Hem bir kişi Kur'an'da çokça zikredilen "namazı dosdoğru kıl" ayetinin emir gereğini, yani ameli bilgileri Mezheb imamlarından öğrenecek. Bunu gidip bir tarikat şeyhinden öğrenecek değildir. O tarikat şeyhi ne kadar harika olsa sözü muteber olmaz.
Elbette ki, fıkıh öğrenmek isteyen fakihten ders alacak.
Tarikat öğrenmek isteyen tarikatten
İtikadi öğrenmek isteyen -mesela- Maturudiden
İman ilim öğrenmek isteyen Said Nursiden ders alacak.
Bir kişi çıkıp bunlara ihtiyaç yok. Bunların hepsi Kur'an'da var ve ben Kur'an'la ikitfa ediyor, hepsini red ediyorum.
Deriz ki, "Elbette hepsi Kur'an'da var. Ama bir zat ne kadar dahi olsa vakti ancak bir kaç ilmi tam öğrenmeye kafidir. Elbette öğrenemediği ilimlerin özünü ve o uzun çalışmaların neticesini uzmandan hazır alıp onlarla vakit ayırmasına gerek kalmayacak ve kafi olacak.
Hem bir çok işe karışan hiç bir işi yapamaz, kaidesince Kur'an'da var olan bütün ilim ve meslekleri tek başına öğrenemez. Öğrendiğini iddia eden ya ukaladır yada pek çok mesleği red etmek zorunda kalacak.
Mezhebe tabi olmayan kardeşlerin yaptığı gibi.
Muhabbetle
__________________
Sakın, sakın, sakın! Çabuk, bu şimdiye kadar demir gibi kuvvetli tesanüdünüzü tamir ediniz.
|