlar Din hükümleri gibi kabul edilegelmiştir. Günümüzde de halen bunlar görülmektedir. Günümüzde yaşanmayan islam! yaşanmak istendiğinde, bu sefer gerçek İslam Din'inden bihaber kişiler, yaşanan İslam'a baktıklarında biz böyle öğrenmedik, böyle görmedik diyerek bir nevi gerçek İslam'a tavır alma yoluna gitmişlerdir. Halbuki; bilselerdi, yaşanmak istenen İslam gerçek İslamdır, o takdirde bu kadar şaırmazlardı. Şimdi yaşanan veya yaşanmak istenen İslam'a baktıklarında sert buldukları için "Radikal İslam" diye yafta yapıştırarak gerçekte olması gereken İslam'ı öcü gibi göstermeye çalışmışlardır. Aslında bu konu çok geniş ama benim bugünlük vaktim yok. İsteyen olursa yarın seve seve devam ederiz. Ama, meraklısına bu kadarlık açıklamanın da kifayet edeceğine inanıyorum.
Bizim kendimize seçtiğimi bu nick ise tamamen bu tür eleştiri yapanlara bir tavırdır, bir tepkidir! İslam; İslam'dır. Gerisi hikayedir, abesdir. |
İslam, İslam'dır...
__________________
Müslümanım, müslümanlardanım demek kadar insanı özgür kılan bir söz yoktur ve olamazda. Bu söz, Rabbimizin vahyinden bizim dillerimize ve gönüllerimize nakş olan yüce bir anlam. Bu sözün anlamlandırılmış hali insan. Bu söz ile insan yaratılmışlar arasında seçkin bir vaziyet alıyor. Ahsen-i takvim makamından nakkaşlık vazifesini icra ediyor. Vahyi nakş ediyor muzdarip gönüllere. (Ahi Evran)
| |
| |  |
03.07.2007, 00:49
|
#17 (permalink)
| | Üye
kafkaskartali isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.06.2007 Bulunduğu yer: Almanya Yaş: 38 Mesajlar: 107 Tesekkür Etti: 0
1 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 4 | ilimli islamdan ve radikal islamdan kasit nedir?
Eger ilimli islam hos görü insanlara sevecen yaklasmak ise evet.Ama dinden ödün vermekse hayir.
Zira Rasulullah s.a.v Efendimiz hem kibar ve cok anlayisli ve hos görülü idi hemde dinden ödün vermezdi.
Radikal islamdan kasit vurdum kirdim ise hayir.Dinden ödün vermemekse evet.
Bu ifadelerin nasil algilandigi önemlidir. | |
| |  | |  |
03.07.2007, 01:03
|
#18 (permalink)
| | Tercübeli Üye
talha_ isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 06.03.2007 Bulunduğu yer: simeranyadan..! Mesajlar: 1.141 Tesekkür Etti: 465
31 Kunu Icin 55 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 28 | Alıntı: mehmet_16 Nickli Üyeden Alıntı
Keşke kavramları,ideolojileri bilen şahıslar yanıt verseler... |
senin soruna karsılık verenlerin kavramları,ideolojileri bilmediğini söylüyorsun demek ki sen kavram-ideolojileri biliyorsun...madem kavram ve ideolojileri biliyorsun neden soruyorsun....kafana uyanı yaşıyorsun zaten...!
bunun kavram mavram bilmekle alakası yok İSLAM İSLAMDIR cevabıni tatmimkar bulmadın mı..!bak ne demiş rusen alp; Alıntı:
Ben sadece müslümanım, onlara göre radikalislam....herkes ait olduğu yerdedir.
Biz bu dini tertemiz aldık, yine tertemiz bırakacağız inşallah... Anketi düzenleyen de onlardan olduğuna göre BEN RADİKALİSLAM'ım... |
__________________ ŞEHİT SOLUĞUN OLSAM SENİN ISITSAM DÜNYANIN KUTUPLARINI.. ***** SÜNNETİ REDDETMEK YAHUDİLERE HİZMETÇİLİKTİR...! ***** EY KALPLERİ EVİRİP ÇEVİREN ALLAH´IM..! KALPLERİMİZİ DİNİN ÜZERE SABİT KIL...! | |
| |  |
03.07.2007, 15:25
|
#19 (permalink)
| | Yeni Üye
beyhude isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 04.06.2007 Yaş: 23 Mesajlar: 3 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 | nassı yani?? sizin orda kaç çeşit islam varki?? | |
| |  | |  |
03.07.2007, 15:50
|
#20 (permalink)
| | Gast
Mesajlar: n/a Tecrübe Puanı: | islam bir tanedir.....bunun ne radikali vardır ne ılımlısı......
müşrikler ılımlı islam diyerek kendilerine yer acıyorlar ve yapmak istedikleri birşeyleri bu lafzın altından topluma sokmuya calışıyorlar....
islam dini zaten ılımlı bir dindir..Müslümanlık, sevgi, kardeşlik, af, mağfiret ve güzel ahlak dinidir. boyle olan bir din icin kımse ılımlı değildir diyemez zaten.....
kimse radikal de diyemez
Radikalizm: Köktencilik - Cezriyye
Toplumun siyasi, iktisadi ve ictimai yapısını kökten değiştirmeyi gaye edinmiş bir fikir cereyanıdır. İngiltere’de 18. asrın sonunda krallık ve kilise aleyhtarı Whig partisi için kullanıldı. ABD de 19. asırda kölelik aleyhtarları için kullanıldı. Fransa’da 1830-1848 arasında laikliğin iyice yerleştirilmesini sağlamak için krallık ve kilise aleyhtarı olarak çıktılar. 1899da iktidar oldular, antisosyalist idiler. İsviçre’de 1830da kilise aleyhtarı olarak ortaya çıkıp iktidara geldiler. Fundamentalizm gibi, Radikalizmin de müslümanlıkla hiçbir ilgisi yoktur.
Fundamentalizm
Dine ve bilhassa Müslümanlığa düşman olan kimseler, müslümanlara çamur atmak için yıllardır bazı kelimeler uyduruyorlar. Müslümana müslüman diye saldırsalar, tepki alacakları için, müslümana gerici, çağdışı, yobaz, mürteci, dinci diyorlardı. Şimdi de, fundamentalist, kökten dinci, radikal gibi kelimelerle saldırıyorlar.
Fundamentalizm: Temelcilik, esascılık (=kökten dincilik)
1900-1918 yılları arasında ABD de hıristiyanlığın özüne dönülmesini savunan broşürler yayınlandı. Burada Kitab-ı Mukaddesin lafzına sıkı sıkıya bağlı kalınması savunulmuş ve diğer tefsirlere başvurulmasına karşı çıkılmıştır. Modernistler de bunlara karşı çıkmıştır. 1925 yılında evrim teorisini okutan bir ilkokul öğretmenine karşı Tennesseede (ABD) açılan bir dava sonucu dünya bunları tanıdı. 1918de ABD de Worlds Christian Fundomentals Association kuruldu. Kökten dincilik denilen fundamentalizmin müslümanlıkla hiçbir alakası yoktur. Zahiriye fırkası ile mezhepsizliğe benzer yönleri vardır.
yani islam islamdır.....Bazıları efendimiz muhammed mustafa s.a.v. sunettlerine uymuyor diye islam soyledir boyledir demek olmaz..önce peygamberi ve hayatını iyi tanımak gerekir....
sizler önce ona bir uyun bakalım onun dediği gibi bir yaşayın bakalım..etrafınızdakilerde sizi ornek alıp oyle yaşasınlar...o zaman gorun bakalım..radilacilikmi kalır ılımlılık....
dunyadaki en guzel dine sahipken burda bu başlık altında boyle konu acmak ne kadar acıdır...bu demektirki bu insanlar hala bu dini anlayamamışlar.....başkalarının dikta ettikleri yolda gitmeye calışmışlar ve kendileri hiç bir caba harcamamışlar....
İslam Efendimizde yatar,onun ehlinde yatar cunku efendimiz kur an ı kerim ila ahlaklandırılmıştır..onun hayatında siz yanlış bir şeymi gordunuz...
O ilim cinde bile olsa gidin alın dedi...Bir gunu digeriyle aynı olan aldanmıştır dedi...O şefkat merhamet dedi......acları doyurun fakire yardım edin dedi...namusunuzu koruyun dedi.....o sizlere yanlış bişer soyledimi......
siz ap acaık sunnete uymuyoruz demiyorsunuzda ..islamı suraya cekelim buraya cekelimmi diyorsunuz....
Sadece dusunun.................Bu yazıyı isteyen ustune alınsın isteyen alınmasın...
anlayacak olan ne denmek istediğini anlamıştır...
selametle | |
| |  | | Seçenekler | | | | Stil | Normal |
Yetkileriniz
| Konu Acma Yetkiniz Yok Cevap Yazma Yetkiniz Yok Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok HTML-Kodu Kapalı | | | | WEZ Format +2. Şuan Saat: 06:27. | | |