Konu: MENKiBE
Tekil Mesaj gösterimi

MENKiBE
Alt 06.08.2007, 20:14   #6 (permalink)
hanif_bir_kul
Üye
 
hanif_bir_kul isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 22.03.2007
Yaş: 48
Mesajlar: 165
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
hanif_bir_kul islenmemis bir mücevherhanif_bir_kul islenmemis bir mücevherhanif_bir_kul islenmemis bir mücevherhanif_bir_kul islenmemis bir mücevherhanif_bir_kul islenmemis bir mücevherhanif_bir_kul islenmemis bir mücevherhanif_bir_kul islenmemis bir mücevher
Tecrübe Puanı: 5
Standart MENKiBE

S.A
Kendi halinde bir tüccardı.Bir gün kumaşları gemiye yükledi. Endonezya'yagitti veorayayerleşti.İşini orada devam ettirdi.Kumaşları kaliteliydi. Tam da o bölge halkınınaradığıcinstendi.Kendisi kanaat sahibi bir insandı tüccarın.Kazancı az olsun, temiz olsun düşüncesindeydi.

Bir gün geç geldi iş yerine.Ama kasada fazlaca para vardı. Belli ki,tezgahtar iyibir kâr eldeetmişti sattığı mallardan. Merak etti,sordu:

-Hangi kumaşlardan sattın?
-Şu kumaştan
efendim.
-Metresini kaça verdin?
-On akçeye.
-Nasıl olur?" diye hayret etti, tüccar.
-Beş akçelik kumaşı on akçeye nasıl satarsın?
Bize hakkıgeçmişadamcağızın. Görsen tanır mısınonu?

Tezgahtar gitti, müşteriyi buldu, getirdi.
Dükkan sahibi müşteriyi karşısında görür görmez,helâllik istedi vefazlaparayı müşteriye uzattı. Müşteri şaşırmıştı. Böylebir durumlailkdefa karşılaşıyordu.

-Ne demekti hakkını helâl et?

Olay kısa sürede dilden dile dolaştı.
Çok geçmeden kralın kulağına kadar vardı.Sonunda kral kumaş tüccarını saraya çağırdı vesordu:
-Sizin yaptığınız bu davranışı daha önce biz ne
duyduk,ne de gördük.Bunun aslı nedir?
-Ben, dedi tüccar, Müslüman'ım. İslâm dini böyle
emreder. Müşterininbana hakkı geçmişti. Dolayısıyla kazancıma haramgirmişti.Ben sadecebir yanlışı düzelttim.
Kral,
-İslâm nedir, Müslümanlık nedir? gibi peş peşesorularsordu.

Tüccar, birer birer sorularını
cevapladı.

Kral ilk defa duyuyordu böyle bir dinin
varlığını.Fazla zaman geçirmeden İslâm'ı kabul etti.Daha sonra kısa süre içinde de halk Müslümanoldu.

250 milyonluk nüfusa sahip olan bugünkü
Endonezya'nınMüslümanlığıkabuletmesindeki sır sadece beş akçelik bir kumaş vehakkaniyete uygunküçük(!) bir davranış idi...

Yapılan tek şey vardı sadece:


İnandığı gibi yaşamak, sahip olduğu güzellikleri
çevresiylepaylaşmaktı.Efendimizin müjdesi herkese açık:
"Doğru vegüvenilirtüccar, kıyametgününde peygamberler, sıddıklar (doğrular) veşehitlerleberaberdir."

Yani, asıl olan söz dili değil, hal diliydi.
Konuşmaktan çok yaşamaktı.

İnandığı gibi anlatmaktan ziyade inandığı gibi
yaşamaktı...
SAYGILARIMLA
http://www.youtube.com/watch?v=mg_RWzu1_4A
  Alıntı ile Cevapla