RENKLERİN DİLİ Kırmızı asilce kahverenginin üstüne dökülmüştü.Kahverenginin üzerinde yeşil için kırmızı vardı.Sadece kahverenginin üstüne değil maviye de dökülmüştü kırmızı.Ama her ikisine de asilce dökülmüştü.Kırmızı,yeşil için kahverengide ve mavide kendini feda etmişti.Sonunda kirli kırmızıya galebe çaldı asil kırmızı. Ve yeşilin bayramı yaşandı kahverengide ve mavide.Yeşil,adaletin ismiydi karanın zulmüne inat.Zulüm karanlığa gömüldü yeşilin nurunda. Kara,yeşili yenemeyeceğini anladı.Kendisi kara o da yeşil olduğu müddetçe yenemezdi onu.Öyleyse yeşilin tonlarıyla oynanmalıydı. Önce biraz beyaz kattı yeşile hafifinden.Yeşil artık yeşil değil yeşilimtıraktı.Adına medeniyet dedi süslü karanın.Yeşilimtırak kararmalıydı öyleyse,medeniyet gerekliydi çünkü. Şimdi kara,yeşile medeniyet ihraç ediyor.Havadan sağanak sağanak yağıyor yeşilin hakim olduğu (olamadığı) kahverengi ve maviye.Ve yine kırmızı dökülüyor.Ama bu kez yeşile sahip çıkamadıkları için tüm renklerin sahibi cezalandırıyor onları.Anlaşılan bir müddet kararmalı kahverengi ve mavi.Ama elbet bir gün yeşil toparlanacaktır. Tüm renklerin sahibi nurunu yeşile tamamlayacaktır.Tüm renklerin Sahibi aşkına;yeşile bahar geldi,vakit yeşerme vaktidir… Yasin BIYIKLI |