bismillah..
Şimdi bu konu hassas bir konudur.Alparum kardeşimizi kendi zaviyesinden haksız görmüyoruz.Lakin bazı konular var ki dediği gibi değildir.Bir mezhebin bir konu ile alakalıda farklı görüşleri zuhur etmiştir.Hanifi mezhebi kendi içinde bunu düzenlemiştir,bazı konularda ebu hanefe r.a uyulmuş,bazılarında ise imam ebu Yusuf tercih edilmiş,sen bir mezhebe uymak derken a-z ye mi kast ediyorsun,yahut bunun kriterleri nedir?Arkadaşın dediği avam için aydınlatıcı ve doğru,makul olan bu. Lakin Mevdudi r.a gibileri hangi noktaya koyarsın o zaman,Birde kriter olarak ilk imamların görüşünün daha sağlıklı olduğunu söylüyor ki bu da ana hatlarıyla doğruda olsa yeni gelişmelerin tamamen ayrılmamak koşuluyla hal edilmesi gerekir,ilk imamlar böyle bir durumla karşılaşmamış ki fetvası olsun.Bedüzzamanın fikriyatında ise içtihat kapısı açık olduğu halde buna engel olduğunu savunduğu bazı düşünceleri var,ilk başta içtihadların semaviliğini yitirmesi,arzi ve arızalı bir durum olarak günümüzü görmesidir.Mevdudi ihtiyatlıdır,o meseleler ve çözümleri kitabında görüşleriniz hak mezheblerden birine uygun olsun diyor ama ditede etmiyor,araştırma yoluyla Kur'an ve sünnetten bu içtihadları körü körüne uygulamaktan ziyade menşeini tatmin olarak,araştırarak,özümseyerek kavramayı telkin ediyor.Abduh mason ve reformist mezhepsiz denilen kişilerden biridir,lakin akifin bile faydalandığı bir mütefekkir ve alim olma özelliğinide korumuştur.Görüşümüz şu ki mukallit isekte araştırma yapma şansımız vardır,itinalı,temkinli ve alim zatların fikirlerinide bir yana atmadan muhlis olursak Kur'an ve sünneti kavrama kapasitemizi yükselte biliriz,doğrununda daha doğrusu olabilir.Seyyid kutubun fikrinide yazmamız gerekecek o fıhkın ancak doğal koşullarda ortaya çıkacağını savunur,Diyor ki bir yerde İslami ruha kavuşmak zordur,o noktada durmak bundanda zordur,bunun yaşamda,duyguda,düşüncede,hayatta bir çok yükümlülükleri vardır ve yine diyor İslami ruha uygun olanı alırız.Tabiki kutub fıhkı küçümsemez lakin önceliğinde başka mseleler olduğuda görülebilir.Hasan el benna da öyledir,fukuhat yolundan değil de cihad yolundan gittiklerini biliyoruz,şafii mezhebine görede amel ettiklerini biliyoruz ama Kur'an ve sünneti bununla meşguliyeti kesmemeyi ille içtihad etmek için değil,bunun öneminin yüksek olduğunu bu kişilerde görebilirsiniz.Hasan el benna sadece Allah resulü nünsav. çölde,sahra cuma namazı kıldırdığını öğrenince tüm kardeşleriyle bunu yapmak iştiyakı doğmuş,lakin mısır ulemasına takılmışlardır,mezheb konusu işte böledir,vesselam.. |