05.08.2007, 11:21
|
#2 (permalink)
|
| Gesperrt
Suffiyun isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 22.07.2006 Bulunduğu yer: Bursa Yaş: 19 Mesajlar: 386 Tesekkür Etti: 0
1 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 | Alıntı: sinang Nickli Üyeden Alıntı
بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم Bazı (küçük) fer'î meseleler hakkında bize muhalif olanlardan özür dileriz. Aramızdaki bu basit ihtilâfın hiçbir zaman birbirimizi sevmeye, birbirimizle yardımlaşmaya, aramızdaki kalbî irtibata mani olmayacağına inanıyoruz. Çünkü hepimiz geniş islâm çatısı altında yaşıyoruz.Hepimiz de müslümanız. Mutmain olduğumuz hususu kabul ederiz. Kendimiz için neyi seviyorsak, müs-lüman kardeşlerimiz için de aynı şeyleri severiz.Öyleyse nedir bu ihtilaf? Bizim görüşlerimiz onlarca ve onların görüşü bizce inceleme mevzuu niçin olmasın? Anlaşmamız icab ediyorsa niçin tam bir dostluk içinde anlaşmıyoruz? Peygamberimizin Sahabeleri bile bazı mevzularda fetva verirken ihtilaf ediyorlardı.Fakat bu ihtilaf hiçbir zaman onları birbirlerinden ayırmamış aralarındaki rabıtayı kesmemiş, birbirlerini sevmelerine mani olmamıştır.Misal mi istiyorsun? İşte Kureyza kabilesinin bulunduğu yerde ikindi namazının kılınıp kılınmamasına dair aralarında çıkan ihtilâf... Sahabeler, peygamberimize en yakın ve hükümlerin delillerini en iyi bilenler oldukları halde ihtilâf ederlerse, artık bizler basit meselelerde ihtilaf yüzünden niçin çekişelim, kavga edelim? Allahü Tealâ'nın, kitabını ve Resulullah'ın sünnetini en iyi bilen mezhep imamları bile bazı meselelerde ihtilâf etmişlerdir. Şu halde bizim de ihtilâf etmemiz mümkündür.Şu da bilinmelidir ki: Eskiden insanlar ihtilâf ettiklerinde halifeye veya vekili olan valisine başvuruyorlardı. Halife veya vekili insanlar arasındaki bu ihtilafı ortadan kaldıran kesin hükmünü veriyordu.Fakat bugün halife bulunmadığından müslümanların bir alimi bulmaları, ihtilâflarını ona arzetmeleri gerekir. Çünkü halledilmeyen ihtilaf, anlaşamayan tarafları daha da büyük ihtilaflara sürükler. Müslüman Kardeşler, bütün bu hususları bilmektedirler. Bunun için kendilerine muhalif olanlara karşı en yumuşak davrananlardır. Herkesin kendine göre ilmi olduğuna ve her davada hem hak, hem de bâtıl taraflar olabileceğine inanırlar. Müslüman kardeşler Hakk'ı arar ve O'nu kabul ederler. Kendilerine karşı olanları yumuşaklıkla ikna etmeye çalışırlar. Eğer ikna olurlarsa mesele yoktur, ikna olmazlarsa yine de, müslüman olmaları dolayısıyle, kardeşlerimizdir. Allah'tan hem bizler hem de onlar için yardım niyaz ederiz. | Bismillah.
Allah(c.c) razı olsun yazı için.
Hepimiz müslümanız elhamdulillah,amenna.
Peki şu bahsettiğiniz orta yol işi nasıl olacak,merak ediyorum.Verdiğiniz örnekler maalesef durumu özetler nitelikte değil.Ashab hepsi birden aynı fırkadan idi,aralarındaki itilâflar ilmi itilâflardı.
Şimdi,durumu örnekleyen örnekler sunalım.
Ben Ehl-i Sünnet'im,Hânefi'yim.
Bir insan ele alalım Ehl-i Şiâ'nın herhangi bir kolundan.
Benim mezhebime göre muta nikahı zinâ ile eşdeğer birşey,ama onda câiz.
Ortada iki kesin fark var.Bir helal bir de haram.
Hangisi doğru ? Benim iman edip emin olduğum ehl-i sünnet yoluna göre benimki doğru onunki yanlış,onun iman edip emin olduğu ehli şia yolunun o koluna göre de onunki doğru.Bunun ortası var mı ?
Başka bir örnek.
Bir selefiyi ele alalım.
Kabir ziyaretlerinde Fatiha okumak için "bidat" der,Benim mezhebim ise Sünnet sayar.
Ortada iki kesin fark var.Biri bidat biri Sünnet.Hangisi doğru ?
Benim mezhebime göre benimki doğru,ona göre onunki.Orta yol neresi ?
Said Havva ve İslamoğlu'cuları ele alalım,onlara göre insan eşrefi mahluk değil,benim mezhebime göre insan yaratılmışın en şereflisi ve Hazreti Muhammed(s.a.v) bu varlık tâhtının sahibi,En üstü.
Bana göre doğru bu,ona göre doğru farklı.Bunun ortası neresi ?
Yazdıklarımı yanlış anlamayın.Ben Ehl-i Sünnet'im,Hânefi'yim,Tasavvuf yolunda yol almaya gayret ediyorum.Bununla birlikte lübnan savaşında 33 gün savaşı takip edip Hizbullah'a da dua ederim,Seyid Nasrallah'ın konuşmalarını da dinlerim.
Hakkın her zaman yanında olmak icâb eder.Ama açık söyleyeyim,ben kalkıp da saygı yahut herhangi başka duygular ile ibn-i teymiye s.kutup ali şeriati m.islamoğlu h.e.benna v.b şahısları okumam desteklemem savunmam da.
Hani bunun ortası ?
Bir Allah(c.c) dostu (Ehli Sünnet) mevdudi için mertudi diyor,siz mevdudi'yi öve öve bitiremiyorsunuz.Hani bunun ortası ?
Velhasılı kelâm,
Efendimiz(s.a.v) Ümmet'in 73 fırkaya ayrılacağını,bunlardan bir tanesinin kurtulacağını buyurmuşlardır.
Bana kalırsa,orta yol,doğru yoldan başka yolda olamaz.
Allah(c.c) cümlemizi dosdoğru İslâm yolunda eylesin ve şaşırtmasın inşaAllah.
Vesselam. |
|
| |